Uzun süredir inanç konularına pek karışmak istemiyorum ama bugün bir istisna yapasım geldi. Öncelikle Kuran da belirtildiği şekliyle oruç tutuluyor mu acaba diye bakmak lazım, sonra kefaret kısmına bakılır.



"Oruçlu olduğunuz günün gecesinde kadınlarınızla buluşmanız, size helal edilmiştir. Onlar sizin için elbisedir, siz onlar için elbisesiniz. Allah bildi ki nefsinizi yenemeyecek, sabredemeyecek, bir iştir, işleyeceksiniz, bu yüzden tövbenizi kabul etti, sizi bağışladı. Gayri onlarla buluşun ve Allah'ın size yazdığını dileyin. Fecir doğup da aydınlığıyla kara iplik, sizce beyaz iplikten ayırt edilinceye dek yiyin, için. Sonra orucu ertesi geceye kadar tamam olarak tutun. Fakat mescitlerde ibadet için niyetlendiniz, oturdunuz kaldınız mı kadınlarınıza dokunmayın. İşte bunlar, Allah sınırlarıdır, yaklaşmayın o sınırlara. İnsanlar, sakınıp korunsunlar diye Allah, delillerini bu suretle apaçık bildirir.." (Bakara, 2/187)



Açık açık geceye kadar oruç tutulması söyleniyor, sanıyorum mevcut iftar saati pek gece sayılmıyor öyle değil mi? Üstelik beyaz ip ile siyah ip birbirinden gayet rahat ayırt ediliyor iftar saatinde. Gün sayısı konusunda da sıkıntılar olduğu bir gerçek, İskandinav ülkeleri ile ekvator bölgesindeki oruç süresinin de pek eşitlik ilkesine uymadığı bir gerçek. Şöyle de bir gerçek var ki istediğin konuda istediğin şekilde bir Ayet bulursun, youtube da bazı yayıncılar iki gün ayrı ayrı birinde insanın iradesinin olduğunu, diğer günde insanın iradesinin olmadığını delilleri ile savundular. Kısacası kefaretin 1 gün olduğunu söyleyen hadislere çok rahat ulaşırsın, 30 gün olduğunu söyleyen hadis de bulursun, 61 gün diyen hadisleri de çok rahat bulursun, mevzu hangisine inanacağın. Buhari, Müslim vs. diye sayanlara bakma sen, aynı kişinin aynı konuda çok farklı hadis rivayetleri olduğunu görüyoruz, üstelik x kişisi sahihtir diyenlere o kişinin en basit tabir ile " garip " rivayetlerini önlerine koyduğumuzda bu uydurmadır diyebiliyorlar. Kısacası aynı kişinin işine gelen rivayetlerini kabul edip işine gelmeyenleri reddedebiliyorlar. Oruç adeti İslamdan çok daha eskidir hatta Bakara 183 de bunu görüyoruz ve çoğu inanç sisteminde yeri vardır. Bedir savaşı sonrası farz oldu diye hatırımda kalmış bu arada. Diğer inançlarda bu kadar uzun ve ceza içeren bir şekline şimdiye kadar rastlamadım.

Bu arada nereden geliyor bu 60 gün kefaret konusu diyorsan da hikayesi bambaşka olsa bile 60 günlük bir oruç kefaretinin olması dolayısı ile ben Mücadele Suresi 4. Ayetten ileri geldiğini düşünüyorum. Konu zıhar içerikli ama ceza aynı değerlendirilmiş olabilir.

"Köle azad etmeye imkân bulamayan kişi, hanımıyla cinsel ilişkide bulunmadan önce kesintisiz iki ay oruç tutsun. Buna da gücü yetmezse, altmış fakiri doyursun. Bu hafifletme, Allah'a ve Peygamber'ine inanmanızdan dolayıdır. Bunlar Allah'ın hükümleridir. Kâfirler için acı bir azap vardır." (Mücadele 4)

Ayrıca Bakara 183-184. Ayetlerin çoğu tefsirinde oruç tutmakta zorlananlar ifadesi geçiyor ve bu fitre vererek keyfi oruç tutulmayabileceği şeklinde de yorumlanıyor kısacası hem oruç tut, hem fitre ver şeklinde bir tabir geçmiyor. Böyle diyorlar diyorum, daha iyisini bilen yorumlayan çıksın delilleri ile söylesin, boş linç ile uğraşmak istemiyorum. Esenlikler.