• 20-02-2023, 04:27:10
    #10
    Gece 3'den sonra r10 felsefik ve bilimsel bir yer oluyor
  • 20-02-2023, 04:28:25
    #11
    backlinkmatik.com
    TheKapar adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Gece 3'den sonra r10 felsefik ve bilimsel bir yer oluyor

    valla hocam bu konuyu açarken bu saatte bu kadar katılım olacagını düşünmüyordum yılların r10 cusu olarak ama, ben de şaşırdım =) ne güzel ki böyle konulara ilgi duyan bir kitlemiz var
  • 20-02-2023, 04:29:18
    #12
    SEOmuhendisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    valla hocam bu konuyu açarken bu saatte bu kadar katılım olacagını düşünmüyordum yılların r10 cusu olarak ama, ben de şaşırdım =) ne güzel ki böyle konulara ilgi duyan bir kitlemiz var
    az önce evrim ağacı izleyip geldim konuyu görünce bende bı mutlu oldum 😁
  • 20-02-2023, 04:38:56
    #13
    yilmazsocial.com
    Bu videoyu izlediğinizde ne küçük olduğumuzu anlıyoruz aynı şeyi bize bir mikro canlıda söyleyebilir azdan çoğa gittiğinde bir süre sonra tahminler yürütüyoruz bir süre sonra tahminler yetersiz kalıyo bu mantığa bakarsak belki evren 1 kum tanesi belki herşey bunu evrenden büyük olan bilir.


    https://www.youtube.com/watch?v=X5HSSKMK3CI
  • 20-02-2023, 04:44:17
    #14
    SEOmuhendisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    sonuna kadar merakla okudum hocam tek solukta, teşekkürler katkılarınız için.

    JSWT çok büyük işler başaracak ancak dediğiniz kadar ileriye henüz gidebileceğini sanmıyorum, belki daha ileri teknolojili teleskoplar yapabilir bunu bence.

    Sicim üretimi ile yoktan varetme konusunda bazı fikirler okumuştum, çok ilgi çekici geliyor açıkcası, ''deus ex-machina'' tam olarak bununla mı ilgili ? bu tür olasılıklar beni heyecanlandırıyor.

    son olarak "ruh transferi" nden kastınız nedir? yaratıma inanmıyorsanız yaratıcıya da inanmıyorsunuz diye düşünüyorum, o halde buradaki ruhtan kastınızı anlayamadım, bilinç, benlik gibi birşeyi mi ima etiniz?
    deus ex-machina filmleri demeliydim. kelime anlamı şu şekilde algılanabilir. Makine ile tanrı rolü yapmak. RTeknoloji kullanarak bir şeyler yaratmak. deus ex-machina şeklinde araştırmalar yaparsanız birden fazla film çıkacaktır. yoklukta zamanınızı verebilir, fikirler edinebilirsiniz. Pek kimsenin dikkatini çekmez bu filmler ancak teknoloji imkanlarına yönelik sağlam bilgiler verirler. Keza insanların yarısından çoğu bilimkurgu filmi deyince Interstellar filminden başkasını bilmez izlemez savunmaz o yüzden sizin bilim kurgu ve uzay filmi arayışınıza göre bir tavsiye veremedim.

    ruh transferinden kastım şudur, ruh denilen şeyin insan beynindeki algı, duyu ve his mekanizmasının farklı bir yere aktarılmasıdır. Yani kısaca açıklayayım, tüm bilgi belleğiniz farklı bir bedene aktarılsa, sizi klonlamış olurlar. fakat yeni klon sizden bağımsız, sadece sizin hatıralarınıza sahip farklı bir birey olur. Bir de şu şekilde bakın, siz ölüyorsunuz farklı bir bedende, yeniden başlıyorsunuz. Yapay reenkarnasyon desek daha özetlenmiş olur. Yeni bedendeki kişi de sizsiniz. İnanç olarak elbette bir yaratıcı olduğuna inanıyorum. Ancak günümüz dinlerinin anlattığı şekildeki cennet cehennem melekler köprüler kıyametler silsilesine inanmıyorum. Farklı bir boyut, farklı bir algı düzeyinde bir varlık tarafından evren yaratılmış olabilir, ancak onu kim yarattı? Onu yaratanı kim yarattı? Zamanı ve Mekanı algılayabiliyoruz şu an. Zamanı kim yarattı? Zamanı yaratanı kim yarattı? Yapay reenkarnasyon işlemi teknolojik olarak mümkün hale geldiğinde, bizler de birer tanrı olmayacak mıyız?

    Ayrıca din konusuna şöyle bir bakış açısı da getireyim, , (tartışmaya kapalı olarak )

    diyelim ki insan teknolojisi 1000yıl sonra tüm bu yoktan var etme işlerine imkan sunar, Kardashev Ölçeği denilen şeydeki Type 3 ve üstü düzeye ulaşır, galaksileri yönetir hale gelirsek.. Bu durumda yeni yeni evrimleşmiş sapiens benzeri bir gezegen bulduğumuzu varsayalım.

    Ahmet abimiz uzay gemisine atlıyor iki tane kankasıyla o gezegene gidiyor. Oradaki yeni konuşma evresine geçmiş ağzını kullanmayı yeni çözmüş sapienlerin karşısında uzay gemisinden iniyor. Herkes şaşkın ne oluyor ne bitiyor diye bakıyor. Bi parmak şıklatıyor ağaçlar meyve vermeye başlıyor. Bi parmak şıklatıyor deniz ikiye bölünüyor. bi parmak şıklatıyor kuşlar yerden taşlar toplayıp fillerin üstüne atıyor. Ahmet abimiz diyorki, aranızdan bir kişiyi seçtim. Bu kişinin ismi artık Adem. Buna ben kuralları söyledim, o size aktaracak. Bundan sonra da arada bi uğrayacağım ve yeni kişilere kurallar vereceğim. Bu sayede siz de gelişeceksiniz gibisinden bir şeyler yapsa, bu durumda bizim astronot Ahmet abimiz Melek olmaz mı? O gezegendeki Adem kardeşimiz peygamber olmaz mı? O gemiyi o gezegene gönderen Federasyona o gezegen halkı daha görmeden tapmaya başlamaz mı? Ya insan ırkına da zamanında bizden çok çok gelişmiş evrimleşmiş bir uzaylı ırkı selam vermişse?

    Konumuza dönelim. JSWT bigbang'ı çatırdatmaya başladı. Sicim kuramı, görelilik teorisi gibi Einstein fiziğinin daha iki ay kadar önce geçersizliği kanıtlandı diye bir açıklama yapıldı. Evren yaşına oranla(90milyar yıl), JSWT sözkonusu bigbang sonrasındaki 250milyon yıllık galaksilerden dalgalar yakaladı. Belki bu model olmaz lakin, sonraki teleskop modellerinde kesin olarak bir bulgu yakalayacaklardır. O zamana kadar teoriler üretmeye devam edebiliriz https://eksisozluk.com/james-webb-te...c-sey--7594104
  • 20-02-2023, 04:50:37
    #15
    Herkesin bu konuda mantığında kurguladığı bir teorisi vardır diye düşünüyorum. Benim teorilerimde var elbet ama fazla uçuk kaçık, akıl sağlığımı sorgular yani okuyanlar o derece. Madam Balavatsky'nin Gizli Öğretisinde dediği gibi 7 kök soy'un ilki Enerjisel yani eterik bedeni ben ruh olarak algılıyorum, kısacası big bang veya her ne ise ondan da eski olarak ruhlarımız var olmuş ve dünya oluştuktan sonra burada bedenlenmiş olabilirler. Şu çoğu kişinin acaba biz birilerinin avatarı olabilir miyiz teorisi gibi değil aslında, belki dünya öncesinde farklı galaksi ve gezegenlerde ruhsal varlığımızı sürdürmüş olabiliriz, bunları hatırlamıyor olabiliriz ve bu teorim kafamdaki reenkarnasyon vakalarını tam olarak izah ettiği gibi aynı zamanda şu kameraya yakalanan hayalet dedikleri beyaz gölgeleri hatta cinleri bile net şekilde açıklayabiliyor, daha önce söylediğim gibi denkleme bir ruh kavramı girdiği zaman her şey yerli yerine oturuyor. Bu tıpkı bilim insanlarının evreni anlamlandıramazken devreye karanlık madde teorisini eklediklerinde sorunun çözülmesi gibi, güneş sistemimizde bazı gezegenlerin konumlarına bakıp çarpışma ihtimallerini değerlendirmek gibi, Uranüs'ün yörüngesinde başka bir gezegen olmalı ki bu kadar sapma yaşansın derken tam olarak tahmin ettikleri noktaya baktıklarında Neptün'ün keşfedilmesi gibi, denklemdeki her şeyi anlamlandıran bir puzzle parçası gibi bu ruh kavramı.

    Big bang olmuş mudur olmamış mıdır kesin bir şey elbette kimse söyleyemez ama doğruya en yakın teorinin bu olduğu ispatlıdır. Galaksiler sürekli birbirlerinden uzaklaşıyorlar, bunu bir cam şişeyi ağır çekimde yere fırlattığınızda her zerresinin giderek daha da uzağa yayıldığını görmek gibi düşünebiliriz aslında, tersine mühendislik gibi geriye gittiğimizde bir çarpışma veya patlama olmuş olmalı fikri mantıklı geliyor. Öncesinde ne vardır? Bilemeyiz ama bu kadar maddenin bir misket tanesinden çıkmadığı da kesin. Daha big bang teorisi yerli yerine oturmadan onunda öncesini tahmin etmek çok güç. Belki ileride Samanyolu ve Andromeda'nın çarpışacakları gibi 2 evren veya devasa galaksiler çarpıştı ve sonuç bu oldu, bilemeyiz. Ayrıca ben paralel evrenler, alternatif evrenler, diğer evrenler fikirlerini de deli saçması olarak görmüyorum. Ortada gördüğümüz devasa bir evren var, üstelik tamamını keşfetmeyi geçtim, gözlemlemesi bile imkansız olan bir evren. Bir tane varsa neden başkaları da olmasın? Başkalarının da varlığını teorik olarak varsaydığımız zaman hadi bu evren big bang ile oluştu, peki ya diğerleri nasıl oluştu? Bir şeylere kafa yormak böyle bir şey, cevap alacağımızı sanarız ama aldığımız her cevap yeni yeni sorular doğurur ve işin içinden çıkamayız. Daha okyanuslarımızın %5'ini keşfedemiyoruz, Mars'a insanlı keşif yapılamadı, uydumuz Ay ve genel olarak güneş sistemimiz hakkında net bilgilere sahip değiliz, güneş sistemimiz dışına Voyager1-2 harici henüz geçebilen sonda olmadı, Oort bulutunun yanına bile daha uzun süre yaklaşamayız, belki James Webb bize bu konularda ışık tutar ama söz konusu uzay olunca büyük zamanlar gerekiyor, biz merakımızı giderecek kadar yaşar mıyız, bilemeyiz. İnsan hayatı güneş sisteminin dışına çıkamayacak kadar kısa.
  • 20-02-2023, 04:55:44
    #16
    backlinkmatik.com
    yilmazdursunliv adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu videoyu izlediğinizde ne küçük olduğumuzu anlıyoruz aynı şeyi bize bir mikro canlıda söyleyebilir azdan çoğa gittiğinde bir süre sonra tahminler yürütüyoruz bir süre sonra tahminler yetersiz kalıyo bu mantığa bakarsak belki evren 1 kum tanesi belki herşey bunu evrenden büyük olan bilir.


    https://www.youtube.com/watch?v=X5HSSKMK3CI
    şu videoyu her izlediğimde aynı şey aklma geliyor, bu konuda girmek istemezdim ama, girmeden edemeyeceğim.


    şu akıl almaz, ölçülemez yapının sadece insanoglu için yaratıldıgına inanmak gerçekten akıl alır değil


    gorev adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    deus ex-machina filmleri demeliydim. kelime anlamı şu şekilde algılanabilir. Makine ile tanrı rolü yapmak. RTeknoloji kullanarak bir şeyler yaratmak. deus ex-machina şeklinde araştırmalar yaparsanız birden fazla film çıkacaktır. yoklukta zamanınızı verebilir, fikirler edinebilirsiniz. Pek kimsenin dikkatini çekmez bu filmler ancak teknoloji imkanlarına yönelik sağlam bilgiler verirler. Keza insanların yarısından çoğu bilimkurgu filmi deyince Interstellar filminden başkasını bilmez izlemez savunmaz o yüzden sizin bilim kurgu ve uzay filmi arayışınıza göre bir tavsiye veremedim.

    ruh transferinden kastım şudur, ruh denilen şeyin insan beynindeki algı, duyu ve his mekanizmasının farklı bir yere aktarılmasıdır. Yani kısaca açıklayayım, tüm bilgi belleğiniz farklı bir bedene aktarılsa, sizi klonlamış olurlar. fakat yeni klon sizden bağımsız, sadece sizin hatıralarınıza sahip farklı bir birey olur. Bir de şu şekilde bakın, siz ölüyorsunuz farklı bir bedende, yeniden başlıyorsunuz. Yapay reenkarnasyon desek daha özetlenmiş olur. Yeni bedendeki kişi de sizsiniz. İnanç olarak elbette bir yaratıcı olduğuna inanıyorum. Ancak günümüz dinlerinin anlattığı şekildeki cennet cehennem melekler köprüler kıyametler silsilesine inanmıyorum. Farklı bir boyut, farklı bir algı düzeyinde bir varlık tarafından evren yaratılmış olabilir, ancak onu kim yarattı? Onu yaratanı kim yarattı? Zamanı ve Mekanı algılayabiliyoruz şu an. Zamanı kim yarattı? Zamanı yaratanı kim yarattı? Yapay reenkarnasyon işlemi teknolojik olarak mümkün hale geldiğinde, bizler de birer tanrı olmayacak mıyız?

    Ayrıca din konusuna şöyle bir bakış açısı da getireyim, , (tartışmaya kapalı olarak )

    diyelim ki insan teknolojisi 1000yıl sonra tüm bu yoktan var etme işlerine imkan sunar, Kardashev Ölçeği denilen şeydeki Type 3 ve üstü düzeye ulaşır, galaksileri yönetir hale gelirsek.. Bu durumda yeni yeni evrimleşmiş sapiens benzeri bir gezegen bulduğumuzu varsayalım.

    Ahmet abimiz uzay gemisine atlıyor iki tane kankasıyla o gezegene gidiyor. Oradaki yeni konuşma evresine geçmiş ağzını kullanmayı yeni çözmüş sapienlerin karşısında uzay gemisinden iniyor. Herkes şaşkın ne oluyor ne bitiyor diye bakıyor. Bi parmak şıklatıyor ağaçlar meyve vermeye başlıyor. Bi parmak şıklatıyor deniz ikiye bölünüyor. bi parmak şıklatıyor kuşlar yerden taşlar toplayıp fillerin üstüne atıyor. Ahmet abimiz diyorki, aranızdan bir kişiyi seçtim. Bu kişinin ismi artık Adem. Buna ben kuralları söyledim, o size aktaracak. Bundan sonra da arada bi uğrayacağım ve yeni kişilere kurallar vereceğim. Bu sayede siz de gelişeceksiniz gibisinden bir şeyler yapsa, bu durumda bizim astronot Ahmet abimiz Melek olmaz mı? O gezegendeki Adem kardeşimiz peygamber olmaz mı? O gemiyi o gezegene gönderen Federasyona o gezegen halkı daha görmeden tapmaya başlamaz mı? Ya insan ırkına da zamanında bizden çok çok gelişmiş evrimleşmiş bir uzaylı ırkı selam vermişse?

    Konumuza dönelim. JSWT bigbang'ı çatırdatmaya başladı. Sicim kuramı, görelilik teorisi gibi Einstein fiziğinin daha iki ay kadar önce geçersizliği kanıtlandı diye bir açıklama yapıldı. Evren yaşına oranla(90milyar yıl), JSWT sözkonusu bigbang sonrasındaki 250milyon yıllık galaksilerden dalgalar yakaladı. Belki bu model olmaz lakin, sonraki teleskop modellerinde kesin olarak bir bulgu yakalayacaklardır. O zamana kadar teoriler üretmeye devam edebiliriz https://eksisozluk.com/james-webb-te...c-sey--7594104
    hocam değerli katkılarınız için çok teşekkürler. Ahmet abimiz melek değil Tanrı olurdu Argümanınızı çok iyi anladım, simulasyon teorisine oldukça kafa yormaktayım, ancak dediğiniz farklı bir senaryodaki üstün varlıklar da mümkün tabiki. Yani geçerken bize selam verenler Fakat ben yine de kafa yordugumuz tüm bu devasal yapının bir simülasyon olduguna inanıyorum, tıpkı bizim blgisayar oyunlarımız, yapay zekalı virtual reality ortamlarımız gibi. Buna bir sebep de arıyorum, yani bizim simülasyonun amacı ne olabilir ki? En yakın düşünce daha üstün varlıkların bir sosyal deney düzeneği olarak geliyor nedense, bu konuda bir kaynagım yok sadece uzun zamandır gelen bir hissiyat. Çünkü insanlar aşırı sosyal canlılar, ve bir simülsyonda dinden savaşa bu kadar karmaşık sosyal ilişkiler ancak bir sosyal deney düzeneği için yapılmış olmalı diyorum
  • 20-02-2023, 04:57:15
    #17
    SEOmuhendisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    şu videoyu her izlediğimde aynı şey aklma geliyor, bu konuda girmek istemezdim ama, girmeden edemeyeceğim.


    şu akıl almaz, ölçülemez yapının sadece insanoglu için yaratıldıgına inanmak gerçekten akıl alır değil




    hocam değerli katkılarınız için çok teşekkürler. Ahmet abimiz melek değil Tanrı olurdu Argümanınızı çok iyi anladım, simulasyon teorisine oldukça kafa yormaktayım, ancak dediğiniz farklı bir senaryodaki üstün varlıklar da mümkün tabiki. Yani geçerken bize selam verenler Fakat ben yine de kafa yordugumuz tüm bu devasal yapının bir simülasyon olduguna inanıyorum, tıpkı bizim blgisayar oyunlarımız, yapay zekalı virtual reality ortamlarımız gibi. Buna bir sebep de arıyorum, yani bizim simülasyonun amacı ne olabilir ki? En yakın düşünce daha üstün varlıkların bir sosyal deney düzeneği olarak geliyor nedense, bu konuda bir kaynagım yok sadece uzun zamandır gelen bir hissiyat. Çünkü insanlar aşırı sosyal canlılar, ve bir simülsyonda dinden savaşa bu kadar karmaşık sosyal ilişkiler ancak bir sosyal deney düzeneği için yapılmış olmalı diyorum
    Peki ya Simülasyonda Türkiye'ye denk gelmemiz Allah hepimize zihin açıklığı versin. Ben istirahate çekiliyorum. İyi eğlenceler efenim
  • 20-02-2023, 04:58:17
    #18
    backlinkmatik.com
    gorev adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Peki ya Simülasyonda Türkiye'ye denk gelmemiz Allah hepimize zihin açıklığı versin. Ben istirahate çekiliyorum. İyi eğlenceler efenim
    hahaha hard pro da oynuoz hocam