Herkesin bu konuda mantığında kurguladığı bir teorisi vardır diye düşünüyorum. Benim teorilerimde var elbet ama fazla uçuk kaçık, akıl sağlığımı sorgular yani okuyanlar o derece. Madam Balavatsky'nin Gizli Öğretisinde dediği gibi 7 kök soy'un ilki Enerjisel yani eterik bedeni ben ruh olarak algılıyorum, kısacası big bang veya her ne ise ondan da eski olarak ruhlarımız var olmuş ve dünya oluştuktan sonra burada bedenlenmiş olabilirler. Şu çoğu kişinin acaba biz birilerinin avatarı olabilir miyiz teorisi gibi değil aslında, belki dünya öncesinde farklı galaksi ve gezegenlerde ruhsal varlığımızı sürdürmüş olabiliriz, bunları hatırlamıyor olabiliriz ve bu teorim kafamdaki reenkarnasyon vakalarını tam olarak izah ettiği gibi aynı zamanda şu kameraya yakalanan hayalet dedikleri beyaz gölgeleri hatta cinleri bile net şekilde açıklayabiliyor, daha önce söylediğim gibi denkleme bir ruh kavramı girdiği zaman her şey yerli yerine oturuyor. Bu tıpkı bilim insanlarının evreni anlamlandıramazken devreye karanlık madde teorisini eklediklerinde sorunun çözülmesi gibi, güneş sistemimizde bazı gezegenlerin konumlarına bakıp çarpışma ihtimallerini değerlendirmek gibi, Uranüs'ün yörüngesinde başka bir gezegen olmalı ki bu kadar sapma yaşansın derken tam olarak tahmin ettikleri noktaya baktıklarında Neptün'ün keşfedilmesi gibi, denklemdeki her şeyi anlamlandıran bir puzzle parçası gibi bu ruh kavramı.

Big bang olmuş mudur olmamış mıdır kesin bir şey elbette kimse söyleyemez ama doğruya en yakın teorinin bu olduğu ispatlıdır. Galaksiler sürekli birbirlerinden uzaklaşıyorlar, bunu bir cam şişeyi ağır çekimde yere fırlattığınızda her zerresinin giderek daha da uzağa yayıldığını görmek gibi düşünebiliriz aslında, tersine mühendislik gibi geriye gittiğimizde bir çarpışma veya patlama olmuş olmalı fikri mantıklı geliyor. Öncesinde ne vardır? Bilemeyiz ama bu kadar maddenin bir misket tanesinden çıkmadığı da kesin. Daha big bang teorisi yerli yerine oturmadan onunda öncesini tahmin etmek çok güç. Belki ileride Samanyolu ve Andromeda'nın çarpışacakları gibi 2 evren veya devasa galaksiler çarpıştı ve sonuç bu oldu, bilemeyiz. Ayrıca ben paralel evrenler, alternatif evrenler, diğer evrenler fikirlerini de deli saçması olarak görmüyorum. Ortada gördüğümüz devasa bir evren var, üstelik tamamını keşfetmeyi geçtim, gözlemlemesi bile imkansız olan bir evren. Bir tane varsa neden başkaları da olmasın? Başkalarının da varlığını teorik olarak varsaydığımız zaman hadi bu evren big bang ile oluştu, peki ya diğerleri nasıl oluştu? Bir şeylere kafa yormak böyle bir şey, cevap alacağımızı sanarız ama aldığımız her cevap yeni yeni sorular doğurur ve işin içinden çıkamayız. Daha okyanuslarımızın %5'ini keşfedemiyoruz, Mars'a insanlı keşif yapılamadı, uydumuz Ay ve genel olarak güneş sistemimiz hakkında net bilgilere sahip değiliz, güneş sistemimiz dışına Voyager1-2 harici henüz geçebilen sonda olmadı, Oort bulutunun yanına bile daha uzun süre yaklaşamayız, belki James Webb bize bu konularda ışık tutar ama söz konusu uzay olunca büyük zamanlar gerekiyor, biz merakımızı giderecek kadar yaşar mıyız, bilemeyiz. İnsan hayatı güneş sisteminin dışına çıkamayacak kadar kısa.