• 05-01-2023, 06:32:31
    #1
    Web Tasarım ve Yazılım


    https://twitter.com/Oldlaikdays/stat...MSueDwOAg&s=19


    1991 yılında yayınlanan diziden kesit..
    6 sıfır atınca 0.26 krş yapıyor yanlış hesaplamadıydam.

    Şuan TR nüfusunun genç nesli o 6 sıfırlı yılları pek hatırlamıyor. Ben bile zar zor atırlıyorum kağıt milyonun verildiği zamanları. Biz asgari ücret 8500 diyoruz ama paranın gözüken değeri ile hissedilen değeri arasında çoook fark var.
    Bir nesil bunu fark ettiğinizde çok geç olacak.
  • 05-01-2023, 06:37:55
    #2
    Yarım altın takmak şuanda da ayıp hocam. Çünkü şuan cemiyetlerde herkes para takıyor, sen yarım takınca insanları ezmiş oluyorsun
  • 05-01-2023, 06:48:17
    #3
    Ne diziydi be, bunların oğulları Ali vardı, özel okul, BMW, itibar, etrafında yalakalar ve kolunda kız arkadaşları ile doğdu büyüdü O parti yaparken ben stereo müziği bile deneyimlemiştim, tek hoparlör.
    Gülsüm de kapıcının eşi, ona tam altın takacaklar..
  • 05-01-2023, 06:48:42
    #4
    O bi borctur. Yani gün olayı gibi düsunun.

    Sen ne takarsan senin ogluna kizina yada kendine dugunun sunnetin vs olunca onu takmak zorundadir. O senin bilecegin is.

    https://www.google.com/amp/s/www.hur...-aldi-40972931


    Bu haberi bi okuyun
  • 05-01-2023, 08:12:36
    #5
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    O bi borctur. Yani gün olayı gibi düsunun.

    Sen ne takarsan senin ogluna kizina yada kendine dugunun sunnetin vs olunca onu takmak zorundadir. O senin bilecegin is.

    https://www.google.com/amp/s/www.hur...-aldi-40972931


    Bu haberi bi okuyun
    Diziyi hatırlamaya yaşınız yetmiyor galiba.
    Apartmandaki ev sahibinin kapıcının karısına ne borcu olur? ))))
    Tam altın takmayı planladıkları Gülsüm karakteri Kapıcı Caferin karısı.
    Takanlar da Almanyadan kesin dönüş yapmış kalbur üstü bir aile.

    1990 larda altın düşüşteydi. Annemin altın günü olduğu için hatırlıyorum.
    Şimdi de üşenmedim baktım grafiklere.

    1989'da 400 dolar olan altın 1999 280 dolarlara kadar gerilemiş.
    Yani altının uzun vadede çıktığı ve kazandırdığı iddiası bir yalandır
    Burada bahsedilen uzun vade 20-30-50 yıllık insanın yaşam beklentilerine çok etki etmeyen vadeler.
    Yani 50 sene dokunmayacağınız bir aile servetiniz varsa altın servetinizi korur.
    Ama 10 sene sonra emekli olup ev almayı planlıyorsanız evler altından hızlı değerlenebilir.

    Bu dizinin yayınlanmaya başladığı 1991 senesinde altın fiyatı 370 dolar civarı.
    Şimdi dolar enflasyonuna göre 1991 deki 370 dolar bugün 760 doların alım gücüne sahip.
    Altın fiyatı ise 32 senede 370 dolardan 1850 dolara çıkmış.
    Altın 32 sene önce bugünün parası ile 760 dolarmış ve bugün 1850 dolar.
    Yani altının 32 senedeki reel kazancı %143 civarında.
    Bu da demek oluyor ki bugün çeyrek alabildiğiniz paraya o zaman aşağı yukarı bir yarım ve bir çeyrek alabilirdiniz.

    Çalışma hayatına 90'ların başında başlamıştım.
    Ve ilk maaşım yazın sezonluk çalıştığım bir otelin resepsiyonunda 3 milyon liraydı.
    Sigortam yoktu ama neredeyse asgari ücretin 2 katını alıyordum. (keşke sigorta isteseymişim bugün EYT li olurdum)
    Hatta çalıştığım o 3 ay boyunca memur olan babamdan da fazla maaş alıyordum.
    Aldığım paraların yarısını yiyordum kalan yarısı ile tüm sene kendi okul masrafımı ve kardeşimin okul masrafını ödüyordum.
    Hatta 2 yaz sezonu kooperatif taksitlerimizin 3 ayını bile kendi maaşımdan ödemiştim.
    2000 senesinde ise bir televizyon kanalında çalışıyordum ve 1 milyar lira maaş alıyordum ki yaklaşık 2bin dolar yapıyordu.

    Şimdi 8500 lira maaşa sevinen arkadaşlara söyleyeyim.
    Enflasyonist ekonomilerde aldığınız zammın ve maaşın hiç bir kıymeti yoktur.
    Çünkü size hiç bir zaman gerçek enflasyonun üzerinde zam vermezler.
    O yüzden her zamda maaşınız nominal olarak artıyor görünse de siz reel anlamda yavaş yavaş fakirleşirsiniz.
    Bugün kolay yaşamakla, kolay iş bulmakla ve erken emekli olmakla eleştirdiğiniz dayıların hayatları bugün şikayet ettiğiniz ekonomik koşullarda geçti.
  • 05-01-2023, 08:39:35
    #6
    Web Tasarım ve Yazılım
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Diziyi hatırlamaya yaşınız yetmiyor galiba.
    Apartmandaki ev sahibinin kapıcının karısına ne borcu olur? ))))
    Tam altın takmayı planladıkları Gülsüm karakteri Kapıcı Caferin karısı.
    Takanlar da Almanyadan kesin dönüş yapmış kalbur üstü bir aile.

    1990 larda altın düşüşteydi. Annemin altın günü olduğu için hatırlıyorum.
    Şimdi de üşenmedim baktım grafiklere.

    1989'da 400 dolar olan altın 1999 280 dolarlara kadar gerilemiş.
    Yani altının uzun vadede çıktığı ve kazandırdığı iddiası bir yalandır
    Burada bahsedilen uzun vade 20-30-50 yıllık insanın yaşam beklentilerine çok etki etmeyen vadeler.
    Yani 50 sene dokunmayacağınız bir aile servetiniz varsa altın servetinizi korur.
    Ama 10 sene sonra emekli olup ev almayı planlıyorsanız evler altından hızlı değerlenebilir.

    Bu dizinin yayınlanmaya başladığı 1991 senesinde altın fiyatı 370 dolar civarı.
    Şimdi dolar enflasyonuna göre 1991 deki 370 dolar bugün 760 doların alım gücüne sahip.
    Altın fiyatı ise 32 senede 370 dolardan 1850 dolara çıkmış.
    Altın 32 sene önce bugünün parası ile 760 dolarmış ve bugün 1850 dolar.
    Yani altının 32 senedeki reel kazancı %143 civarında.

    Bu da demek oluyor ki bugün çeyrek alabildiğiniz paraya o zaman aşağı yukarı bir yarım ve bir çeyrek alabilirdiniz.
    Çalışma hayatına 90'ların başında başlamıştım.
    Ve ilk maaşım yazın sezonluk çalıştığım bir otelin resepsiyonunda 3 milyon liraydı. Sigortam yoktu ama neredeyse asgari ücretin 2 katını alıyordum.
    Hatta 3 ay boyunca memur olan babamdan da fazla maaş alıyordum, aldığım paraların yarısını yiyordum kalan yarısı ile tüm sene kendi okul masrafımı ve kardeşimin okul masrafını ödüyordum.
    Hatta 2 yaz sezonu kooperatif taksitlerimizin 3 ayını bile kendi maaşımdan ödemiştim.
    2000 senesinde ise bir televizyon kanalında çalışıyordum ve 1 milyar lira maaş alıyordum.

    Şimdi 8500 lira maaşa sevinen arkadaşlara söyleyeyim.
    Enflasyonist ekonomilerde aldığınız zammın ve maaşın hiç bir kıymeti yoktur.
    Çünkü hiç size hiç bir zaman gerçek enflasyonun üzerinde zam vermezler.
    O yüzden her zamda maaşınız nominal olarak artıyor görünse de siz reel anlamda yavaş yavaş fakirleşirsiniz.
    Bugün kolay yaşamakla, kolay iş bulmakla ve erken emekli olmakla eleştirdiğiniz dayıların hayatları bugün şikayet ettiğiniz ekonomik koşullarda geçti.
    İşte beklediğim yorum 🤞 Keşke yazdıklarınızı tüm türkiye okuyup anlayabilse hocam.
  • 05-01-2023, 09:20:52
    #7
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Diziyi hatırlamaya yaşınız yetmiyor galiba.
    Apartmandaki ev sahibinin kapıcının karısına ne borcu olur? ))))
    Tam altın takmayı planladıkları Gülsüm karakteri Kapıcı Caferin karısı.
    Takanlar da Almanyadan kesin dönüş yapmış kalbur üstü bir aile.

    1990 larda altın düşüşteydi. Annemin altın günü olduğu için hatırlıyorum.
    Şimdi de üşenmedim baktım grafiklere.

    1989'da 400 dolar olan altın 1999 280 dolarlara kadar gerilemiş.
    Yani altının uzun vadede çıktığı ve kazandırdığı iddiası bir yalandır
    Burada bahsedilen uzun vade 20-30-50 yıllık insanın yaşam beklentilerine çok etki etmeyen vadeler.
    Yani 50 sene dokunmayacağınız bir aile servetiniz varsa altın servetinizi korur.
    Ama 10 sene sonra emekli olup ev almayı planlıyorsanız evler altından hızlı değerlenebilir.

    Bu dizinin yayınlanmaya başladığı 1991 senesinde altın fiyatı 370 dolar civarı.
    Şimdi dolar enflasyonuna göre 1991 deki 370 dolar bugün 760 doların alım gücüne sahip.
    Altın fiyatı ise 32 senede 370 dolardan 1850 dolara çıkmış.
    Altın 32 sene önce bugünün parası ile 760 dolarmış ve bugün 1850 dolar.
    Yani altının 32 senedeki reel kazancı %143 civarında.
    Bu da demek oluyor ki bugün çeyrek alabildiğiniz paraya o zaman aşağı yukarı bir yarım ve bir çeyrek alabilirdiniz.

    Çalışma hayatına 90'ların başında başlamıştım.
    Ve ilk maaşım yazın sezonluk çalıştığım bir otelin resepsiyonunda 3 milyon liraydı.
    Sigortam yoktu ama neredeyse asgari ücretin 2 katını alıyordum. (keşke sigorta isteseymişim bugün EYT li olurdum)
    Hatta çalıştığım o 3 ay boyunca memur olan babamdan da fazla maaş alıyordum.
    Aldığım paraların yarısını yiyordum kalan yarısı ile tüm sene kendi okul masrafımı ve kardeşimin okul masrafını ödüyordum.
    Hatta 2 yaz sezonu kooperatif taksitlerimizin 3 ayını bile kendi maaşımdan ödemiştim.
    2000 senesinde ise bir televizyon kanalında çalışıyordum ve 1 milyar lira maaş alıyordum ki yaklaşık 2bin dolar yapıyordu.

    Şimdi 8500 lira maaşa sevinen arkadaşlara söyleyeyim.
    Enflasyonist ekonomilerde aldığınız zammın ve maaşın hiç bir kıymeti yoktur.
    Çünkü size hiç bir zaman gerçek enflasyonun üzerinde zam vermezler.
    O yüzden her zamda maaşınız nominal olarak artıyor görünse de siz reel anlamda yavaş yavaş fakirleşirsiniz.
    Bugün kolay yaşamakla, kolay iş bulmakla ve erken emekli olmakla eleştirdiğiniz dayıların hayatları bugün şikayet ettiğiniz ekonomik koşullarda geçti.
    nereden nereye bağlamışsın olayı.

    çeyrek altının 30 liraya alındığı günleri hatırlıyorum ben. bak kendi ağzınla söylüyorsun. altın ons fiyatı 760 dolardan 1900 lü dolarla yükseldi diyorsun. sadece Türkiye'ye özel bir artış mı bu?
    altın sürekli yükselen bir eğilime sahip itibarlı bir para birimidir. ekonomi altının yükselişi ile eş değer değildir. altın global olarak sürekli yükselir. her ay hatta günlük olarak ne kadar yükseleceği hesaplara dayalıdır. belirsizlikler yol gösterir. bulunurluğun azalması, madenlerin çoğalması vs gibi.

    şimdi gelelim çalışma hayatına, Ülke de bir dönemler memurlar maaş konusunda sıkıntı yaşarken bir dönem özel sektör çalışanları yaşar. bu ülke yönetimi ile ile bağdaştırmak bir yere kadar doğrudur. geri kalanı şartlarla alakalıdır. Teknolojik gelişmeler, çevremizd de yaşanan savaşlar, bazı yönlendirici ülkelerin belirsizliği vs diye gider.

    bu kadar ekonomi dersi verdikten sonra asıl meseleye geçelim.

    ev fiyatlarının artması veya araba veya market alışverişinde yaptığın malzemelerinin fiyatının artması sadece ülke yönetimi değil. elbette yönetenlerde de problem vardır. ama ülkede ahlaksız çok be kardeşim. daha doğrusu kahpe çok... kafalarına göre zam yapmaları kafalarına göre fiyat artışı yapmaları ve bunların denetlenmemesi ülkeyi bu hale getiriyor. aslında değişen hiç bir şey yok ülkede.
  • 05-01-2023, 10:21:05
    #8
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    nereden nereye bağlamışsın olayı.

    çeyrek altının 30 liraya alındığı günleri hatırlıyorum ben. bak kendi ağzınla söylüyorsun. altın ons fiyatı 760 dolardan 1900 lü dolarla yükseldi diyorsun. sadece Türkiye'ye özel bir artış mı bu?
    altın sürekli yükselen bir eğilime sahip itibarlı bir para birimidir. ekonomi altının yükselişi ile eş değer değildir. altın global olarak sürekli yükselir. her ay hatta günlük olarak ne kadar yükseleceği hesaplara dayalıdır. belirsizlikler yol gösterir. bulunurluğun azalması, madenlerin çoğalması vs gibi.

    şimdi gelelim çalışma hayatına, Ülke de bir dönemler memurlar maaş konusunda sıkıntı yaşarken bir dönem özel sektör çalışanları yaşar. bu ülke yönetimi ile ile bağdaştırmak bir yere kadar doğrudur. geri kalanı şartlarla alakalıdır. Teknolojik gelişmeler, çevremizd de yaşanan savaşlar, bazı yönlendirici ülkelerin belirsizliği vs diye gider.

    bu kadar ekonomi dersi verdikten sonra asıl meseleye geçelim.

    ev fiyatlarının artması veya araba veya market alışverişinde yaptığın malzemelerinin fiyatının artması sadece ülke yönetimi değil. elbette yönetenlerde de problem vardır. ama ülkede ahlaksız çok be kardeşim. daha doğrusu kahpe çok... kafalarına göre zam yapmaları kafalarına göre fiyat artışı yapmaları ve bunların denetlenmemesi ülkeyi bu hale getiriyor. aslında değişen hiç bir şey yok ülkede.
    Bir ülkedeki herşey ülkeyi yönetenlerden sorulur.
    Geçmişte de başımıza gelenlerden hükümetler sorumluydu bugün de 20 senedir ülke yönetenlerin suç atabileceği hiç bir bahane olamaz.
    Dünyada enflasyondan kırılıyor denilen gelişmiş ülkelerde enflasyon %5-7 aralığında.
    Bizim devlet gerçek enflasyon rakamlarını açıklamıyor biliyoruz ama şu hali ile bile enflasyonu dünyanın 10 katı üzerine çıkaran bir iktidar var.
    Oysa biz biliyoruz ki enflasyon en az açıklananın 2 katı seviyelerinde ve faiz arttırmayacağım diye inat eden iktidar bize faize ödeyeceğimizden büyük bir maliyet çıkarıyor.

    Hemen söylediğin 2 temel argümanı yanlışlayayım.
    1) bu ülkenin bugün yaşadığı sorunlar yönetimden değil çevremizdeki savaşlar ve uluslararası belirsizlikten kaynaklanıyor diyorsun.
    2) altın fiyatları global olarak sürekli yükselir ekonomi ile alaklı değildir diyorsun.

    Bu ülkenin doğusunda İRAN-IRAK savaşı vardı 8 sene.
    Suriye'de baba Esat PKK hamiliğini yapıyordu, PKK Suriye'den gelip saldırıyordu.
    Sonra Amerika birinci körfez savaşında Irak'ı işgal etti.
    Ermenistan Azerbaycan'a saldırdı soykırım yaptı.
    Yunanistanla Kardak diye 2 kayalık yüzünden savaşın eşiğine geldik.
    Sonra Rusya önce Çeçenistan'a savaş açtı sonra Gürcistan'ı işgal etti.
    Sonra tekrar Amerika geldi Irak'ı ikinci kez işgal etti.
    Neymiş? Yok şartlar, yok savaşlar, yok uluslararası belirsizlik denen şey bu ülkenin 50 senelik tarihinde hep vardı.
    Eskiden hükümetler kötüydü bugün uluslararası belirsizlikler kötü saçma bir argümandır.
    Bu ülke soğuk savaş gördü. Sınırından savaş hiç eksik olmadı.
    Şırnak'ın PKK tarafından işgali gibi Gazi olayları gibi, suikastler gibi terör ve iç karışıklıkları hiç saymıyorum bile.
    Yani bugünkü ekonomik çöküntü tamamen faizlerin gereğinden fazla indirilip vatandaşın enflasyonla fazladan vergilendirilmesi sorunudur ve iktidardan kaynaklanır.
    Enflasyon %20'den 30 a çıksaydı derdik ki bu global bir kriz ama 2 senedir %100'ü aştığını herkesin bildiği bir enflasyon dış etkilerle falan açıklanabilecek bir durum değildir.

    Gelelim altın meselesine.
    Ekonomik okur yazarlığınız çok düşük ama basitçe açıklayayım.
    Altının 2 değeri vardır.
    Birincisi nominal değeri ki bu Amerikan doları üzerinden belirlenen rakamsal bir değerdir.
    İkincisi ise altının reel değeridir, bu da altının dolardaki enflasyon kaybından arındırılmış değeridir.

    Altın her zaman yükselmez. Mesela 1980 ile 2006 arasında 25 sene 250-350 dolar bandında dalgalanmıştır.
    Bir insan ömrünün neredeyse yarısı boyunca altında nominal yani sayısal değer olarak bir çıkış yok.
    1980 de altının onsu 682 doları görüyor ve düşmeye başlıyor.
    Ancak 26 sene sonra tekrar 683 doları görüyor.
    Ama dolar arzı arttığı, enflasyon Amerikan dolarını aşındırdığı için 26 sene önceki 680 dolar ile aynı reel değere ulaşamıyor.

    Altının onsu 1980 yılında 682 doları görmüş.
    Bu sene gördüğü en yüksek nominal zirve 1935 dolar.
    Şimdi sana sorsak altın arttı diyeceksin.
    Oysa 1980 yılındaki 682 dolar bugünün parası ile 2466 dolar alım gücüne sahip.
    Yani altının reel alım gücü artmadı, tam tersine sen 1980 yılında 1 milyon dolarlık altın alsaydın bugün o paranın alım güvü 730 bin dolar seviyesine düşecekti ve sen %27 zarardaydın.
    Çünkü 1980'de Amerika'nın saatlik asgari ücreti 3,5 dolar bugün 14,5 dolar.
    Amerikan vatandaşının geliri 43 senede 4 kat artmış, ama altının ons fiyatı 3 kattan az artmış.
    Yani reel olarak altının fiyatı düşmüş.

    Tüm yazım boyunca anlatmaya çalıştığım tam da buydu.
    Sen önceki mesajdaki bağlamı anlayacak ekonomik okur yazarlığa sahip değilmişsin.
    O yüzden tekrar liranın, altının, doların nominal değeri ile reel değeri arasında fark olduğunu anlatmaya çalıştım.
    Ve önemli olan nominal olarak daha çok para almak değil, reel olarak alım gücünün artması olduğuydu.
  • 05-01-2023, 10:31:10
    #9
    Üyeliği durduruldu
    hüloğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğ