nereden nereye bağlamışsın olayı.
çeyrek altının 30 liraya alındığı günleri hatırlıyorum ben. bak kendi ağzınla söylüyorsun. altın ons fiyatı 760 dolardan 1900 lü dolarla yükseldi diyorsun. sadece Türkiye'ye özel bir artış mı bu?
altın sürekli yükselen bir eğilime sahip itibarlı bir para birimidir. ekonomi altının yükselişi ile eş değer değildir. altın global olarak sürekli yükselir. her ay hatta günlük olarak ne kadar yükseleceği hesaplara dayalıdır. belirsizlikler yol gösterir. bulunurluğun azalması, madenlerin çoğalması vs gibi.
şimdi gelelim çalışma hayatına, Ülke de bir dönemler memurlar maaş konusunda sıkıntı yaşarken bir dönem özel sektör çalışanları yaşar. bu ülke yönetimi ile ile bağdaştırmak bir yere kadar doğrudur. geri kalanı şartlarla alakalıdır. Teknolojik gelişmeler, çevremizd de yaşanan savaşlar, bazı yönlendirici ülkelerin belirsizliği vs diye gider.
bu kadar ekonomi dersi verdikten sonra asıl meseleye geçelim.
ev fiyatlarının artması veya araba veya market alışverişinde yaptığın malzemelerinin fiyatının artması sadece ülke yönetimi değil. elbette yönetenlerde de problem vardır. ama ülkede ahlaksız çok be kardeşim. daha doğrusu kahpe çok... kafalarına göre zam yapmaları kafalarına göre fiyat artışı yapmaları ve bunların denetlenmemesi ülkeyi bu hale getiriyor. aslında değişen hiç bir şey yok ülkede.
Bir ülkedeki herşey ülkeyi yönetenlerden sorulur.
Geçmişte de başımıza gelenlerden hükümetler sorumluydu bugün de 20 senedir ülke yönetenlerin suç atabileceği hiç bir bahane olamaz.
Dünyada enflasyondan kırılıyor denilen gelişmiş ülkelerde enflasyon %5-7 aralığında.
Bizim devlet gerçek enflasyon rakamlarını açıklamıyor biliyoruz ama şu hali ile bile enflasyonu dünyanın 10 katı üzerine çıkaran bir iktidar var.
Oysa biz biliyoruz ki enflasyon en az açıklananın 2 katı seviyelerinde ve faiz arttırmayacağım diye inat eden iktidar bize faize ödeyeceğimizden büyük bir maliyet çıkarıyor.
Hemen söylediğin 2 temel argümanı yanlışlayayım.
1) bu ülkenin bugün yaşadığı sorunlar yönetimden değil çevremizdeki savaşlar ve uluslararası belirsizlikten kaynaklanıyor diyorsun.
2) altın fiyatları global olarak sürekli yükselir ekonomi ile alaklı değildir diyorsun.
Bu ülkenin doğusunda İRAN-IRAK savaşı vardı 8 sene.
Suriye'de baba Esat PKK hamiliğini yapıyordu, PKK Suriye'den gelip saldırıyordu.
Sonra Amerika birinci körfez savaşında Irak'ı işgal etti.
Ermenistan Azerbaycan'a saldırdı soykırım yaptı.
Yunanistanla Kardak diye 2 kayalık yüzünden savaşın eşiğine geldik.
Sonra Rusya önce Çeçenistan'a savaş açtı sonra Gürcistan'ı işgal etti.
Sonra tekrar Amerika geldi Irak'ı ikinci kez işgal etti.
Neymiş? Yok şartlar, yok savaşlar, yok uluslararası belirsizlik denen şey bu ülkenin 50 senelik tarihinde hep vardı.
Eskiden hükümetler kötüydü bugün uluslararası belirsizlikler kötü saçma bir argümandır.
Bu ülke soğuk savaş gördü. Sınırından savaş hiç eksik olmadı.
Şırnak'ın PKK tarafından işgali gibi Gazi olayları gibi, suikastler gibi terör ve iç karışıklıkları hiç saymıyorum bile.
Yani bugünkü ekonomik çöküntü tamamen faizlerin gereğinden fazla indirilip vatandaşın enflasyonla fazladan vergilendirilmesi sorunudur ve iktidardan kaynaklanır.
Enflasyon %20'den 30 a çıksaydı derdik ki bu global bir kriz ama 2 senedir %100'ü aştığını herkesin bildiği bir enflasyon dış etkilerle falan açıklanabilecek bir durum değildir.
Gelelim altın meselesine.
Ekonomik okur yazarlığınız çok düşük ama basitçe açıklayayım.
Altının 2 değeri vardır.
Birincisi nominal değeri ki bu Amerikan doları üzerinden belirlenen rakamsal bir değerdir.
İkincisi ise altının reel değeridir, bu da altının dolardaki enflasyon kaybından arındırılmış değeridir.
Altın her zaman yükselmez. Mesela 1980 ile 2006 arasında 25 sene 250-350 dolar bandında dalgalanmıştır.
Bir insan ömrünün neredeyse yarısı boyunca altında nominal yani sayısal değer olarak bir çıkış yok.
1980 de altının onsu 682 doları görüyor ve düşmeye başlıyor.
Ancak 26 sene sonra tekrar 683 doları görüyor.
Ama dolar arzı arttığı, enflasyon Amerikan dolarını aşındırdığı için 26 sene önceki 680 dolar ile aynı reel değere ulaşamıyor.
Altının onsu 1980 yılında 682 doları görmüş.
Bu sene gördüğü en yüksek nominal zirve 1935 dolar.
Şimdi sana sorsak altın arttı diyeceksin.
Oysa 1980 yılındaki 682 dolar bugünün parası ile 2466 dolar alım gücüne sahip.
Yani altının reel alım gücü artmadı, tam tersine sen 1980 yılında 1 milyon dolarlık altın alsaydın bugün o paranın alım güvü 730 bin dolar seviyesine düşecekti ve sen %27 zarardaydın.
Çünkü 1980'de Amerika'nın saatlik asgari ücreti 3,5 dolar bugün 14,5 dolar.
Amerikan vatandaşının geliri 43 senede 4 kat artmış, ama altının ons fiyatı 3 kattan az artmış.
Yani reel olarak altının fiyatı düşmüş.
Tüm yazım boyunca anlatmaya çalıştığım tam da buydu. Sen önceki mesajdaki bağlamı anlayacak ekonomik okur yazarlığa sahip değilmişsin. O yüzden tekrar liranın, altının, doların nominal değeri ile reel değeri arasında fark olduğunu anlatmaya çalıştım. Ve önemli olan nominal olarak daha çok para almak değil, reel olarak alım gücünün artması olduğuydu.