• 17-11-2022, 14:22:06
    #82
    hiciste adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kim diyor hocam :d
    1. Evcil kedi ve köpeğin doğal yaşam ortamının insanın bulunduğu her yer olduğu konusunda araştırmacılar hem fikirdir. Çünkü evcil olmanın tabiatında insana yakınlık ve insanın yaşam ortamına yüksek uyum yeteneği söz konusudur. Hiç insanla karşılaşmamış köpek yavrularının önüne kokusuz, başka bir türün kokusu ve insan kokusu olan üç ayrı kazak konulduğunda onların insan kokusu olanı tercih edip üzerinde yattığı görülmektedir. Bu gözlem köpeğin insana yakınlığının genlerinde mevcut olduğunu göstermektedir.

    2. Köpek diğer türlerden farklı olarak müthiş uyum ve öğrenme yeteneği sayesinde ilk ve en fazla evcilleşen hayvan olmuştur. 14.000 yıl önce evcilleşen bu hayvan, gerek suni gerekse de doğal seleksiyonlarla insana en uyumlu canlı haline gelmiş ve bu arada yaban ortamında kendine gerekli olan birçok davranışı genlerinden silmeyi başarmış ve genetik uyum neticesinde insanın yaşam ortamında yaşamasına mecbur kılan birçok yeni davranış biçimi kazanmıştır. Araştırmalara göre evcil köpeğin atalarına göre davranış değişimi %50'dir ve bu önemli değişim neden insanla beraber yaşamak zorunda olduğunu bilimsel olarak açıklamaktadır. Dolayısıyla köpeğin doğal yaşam ortamı denilince "insanın yaşam ortamı nereyse orası" olacağı kesin olarak bilinmektedir. Köpek için aksi bir yaşam ortamı söz konusu değildir.

    3. Aynı şekilde kedilerin doğal yaşam ortamlarının da "insanın yaşam ortamı nereyse orası" olduğu da açıktır.



    Prof. Dr. Tamer Dodurka



    İnşallah sokaklarda da insanlar var gibi bir savunma yapmazsınız.
  • 17-11-2022, 14:22:40
    #83
    osmanlitorunu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    1. Evcil kedi ve köpeğin doğal yaşam ortamının insanın bulunduğu her yer olduğu konusunda araştırmacılar hem fikirdir. Çünkü evcil olmanın tabiatında insana yakınlık ve insanın yaşam ortamına yüksek uyum yeteneği söz konusudur. Hiç insanla karşılaşmamış köpek yavrularının önüne kokusuz, başka bir türün kokusu ve insan kokusu olan üç ayrı kazak konulduğunda onların insan kokusu olanı tercih edip üzerinde yattığı görülmektedir. Bu gözlem köpeğin insana yakınlığının genlerinde mevcut olduğunu göstermektedir.

    2. Köpek diğer türlerden farklı olarak müthiş uyum ve öğrenme yeteneği sayesinde ilk ve en fazla evcilleşen hayvan olmuştur. 14.000 yıl önce evcilleşen bu hayvan, gerek suni gerekse de doğal seleksiyonlarla insana en uyumlu canlı haline gelmiş ve bu arada yaban ortamında kendine gerekli olan birçok davranışı genlerinden silmeyi başarmış ve genetik uyum neticesinde insanın yaşam ortamında yaşamasına mecbur kılan birçok yeni davranış biçimi kazanmıştır. Araştırmalara göre evcil köpeğin atalarına göre davranış değişimi %50'dir ve bu önemli değişim neden insanla beraber yaşamak zorunda olduğunu bilimsel olarak açıklamaktadır. Dolayısıyla köpeğin doğal yaşam ortamı denilince "insanın yaşam ortamı nereyse orası" olacağı kesin olarak bilinmektedir. Köpek için aksi bir yaşam ortamı söz konusu değildir.

    3. Aynı şekilde kedilerin doğal yaşam ortamlarının da "insanın yaşam ortamı nereyse orası" olduğu da açıktır.



    Prof. Dr. Tamer Dodurka
    oka.
  • 17-11-2022, 14:24:20
    #84
    Üyeliği durduruldu
    osmanlitorunu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Esas açlık anında neler yaptıkları önemli hocam. Aç olan hayvan için o ses ne kadar rahatsız edici olsa da dayanılabilir olabilir. Bu sefer daha tehlikeli bir şekilde yaşam alanlarına ineceklerdir. İnsanların içine inen domuzlar,ayılar mevcut o yabaniler bile en korktukları yerlere acıkınca hücum edebiliyorlar.
    Bu ses dalgaları doğrudan doğruya hayvanın işitme duyusuna zarar verdiği için hayvan aç da olsa kalkıp o alanı aşmıyor . Sanayide dediğim fabrika çok izbe ve yerleşimin olmadığı dağın başı bir yerdir !
    Çevresinde kamera kayıtlarından da görülür ki aç sürüler halinde köpekler vardır sürü halinde gezen ne onlar fabrikanın civarına yaklaşır ne de fabrikanın sahibinin beslediği köpek fabrikanın içine girmeye çalışır !

    Hani bir de işin klasik koşullanma yanı var hayvan fabrikanın içine girmiyor bu yüzden . Klasik koşullanma yani

    Not : Adam da korktuğu için zaten bu çözümü geliştirdi . Sırf adamın fabrikasının etrafında sürüler halinde elli altmış köpek geziyor ki bir de varın siz düşünün o taraflarda ki başıboş köpek sayısını !
    Ha dersen ki adamın kendi beslediği köpek niye sahibinin peşinden fabrikanın içine girmiyor ? Klasik koşullanmadan dolayı bir kaç kere uygulamış fabrikatör o da klasik koşullanmış fabrikanın içine girmiyor işte .


    hiciste adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kim diyor hocam :d
    BKZ = Köpek türü nasıl çıktı ? İri kurtlardan stres hormonu az olanlarından !
  • 17-11-2022, 14:27:52
    #85
    hiciste adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    oka.
    Açıklamasını attığım kişi HAYTAP onur kurulu üyesi .
  • 17-11-2022, 14:28:35
    #86
    osmanlitorunu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Açıklamasını attığım kişi HAYTAP onur kurulu üyesi .
    ona da oka kral.
  • 17-11-2022, 14:31:01
    #87
    griffinn adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Okumamışsınız zaten çözümü yazdık biz ! Ki kimse okumaz zaten !

    Ultrasonik ses dalgaları salınımı yapan cihazların insanların yaşam alanlarının on - on beş km dış çepere gelecek şekilde yerleştirilmesi !
    İnsanların yaşam alanlarına ses dalgası ulaşmaz , Dışarıdan da çeperin içine hayvan girmez !
    Hayvan da klasik koşullanır çeperin olduğu alana uğramaz !

    Gidersin belli başlı yerlere de mama koyarsın ya da yemek artık neyse sokak köpekleri de kediler de oralara klasik koşullanır ve hep oralara giderler !

    Biz çözümü sizden çok çok çok önce yazdık !

    Yani ben size itimat edip yazılarını okuduysam sizinde benimkileri okumanız gerekirdi değil mi ?

    Bide mümkünse aklı kıt güdülen insanların cezai ehliyetleri yeniden kontrol edilirse çok iyi olur !

    Çünkü her şeyin başı cezai ehliyeti olmayan insanlara görevler verilmesi statülerinin yükseltilmesi toplumca önder kabul edilmesidir !
    okuyorum ancak hitap şekliniz farklı. ünlemler, capslocklar vs. insanı soğutuyorsunuz yazdıklarınızdan ve insan bu tür ünlem capslock detaylarına takılmaktan yazının genelinden, anlatmak istediği konulardan uzaklaşıyor ve salıyor okumayı.

    kendinizi daha sakin ve anlaşılır biçimde ifade edebilirsiniz.

    bi önceki mesajda benzer cümleleri görmüştüm ama o yazı başka birini alıntılayarak yazılmış olduğundan ona cevaben söylendiğini düşünüp detaylı incelemedim kafa yormadım. beni alıntıladığınız kısımda da bu yazılar mevcut değildi haliyle çözüm önerinizi görmedim. beni alıntılayıp yazdığınız kısımları incelerseniz çözüme dair bir yazının orada yer almadığını kendiniz de görebilirsiniz. bu yüzden şu an görüyorum çözüm önerinizi.

    öneriye gelirsek. insaflı ve mantıklı bir düşünce. lakin kontrolsüz çoğalmayı artıracaktır bu sefer de. özellikle orman arazileri içinde yoğunluk artacak ve orman gezileri yapanların yaşayacağı tehditler çoğalacaktır. beslemek isteyen gidip besler mantığı, insan yaşamının uzak olduğu yerlerde pek tutmaz çünkü ülkemizin alım gücü ortada, millet işe güce giderken yaktığı mazotun hesabından dert yanıyorken bir de yaşam alanları dışına atılan hayvanların beslenmesi ve sağlıklı yaşatılması konusu daha zor bi hale gelir.

    özellikle kontrol ve denetimden uzak yaşayışları çok ciddi sağlık sorunlarını da açığa çıkarabilir çünkü beslenemedikçe birbirlerini parçalamaya ve hastalıklar oluşturup yaymaya başlayabilirler.

    biz bu canlıları kendi çıkarlarımız için eğitip iç içe yaşamayı öğrendiysek, sonrasında onların yaşam alanlarını kısıtlayıp her köşe başına binalar yollar yapıp hayatta kalma şanslarını azalttıysak, buradaki açığı sorumluluklar alıp kapatmak da yine bizim insanlık olarak görevimiz olmalı.

    batıda böyle bi şey yok batı hepsini itlaf etti, ediyor denilebilir. bu uygulama batıda 1800 lü yıllardan başlatılmış ve bir kanıksanma halini almış. nesiller yenilendikçe yeni doğanlar zaten hayvansız boş ortamlarda yaşadığı için durumu garipsememiş ve tepki göstermeden konuya alışıp hayatına devam etmiş. şu an ise özellikle iletişimin bu kadar güçlü olduğu bir çağda, en ufak köpek zehirlenmelerinin gündem olduğu ve her yerde duyulduğu ortamda tüm sokak hayvanlarını ortadan kaldırma düşüncesi çok ciddi bir tepkiye yol açar ve bunun kanıksanması oldukça güç olur.

    bizler için de o süreç batıda olduğu gibi yüzlerce yıl evvel başlamış olsa ve her yeni nesil içi boş sokaklara doğup büyüse bizde de alışkanlık yaşanırdı belki ama şu an bunu işletmek zor.

    haliyle benim için bu konuda iki çözüm yolu daha doğru. kapitalizmin vahşi gücünden yararlanıp bu sorunu bir ekonomi haline getirerek sağlıklı çözümler üretmek. köpek kontrolünü özel şirketlere, özel şirketlerin denetimini devlet kurumlarına bırakmak. gerekli bütçeyi de hayvansever olduğunu iddia edenlerden toplamak. eğer bu oran düşük çıkarsa o zaman sokak hayvanlarının kademeli ve kontrollü biçimde yavaş yavaş uyutulmasına onay vermiş olduklarını anlamalarını sağlamak. çünkü bu hayvanlara destek olmuyorlarsa o halde hayvanseverlikleri lafta kalmış olur ve uyutulmalarına ses çıkaramamaları gerekir. ancak bu uyutma evresine geçilebilmesi için önce ilk evrenin muhakkak denenmesi, sonuç alınamıyorsa diğer kısma başvurulması gerekli. bu sayede kimse ikiyüzlülük de yapamaz.
  • 17-11-2022, 14:36:38
    #88
    Üyeliği durduruldu
    pinbtc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    okuyorum ancak hitap şekliniz farklı. ünlemler, capslocklar vs. insanı soğutuyorsunuz yazdıklarınızdan ve insan bu tür ünlem capslock detaylarına takılmaktan yazının genelinden, anlatmak istediği konulardan uzaklaşıyor ve salıyor okumayı.

    kendinizi daha sakin ve anlaşılır biçimde ifade edebilirsiniz.

    bi önceki mesajda benzer cümleleri görmüştüm ama o yazı başka birini alıntılayarak yazılmış olduğundan ona cevaben söylendiğini düşünüp detaylı incelemedim kafa yormadım. beni alıntıladığınız kısımda da bu yazılar mevcut değildi haliyle çözüm önerinizi görmedim. beni alıntılayıp yazdığınız kısımları incelerseniz çözüme dair bir yazının orada yer almadığını kendiniz de görebilirsiniz. bu yüzden şu an görüyorum çözüm önerinizi.

    öneriye gelirsek. insaflı ve mantıklı bir düşünce. lakin kontrolsüz çoğalmayı artıracaktır bu sefer de. özellikle orman arazileri içinde yoğunluk artacak ve orman gezileri yapanların yaşayacağı tehditler çoğalacaktır. beslemek isteyen gidip besler mantığı, insan yaşamının uzak olduğu yerlerde pek tutmaz çünkü ülkemizin alım gücü ortada, millet işe güce giderken yaktığı mazotun hesabından dert yanıyorken bir de yaşam alanları dışına atılan hayvanların beslenmesi ve sağlıklı yaşatılması konusu daha zor bi hale gelir.

    özellikle kontrol ve denetimden uzak yaşayışları çok ciddi sağlık sorunlarını da açığa çıkarabilir çünkü beslenemedikçe birbirlerini parçalamaya ve hastalıklar oluşturup yaymaya başlayabilirler.

    biz bu canlıları kendi çıkarlarımız için eğitip iç içe yaşamayı öğrendiysek, sonrasında onların yaşam alanlarını kısıtlayıp her köşe başına binalar yollar yapıp hayatta kalma şanslarını azalttıysak, buradaki açığı sorumluluklar alıp kapatmak da yine bizim insanlık olarak görevimiz olmalı.

    batıda böyle bi şey yok batı hepsini itlaf etti, ediyor denilebilir. bu uygulama batıda 1800 lü yıllardan başlatılmış ve bir kanıksanma halini almış. nesiller yenilendikçe yeni doğanlar zaten hayvansız boş ortamlarda yaşadığı için durumu garipsememiş ve tepki göstermeden konuya alışıp hayatına devam etmiş. şu an ise özellikle iletişimin bu kadar güçlü olduğu bir çağda, en ufak köpek zehirlenmelerinin gündem olduğu ve her yerde duyulduğu ortamda tüm sokak hayvanlarını ortadan kaldırma düşüncesi çok ciddi bir tepkiye yol açar ve bunun kanıksanması oldukça güç olur.

    bizler için de o süreç batıda olduğu gibi yüzlerce yıl evvel başlamış olsa ve her yeni nesil içi boş sokaklara doğup büyüse bizde de alışkanlık yaşanırdı belki ama şu an bunu işletmek zor.

    haliyle benim için bu konuda iki çözüm yolu daha doğru. kapitalizmin vahşi gücünden yararlanıp bu sorunu bir ekonomi haline getirerek sağlıklı çözümler üretmek. köpek kontrolünü özel şirketlere, özel şirketlerin denetimini devlet kurumlarına bırakmak. gerekli bütçeyi de hayvansever olduğunu iddia edenlerden toplamak. eğer bu oran düşük çıkarsa o zaman sokak hayvanlarının kademeli ve kontrollü biçimde yavaş yavaş uyutulmasına onay vermiş olduklarını anlamalarını sağlamak. çünkü bu hayvanlara destek olmuyorlarsa o halde hayvanseverlikleri lafta kalmış olur ve uyutulmalarına ses çıkaramamaları gerekir. ancak bu uyutma evresine geçilebilmesi için önce ilk evrenin muhakkak denenmesi, sonuç alınamıyorsa diğer kısma başvurulması gerekli. bu sayede kimse ikiyüzlülük de yapamaz.
    Sahibini yiyen sürüyle köpek var , Tabi Süs köpekleri de yiyor sahibini ? Sahiplerine saldıran genetiği oynanmış köpekler var sahiplerinin çocuklarına da öldürenler de var sakat bırakanlar da ?
    Lafın kısasıyla özet geçeyim !

    BURDA BİR SALAKLIK OLUNCA İLERİYİ DE ETKİLİYOR !
    Köpekler ve kediler İnsanların beslemesinde olacak hayvanlardır türlerinin fıtratı budur , BU YÜZDEN AÇ SÜS KÖPEĞİ SAHİBİNİ YER !
    Ek NOT = BEN BUNUN ÖRNEĞİNİ GÖRDÜM ! SANAYİDE FABRİKADA HAYVAN KOVUCU SAĞLAM ÇALIŞIYOR
  • 17-11-2022, 14:37:09
    #89
    pinbtc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    okuyorum ancak hitap şekliniz farklı. ünlemler, capslocklar vs. insanı soğutuyorsunuz yazdıklarınızdan ve insan bu tür ünlem capslock detaylarına takılmaktan yazının genelinden, anlatmak istediği konulardan uzaklaşıyor ve salıyor okumayı.

    kendinizi daha sakin ve anlaşılır biçimde ifade edebilirsiniz.

    bi önceki mesajda benzer cümleleri görmüştüm ama o yazı başka birini alıntılayarak yazılmış olduğundan ona cevaben söylendiğini düşünüp detaylı incelemedim kafa yormadım. beni alıntıladığınız kısımda da bu yazılar mevcut değildi haliyle çözüm önerinizi görmedim. beni alıntılayıp yazdığınız kısımları incelerseniz çözüme dair bir yazının orada yer almadığını kendiniz de görebilirsiniz. bu yüzden şu an görüyorum çözüm önerinizi.

    öneriye gelirsek. insaflı ve mantıklı bir düşünce. lakin kontrolsüz çoğalmayı artıracaktır bu sefer de. özellikle orman arazileri içinde yoğunluk artacak ve orman gezileri yapanların yaşayacağı tehditler çoğalacaktır. beslemek isteyen gidip besler mantığı, insan yaşamının uzak olduğu yerlerde pek tutmaz çünkü ülkemizin alım gücü ortada, millet işe güce giderken yaktığı mazotun hesabından dert yanıyorken bir de yaşam alanları dışına atılan hayvanların beslenmesi ve sağlıklı yaşatılması konusu daha zor bi hale gelir.

    özellikle kontrol ve denetimden uzak yaşayışları çok ciddi sağlık sorunlarını da açığa çıkarabilir çünkü beslenemedikçe birbirlerini parçalamaya ve hastalıklar oluşturup yaymaya başlayabilirler.

    biz bu canlıları kendi çıkarlarımız için eğitip iç içe yaşamayı öğrendiysek, sonrasında onların yaşam alanlarını kısıtlayıp her köşe başına binalar yollar yapıp hayatta kalma şanslarını azalttıysak, buradaki açığı sorumluluklar alıp kapatmak da yine bizim insanlık olarak görevimiz olmalı.

    batıda böyle bi şey yok batı hepsini itlaf etti, ediyor denilebilir. bu uygulama batıda 1800 lü yıllardan başlatılmış ve bir kanıksanma halini almış. nesiller yenilendikçe yeni doğanlar zaten hayvansız boş ortamlarda yaşadığı için durumu garipsememiş ve tepki göstermeden konuya alışıp hayatına devam etmiş. şu an ise özellikle iletişimin bu kadar güçlü olduğu bir çağda, en ufak köpek zehirlenmelerinin gündem olduğu ve her yerde duyulduğu ortamda tüm sokak hayvanlarını ortadan kaldırma düşüncesi çok ciddi bir tepkiye yol açar ve bunun kanıksanması oldukça güç olur.

    bizler için de o süreç batıda olduğu gibi yüzlerce yıl evvel başlamış olsa ve her yeni nesil içi boş sokaklara doğup büyüse bizde de alışkanlık yaşanırdı belki ama şu an bunu işletmek zor.

    haliyle benim için bu konuda iki çözüm yolu daha doğru. kapitalizmin vahşi gücünden yararlanıp bu sorunu bir ekonomi haline getirerek sağlıklı çözümler üretmek. köpek kontrolünü özel şirketlere, özel şirketlerin denetimini devlet kurumlarına bırakmak. gerekli bütçeyi de hayvansever olduğunu iddia edenlerden toplamak. eğer bu oran düşük çıkarsa o zaman sokak hayvanlarının kademeli ve kontrollü biçimde yavaş yavaş uyutulmasına onay vermiş olduklarını anlamalarını sağlamak. çünkü bu hayvanlara destek olmuyorlarsa o halde hayvanseverlikleri lafta kalmış olur ve uyutulmalarına ses çıkaramamaları gerekir. ancak bu uyutma evresine geçilebilmesi için önce ilk evrenin muhakkak denenmesi, sonuç alınamıyorsa diğer kısma başvurulması gerekli. bu sayede kimse ikiyüzlülük de yapamaz.
    Onlara çok uzak değil biz de yapmışız. Büyük ihtimal 40-50-60-70-80-90 larda da benzer önlemler alınmıştır.

    osmanlitorunu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Muhtelif vilâyetlerimiz dahilinde kuduz şüpheli köpeklertarafından ısırılarak tedavihanelere sevk edilen eşhas adedininçoğalmakta olduğu anlaşılmıştır. Sık sık tekerrür eden vehemen bir çok mıntakalarımızda eksik olmıyan ısırık vak'alarının bu suretle tevalisi; köpeklere karşı umumî bir mücadeleyapılmasını istilzam edecek bir derecede ehemmiyet kesbeylemi olduğundan keyfiyet hakkında bütün alâkadarların nazarıdikkatlerinin celbine lüzum hissedilmiştir. Muhtelif mıntakalarj dan alınan malûmata göre tedavihanelere sevk edilen eşhasınbir kısmı sahipsiz köpekler tarafından ısıtılmı olmakla beraI ber bu şahısların en mühim kısmını sahipli köpekler tarafındanısıalanlar teşkil etmektedir. Binaenaleyh yapılacak mücadeleninsahipli sahipsiz bütün köpeklere teşmili lâzımgelmektedir.I Yapılacak mücadelede şu esaslar takip edilecektir.I

    1 — Sahipsiz olan bütün köpekler itlaf edilecektir.
    2 — Şehir ve kasabalar dahilinde beslenen sahipli köpekler; hiç bir suretle başı bo olarak mahalle aralarında, çarşıve pazarda dolaştırılmıyacaktır. Dolaştırmak istiyenler hayvanın ısırmasına mahal bırakmamak üzre ağız ve burnuna birermaske takmıya mecbur tutulacaklardır. Bu hususun şehir vekasabalar dahilinde belediyeler tarafından neşir ve ilânı ileşiddetli murakabe edilmesi ve muhalif hareket edenler hakkında belediyece ceza tatbik edilmesi icabeder.
    3 — Maskesiz görülecek köpeklerin itlaf edileceği de halka tefhim edilecek ve bunu müteakip maskesiz dolaştığı görülen köpekler itlaf edilecektir.
    4 — Köylerde bulunan sahipli köpekler gündüzleri bir mahalde bağlı olarak bulundurulacak ve ancak geceleri bekçilik işini görebilmeleri için serbest bırakılacaklardır. Bu mecburiyet koy ihtiyar heyeti vasıtasile bütün köylülere tamim edilecek ve mecburiyete riayet etmiyenlerin köpekleri itlaf edilecektir. Köpeklerin itlafında kullanılacak zehir masrafı şehir ve kasabalar belediyelerine aittir. Banunla beraber zaruret his edilecek olursa ve makamı vilâyetçe lüzum gösterilirse Vekâletımizce sari hastalıklar tahsisatından muavenette bulunulacaktır. Mahallince münasip görülen yerlerde başı boş köpeklerin kurşunla itlafı daha amelî olur.


    Sene 1932 , RESMİ GAZETEDE YAYINLANMIŞ KARARLAR. Şu kararların aynısını, referans olarak alsalar yeterli.

    https://resmigazete.gov.tr/arsiv/2123.pdf
  • 17-11-2022, 14:38:54
    #90
    griffinn adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sahibini yiyen sürüyle köpek var , Tabi Süs köpekleri de yiyor sahibini ? Sahiplerine saldıran genetiği oynanmış köpekler var sahiplerinin çocuklarına da öldürenler de var sakat bırakanlar da ?
    Lafın kısasıyla özet geçeyim !

    BURDA BİR SALAKLIK OLUNCA İLERİYİ DE ETKİLİYOR !
    Köpekler ve kediler İnsanların beslemesinde olacak hayvanlardır türlerinin fıtratı budur , BU YÜZDEN AÇ SÜS KÖPEĞİ SAHİBİNİ YER !
    Ek NOT = BEN BUNUN ÖRNEĞİNİ GÖRDÜM ! SANAYİDE FABRİKADA HAYVAN KOVUCU SAĞLAM ÇALIŞIYOR
    yazdıklarımla alakasız bir cümle olmuş.

    ölmüşsem ve bu yüzden köpeğimi besleyemediysem köpeğim beni yiyip doyabilir diyen insan da var aynı mantıkla.

    genetiği oynanmış hayvanlar hakkında bir yorum zaten yapmadım bile. özellikle tehlikeli ırkların tümüyle uyutulmasından yanayım. sahibini yesin umrumda olmaz ama dışarıya ciddi tehditler.