pinbtc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
okuyorum ancak hitap şekliniz farklı. ünlemler, capslocklar vs. insanı soğutuyorsunuz yazdıklarınızdan ve insan bu tür ünlem capslock detaylarına takılmaktan yazının genelinden, anlatmak istediği konulardan uzaklaşıyor ve salıyor okumayı.

kendinizi daha sakin ve anlaşılır biçimde ifade edebilirsiniz.

bi önceki mesajda benzer cümleleri görmüştüm ama o yazı başka birini alıntılayarak yazılmış olduğundan ona cevaben söylendiğini düşünüp detaylı incelemedim kafa yormadım. beni alıntıladığınız kısımda da bu yazılar mevcut değildi haliyle çözüm önerinizi görmedim. beni alıntılayıp yazdığınız kısımları incelerseniz çözüme dair bir yazının orada yer almadığını kendiniz de görebilirsiniz. bu yüzden şu an görüyorum çözüm önerinizi.

öneriye gelirsek. insaflı ve mantıklı bir düşünce. lakin kontrolsüz çoğalmayı artıracaktır bu sefer de. özellikle orman arazileri içinde yoğunluk artacak ve orman gezileri yapanların yaşayacağı tehditler çoğalacaktır. beslemek isteyen gidip besler mantığı, insan yaşamının uzak olduğu yerlerde pek tutmaz çünkü ülkemizin alım gücü ortada, millet işe güce giderken yaktığı mazotun hesabından dert yanıyorken bir de yaşam alanları dışına atılan hayvanların beslenmesi ve sağlıklı yaşatılması konusu daha zor bi hale gelir.

özellikle kontrol ve denetimden uzak yaşayışları çok ciddi sağlık sorunlarını da açığa çıkarabilir çünkü beslenemedikçe birbirlerini parçalamaya ve hastalıklar oluşturup yaymaya başlayabilirler.

biz bu canlıları kendi çıkarlarımız için eğitip iç içe yaşamayı öğrendiysek, sonrasında onların yaşam alanlarını kısıtlayıp her köşe başına binalar yollar yapıp hayatta kalma şanslarını azalttıysak, buradaki açığı sorumluluklar alıp kapatmak da yine bizim insanlık olarak görevimiz olmalı.

batıda böyle bi şey yok batı hepsini itlaf etti, ediyor denilebilir. bu uygulama batıda 1800 lü yıllardan başlatılmış ve bir kanıksanma halini almış. nesiller yenilendikçe yeni doğanlar zaten hayvansız boş ortamlarda yaşadığı için durumu garipsememiş ve tepki göstermeden konuya alışıp hayatına devam etmiş. şu an ise özellikle iletişimin bu kadar güçlü olduğu bir çağda, en ufak köpek zehirlenmelerinin gündem olduğu ve her yerde duyulduğu ortamda tüm sokak hayvanlarını ortadan kaldırma düşüncesi çok ciddi bir tepkiye yol açar ve bunun kanıksanması oldukça güç olur.

bizler için de o süreç batıda olduğu gibi yüzlerce yıl evvel başlamış olsa ve her yeni nesil içi boş sokaklara doğup büyüse bizde de alışkanlık yaşanırdı belki ama şu an bunu işletmek zor.

haliyle benim için bu konuda iki çözüm yolu daha doğru. kapitalizmin vahşi gücünden yararlanıp bu sorunu bir ekonomi haline getirerek sağlıklı çözümler üretmek. köpek kontrolünü özel şirketlere, özel şirketlerin denetimini devlet kurumlarına bırakmak. gerekli bütçeyi de hayvansever olduğunu iddia edenlerden toplamak. eğer bu oran düşük çıkarsa o zaman sokak hayvanlarının kademeli ve kontrollü biçimde yavaş yavaş uyutulmasına onay vermiş olduklarını anlamalarını sağlamak. çünkü bu hayvanlara destek olmuyorlarsa o halde hayvanseverlikleri lafta kalmış olur ve uyutulmalarına ses çıkaramamaları gerekir. ancak bu uyutma evresine geçilebilmesi için önce ilk evrenin muhakkak denenmesi, sonuç alınamıyorsa diğer kısma başvurulması gerekli. bu sayede kimse ikiyüzlülük de yapamaz.
Onlara çok uzak değil biz de yapmışız. Büyük ihtimal 40-50-60-70-80-90 larda da benzer önlemler alınmıştır.

osmanlitorunu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Muhtelif vilâyetlerimiz dahilinde kuduz şüpheli köpeklertarafından ısırılarak tedavihanelere sevk edilen eşhas adedininçoğalmakta olduğu anlaşılmıştır. Sık sık tekerrür eden vehemen bir çok mıntakalarımızda eksik olmıyan ısırık vak'alarının bu suretle tevalisi; köpeklere karşı umumî bir mücadeleyapılmasını istilzam edecek bir derecede ehemmiyet kesbeylemi olduğundan keyfiyet hakkında bütün alâkadarların nazarıdikkatlerinin celbine lüzum hissedilmiştir. Muhtelif mıntakalarj dan alınan malûmata göre tedavihanelere sevk edilen eşhasınbir kısmı sahipsiz köpekler tarafından ısıtılmı olmakla beraI ber bu şahısların en mühim kısmını sahipli köpekler tarafındanısıalanlar teşkil etmektedir. Binaenaleyh yapılacak mücadeleninsahipli sahipsiz bütün köpeklere teşmili lâzımgelmektedir.I Yapılacak mücadelede şu esaslar takip edilecektir.I

1 — Sahipsiz olan bütün köpekler itlaf edilecektir.
2 — Şehir ve kasabalar dahilinde beslenen sahipli köpekler; hiç bir suretle başı bo olarak mahalle aralarında, çarşıve pazarda dolaştırılmıyacaktır. Dolaştırmak istiyenler hayvanın ısırmasına mahal bırakmamak üzre ağız ve burnuna birermaske takmıya mecbur tutulacaklardır. Bu hususun şehir vekasabalar dahilinde belediyeler tarafından neşir ve ilânı ileşiddetli murakabe edilmesi ve muhalif hareket edenler hakkında belediyece ceza tatbik edilmesi icabeder.
3 — Maskesiz görülecek köpeklerin itlaf edileceği de halka tefhim edilecek ve bunu müteakip maskesiz dolaştığı görülen köpekler itlaf edilecektir.
4 — Köylerde bulunan sahipli köpekler gündüzleri bir mahalde bağlı olarak bulundurulacak ve ancak geceleri bekçilik işini görebilmeleri için serbest bırakılacaklardır. Bu mecburiyet koy ihtiyar heyeti vasıtasile bütün köylülere tamim edilecek ve mecburiyete riayet etmiyenlerin köpekleri itlaf edilecektir. Köpeklerin itlafında kullanılacak zehir masrafı şehir ve kasabalar belediyelerine aittir. Banunla beraber zaruret his edilecek olursa ve makamı vilâyetçe lüzum gösterilirse Vekâletımizce sari hastalıklar tahsisatından muavenette bulunulacaktır. Mahallince münasip görülen yerlerde başı boş köpeklerin kurşunla itlafı daha amelî olur.


Sene 1932 , RESMİ GAZETEDE YAYINLANMIŞ KARARLAR. Şu kararların aynısını, referans olarak alsalar yeterli.

https://resmigazete.gov.tr/arsiv/2123.pdf