• 23-10-2022, 14:32:00
    #64
    Abdullah07 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İki ayet arasında neden böyle acaba bir fark var acaba ? Tek cümle olarak değil önünü arkasını araştırmak mı lazım acaba ? Ahzab suresi 50.ayeti de tek başına okuduğumda farklı bir anlam çıkıyor mesela.O da düşündürüyor beni.Yorum ve değerlendirme için teşekkürler.
    Konu başlığındaki soru üzerine zaten " öyle bir azap yok " gibi çok kısa bir cevabım olduğu için yazmamıştım ama burada küçük bir cümle edelim. Sürekli bu çelişkileri ve tutarsızlıkları " nasih - mensuh " olarak yazıyorum, inanışa göre mesela bir ceza konusunda son gelen Ayet'in hükmü öncesinde gelen benzer bir ceza Ayetinin hükmünü fesheder, olay bu kadar basit aslında. Mekki ve Medeni Ayetler arasında gece ve gündüz kadar fark olmasının sebebi buradan ileriye geliyor. Kısacası Tanrı bir konuda kanun belirtiyor, geçen yıllar sonra güncelleme gönderiyor diyebiliriz. Mesela Alkol yanılıyor olabilirim ama İslamın ilk 17 yılında haram değil hatta sahabeler ve Halifeler bile içiyor ama Uhud sonrası bazı tartışmalar oluyor, Hz.Ömer 3-4 kere hadi yasaklansın artık diye Ayet soruyor hatta ve en sonunda bir yasak geliyor. Mekke zamanı dönemin az sayıda Müslümanı oldukça zayıflar ve güçsüzler, o dönem gelen Ayetler genelde sevgi, barış ve kardeşlik üzerine geliyor. Daha sonra Ebu Talib yani Abdümenâf bin Abdülmuttalib'in ölümüyle yerine kabilenin veya aşiretin başına bildiğiniz adı ile Ebu Leheb, gerçek adı ile Abdüluzza bin Abdülmuttalib geçiyor başa ve Müslümanların toplantıları sırasında Müslüman olmadan ölenler ile ilgili bir konuşma geçiyor ve Peygamber Müslüman olmadan ölenlerin yerinin cehennem olduğunu söylüyor yanılmıyorsam, bunu Ebu Leheb'in eşi duyuyor ve mücevherleri sallana sallana eşine gidip durumu izah ediyor. Buna sinirlenen Ebu Leheb durumu soruyor ve evet söyledim cevabını alınca yeğeni olan Hz. Muhammed'i " asabiyet " sisteminden çıkarıyor.



    Günümüzde bile hala yaygın olan bu sisteme kısacası bu kişi artık benim sorumluluğumda değil, eğer başına bir iş gelirse kan parası istemem ve hesabını kimseden sormam demek oluyor. Aksi durumda asabiyet sistemi içindeki kişilerin malına ve canına bir hal gelmesi durumunda kan parası ve tazminat ödendiği için genelde husumetler kanla çözülmüyor. Bu olaydan sonra can ve mal güvenliği kalmayan Müslümanlar hicret'e başlıyor. Medine'ye kabul ise ismi yanlış olabilir ama galiba Hassan Bin Sabit olabilir veya benzer bir isimde Sahabe çoğunluğu Yahudi olan Medine'de Hz.Muhammed'in soyu Hz.İbrahim'e dayanıyor gibi bir söz ile kabul ettiriyor diye biliyorum. Tabi daha sonra Arap olan Hazrec ve Evs kabileleri kalıyor ama Yahudi olan kabileler birer birer yok ediliyor orası ayrı. Tabi otoriteler Hz.İbrahim'e herhangi bir soy atfetmezler, hatta Abülmuttalib'in sabilerden olduğu söylenir ama Ebu Leheb olarak bilinen oğlunun adına neden AbdulUzza yani Tanrı'nın 3 kızı olarak betimlenen putlardan biri olan Uzza'nın adını koysun. Neyse, Mekke'de hızlı ilerlemeyen İslam hicretten sonra Medine'de öylesine hızlı ilerliyor ki, çok fazla güç toplanıyor ve o dönem ganimet Ayetleri gelmeye başlıyor. Ganimet'i duyanlar bir bir Müslüman oluyorlar ve kervan baskını olayları başlıyor. Bedir Savaşı olarak bilinen savaş da aynı bu şekilde Ebu Süfyan'ın kervanını ele geçirmeye çalışırken gerçekleşiyor. 14 sahabenin ve 70 Mekkelinin öldüğü bu savaşta Ebu Cehil olarak bilinen Amr Bin Hişam'da kafası kesilerek ölüyor.



    Kervan kurtulmuştu aslında ve Ebu Süfyan savaşmayın, kervanın yolunu değiştirdim diye 2 kere haber göndermişti ama Mekkeliler harekete geçmişlerdi bile fakat sonuçta kaybedenlerden oldular. Bedir savaşı sonrası ve MEdine içinde nüfus elde edildikten sonra çok daha ofansif Ayetler gelmeye başlıyor, Medeni Ayetler Mekki Ayetlerden çok daha serttir Tevbe ve Ahzap Sureleri gibi. Olaylar çok karışık aslında ve tek kaynaktan okunup dinlenmemeli, çok fazla detay var ve farklı İslam kaynaklarında farklı bilgiler verilebildiği için emin olunamıyor tam olarak neler olduğu üzerine. Bedir savaşı 4-5 farklı Sure içinde 10-15 Ayette geçiyordu yine hafızam beni yanıltmıyorsa, 70 Mekkelinin ölüp yaklaşık 70 civarında da esir alındığı bu savaş üzerine Allah bin Melek ile yardım etti diye de Ayet vardır. Savaşanların çoğunluğunun akraba olduklarını da eklemeden geçmeyelim. Hatta Ebu Ubeyde bin Cerrah isimli sahabe babasını öldürüyor. Ubeyde demişken, savaşın başında Arap adetleri gereği 3e 3 düello yapılıyor ve Mekkelilerden Utbe, Şeybe ve Velid üçlüsüne Ubeyde, Hz.Ali ve Hz.Hamza üçlüsü rakip oluyor ve Müslümanlar 3te3 yapıyor, Ubeyde ağır yaralanıyor ve rakibi Utbe'yi Hz.Hamza öldürüyor. Utbe kızı olan Hind Binti Utbe'nin bir sonraki savaşta Hz.Hamza'yı öldürtüp ciğerini ısırması hadisesinin başlangıç noktası da burası oluyor. Bu kadın 5. İslam Halifesi Muaviye'nin annesi, Ebu Süfyan'ın ise eşidir, torunu ise 6. İslam Halifesi 1.Yezid olur. Kısacası herkes bir şekilde birbiri ile akraba. Bildiğime emin olduğum tek şey inanç konusunda aradığın soruların cevaplarının asla tek kelime veya tek cümle olamayacağıdır.
  • 23-10-2022, 14:37:53
    #65
    yoktur. Dünyada bile aynı suçtan 2 defa cezalandılmazsınız. İnsanların yapmadığını Allah'tan nasıl beklersiniz? Her mezar ziyaretinde Yasin okunur ama işte okuduğunu anlamamak böyle bir şey, orada yazıyor açıkça, yeniden dirilenler soruyor; "uyuyorduk bizi kim uyandırdı" diye.
  • 23-10-2022, 14:43:21
    #66
    BetaHouse adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Konu başlığındaki soru üzerine zaten " öyle bir azap yok " gibi çok kısa bir cevabım olduğu için yazmamıştım ama burada küçük bir cümle edelim. Sürekli bu çelişkileri ve tutarsızlıkları " nasih - mensuh " olarak yazıyorum, inanışa göre mesela bir ceza konusunda son gelen Ayet'in hükmü öncesinde gelen benzer bir ceza Ayetinin hükmünü fesheder, olay bu kadar basit aslında. Mekki ve Medeni Ayetler arasında gece ve gündüz kadar fark olmasının sebebi buradan ileriye geliyor. Kısacası Tanrı bir konuda kanun belirtiyor, geçen yıllar sonra güncelleme gönderiyor diyebiliriz. Mesela Alkol yanılıyor olabilirim ama İslamın ilk 17 yılında haram değil hatta sahabeler ve Halifeler bile içiyor ama Uhud sonrası bazı tartışmalar oluyor, Hz.Ömer 3-4 kere hadi yasaklansın artık diye Ayet soruyor hatta ve en sonunda bir yasak geliyor. Mekke zamanı dönemin az sayıda Müslümanı oldukça zayıflar ve güçsüzler, o dönem gelen Ayetler genelde sevgi, barış ve kardeşlik üzerine geliyor. Daha sonra Ebu Talib yani Abdümenâf bin Abdülmuttalib'in ölümüyle yerine kabilenin veya aşiretin başına bildiğiniz adı ile Ebu Leheb, gerçek adı ile Abdüluzza bin Abdülmuttalib geçiyor başa ve Müslümanların toplantıları sırasında Müslüman olmadan ölenler ile ilgili bir konuşma geçiyor ve Peygamber Müslüman olmadan ölenlerin yerinin cehennem olduğunu söylüyor yanılmıyorsam, bunu Ebu Leheb'in eşi duyuyor ve mücevherleri sallana sallana eşine gidip durumu izah ediyor. Buna sinirlenen Ebu Leheb durumu soruyor ve evet söyledim cevabını alınca yeğeni olan Hz. Muhammed'i " asabiyet " sisteminden çıkarıyor.



    Günümüzde bile hala yaygın olan bu sisteme kısacası bu kişi artık benim sorumluluğumda değil, eğer başına bir iş gelirse kan parası istemem ve hesabını kimseden sormam demek oluyor. Aksi durumda asabiyet sistemi içindeki kişilerin malına ve canına bir hal gelmesi durumunda kan parası ve tazminat ödendiği için genelde husumetler kanla çözülmüyor. Bu olaydan sonra can ve mal güvenliği kalmayan Müslümanlar hicret'e başlıyor. Medine'ye kabul ise ismi yanlış olabilir ama galiba Hassan Bin Sabit olabilir veya benzer bir isimde Sahabe çoğunluğu Yahudi olan Medine'de Hz.Muhammed'in soyu Hz.İbrahim'e dayanıyor gibi bir söz ile kabul ettiriyor diye biliyorum. Tabi daha sonra Arap olan Hazrec ve Evs kabileleri kalıyor ama Yahudi olan kabileler birer birer yok ediliyor orası ayrı. Tabi otoriteler Hz.İbrahim'e herhangi bir soy atfetmezler, hatta Abülmuttalib'in sabilerden olduğu söylenir ama Ebu Leheb olarak bilinen oğlunun adına neden AbdulUzza yani Tanrı'nın 3 kızı olarak betimlenen putlardan biri olan Uzza'nın adını koysun. Neyse, Mekke'de hızlı ilerlemeyen İslam hicretten sonra Medine'de öylesine hızlı ilerliyor ki, çok fazla güç toplanıyor ve o dönem ganimet Ayetleri gelmeye başlıyor. Ganimet'i duyanlar bir bir Müslüman oluyorlar ve kervan baskını olayları başlıyor. Bedir Savaşı olarak bilinen savaş da aynı bu şekilde Ebu Süfyan'ın kervanını ele geçirmeye çalışırken gerçekleşiyor. 14 sahabenin ve 70 Mekkelinin öldüğü bu savaşta Ebu Cehil olarak bilinen Amr Bin Hişam'da kafası kesilerek ölüyor.



    Kervan kurtulmuştu aslında ve Ebu Süfyan savaşmayın, kervanın yolunu değiştirdim diye 2 kere haber göndermişti ama Mekkeliler harekete geçmişlerdi bile fakat sonuçta kaybedenlerden oldular. Bedir savaşı sonrası ve MEdine içinde nüfus elde edildikten sonra çok daha ofansif Ayetler gelmeye başlıyor, Medeni Ayetler Mekki Ayetlerden çok daha serttir Tevbe ve Ahzap Sureleri gibi. Olaylar çok karışık aslında ve tek kaynaktan okunup dinlenmemeli, çok fazla detay var ve farklı İslam kaynaklarında farklı bilgiler verilebildiği için emin olunamıyor tam olarak neler olduğu üzerine. Bedir savaşı 4-5 farklı Sure içinde 10-15 Ayette geçiyordu yine hafızam beni yanıltmıyorsa, 70 Mekkelinin ölüp yaklaşık 70 civarında da esir alındığı bu savaş üzerine Allah bin Melek ile yardım etti diye de Ayet vardır. Savaşanların çoğunluğunun akraba olduklarını da eklemeden geçmeyelim. Hatta Ebu Ubeyde bin Cerrah isimli sahabe babasını öldürüyor. Ubeyde demişken, savaşın başında Arap adetleri gereği 3e 3 düello yapılıyor ve Mekkelilerden Utbe, Şeybe ve Velid üçlüsüne Ubeyde, Hz.Ali ve Hz.Hamza üçlüsü rakip oluyor ve Müslümanlar 3te3 yapıyor, Ubeyde ağır yaralanıyor ve rakibi Utbe'yi Hz.Hamza öldürüyor. Utbe kızı olan Hind Binti Utbe'nin bir sonraki savaşta Hz.Hamza'yı öldürtüp ciğerini ısırması hadisesinin başlangıç noktası da burası oluyor. Bu kadın 5. İslam Halifesi Muaviye'nin annesi, Ebu Süfyan'ın ise eşidir, torunu ise 6. İslam Halifesi 1.Yezid olur. Kısacası herkes bir şekilde birbiri ile akraba. Bildiğime emin olduğum tek şey inanç konusunda aradığın soruların cevaplarının asla tek kelime veya tek cümle olamayacağıdır.
    Zaman ayırdığınız ve uzun uzun değerlendirdiğiniz için teşekkür ederim.Size göre kısacası ayetler bir başka ayette güncellenmiş oluyor değil mi hocam yani karşıt olan hükmünü yitiriyor gibi mi yanlış anlamadıysam tabi.
    Peki bir ayeti tek başına ele almak doğru mudur mesela dediğim gibi ahzap suresi 50.ayetteki gibi mesela.
  • 23-10-2022, 14:44:41
    #67
    ucnuyo adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    yoktur. Dünyada bile aynı suçtan 2 defa cezalandılmazsınız. İnsanların yapmadığını Allah'tan nasıl beklersiniz? Her mezar ziyaretinde Yasin okunur ama işte okuduğunu anlamamak böyle bir şey, orada yazıyor açıkça, yeniden dirilenler soruyor; "uyuyorduk bizi kim uyandırdı" diye.
    Peki mesela hocam size göre bir insan yaptığı kötülüklerin cezasını bu dünyada mı yoksa diğer dünyada mı çeker ?
  • 23-10-2022, 14:51:28
    #68
    Abdullah07 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Çoktandır aklıma takılan bir soruydu.Bir de sizlerin düşüncelerini merak ettim.
    Kabir Azabı Varsa Mezarı Olmayanlar Ne Olacak ?
    Mesela adam ölüyor ve yakılıyor ve külleri denize savruluyor.Dolayısı ile bir mezarı yok.
    Bu adam nasıl kabir azabı görecek ?
    Mezarı olan kabir azabı görecek de mezarı olmayan görmeyecek mi ?Kafamda deli sorular .
    Alo fetvaya sor diyenler de olacaktır ama arasam bile net cevap alabilir miyim bilmem .
    Siz ne düşünüyorsunuz ?
    Yorum yaparken birbirinize saygı çercevesinde tartışmadan cevap verirseniz sevinirim.
    Edit:Elhamdülillah müslümanım.
    kabir azabı kabirde olmayacakki hocam sanalda olacak şaka değil yani ruhlar aleminde olacak o mesele. dinde bir sürü şey var böyle onların hepsi 1500 sene önceki bilgi birikimi ve o dönem insanlarının anlayacağı tabirlerle ifade edilmiş. sırat köprüsü kıldan ince kılıçtan keskin olması cehennemin ateş olması falan. mesela ben de şunu diyeyim cehennemin ateş olması şeytan için ödül değil midir? zira şeytan zaten ateş
  • 23-10-2022, 14:54:15
    #69
    dertliA adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    sırat köprüsü kıldan ince kılıçtan keskin olması cehennemin ateş olması falan.
    Sanki gidip gelmişler gibi haber veriyorlar değil mi hocam ? Bununla ilgili ayet var mı acaba onu da araştırcam yada kuran mealini fırsat buldukça okumayı düşünüyorum.
  • 23-10-2022, 15:01:25
    #70
    Abdullah07 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Peki mesela hocam size göre bir insan yaptığı kötülüklerin cezasını bu dünyada mı yoksa diğer dünyada mı çeker ?
    Bu dünyada cezalandırma İslamiyetle son bulmuştur. Yargılama ahirette olduğuna göre ceza da ödül de ahirettedir.
  • 23-10-2022, 15:05:23
    #71
    ucnuyo adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu dünyada cezalandırma İslamiyetle son bulmuştur. Yargılama ahirette olduğuna göre ceza da ödül de ahirettedir.
    Mesela adam çünkü büyük bir günah işliyor ve başına bir şey geliyor ve hani diyorlar ya ettiğini buldu diye .Aklıma gelmişken bu konuda her merak ettiğimi sorayım bari.
    Siz ne düşünüyorsunuz bununla ilgili ?
  • 23-10-2022, 15:05:44
    #72
    Abdullah07 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Zaman ayırdığınız ve uzun uzun değerlendirdiğiniz için teşekkür ederim.Size göre kısacası ayetler bir başka ayette güncellenmiş oluyor değil mi hocam yani karşıt olan hükmünü yitiriyor gibi mi yanlış anlamadıysam tabi.
    Peki bir ayeti tek başına ele almak doğru mudur mesela dediğim gibi ahzap suresi 50.ayetteki gibi mesela.
    Rica ederim, Bedir Savaşı hikayesi bana en enteresan ve heyecanlı bulduğum savaş olduğu için kendimi kaptırmışım konudan uzaklaşmışım fark etmeden. Ayetler elbette bir başka Ayet ile güncellenir, bunun en iyi örneğini Enfal Suresinin önce 1. Ayetini, sonra aynı surenin 51. Ayetini okuduğunuzda görürsünüz. Aynı konularda farklı hükümler verildiğini görürsünüz, unutturulan Ayetler olduğu söylenir ve bu konuda biz bir Ayeti unutturur veya hükmünü kaldırırsak daha iyisini göndeririz diye Ayet var, yanlış anlaşılma olmaması açısından koskoca yaratıcının fikir değiştirmesi bana garip geldiği için bu konu üzerinde çok durmamayı tercih ediyorum, kısaca sorunun cevap bu aslında nasih mensuh olayı. Bu konuda Hz.Ali geliyor aklıma, ilk Kuran kitaplaştırılacağı zaman Hz.Ebubekir ve Hz.Ömer görevi az önce bahsettiğim Hassan Bin Sabit'in oğluydu yanılmıyorsam, Zeyd Bin Sabit'e kitaplaştırma heyetini başkanlığına getiriyorlar ama mennun olmayanlar oluyor, mesela Abdullah Bin Mesud'un ben Peygamberden 40-70 sureyi ezber ettiğimde Zeyd Bin Sabit daha portakalda vitamindi anlamına gelen bir laf ediyor sahih hadislere göre, neyse yine konuyu koparmayalım. Hz.Ali heyete alınmıyor hatta dışlanıyor, yakın çevresindekilere şöyle bir cümle kurduğu rivayet edilir. " Ben hangi Ayetin nerede, günün hangi vaktinde indiğini bilirim, hangi Ayetin hangi başka Ayetin hükmünü kaldırdığını ve nüzul sebebini bile bilirim ama bana sormadılar. " gibi bir cümlesi oluyor fakat kendisi de Kuran yazmaya başlıyor ve hatırladığım kadarı ile Fatiha Suresi, Nas ve Felak Suresi ve sanırsam Tevbe Suresinin tek şahit ile getirildiği söylenen son 2 Ayetini kendi mushafına almıyor, onun yerine ise 2 farklı Sure vardı sanırım kendi çocukları Hz.Hasan ve Hz.Hüseyin den bahsediliyordu yanılmıyorsam eğer bir Alevi arkadaş çıkıp bu kısmı daha detaylı izah ederse bende güncellenirim.

    Bir Ayeti tek başına ele alamazsınız, önceki Ayetlere ve sonraki Ayetlerine bakarsınız yoksa bağlamından koparmış olursunuz, konu bütünlüğünü bir sağlarsınız önce. Sonrasında ise nüzul sebeplerine bakarsınız, durum iyice netleşince de meallerin tefsirlerine göz atarsınız. Ahzap 50 gibi benim takıldığım 150-200 farklı Ayet var ama sen uzun zamandır takılı durumdasın diye hatırlıyorum aynı Ayete, fazla takılı kalmanın sonunu söylememe gerek yok sanırım. Son olarak bu nasih mensuh konusunda çok enteresan anlatımlar mevcut, aşırı ilgi çekici. Özellikle süt anne Ayetleri olarak bilinen fakat hiç Ayet olarak Kuran'a geçmeyen rivayette Hz.Aişe önce 10 kere bir bebeği emziren annesi gibi olur, daha sonra ise feshedilip 5 kere emziren annesi gibi olur Ayetlerinin neden Kuran'da yer almadığını sorduğu bir sahih hadis mevcut. Bir Ayetin diğerinin hükmünü kaldırması normal ama burada önce bir Ayet diğerinin hükmünü kaldırıyor, sonra tamamen unutturuluyor çok daha enteresanı.