Abdullah07 adlı üyeden alıntı:
mesajı görüntüle
Günümüzde bile hala yaygın olan bu sisteme kısacası bu kişi artık benim sorumluluğumda değil, eğer başına bir iş gelirse kan parası istemem ve hesabını kimseden sormam demek oluyor. Aksi durumda asabiyet sistemi içindeki kişilerin malına ve canına bir hal gelmesi durumunda kan parası ve tazminat ödendiği için genelde husumetler kanla çözülmüyor. Bu olaydan sonra can ve mal güvenliği kalmayan Müslümanlar hicret'e başlıyor. Medine'ye kabul ise ismi yanlış olabilir ama galiba Hassan Bin Sabit olabilir veya benzer bir isimde Sahabe çoğunluğu Yahudi olan Medine'de Hz.Muhammed'in soyu Hz.İbrahim'e dayanıyor gibi bir söz ile kabul ettiriyor diye biliyorum. Tabi daha sonra Arap olan Hazrec ve Evs kabileleri kalıyor ama Yahudi olan kabileler birer birer yok ediliyor orası ayrı. Tabi otoriteler Hz.İbrahim'e herhangi bir soy atfetmezler, hatta Abülmuttalib'in sabilerden olduğu söylenir ama Ebu Leheb olarak bilinen oğlunun adına neden AbdulUzza yani Tanrı'nın 3 kızı olarak betimlenen putlardan biri olan Uzza'nın adını koysun. Neyse, Mekke'de hızlı ilerlemeyen İslam hicretten sonra Medine'de öylesine hızlı ilerliyor ki, çok fazla güç toplanıyor ve o dönem ganimet Ayetleri gelmeye başlıyor. Ganimet'i duyanlar bir bir Müslüman oluyorlar ve kervan baskını olayları başlıyor. Bedir Savaşı olarak bilinen savaş da aynı bu şekilde Ebu Süfyan'ın kervanını ele geçirmeye çalışırken gerçekleşiyor. 14 sahabenin ve 70 Mekkelinin öldüğü bu savaşta Ebu Cehil olarak bilinen Amr Bin Hişam'da kafası kesilerek ölüyor.
Kervan kurtulmuştu aslında ve Ebu Süfyan savaşmayın, kervanın yolunu değiştirdim diye 2 kere haber göndermişti ama Mekkeliler harekete geçmişlerdi bile fakat sonuçta kaybedenlerden oldular. Bedir savaşı sonrası ve MEdine içinde nüfus elde edildikten sonra çok daha ofansif Ayetler gelmeye başlıyor, Medeni Ayetler Mekki Ayetlerden çok daha serttir Tevbe ve Ahzap Sureleri gibi. Olaylar çok karışık aslında ve tek kaynaktan okunup dinlenmemeli, çok fazla detay var ve farklı İslam kaynaklarında farklı bilgiler verilebildiği için emin olunamıyor tam olarak neler olduğu üzerine. Bedir savaşı 4-5 farklı Sure içinde 10-15 Ayette geçiyordu yine hafızam beni yanıltmıyorsa, 70 Mekkelinin ölüp yaklaşık 70 civarında da esir alındığı bu savaş üzerine Allah bin Melek ile yardım etti diye de Ayet vardır. Savaşanların çoğunluğunun akraba olduklarını da eklemeden geçmeyelim. Hatta Ebu Ubeyde bin Cerrah isimli sahabe babasını öldürüyor. Ubeyde demişken, savaşın başında Arap adetleri gereği 3e 3 düello yapılıyor ve Mekkelilerden Utbe, Şeybe ve Velid üçlüsüne Ubeyde, Hz.Ali ve Hz.Hamza üçlüsü rakip oluyor ve Müslümanlar 3te3 yapıyor, Ubeyde ağır yaralanıyor ve rakibi Utbe'yi Hz.Hamza öldürüyor. Utbe kızı olan Hind Binti Utbe'nin bir sonraki savaşta Hz.Hamza'yı öldürtüp ciğerini ısırması hadisesinin başlangıç noktası da burası oluyor. Bu kadın 5. İslam Halifesi Muaviye'nin annesi, Ebu Süfyan'ın ise eşidir, torunu ise 6. İslam Halifesi 1.Yezid olur. Kısacası herkes bir şekilde birbiri ile akraba. Bildiğime emin olduğum tek şey inanç konusunda aradığın soruların cevaplarının asla tek kelime veya tek cümle olamayacağıdır.
şaka değil yani ruhlar aleminde olacak o mesele. dinde bir sürü şey var böyle onların hepsi 1500 sene önceki bilgi birikimi ve o dönem insanlarının anlayacağı tabirlerle ifade edilmiş. sırat köprüsü kıldan ince kılıçtan keskin olması cehennemin ateş olması falan. mesela ben de şunu diyeyim cehennemin ateş olması şeytan için ödül değil midir? zira şeytan zaten ateş