• 23-10-2022, 02:44:07
    #10
    sharks adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Jupiterin çekim kuvveti, güneş sisteminde iç tarafta yer alan gezegenleri koruyor. Aynı zamanda atmosfere giren küçük gök taşları da mevcut onlar da mezosfer tabakasındaki yüksek sürtünmeyle ufalanıyor.
    Aynı zamanda evren sonsuz değil, ancak çok geniş ve hala genişlemeye devam ediyor.
    Bir örnek de vereyim, okyanusa rastgele noktalara tuz taneleri koyun, onların 10 yıl içerisinde çarpışma olanağının olmadığını söyleyebilirsiniz değil mi?
    Başka bir örneği de şöyle vereyim, evrenin aşırı geniş olması 4 milyar yıldır yok olmayan gezegenlerin oluşma ihtimalini de artırıyor. Ne kadar fazla gezegen o kadar fazla yok olabilecek veya hayatta kalabilecek gezegen demektir. Haliyle Dünyanın da hala hayatta olması garip bir durum değil.

    Burada da Jupiterin çekim kuvveti sayesinde korunan güneş sistemini görebilirsiniz:


    https://twitter.com/magscientia/stat...19558377779201
    Ekşi sözlükte şöyle bir konu görmüştüm.
    Evrenin en sonunda katı bir yüzey var ise ve ışık hızından daha hızlı giden bir araçla orayı aşıp katı yüzdeyi deldiğimizde ondan sonra nereye ulaşmış olacağız
    Bu soruya ne cevap vermek istersiniz
  • 23-10-2022, 02:49:09
    #11
    Evren karedir , içerisindeki yuvarlak tanecikler ise parçacıkları. Boşluklar taneciklerden azdır.
    Dünya evrenin yüzeyinden yıldızdan daha küçük gözükür...

    O zaman dünya noktadır. Ay ise noktanın noktası.

    Ben yavaştan kaçıyorum bu saatler hiç tekin değil
  • 23-10-2022, 02:55:45
    #12
    Netflix'de Sonsuzluğun Sınırları adında bir belgesel var. İzlemediyseniz öneririm. Fizikçiler, astronomlar, felsefeciler açısından yorumlamalar yapılıyor.
    Hacim, kütle, zaman gibi olguların sadece insanların keşfettiğimiz veyahut icat ettiğimiz olgular olduğunu düşündüğüm için bunun cevabının ne doğrulanabilir, ne yanlışlanabilir olduğunu söyleyebilirim.
    Çünkü zaman bize göre varken, evrenin bir başka ucunda zamandan bahsedemiyoruz. Evren ile ilgili bilemediğimiz veya keşfedemediğimiz çok şey var. Adeta bir bakterinin tek bir galaksiyi keşfetmeye çalışması gibi bir çaba bizimkisi.
  • 23-10-2022, 03:00:30
    #13
    A.AY adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ekşi sözlükte şöyle bir konu görmüştüm.
    Evrenin en sonunda katı bir yüzey var ise ve ışık hızından daha iyi giden bir araçla orayı aşıp katı yüzdeyi deldiğimizde ondan sonra nereye ulaşmış olacağız
    Bu soruya ne cevap vermek istersiniz
    Şöyle cevap vermek isterim :
    Evren hakkındaki genel kanı evrenin de içinde bulunduğu bir boyut olması gerektiği. Fakat evreni dışına çıkılabilecek bir boyut olarak düşünmek yanlış. Aynı zamanda ışıktan daha hızlı giden herhangi bir cisim olma ihtimali de yok, ışık hızına eriştiğiniz zaman işler değişiyor. Işık hızının ötesine geçmek maddenin korunumu kanununa ters düşer. Zamanın bile ışık hızında ilerlediğini düşünürsek ışık hızının ötesine geçmek mümkün değil, geçecek olsa bile enerji = kütle x ışık hızı formülünden bildiğimiz üzere ışık hızı aşıldığı zaman kütle enerjiye dönüşüyor.
  • 23-10-2022, 03:06:13
    #14
    Aslında güzel bir cevabı konunun sonunda kendiniz vermişsiniz.
    Ayrıca sonsuz hacimli olması Dünyaya illa göktaşı çarpacağı anlamına gelmez. Sizin dediğiniz sonsuz hacim ve sonsuz zamanlı olsaydı o zaman olabilirdi.

    Ben ve çoğu kişi sonsuz olduğuna inanmıyor orası ayrı konu. Zaten bilimdeki bulgularda bunu doğruluyor.
  • 23-10-2022, 05:11:43
    #15
    backlinkmatik.com
    evrenin genisledigi zaten gözlemlendi ve ispat edildi. hipoteze gerek yok genisleyen birsey sonsuz olamaz.

    sonsuzluktan kasıt evrenin otesi, coklu evren hipotezi mesela bu durumlardan birisi.

    bunun disinda bizim uzay zaman ortamimizin otesinde baska ortamlarin varligi da tartisiliyor. hic birisi olmasa bile evrenin otesinde bir hiçlik olmali. hiclik de bir sonsuzluktur. tabi suanki bilgi ve aklimiz hiclik gibi kavramlari tanimlamaya yetmiyor
  • 23-10-2022, 11:22:27
    #16
    Konudada bazıları belirtmiş zaten siz çok düz mantık düşünmüşsünüz. Gezeğenler belli bir kuvvete sahip ve düzende hareket ediyor fark ettiyseniz aksi halde her gezeğen bir tarafa savrulur gider birbirine çarpardı.

    Dünyaya gelen bir çok göktaşı olmuştur elbet ama , güneşin , gezeğenlerin etki alanını aşacak kadar güçlüsü gelmemiştir ( henüz )

    Doğru yerde doğru zamanda doğru büyüklükte bir göktaşı elbet bir gün gelir dünyaya çarpar merak etmeyin.


    Evrenin sonsuzluğu için ( bizim için sonsuz ) demek daha doğru , teorik olarak ışık hızının ötesine geçemiyoruz , evren ise milyarlarca yıldan beri yanlış hatırlamıyorsam ışık hızında genişliyor. Haliyle biz ışık hızına ulaşsak dahi evrenin sonunu bulamayız , evren sürekli bizden önde olur.

    Fakat son zamanlarda nobel ödülü verilen kuantum konusunda ışık hızının ötesinde bir hızda anlık iletişimin mümkün olduğu ispatlandı. En azından ben öyle anladım. Bu çalışmalar ilerleterek belki ışınlanma yada milyar ışık yıl ötesi ile iletişim mümkün olabilecek o zaman evrenin sonsuzluğu geçersiz olacak benim düşünceme göre.

    Ayrıca evrenin sınırları dışında boşluk olduğunu düşünüyorum ne karanlık madde nede gezeğenler tamamen bom boş sonsuzluk.
  • 23-10-2022, 20:59:21
    #17
    Nasa evrenin surekli genisledigini aciklamisti, Kuran da da geciyor surekli genisledigi. Sabit durmuyor. Bilgi vermek istedim
  • 23-10-2022, 21:28:01
    #18
    profweb adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Evren sonsuz hacimde olsaydı, (matematiksel olarak sonsuzun içinde sonsuz olduğu için) sonsuz sayıda cisim ve göktaşı barındırırdı.

    Bu sonsuz sayıda cisimlerin içinde sonsuz sayıda yavaş / hızlı cisimler olurdu.

    Dünyanın yaşı yaklaşık 4,5 milyar yıl olarak bilindiğine göre, sonsuz sayıda cisimden bu süre içinde mutlaka dünyayı yok edebilecek büyüklükte bir cisim dünyaya çarpmış olurdu.

    Dolayısıyla evrenin hacminin sonsuz genişlikte olduğunu söyleyemeyiz, tamamen tesadüfi bir şekilde dünya, sonsuz hacimli olmayan bir evren içinde bulunuyor ve normal hareketine devam ediyor.

    Olasılığa göre bu halde, Evren'in aslında, milyarlarca yıldir bile gezegenimizi yok edecek bir göktaşını barindirmadigi kadar küçük olduğunu anlıyoruz.

    Bu amatörce hazırladığım aklıma takılan bir fikirden ibarettir.

    Ayrıca bu noktada zaman parametresini de düşünmek gerekiyor. Belki de 4.5 milyar yıl zaman dilimi, gerçekte o kadar küçük kaliyordur ki. Sonsuz hacimde ve zamanda bir evrenin çok çok küçük bir zaman dilimine denk geliyor olabilir.
    Hocam eğitiminizin ve bilginizin yeterli olmadığı alanlarda kamuya açık fikir ütetip kendinizi komik duruma düşğrmeyin.
    Öncelikle evrenin sonsuz olmadığını biliyoruz çünkü başlangıcını biliyoruz.
    Başlangıcından bu yana kadar genişlemeye devam ettiğine göre sonsuz bir büyüklükte olamaz.

    Göktaşı önermen tam saçmalık.
    Öncelikle hiç bir göktaşı dünyaya çarparak dünyayı yok edemez.
    Yok etmek teriminim anlamını tanımlaman lazım.
    Dünyaya bşr sürü göktaşı çarpmıştır hatta suyun dünyaya kuyruklu yıldızlardan geldiğine
    lişkin teoriler vat.
    Kütle çekim ve astronmiden bihabersin.
    4.5 milyar yıl içinde Jüpiter gibi diğer büyük gezegenler çekim kuvvetleri ile tüm göktaşlarını kendilerine çekmişlerdir.
    Yani gezegenlerin ilk oluşumunda bütün göktaşları gezegenlerin kütle çekimine takılır ve tenizlenir.
    Evren her yerde göktaşlarının sınırsız hesapsızbaşıboş gezdiği bir alan değil.
    Bütün göktaşları galaksiler ve yıldızların çekim kuvvetlerine göre yörüngelerde gezerler.
    Büyük göktaşlarının yörüngeleri dış gezegenlerin yüksek kütle çekim güçleri yüzünden dünyaya yaklaşmıyor.
    Buna rağmen nadiren çarpışmalar oluyor ama bunlar da bizim 300 bin yıllık tarihimizde gerçekleşmemiş.

    Ayrıca matematiksel olarak baktığında sonsuzluk içinde 4,5 milyar yıl bir kum tanesinden küçüktür.
    Yani 4,5 milyar yıldır dünya var, 8 milyar yıl sonra da güneş sistemi yok olacak.
    Yani sonsuzluk içinde 12-13 milyar yıl yer alacak güneş sisteminde bir olayın olup olmamasını nasıl evreni modellemek için kullanırsın?
    Yani başı ve sonu olan 13 milyar yıl var olacak dünyaya evren sonsuz olsaydı kesin göktaşı çarpardı nasıl dersin?)))


    Ayrıca dünyaya düşen göktaşının haddi hesabı yok.
    Her sene ağustosta perseid göktaşı yağmuru var.
    Senin göktaşı teorin yanlış.
    Dünyaya göktaşı düşmemesi evrenin sonsuzluğuna kanıttır.
    Demekki evren 2 gök cisminin çarpışmayacağı kadar büyük anlamı çıkar.
    Ama dünyaya göktaşları sürekli çarpar.
    Dünya ancak başka bşr gezegen çarparsa uok olabilir hatta ayın böyle oluştuğu teorisi var.
    Ve tüm bu çarpışmalar oldu bitti ve ortalık temizlendi ve yörüngeler stabil hale geldi.