dertliA adlı üyeden alıntı:
mesajı görüntüle
dertliA adlı üyeden alıntı:
mesajı görüntüle
Hocam, öncelikle hocalara, cemaatlere v.s bakarsanız bu konularda kafanız daha çok karışır. En basitinden, menzil cemaati de islamı anlatıyor, adnan oktar da islamı anlatıyor ama ikisi zıt kutup gibiler, değil mi? Bu yüzden ilk rehberiniz Kuran olmalı. Herhangi bir kaynak, kişi, cemaat, hoca v.s v.s eğer Kuran ile çelişkili bir ifadede bulunuyorsa zaten bu kişilerin yanlış yolda olduğunu anlamanız lazım. Bu yüzden Kuran'ı bir kere çok iyi bilmelisiniz.
Bir diğeri ise Kuran'da yazılanların anlamları... En basitinden Kurban kesme olayı çok yanlış anlaşılıyor. Kur'an'da anlatılan şekliyle şöyle özetleyebiliriz: Hz. İbrahim'in çocuğu olmaz ve Allah'tan soyunu sürdüreceği erkek bir evlat vermesi için dua eder ve o çocuğu Allah yolunda kurban edeceğini de ekler. Allah, bu duaya cevap olarak Hz. İbrahim'e bir erkek evlat (Hz. İsmail) verir. Oğlu büyüyüp 7-8 yaşına gelince Hz. İbrahim'e, rüya aracılığı ile verdiği söz hatırlatılır ve bunun üzerine Hz. İbrahim oğlunu kurban etmek için hamle yaptığında Cebrail tarafından kurbanlık bir koç getirilir ve kurban edilir. Bu kıssa da sembolik bir anlatım var. Hz. İsmail burada Hz. İbrahim ile Allah arasındaki bağın, itaatin önünde bir engel olarak anlayabiliriz. Sonuçta, tövbe haşa Allah dememiş ki ''Sana erkek bir evlat veririm ama büyüyünce benim yolumda kurban edeceksin.'' tam aksine, Hz. İbrahim, kendisi ''eğer bir erkek oğlu olursa onu Allah yolunda kurban edeceğine dair bir vaat, söz vermiş ama bunu unutmuş ve oğlu büyüyünce rüya aracılığı ile ona hatırlatılmış. İşte burada herkesin kendine sorması gereken soru da bu: ''Benim, Allah yolunda ilerlememe, ibadetlerimi yapmama, düzgün ahlak sergilememe engel olan şey ne? Benim İsmailim kim? Ben neyi kurban etmeliyim? Paramı mı? Mevkimi mi? Gücümü mü?'' diye sor kendine.
Seninle Allah ile arasındaki bağı zayıflatan şey ne ise onu kurban et! Tıpkı Hz. İsmail örneğindeki gibi... Yoksa kesilen kurbanların ne eti ne kanı Allah'a ulaşmamaktadır. Keza, Kur'an'ın pek çok yerinde fakirleri, yetimleri, ihtiyaç sahiplerini yedirin, yardımda bulunun diye öğütte bulunur ki hiçbirinde ''sadece kurban zamanında etlerinizi yoksullarla paylaşın'' tarzı kısıtlamada bulunmaz. Hem ayrıca, ''komşusu açken, yok yatan bizden değildir.'' diyen bir peygamberin ümmetiyiz ki bu cümlenin başında ''sadece kurban zamanında'' tarzı bir ifade yer almıyor. Yarın, çıkıp bir kurban kesip etlerini ihtiyaç sahiplerine paylaşsanız ''kurban bayramında değiliz, bu yüzden yaptığın yardımdan ötürü sevap alamayacaksın'' dese birisi size, tepkiniz nasıl olurdu mesela? İşte bu yüzden, kurban kıssasındaki esas mesele ''kurbanımı kestim, belirtilen oranda ihtiyaç sahiplerine dağıttım, Allah ibadetimizi kabul etsin'' demek çok sığ bir bakış açısı olacaktır.
Başka bir örnek vereyim, Nur suresi 27. ve 28. ayetleri:
27. Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, geldiğinizi hissettirip (izin alıp) ev sahiplerine selâm vermeden girmeyin. Bu davranış sizin için daha hayırlıdır. Düşünüp anlayasınız diye size böyle öğüt veriliyor.
28. Eğer evde kimseyi bulamazsanız, size izin verilinceye kadar oraya girmeyin. Eğer size, "Geri dönün" denirse, hemen dönün. Çünkü bu, sizin için daha nezih bir davranıştır. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla bilendir.
Bir hukukçu şu ayetleri okusa direkt olarak aklına ''konut dokunulmazlığı'' gelir. Hatta bu konuda Google ne diyor > https://prnt.sc/cQ_Wp1j8PRfQ
İnsani bir açıdan bakarsak, bir kişiyi ziyaret ederken bile naif, edepli ve irfanlı davranmamız gerektiğini anlıyorum.
Dümdüz, sığ bir şekilde bakarsak da ''Allah'ın indirdiği iddia edilen kitapta evleri nasıl ziyaret edeceğimiz yazıyor, bu mu evrenin sırrı ahuahuau'' şeklinde tepki verirdim muhtemelen.
Hadis ve Sünnet konusu günümüzde o kadar çok sündürüldü ki artık sayfalar dolusu yazılar yazılsa da fayda etmez. Bu yüzden size sadece iki kitap önereceğim ve sanıyorum ki aklınızdaki bütün sorularınızı Kuran rehberliğinde, direkt olarak ayetler ile yanıtlayacak: Emre Dorman'ın Allah'a Öğretilen Din ve 101 Soruda Kur'an kitaplarını şiddetle okumanızı tavsiye ederim. Ben de bir zamanlar sizin gibiydim ve sizi çok iyi anlıyorum. Hatta, Kitapyurdu sitesinde bu kitapların ''iç sayfalara gözat'' seçeneği var ve kitapların içinde hangi konulara ve sorunlara değindiğini çok net görebilirsiniz ve konulara verdiği cevaplar direkt olarak Kuran'dan verdiği cevaplardır. Hatta, eğer isterseniz bu sorulardan cevabını merak ettikleriniz varsa direkt olarak sorduğunuz soruların cevaplarının olduğu sayfaların fotoğrafını çekip size atabilirim ama 2-3 tane soru ile sınırlandırmak isterim, sonuçta ortada bir emek var. Eğer cevaplar sizi tatmin ederse diğer soruların cevaplarına kitapları satın alarak ulaşabilirsiniz ki ben kesinlikle harcadığınız paraya değeceğini düşünüyorum.
Dünyada binlerce keşfedilmeyen canlı meyve sebze var . Bana dinazor neden yok kitapta dersen bende sana madem bir patlamayla geldik dünyaya neden tekrar patlatamıyor insanoğlu birkaç dünya daha yapında inanalım derim