Trendyolun diğer iştiraklerinden bahsetmedim zaten orası çok ayrı bir mecra. "ben dahi" demişsiniz. kendinizi nereye koydunuz bilemiyorum baş tacı ancak bu işler öyle hesaplanmıyor maalesef. 4 tane farklı sektörlerde firmanın e-ticaret danışmanlığını yapıyorum tam 12 yıldır ve son 2 yıldır kendi sitelerinden yapılan ciro pazar yerlerinde yaptığından tam 5 kat fazla. tabii bunun o kadar çok farklı etkenleri var ki anlatmaya kalksak günler sürer. pazar yerleri hala daha güvenilirlik açısından en üst sırada. Fakat yukarıda belirttiğim gibi müşterilerinize sorunsuz bir operasyon süreci sunarsanız ve ayrıca sağlam bir iade politikası verirseniz o kişi mutlaka bir dahaki alışverişinde önce sizin sitenize bakacaktır. bunu uzun yıllardır deneyimliyorum. ve 5 yıl veriyorum perakende sektöründe pazar yerlerine. bu yüzden zaten ellerindeki nakit gücünü sürekli kullanıp pazarı kırmaya çalışıyorlar.
ufak bir dipnot; büyük kampanya dönemlerinde elde ettikleri karın çoook büyük bir kısmını vermiş oldukları indirimlere harcadılar. sırf bu düzensiz harcamadan dolayı çiçeksepetinin ömrü acayip kısaldı.
acayip senaryolar dönüyor bir anlatsam şok olursunuz
Şu anda piyasanın ne kadar rekabetçi olduğunu bilen firmalar artık pazaryerlerini bir reklam aracı olarak görüyor. Burada markasını müşteriye tanıtıp kendi sitesine çekmeye çalışıyor. Hatta çoğu ürünler de hususi olarak site adresini yazıyor ama yasak sebebiyle sitemizden alışveriş yapın diyemiyor.
Buybox olayı da zaten üstüne tuz biber ekiyor. Adamlar toptan ürün alıp sırf piyasayı kırmak adına satış yapıyor. Oturup maliyet analizi yapıyorum. Komisnyon+komisyon kdv'si+kargo ücreti+vergi+iade vs derken bırak kar etmeyi ürün tümden zarara satılıyor. Zaten pazaryerlerinde satış yapan bir çok işletme fatura kesmiyor. Müşteri ısrarla istiyor ama faturası kesilmiyor. Vergi kaçıran çok fazla. Eğer devlet birde burada fatura kesmeyi zorunlu kılarsa tümden el ayak çekilir buralardan.
Dediğiniz gibi eğer iyi bir e-ticaret deneyimi sunarsa bir sonraki alışverişi de müşteri aynı yerden yapıyor. Yalnız ilk etapta kapıda ödeme olması şart. Pazaryerleri hariç kapıda ödeme olmayan siteler pek tercih edilmiyor çok byük bir marka olmadığı sürece ki onlar da bile kapıda ödeme mevcut.
merhaba hocam ben dahi kavramını kullanma nedenim interneti bilenler ve bilmeyen kesimi ayırt etmek için söyledim. yoksa kendimi yukarıda görmüyorum yani trendyolu her kesim kullanıyor. websitesinde satış yapmanın daha az mantıklı olduğunu söylemiyorum. dediğiniz gibi süreçler websitesinde çok daha basit ve hızlı işler. sizin satacağınız ürün ve hedef kitleye göre de değişiklik gösterebilir. en azından kendi çevremde sistem bu şekilde işliyor. elbette websitesinde daha çok kar getiren siteler işletmeler vardır. kendi düşüncelerimi söyledim. websitesi işlerine girmek istemeden o mecralarda satış yapmanın da mantıklı olabileceğini savunuyorum.
ek olarak diğer yemek, mahalle gibi kavramlarını eklemenin sebebi, eğer trendyol gibi firmalar sadece ürün satışına odaklansa elbette bir süre sonra ömrü tükenecekti. ama diğer hizmetler sayesinde ömrünü bir nebze uzatıyor. ben haklı haksız tartışması yapmamaktayım sadece beyin fırtınası yapalım istedim. sizin tecrübeniz benden daha fazla o nedenle düşünceleriniz önemli benim açımdan.
bu durumda pazaryerinde ürün satmak isteyen müşterilerinize öneriniz ne oluyor*
İlla ki artık onlar da bazı şeylerin farkında. Son bir kaç senedir yükselen enflasyon onları da vuruyor. Her ne kadar e-ticarette harcanan ücret seneden seneye yükselse de adet bazın da ciddi düşüşler oluyor. Bir sene önce 100 TL olan ürünün fiyatı artık neredeyse 3 katına çıkmış durumda. O yüzden ne kadar çok sektöre adım atarlarsa o kadar çok ayakta kalırız diye düşünüyorlar.
Hatta burada Trendyol pazaryeri konusunda Hepsiburada'yı ikiye katlamış gibi gözükse de aslında en büyük darbeyi kendisi alabilir. Hepsiburada'nın kendi deposu var ve satıcılar sistemden çıksa bile kendisi satmaya devam eder. Ama ilk etapta Trendyol ciddi sıkıntı çeker. Ya ciddi bir sermaye koyup kendisi de artık kendi ürünleri satmaya başlar yada pazaryeri macerası nasıl hızlı başladıysa öyle de çabuk biter.
Pazaryerinde satış yapmak isteyen müşterilerimi ben ilk önce sorulara boğarım. Kısaca özetlemek gerekirse en basit soru bir tüccar mısın? yani mevcut pazarı olan marka ürünleri mi satıyorsun dükkanında. eğer bu sorunun cevabı evet ise ben kesinlikle e-ticaret yapmalarını önermiyorum. uzun vadede başarısız olup zarar edecekler. bu sadece üründen zarar edecekler anlamını taşımıyor. bu işe artık büyük rakamlar ile giriliyor. " e-ticaret masrafsız ey ahali ürünleri yükle sat" oh ne güzel öyle bir dünya yok artık son 3 yıldır. kalem kalem yazmak istemiyorum fakat çok fazla gider mevcut.
her yerde private label saçmalığı dolaşıyor. o kadar fazla umut taciri var ki bu konuyla ilgili. maalesef suistimal edilmekte bu mevzu. her neyse bu konuyu da eledim yani bu olayı da desteklemiyorum kesinlikle.
desteklediğim ve çalışmayı kabul ettiğim anlayış şu şekildedir.
1 - paran var mı? öyle 300k 500k değil 1m 2m 3m gibi rakamlar en az. ki git gide bu rakamlar da erimeye başladı o yüzden skala sürekli yükselmekte.ve bu rakam sadece başlangıç aşamasında gerekli olan. ürün, hammadde veya teçhizat hariç
2 - üretici misin ya da fabrika veya iyi bir atölyen var mı ( ne üreteceğinin bir önemi yok üretmesi yeterli )
3 - hammadde maliyetlerin piyasanın ortalamasının neresinde?
bu üç maddeden geçebiliyorsa biri sonraki maddeler konuşulur. konu biraz dağıldı kusura bakma ama gerçekten ayak üstü konuşulacak konular değil.
Geçen de bana e-ticaret sitesi yaptırmak isteyen müşteri ayda 5-10 sipariş alıyormuş.

Ayda bırak 5-10 siparişi 500-1k sipariş bile şu an için çok az. Hele ki kendin üretip satmıyorsan diyeceğim ama onda bile maliyetlere yetişilmiyor. Şimdi doğalgaza yine zam geldi. Elektriğe de gelecek. O yüzden yine fiyatlar uçacak.
Anlatın heyecanla bekliyorum okumayı
Valla bende merakla bekliyorum.