• 23-08-2022, 13:27:37
    #19
    Üyeliği durduruldu
    ysozmen adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Dervişin biri, uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra bir köye ulaşır. Karşısına çıkanlara kendisine yardım edecek, yemek ve yatak verecek biri olup olmadığını sorar. Köylüler kendilerinin de fakir olduklarını, evlerinin küçük olduğunu söyler. Köylüler o bölgede yaşayan iki zengin kişiden bahsederler. Bunlardan biri Haddad adında bir çiftlik sahibidir. Başka bir çiftlik sahibi olan Şakir ise hem çok zengin, hem de yardımsever birisidir. Köylüler Derviş’e Şakir’in çiftliğini tarif ederler. Derviş Şakir’in çiftliğine vardığında çok iyi karşılanır, iyi misafir edilir, yer içer, dinlenir. Şakir de ailesi de hem misafirperver hem de gönlü geniş insanlardır… Yola koyulma zamanı gelip Derviş, Şakir’e teşekkür ederken, “Böyle zengin olduğun için hep şükret.” der. Şakir ise: “Hiçbir şey olduğu gibi kalmaz. Bazen görünen gerçeğin ta kendisi değildir’’ der. Ardından ‘‘ Bu da Geçer Ya Hu ’’ diye cevap verir. Derviş Şakir’in çiftliğinden ayrıldıktan sonra bu söz üzerine uzun uzun düşünür. Ama bir anlam veremez.
    Bir kaç yıl sonra Derviş yine aynı köyden geçer. Şakir’i hatırlar ve uğramaya karar verir. Yolda rastladığı köylüler ile sohbet ederken Şakir’i sorar. Köylüler, Şakir’in artık çok fakir olduğunu, şimdi Haddad’ın yanında çalıştığını söylerler. Derviş hemen Haddad’ın çiftliğine gider, Şakir’i bulur. Eski dostu yaşlanmıştır, üzerinde eski püskü giysiler vardır. Üç yıl önceki bir sel felaketinde bütün sığırları telef olmuş, evi yıkılmıştır. Toprakları da işlenemez hale geldiği için tek çare olarak selden hiç zarar görmemiş ve biraz daha zenginleşmiş olan Haddad’ın yanında çalışmak kalmıştır. Şakir ve ailesi üç yıldır Haddad’ın hizmetkarıdır. Şakir bu kez Derviş’i küçücük evinde misafir eder ve kendilerine bile zar zor yeten yemeğini onunla paylaşır… Derviş vedalaşırken Şakir’e olup bitenlerden ötürü ne kadar üzgün olduğunu söyler ve Şakir’den şu cevabı alır: Unutma, ‘‘BU DA GEÇER’’. Derviş bu sözü duyduğunda yine çok şaşırır. Şakir’in bütün malı mülkü yok olmuş ve acınılacak haldedir. Bu nasıl geçebilir?

    Derviş gezmeye devam eder ve yedi yıl sonra yolu yine o bölgeye düşer. Şaşkınlık içinde köylülerden olup biteni öğrenir. Haddad birkaç yıl önce ölmüş, ailesi olmadığı içinde malını en sadık hizmetkarı ve eski dostu Şakir’e bırakmıştır. Şakir Haddad’ın konağında oturmaktadır, kocaman arazileri ve binlerce sığırı ile yine bölgenin en zengin insanıdır. Derviş eski dostunu ziyaret eder. Onu tekrar zengin ve iyi durumda gördüğü için ne kadar sevindiğini söyler ve yine aynı cevabı alır ‘‘ Bu da Geçer Ya Hu ’’

    Birkaç yıl sonra Derviş yine o köyden geçerken Şakir’i arar ama artık hayatta olmadığını öğrenir. Ona köyün en güzel tepesini işaret ederler. Tepede Şakir’in mezarı vardır ve taşında şu yazılıdır: ‘‘BU DA GEÇER’’. Derviş, “ölümün nesi geçecek?” diye düşünür ve gider. Ertesi yıl Şakir’in mezarını ziyaret etmek için geri döner; ama ortada ne tepe vardır ne de mezar. Büyük bir sel gelmiş, tepeyi önüne katmış, Şakir’den geriye bir iz dahi kalmamıştır…
    O aralar ülkenin sultanı, kendisi için çok değişik bir yüzük yapılmasını ister. Öyle bir yüzük ki, mutsuz olduğunda umudunu tazelesin, mutlu olduğunda ise kendisini mutluluğun tembelliğine kaptırmaması gerektiğini hatırlatsın… Hiç kimse Sultanı tatmin edecek böyle bir yüzük yapamaz. Sultanın adamları da bilge Derviş’i bulup yardım isterler. Derviş, Sultanın kuyumcusuna hitaben bir mektup yazıp verir. Kısa bir süre sonra yüzük Sultan’a sunulur. Sultan önce çok şaşırır ve sinirlenir; çünkü son derece sade bir yüzüktür bu. Sonra üzerindeki yazıya gözü takılır, biraz düşünür ve yüzüne büyük bir mutluluk ışığı yayılır: “BU DA GEÇER YA HU” yazmaktadır.
    uzun bir yazı diye okumaya çekinmiştim ama gerçekten manası büyük. iyi durumdayken de kötü durumdayken de "bu da geçer" demeyi bilmek gerek. iyi durumdayken kötü durumlarla karşılaşılabileceğini düşünerek hareket edilmeli, kötü durumdayken iyi durumlarla karşılaşılabileceğini düşünerek moral bozmamalıyız. Teşekkürler kıssa için.
  • 23-08-2022, 14:43:59
    #20
    Merhaba,

    Gelecek endişesi hissi herkeste var. Şiddetli bir şekilde endişe ettiği vakit bakar ki, o endişe ettiği geleceğe yetişmek için elinde senet yok...

    İnsan yaradılış itibariyle geleceğinden endişe duyar. Ama insan bu endişe duygusunu çoğunlukla dünyevi gelecek için kullanıyor. "Bu dünya hayatında beni nasıl bir gelecek bekliyor?" endişesi insanlarda daha hâkim bir duruma gelmiş.
    Oysa dünya hayatında ne kadar kalacağımız hakkında bilgimiz olmadığı gibi, ne zaman öleceğimiz hakkında da bilgimiz yoktur.

    Halbuki Allah, "Dünya hayatınıza ben kefilim, dolayısı ile bu hayat hakkında endişe ve kaygı duymanıza gerek yok." diyor.

    Rızkınıza ben kefilim diyen ayetlerden ikisi şu şekilde geçmektedir:

    “Nice canlılar vardır ki, rızıklarını kendileri temin edemezler de Allah onları da sizi de rızıklandırır. O hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir." (Ankebut, 29/60)

    “Yeryüzünde yürüyen hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın.” (Hud, 11/6)

    Sonuçta, mezarlıklardaki hiçbir mezar taşında "açlıktan öldü", "işsizlikten öldü" yazmaz.

    Biz üzerimize düşen çalışmayı en iyi şekilde yapmaya çalışalım. Verecek olan Allahtır.

    Herkese çalıştığının karşılığı vardır...
  • 24-08-2022, 01:49:21
    #21



  • 24-08-2022, 02:05:51
    #22
    Bir yerden başlamak lazım. yıllar önce aile dostumuz olan birisinin abisine "artık bir yerden başlamak lazım, sahaya in ve insanları analiz et" dediğimde bana kırılmış hatta uzun bir mesajlaşma trafiği yaşamıştık. Ben onun nasıl mühendis olduğunu bilmiyormuşum onun nasıl uzman olduğunu bilmiyormuşum nasıl uzman okulu okuduğunu bilmiyormuşum ben kendimi ne zannediyormuşum.
    Aslında ona bir yere girip insanları tanıması gerektiği ve çevre yapmasının önemini anlatmıştım.

    neyse yıllar geçti ben halen çalışıyorum o halen işsiz. kimse kusura bakmasın durduğunuz yerden kimse ekmek vermiyor. Etrafımız diplomalı fakat tecrübesiz işsizlerle dolu. benim 22 yıldır bilgisayardan aldığım tecrübeyi bir bilgisayar mühendisi almıyor. Bu beni bilgisayar mühendisinden üstün yapmaz elbette, kpss vb. sınavlarda beni ön plana çıkartmaz fakat sahada o kişiye yeri gelir toz yutturabilirim.

    Aynen dediğiniz gibi saha kitaplarda yazmaz, bimde kasiyer bile olsanız insan tanırsınız çevre edinirsiniz bir yerden başlarsınız.

    UNUTMA HİÇBİR KUŞ SEKMEDEN UÇMAZ/UÇAMAZ.

    Gelecek ne getirir bilinmez, Azrail gence yaşlıya bakmıyor dünyada kalıcı değiliz. Gelecek kaygısını yaşayacağınıza açın bir kitap okuyun, bir iki kod yazın kendinizi geliştirin. Selçuk Bayraktar'ın hayatını düşünün. Elbette ona devlet eli uzatıldı, ailesinden güç ve bilgi birikim verildi fakat o dünyanın en büyük üniversitelerinden üstün başarı ile mezun oldu. Başarıyı ne aile parası ne de aile geçmişi getirir, başarı sizin beyninizde, pes ettiğiniz yerde başarı da parmaklarınızın arasından akar gider, sıkı tutun onu bırakmayın.

    ÜŞENME, PES ETME, VAZGEÇME.
  • 29-10-2022, 23:15:52
    #23
    Üyeliği durduruldu
    https://youtu.be/DVQ6AgUHsyg