Merhaba,
Gelecek endişesi hissi herkeste var. Şiddetli bir şekilde endişe ettiği vakit bakar ki, o endişe ettiği geleceğe yetişmek için elinde senet yok...
İnsan yaradılış itibariyle geleceğinden endişe duyar. Ama insan bu endişe duygusunu çoğunlukla dünyevi gelecek için kullanıyor. "Bu dünya hayatında beni nasıl bir gelecek bekliyor?" endişesi insanlarda daha hâkim bir duruma gelmiş.
Oysa dünya hayatında ne kadar kalacağımız hakkında bilgimiz olmadığı gibi, ne zaman öleceğimiz hakkında da bilgimiz yoktur.
Halbuki Allah, "Dünya hayatınıza ben kefilim, dolayısı ile bu hayat hakkında endişe ve kaygı duymanıza gerek yok." diyor.
Rızkınıza ben kefilim diyen ayetlerden ikisi şu şekilde geçmektedir:
Nice canlılar vardır ki, rızıklarını kendileri temin edemezler de Allah onları da sizi de rızıklandırır. O hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir." (Ankebut, 29/60)
Yeryüzünde yürüyen hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allaha ait olmasın. (Hud, 11/6)
Sonuçta, mezarlıklardaki hiçbir mezar taşında "açlıktan öldü", "işsizlikten öldü" yazmaz.
Biz üzerimize düşen çalışmayı en iyi şekilde yapmaya çalışalım. Verecek olan Allahtır.
Herkese çalıştığının karşılığı vardır...