• 16-05-2022, 08:08:52
    #28
    Dalga geçenin suçu yok. Onlara bu fırsatı verenler suçtu. Eeeeee dinle siyaseti karıştirirsan olacağı bu.....
  • 16-05-2022, 08:22:10
    #29
    Osmanlı zamanında paranın altın olarak karşılığı vardı.
    1. Dünya Savaşı'na girmeden önce 1 Osmanlı lirası yaklaşık 4 ABD doları ediyordu.
    1. Dünya Savaşı'ndan sonra hem Türkiye savaş tazminatı ödedi, hem de İstanbul İngiliz işgali altında iken altınların bir kısmı muhtemelen yurtdışına kaçırıldı.
    Bir iddiaya göre ise Osmanlı bankasının altınları Hayyim Nahum'a verilmiş, Vehbi Koç da onun oğluymuş fakat bunun maddî bir delilini görmedik. (Buna benzer şekilde Aydın Doğan'ın Vehbi Koç'un oğlu olduğu iddiası var.)
    Her neyse, şimdi hikâyesini tam hatırlamıyorum, ülkeler paranın altın karşılığını bulundurmaktan vazgeçmeye başlarken, ABD bu sistemi devam ettirmiş.
    Altın karşılığı olan para olduğu için de uluslararası sahada değişim vasıtası olarak dolar kullanılmaya başlamış.
    1970'lerde ABD de artık paranın altın karşılığını bulundurmayı bırakmış. Fakat artık dolar uluslararası piyasalara yerleşmiş.
    1969 yılında 35 dolar civarında olan 1 ons altın, bugün 1800 dolarlarda.
    Türkiye enerjide dışa bağımlı bir ülke olduğu için, sanayisi gelişmemiş olduğu için, bazı ülkeler gibi altın/petrol vb. kaynakları olmadığı için (var da az), Osmanlının son zamanlarından beri sömürüldüğü için, cumhuriyet devrinde birkaç kere darbe, darbe girişimi, muhtıra vb. hadiseler yaşandığı için, ülkemizde çeşitli yolsuzluklar yaşandığı için ekonomide geri kalıyoruz.

    Dış güçler meselesine gelince Türkiye IMF'e borcunu bitirdi ve ekonomisi fazla verdikten hemen sonra Gezi Olayları çıkarıldı. Arkasından 17-25 Aralık, daha sonra 15 Temmuz darbe girişimi oldu. Birçokları bilmez, 17-25 Aralık, 15 Temmuz tarihleri neye göre seçilmiştir. 17 Aralık Romanya'da Ceauşescu'ya karşı ilk isyanın çıkarıldığı, 25 Aralık ise Ceauşescu'nun öldürüldüğü gündür. Tarihte 15 Temmuz'da Kıbrıs'ta yapılmış bir darbe vardır. Gezi hadiseleri de 27 Mayıs'ta başlatıldı (her ne kadar kaynaklarda 28 Mayıs olarak geçse de hadisenin başlangıcı 27 Mayıs'tır) ve bu da Türkiye'deki 27 Mayıs askerî darbesini hatırlatmaktadır. Bütün bu tarihler rastlantı olabilir mi, yoksa bu tarihlerle birer mesaj mı verilmeye çalışıldı? Biraz araştıran hangi ülkelerin Türkiye üzerinde oyunlar oynadığını anlayabilir.
  • 16-05-2022, 09:26:51
    #30
    Tüm bunların sebebi malesef bir din.
  • 16-05-2022, 09:44:17
    #31
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tüm bunların sebebi malesef bir din.
    Din değil hocam. Haşa.....

    Dini kullanarak siyaset yapmak, olay bu..... İkisi çok farklı şeyler.
  • 16-05-2022, 09:50:37
    #32
    Extralarge adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Din değil hocam. Haşa.....

    Dini kullanarak siyaset yapmak, olay bu..... İkisi çok farklı şeyler.
    Asla durmayacaklar şeriat getirmek istiyorlar ülkeyi afganistana çevirecekler. Zaten inandıkları şey bunu emrediyor.
  • 16-05-2022, 12:00:18
    #33
    Turkic adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Osmanlı zamanında paranın altın olarak karşılığı vardı.
    1. Dünya Savaşı'na girmeden önce 1 Osmanlı lirası yaklaşık 4 ABD doları ediyordu.
    1. Dünya Savaşı'ndan sonra hem Türkiye savaş tazminatı ödedi, hem de İstanbul İngiliz işgali altında iken altınların bir kısmı muhtemelen yurtdışına kaçırıldı.
    Bir iddiaya göre ise Osmanlı bankasının altınları Hayyim Nahum'a verilmiş, Vehbi Koç da onun oğluymuş fakat bunun maddî bir delilini görmedik. (Buna benzer şekilde Aydın Doğan'ın Vehbi Koç'un oğlu olduğu iddiası var.)
    Her neyse, şimdi hikâyesini tam hatırlamıyorum, ülkeler paranın altın karşılığını bulundurmaktan vazgeçmeye başlarken, ABD bu sistemi devam ettirmiş.
    Altın karşılığı olan para olduğu için de uluslararası sahada değişim vasıtası olarak dolar kullanılmaya başlamış.
    1970'lerde ABD de artık paranın altın karşılığını bulundurmayı bırakmış. Fakat artık dolar uluslararası piyasalara yerleşmiş.
    1969 yılında 35 dolar civarında olan 1 ons altın, bugün 1800 dolarlarda.
    Türkiye enerjide dışa bağımlı bir ülke olduğu için, sanayisi gelişmemiş olduğu için, bazı ülkeler gibi altın/petrol vb. kaynakları olmadığı için (var da az), Osmanlının son zamanlarından beri sömürüldüğü için, cumhuriyet devrinde birkaç kere darbe, darbe girişimi, muhtıra vb. hadiseler yaşandığı için, ülkemizde çeşitli yolsuzluklar yaşandığı için ekonomide geri kalıyoruz.

    Dış güçler meselesine gelince Türkiye IMF'e borcunu bitirdi ve ekonomisi fazla verdikten hemen sonra Gezi Olayları çıkarıldı. Arkasından 17-25 Aralık, daha sonra 15 Temmuz darbe girişimi oldu. Birçokları bilmez, 17-25 Aralık, 15 Temmuz tarihleri neye göre seçilmiştir. 17 Aralık Romanya'da Ceauşescu'ya karşı ilk isyanın çıkarıldığı, 25 Aralık ise Ceauşescu'nun öldürüldüğü gündür. Tarihte 15 Temmuz'da Kıbrıs'ta yapılmış bir darbe vardır. Gezi hadiseleri de 27 Mayıs'ta başlatıldı (her ne kadar kaynaklarda 28 Mayıs olarak geçse de hadisenin başlangıcı 27 Mayıs'tır) ve bu da Türkiye'deki 27 Mayıs askerî darbesini hatırlatmaktadır. Bütün bu tarihler rastlantı olabilir mi, yoksa bu tarihlerle birer mesaj mı verilmeye çalışıldı? Biraz araştıran hangi ülkelerin Türkiye üzerinde oyunlar oynadığını anlayabilir.
    Bu tarz altı boş ve elle tutulamayacak teorilerle hiç bir yere varamayız. Hala zamanında o oldu zamanında bu oldu kafasında tartışmalara devam ediyoruz.

    Yapmamız gereken geçmiş ile övünmek sürekli geçmişi konuşmak değil. Yapmamız gereken geçmişte bizden öncekilerin yaptıkları hatalardan ders çıkartmak.

    @digiklan; hocam ağzına sağlık çatır çatır yazmışsın.

    Bırakın ekonomi bilenler bu işin yolunu yordamını bize göstersin, bize gözünde ışık olan adam lazım değil bize tuttuğunu koparacak adam lazım.
  • 16-05-2022, 12:03:51
    #34
    OguzhanLevent adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hala zamanında o oldu zamanında bu oldu kafasında tartışmalara devam ediyoruz.
    Problemler bir günde çıkmadı, meselelerin arka planını bilmeden sadece zahire göre hüküm verirseniz yanlış neticelere varabilirsiniz.
  • 16-05-2022, 12:12:37
    #35
    Turkic adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Problemler bir günde çıkmadı, meselelerin arka planını bilmeden sadece zahire göre hüküm verirseniz yanlış neticelere varabilirsiniz.
    Hocam problemlerin bir günde çıkmadığının elbette farkındayım, ama gözle görünür bir şekilde bu problemlerin çözümü için aksiyon da alınmıyor bunu inkar edebilir misiniz?

    Yapılan hamlelerin çoğu tamamen gaz almak üzerine ve bu yanlış. Hükümet yönetimine geçen herkes "bal tutan parmağını yalar" kafasında ve insanlar buna dur demiyor.
  • 16-05-2022, 12:18:53
    #36
    OguzhanLevent adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hükümet yönetimine geçen herkes "bal tutan parmağını yalar" kafasında ve insanlar buna dur demiyor.
    Bunu hükûmetler olarak sınırlandıramayız. Birçok belediye, siyasi parti, üniversite, profesörler, doçentler devletten hizmet yahut proje içinmiş gibi ödenek alıp kendisine harcayabiliyor. Bugün hastanelerde bile kurulan birimlerin birçoğu göstermelik, sırf devletten para alabilmek için kurulmuş birimler.