• 10-02-2022, 04:12:17
    #82
    Her zaman derim ve demeye devam edeceğim.Ülkenin bu hale gelmesinin bazı kesimlerin suçu var diyebilirsiniz.Bana göre bunun suöu muhalefetin görevini yerine getirememesi.

    Güçlü bir muhalefet olsaydı bu durumda olmayacaktık.

    Soruşturacak, araştıracak, hesap soracak bir muhalefet gerek ülkeye.Bu a partisi b partisi olabilir fark etmez.

    Karşılarında hesap soran bir muhalefet olmayınca mevcut hükümet istediği gibi at koşturdu.

    Öyle mükemmel hamleler veriyor ki hükümet bunu kullanmayı kendine oy olarak dönüştürmeyi beceremiyor muhalefet.

    Sorunun büyük kısmı burada.Bir diğer kısmı ise eğitimsiz kesimin çok yüksek oradan olması.Bu tür eğitim kesimini yönetmek kolay oluyor.Bakınız bağırarak siyaset yapmak.
    Halk bundan hoşlanıyor.Eğitimsiz kesimin yeni nesillerin eğitimi ile yenileceği aşikar.Ama seneler sürebilir. Kaldıki eğitimli kesimde taparcasına bazı partilerin fanatiği olmuş durumda.
  • 10-02-2022, 09:14:10
    #83
    Akbas adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Her zaman derim ve demeye devam edeceğim.Ülkenin bu hale gelmesinin bazı kesimlerin suçu var diyebilirsiniz.Bana göre bunun suöu muhalefetin görevini yerine getirememesi.

    Güçlü bir muhalefet olsaydı bu durumda olmayacaktık.

    Soruşturacak, araştıracak, hesap soracak bir muhalefet gerek ülkeye.Bu a partisi b partisi olabilir fark etmez.

    Karşılarında hesap soran bir muhalefet olmayınca mevcut hükümet istediği gibi at koşturdu.

    Öyle mükemmel hamleler veriyor ki hükümet bunu kullanmayı kendine oy olarak dönüştürmeyi beceremiyor muhalefet.

    Sorunun büyük kısmı burada.Bir diğer kısmı ise eğitimsiz kesimin çok yüksek oradan olması.Bu tür eğitim kesimini yönetmek kolay oluyor.Bakınız bağırarak siyaset yapmak.
    Halk bundan hoşlanıyor.Eğitimsiz kesimin yeni nesillerin eğitimi ile yenileceği aşikar.Ama seneler sürebilir. Kaldıki eğitimli kesimde taparcasına bazı partilerin fanatiği olmuş durumda.
    Hocam bahsettiğin güçlü muhalefet demokratik toplumlarda olur.
    Takım tutar gibi parti tutan adamların fikirlerini lafla, propoganda ile değiştiremezsin.
    Çünkü ülkenin bir bölümünün hiç bir siyasi, ekonomik, hukuki altyapısı yok ve bunlar siyasete tamamen gönül bağı ile karar veriyor.
    Biz ne yaparsak yapalım anneni senin kötü bir adam olduğuna ikna edemeyiz.
    Çünkü annen seni aklı ile değil duyguları ile yargılar.
    Aynı mesele ülkenin geldiği durumda da böyle.
    Cahil kitleler tüm ezilmişliklerinden kurtulmak için tek bir adamla kendilerini özdeşleştirmişler gönül bağı kurmuşlar.
    Aşkın gözü kördür meselesi tam da budur, bazı duygusal saplantılar mantıklı düşünmeyi tamamen engeller.
    Bugün bir siyasi çıkıp biz memleketi sattık diye televizyonda itirafta bile bulunsa bu siyasi ile gönül bağı kurup aklını kaybeden insanlar bunu kabul etmezler.
    Bu montaj derler, tehdit edilerek söyletildi derler, bu açıklamanın arkasında başka hesaplar var derler tüm güçleri ile bu açıklamayı reddederler.
    O yüzden gönül bağı kurulan adam hata yapsa da kötü yönetse de ona toz kondurmuyor danışmanları kötü diyorlar.
    Tıpkı bir katilin annesinin oğlunu suçlamak yerine arkadaş grubunu ya da onun bu hale gelmesine neden olan başka durumları suçlaması gibi.

    İşte demokrasinin zayıf karnı budur.
    Demokrasi vatandaşların ezici çoğunluğunun ülkenin yönetiminde söz sahibi olacak kadar siyaset, hukuk, ekonomi bileceğini varsayar.
    Oysa ülkede cahil nüfus çok fazla olunca siyaset kaynak kullanımının önceliklendirilmesi olmaktan çıkıp din, milliyet, şahsi beğeni gibi duygusal alanlara kayıyor.
    Sonra hayatında tek bir ekonomi kitabı okumayan adam televizyonda izlediği yorumculardan duydukları zırvaları papağan gibi tekrar ediyor.
    Bu kadar çok papağanın olduğu ülkede tek yapmanız gereken papağanların duyduklarını kontrol etmek oluyor.
    2 kanal dışında tüm medya papağanların tek sesli şekilde ötmelerini sağlıyor.

    Yani bu kalitede bir toplumda dünyanın en kaliteli muhalefetini getirsen de işe yaramaz.
    Adam muhalefet partisini terörist olarak görüyor, adam muhalif gazeteleri okumuyor, bu adama hiç bir muhalefet ulaşamaz.
    Çünkü muhalefet fikir üzerinden yapılır.
  • 10-02-2022, 14:20:10
    #84
    Arkadaşlar hepimiz meclisteki hiçbir siyasi partinin sistemin dışına çıkamayacağını biliyoruz. Size tavsiyem bakış açınızı değiştirin. Milli Ekonomi Modeli'ni araştırın.
  • 10-02-2022, 14:36:29
    #85
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    O zaman ki dönemlerle şimdiki dönem arasında dağlar denizler var.

    Bir defa o zaman bu kadar ayrışma yoktu bu ülkede.Şimdi insanları 40-50 kökene ayırıdlar ki giderek bölünme, giderek Türk üst kimliği siliniyor.

    Emperyalistlerin daima hedefi bu zamana kadar hep Ulus devlet yapıları oldu.

    Beraber andımızı okuduğumuz, Atatürk yolunda gittiğimiz zamandan şimdi burası "Kürdistan" diyen insanlara bile rastlayacağımız zamana döndük.

    Gidişimiz çok kötü durumda.Ekonomi, şu bu iyi olsa ne olacak ( diyelim iyi diyen arkadaşlar cıkacak ya da yükseldik diyenlere göre diyorum)

    Bölünmez, bütünlüğümüz giderek değişiyor bu ülkede Bayrağımızın adını Türk bayrağı diyemeyen milyonlarca insan var üstelik hepsi T.C vatandaşı.
  • 10-02-2022, 14:39:50
    #86
    Yukarıda bir arkadaş ikramiyelerden bahsetmiş. Ben de birkaç şey söyleyeyim. Ecevit döneminde fırın çalıştırıyorduk (45 sene çalıştırdığımız fırını rte döneminde kapattık, bizim yanımızda çıraklıkla ilk iş hayatına başlayıp direkt bizde emekli olan bir sürü elemanımız oldu) o zaman emekli olan elemanlarımız olduğunda isteyene ev alıp veriyorduk veya parasını veriyorduk kendileri gidip köyen memleketlerinden vs ya ev alıyorlardı ya bağ bahçe. Yukarıdaki arkadaşın dediği çok doğru, emeklilik parasıyla ev alınıp üstüne para bile kalıyordu. Ayrıca asgari ücreti de iyi hatırlıyorum. O zaman asgari ücretle kimse çalışmıyordu, 17 - 18 yaşında çıraklıkla başlayan elemanlar bile asgari ücretten çok çok daha fazla para alıyordu. Asgari ücret formaliteydi. Ama bugün ülkenin yarısı asgari ücretle kalanının da yarısından fazlası asgari ücretin altında parayla yaşamaya çalışıyor.

    Bu gün size çok abartı gelebilir ama o zamanlar 80'lerde 90'larda ustalar bir günlük yevmiye parasıyla çeyrek altın alabiliyordu. Bugün 20 senelik bir usta asgari ücretle iş bulabiliyorsa göbek atıyor. Kimse demesin usta iyi olursa 30 40 bin lira maaş alır. Sizin dediğiniz o parayı alan kişiler on binde bir ben ustaların tamamından bahsediyorum. O zamanlar tamamı bu paraları alabiliyordu.

    Kıbrıs harekatı yüzünden yediğimiz ambargo için yağ tüp kuyruğunu örnek verenler bugün bırak yağı 50 kuruş ucuz ekmek alabilmek için saatlerce kuyrukta bekliyorlar, ilçe değiştiriyorlar. Hangi akıl sahibi bugün o günlerden daha iyiydi diyebilir ki?
  • 10-02-2022, 15:12:12
    #87
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam bahsettiğin güçlü muhalefet demokratik toplumlarda olur.
    Takım tutar gibi parti tutan adamların fikirlerini lafla, propoganda ile değiştiremezsin.
    Çünkü ülkenin bir bölümünün hiç bir siyasi, ekonomik, hukuki altyapısı yok ve bunlar siyasete tamamen gönül bağı ile karar veriyor.
    Biz ne yaparsak yapalım anneni senin kötü bir adam olduğuna ikna edemeyiz.
    Çünkü annen seni aklı ile değil duyguları ile yargılar.
    Aynı mesele ülkenin geldiği durumda da böyle.
    Cahil kitleler tüm ezilmişliklerinden kurtulmak için tek bir adamla kendilerini özdeşleştirmişler gönül bağı kurmuşlar.
    Aşkın gözü kördür meselesi tam da budur, bazı duygusal saplantılar mantıklı düşünmeyi tamamen engeller.
    Bugün bir siyasi çıkıp biz memleketi sattık diye televizyonda itirafta bile bulunsa bu siyasi ile gönül bağı kurup aklını kaybeden insanlar bunu kabul etmezler.
    Bu montaj derler, tehdit edilerek söyletildi derler, bu açıklamanın arkasında başka hesaplar var derler tüm güçleri ile bu açıklamayı reddederler.
    O yüzden gönül bağı kurulan adam hata yapsa da kötü yönetse de ona toz kondurmuyor danışmanları kötü diyorlar.
    Tıpkı bir katilin annesinin oğlunu suçlamak yerine arkadaş grubunu ya da onun bu hale gelmesine neden olan başka durumları suçlaması gibi.

    İşte demokrasinin zayıf karnı budur.
    Demokrasi vatandaşların ezici çoğunluğunun ülkenin yönetiminde söz sahibi olacak kadar siyaset, hukuk, ekonomi bileceğini varsayar.
    Oysa ülkede cahil nüfus çok fazla olunca siyaset kaynak kullanımının önceliklendirilmesi olmaktan çıkıp din, milliyet, şahsi beğeni gibi duygusal alanlara kayıyor.
    Sonra hayatında tek bir ekonomi kitabı okumayan adam televizyonda izlediği yorumculardan duydukları zırvaları papağan gibi tekrar ediyor.
    Bu kadar çok papağanın olduğu ülkede tek yapmanız gereken papağanların duyduklarını kontrol etmek oluyor.
    2 kanal dışında tüm medya papağanların tek sesli şekilde ötmelerini sağlıyor.

    Yani bu kalitede bir toplumda dünyanın en kaliteli muhalefetini getirsen de işe yaramaz.
    Adam muhalefet partisini terörist olarak görüyor, adam muhalif gazeteleri okumuyor, bu adama hiç bir muhalefet ulaşamaz.
    Çünkü muhalefet fikir üzerinden yapılır.
    Yazdıkların çok doğru güzel dostum.Ellerine sağlık.
  • 10-02-2022, 21:01:45
    #88
    insanlar malum kişiye katlanamıyordu , şimdi ise ekonomik çöküşte tuzu biberi oldu. Konya'ya ziyarete gittim esnaflar dukkan kapatmış. Yıkılmaz kale konya İnsanlara bunu da alıştırırlar. Eskiden teknoloji yoktu kolaylık yoktu.Başa gelen iktidar eşşek gibi yapmak zorunda halka hizmeti. Uzun süre iktidar bunluk değil. Örnek uzun süre iktidar olan angela merkelin pıttığını yesinler,Almanlar güçlü bir ekonomiye sahipler.Yeni döneme iktidar yakışmıyor, muhalefet tarafında elle tutulur adayda yok zaten.Güzel günler gelir umarım.
  • 10-02-2022, 21:07:07
    #89
    Ülkede satılmadık ne kaldı ki, mirasyediler sattı savurdu yedi içti hesabıda bize bıraktılar.

    SAMATO adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle



    eceviti bilmem ama atamı bilirim
  • 10-02-2022, 22:41:29
    #90
    Allah Rahmet eylesin çok büyük bir Devlet adamıydı idi Ecevit. Onu çok eleştirdiler ve haksızlık ettiler, ama bakıyorum şimdi eleştirenler hak vermeye başladılar.