• 31-01-2022, 08:24:11
    #19
    Dostum herkesin bir sınavı var. Seninki de baban olmuş. Allah yardımcın olsun.
  • 31-01-2022, 08:26:02
    #20
    Hocam yapacak tek şey var. Tutup O
    psikiyatriye götüreceksin, akli dengesi yerinde değildir raporunu alıp sen kendin götüreceksin hastanelere. Senden nefret edecek ama en azından daha iyi olacak.
  • 31-01-2022, 09:30:58
    #21
    Ya baban gibi olursun ya da tam tersi.
    Ben de çok ilgi görmedim babamdan ama şu an çocuğuma kendi yaşadığım eksikliklerin hiçbirini yaşatmamaya çalışıyorum. Sürekli kaliteli zaman geçirmek, hep yanında olmak istiyorum. Geçmiştr yaşadığımız bu olaylar acı tecrübe olarak üzerimize yapışıyor malesef. Ama sen çocuğuna bunları yaşatmayacağını biliyorsun. Bu saatten sonra mutlu olduğu şekilde devam etmesi daha sağlıklı olur. Sadece sigara vs. bunları bıraktırabilirsen çok iyi olur. Gerekli çabayı sarfettğini düşünüyorsan kendi yoluna ilerlemen lazım. Acı ama gerçek.
  • 31-01-2022, 09:37:01
    #22
    Herkesin imtihanı farklı biliyorsunuz, kimisi parayla ihtiman oluyor kimisi parasızlıkla kimisi de babasıyla. Buna biraz teslim olum bu sınavı geçmeye çalışacağız başka çaresi yok.
  • 31-01-2022, 10:03:06
    #23
    Benim babam emekliliği öncesi ve sonrasında sürekli kahveye giderdi.
    Akşam 7-8 de işten kahveye gelir, oradan da gece 1-2 gibi eve gelirdi.
    Sabahta 5-6 gibi kalkar işe giderdi.
    2007 de emekli oldu bu seviyelerde değil ama gündüzleri kahveye takılmaya başladı. Şu içeride sigara yasakları ilk çıktığında 2007 gibi falan sigarayı bıraktı, geçen yık tekrar başladı )

    2011 yılında ben babama bi tane tablet aldım, içerisine okey batak vs kurdum, birazda sosyal medyayı youtube u vs kullanmayı öğrettim babam kahveye nadir gider oldu.
    Anca arkadaşları çağırırsa gidiyordu. Pandemi de hiç gitmez oldu. Evde tv ye bir de belgesel kanalı vb. birşeyler sağlayınca tv / tablet arasında takılıyor.

    Belki siz de bir tablet ile süreci düzeltebilirsiniz.
  • 31-01-2022, 12:54:05
    #24
    Yorumlarınızdan dolayı, desteklerinizden dolayı sonsuz teşekkür ediyorum ama ben artık bitirdim aramızdaki muhabbeti. Ciddi anlamda yok sayıyorum. Bu bir anlık aldığım karar falan değil. Bu, bu zamana kadar biriken yaşadıklarım ve sabrımın sonucu. Ben evladı olarak umurunda olmuyorsam eğer kusura bakmasın ama benim de umurumda değil.

    15 ay askerlik yaptım Yayladere / Bingöl'de ve beni bir kez aramadı, annem aradığında soruyordum nasıl falan diye oyun oynuyor bilgisayarda diyordu. Annem zorla verirdi telefonu eline ve konuşması 10 saniyeyi geçmezdi. Bir insan içinden seviyor diye kavram yoktur, annem sürekli içinden sevdiğini söylüyor. Ben ermiş miyim nereden bileyim içinden sevdiğini? Adamın hiçbir hareketinde sevgi sezmedim de görmedim de. 32 yaşındayım, 33 yaşıma gireceğim. Belki bir çocuk gibiyim şu an ama çok doluyum.

    4 yıl boyu konuştuğum, sevdiğim kız vardı. Ne bir gün ne zaman evleneceksin? Ne zaman isteyelim vs. bir şey dedi, ne sordu. Hem çalışıyorduk beraber, hem de yuvamızı kurarız dedik. Böyle böyle niye hiç sormadın dediğimde de ben neyle evlendireyim seni dedi. Sana hiçbir şey söylemiyorum artık dedim. Ne yuva kurmamı istedi, ne çoluk çocuk sahibi olmamı. Varsa yoksa taptığın oyundu!
  • 31-01-2022, 13:50:20
    #25
    Aynı durumun bir benzerini de ben yaşamıştım ama babam rahmetlik oldu. Çok kaygısız bir adamdı. 7-8 sene midemde ki rahatsızlıktan dolayı hastaneye taşındım. O zaman tabii hastaneler böyle değil. Eski SGK günleri. Bilen bilir çilesini. Bir gün kalkıp gelmedi. Hep annem götürdü. Ne veli toplantısına geldi ne hastaneye. Nede hastaneden gelince oğlum neyin var vs dedi. 40 yaşında da emekli olunca ölmeden 1 sene öncesine kadar kahveye gelip gider oldu. Abimlerin ve ablamın düğününü annem yaptı. Sorsan nerden alayım hırsızlık mı yapayım derdi. Hiç unutmuyorum birgün atm den para çekmeyi bilmediği için beni götürdü ve yazın o sıcakta ne bir dondurma ne bir içecek almadan geri geldik.

    Ama varya en iyisi de onların yaptığı. Ne gam ne tasa. Hasta da olmuyorlar. Babam da ne tansiyon, ne kalp, ne şeker hiçbir şey yoktu. Sağlığına da çok dikkat ederdi. Alzheimer oldu ve 1 sene evde kaldı. Son bir kaç ayda sağ tarafı felç geçirip yatağa bağlı kaldı.
  • 31-01-2022, 14:09:39
    #26
    Tevfik adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yorumlarınızdan dolayı, desteklerinizden dolayı sonsuz teşekkür ediyorum ama ben artık bitirdim aramızdaki muhabbeti. Ciddi anlamda yok sayıyorum. Bu bir anlık aldığım karar falan değil. Bu, bu zamana kadar biriken yaşadıklarım ve sabrımın sonucu. Ben evladı olarak umurunda olmuyorsam eğer kusura bakmasın ama benim de umurumda değil.

    15 ay askerlik yaptım Yayladere / Bingöl'de ve beni bir kez aramadı, annem aradığında soruyordum nasıl falan diye oyun oynuyor bilgisayarda diyordu. Annem zorla verirdi telefonu eline ve konuşması 10 saniyeyi geçmezdi. Bir insan içinden seviyor diye kavram yoktur, annem sürekli içinden sevdiğini söylüyor. Ben ermiş miyim nereden bileyim içinden sevdiğini? Adamın hiçbir hareketinde sevgi sezmedim de görmedim de. 32 yaşındayım, 33 yaşıma gireceğim. Belki bir çocuk gibiyim şu an ama çok doluyum.

    4 yıl boyu konuştuğum, sevdiğim kız vardı. Ne bir gün ne zaman evleneceksin? Ne zaman isteyelim vs. bir şey dedi, ne sordu. Hem çalışıyorduk beraber, hem de yuvamızı kurarız dedik. Böyle böyle niye hiç sormadın dediğimde de ben neyle evlendireyim seni dedi. Sana hiçbir şey söylemiyorum artık dedim. Ne yuva kurmamı istedi, ne çoluk çocuk sahibi olmamı. Varsa yoksa taptığın oyundu!
    Konuya sabah yazacaktım ama vaktim olmadı.

    Hocam yazdıklarını okudum ama şunu bilmeniz gerekiyor. Ne yaşarsanız yaşayın bir gün geçecektir.

    Konunuza gelecek olursam. Sevgi denilen şeye emin olun kimse dört dörtlük sahip olmuyor. Çevrenize bakarsanız çoğu çocuk sevgisiz büyümüşlerdir. Ya onlar beni ilgilendirmiyor diyebilirsiniz ama şu var ki, beklenti içinde yaşamak yaşama sevincimizi maalesef elimizden alıyor. O yüzden kişilere en düşük düzey de beklentiyle yaşamanızı öneririm. 60 küsür yaşındaysa babanız galiba hemen hemen aynı yaştayız diye tahmin ediyorum.

    Açıkçası bende bu sevgiden ihmal büyüdüm. Babamın böyle alışkanlıkları yoktu ama kaybettiklerimiz çok oldu. Şu an da anne babam ayrılmış durum da. Her ikisi de güzel insanlar ama bazen insan anne babasını sorguluyor.

    İşte bu hususta sergilediğiniz tavır çok önemli. "Bana çok çektirdin, senin babalığın batsın" demek bana göre yanlış konular. Babamla konuşuruz ve geçmişe dönük pişmanlıklarını anlatır durur ama benim ise yıllarım heba olmuş durumda. Ben bunu anneme babama bağlamak yerine onlarla beraber hayatımı tamir etmeye çalışıyorum. Her ne kadar ayrı olsalar da onlar benim anne babam.

    Diğer türlü, sizin kendinize şu konu da geliştirmiş olmanın mutluluğunu yaşamalısınız. Emin olun sizler çocuklarınıza çok bağlı bir baba olacaksınız. Çünkü size verilmeyen ilgiyi onlara eksik vermeyeceksiniz. Diğer türlü yapanlar da var. Sakın onlardan olmayın. Babamdan ben ilgi görmedim siz de çekin diyenler kişiler de var.

    Tavsiyem, babanıza dönük isyan etmek yerine kabul etmeyi bilin. Su gibi olmak gerekiyor aslında ama bazen bunu başaramıyoruz.

    Ben insanlara olan beklentimi 2009 yılında bıraktım. Bir söz vardır ağaca yaslanma çürür insana yaşlanma ölür diye. Bu sözü bizzat hayatım da yaşadım. O yüzden hayatın bana gösterdiği şekilde en iyi düzey de yaşamaya başladım.

    Hayat sizin hayatınız. Bana göre bir insanın sevdiğine sevgisini göstermemesi bir bencilliktir ama bir insandan sevgiyi isteyip bunu alamadıktan sonra ona öfkelenmesi de bencilliktir. Empati kurarsak bu duruma varırsınız. Çünkü bizler de karşımızdaki kişiye bizi sevmediği için tepki gösteriyoruz.

    Hayatınızı olura bırakın, beklenti ile değil de bir baba olarak ona bakın. Ben öyle yapıyorum. Yapmaya da devam edeceğim. Hala daha telefon da babam diye kayıtlı olmasını bir şükür olarak bakıyorum. Nice çocuklar var. Babasının sevgisi olmasın ama şu köşe de otursun diyenler.

    O yüzden her ne olursa olsun sevgi beklemek de bir beklentidir.

    Hayatınıza dönük karar verecek kişi sizsiniz ama bence babam bizi ihmal ediyor diyerekten üstünü çizmeyin derim.

    Kendinize iyi bakın.
  • 31-01-2022, 14:26:20
    #27
    Babanıza çok geçmiş olsun hocam aynı şekilde size de. Maalesef artık yaşlarını başlarını aldıkları için çocuk gibi oluyorlar pek söz dinlemiyorlar. Benim babamda kaç kez ciğerlerinde yağlanma oldu, tansiyon, kan bilmem ne, doktorlar sigara içme dedi ama adam korona için hastaneye yattı 1 hafta, orada bile gizli gizli çocuk gibi gidip koridor camlarında sigara içmiş. Bizde söylüyoruz içme artık diye ama dinlemiyor, bu saatten sonra o sigarayı bırakması imkansız bizde artık ona laf söylemek istiyoruz çünkü hiç bir şey değişmeyecek, biz kabullendik artık ömrünün yettiği kadar içecek o sigarayı ne yapalım.