Tevfik adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Yorumlarınızdan dolayı, desteklerinizden dolayı sonsuz teşekkür ediyorum ama ben artık bitirdim aramızdaki muhabbeti. Ciddi anlamda yok sayıyorum. Bu bir anlık aldığım karar falan değil. Bu, bu zamana kadar biriken yaşadıklarım ve sabrımın sonucu. Ben evladı olarak umurunda olmuyorsam eğer kusura bakmasın ama benim de umurumda değil.

15 ay askerlik yaptım Yayladere / Bingöl'de ve beni bir kez aramadı, annem aradığında soruyordum nasıl falan diye oyun oynuyor bilgisayarda diyordu. Annem zorla verirdi telefonu eline ve konuşması 10 saniyeyi geçmezdi. Bir insan içinden seviyor diye kavram yoktur, annem sürekli içinden sevdiğini söylüyor. Ben ermiş miyim nereden bileyim içinden sevdiğini? Adamın hiçbir hareketinde sevgi sezmedim de görmedim de. 32 yaşındayım, 33 yaşıma gireceğim. Belki bir çocuk gibiyim şu an ama çok doluyum.

4 yıl boyu konuştuğum, sevdiğim kız vardı. Ne bir gün ne zaman evleneceksin? Ne zaman isteyelim vs. bir şey dedi, ne sordu. Hem çalışıyorduk beraber, hem de yuvamızı kurarız dedik. Böyle böyle niye hiç sormadın dediğimde de ben neyle evlendireyim seni dedi. Sana hiçbir şey söylemiyorum artık dedim. Ne yuva kurmamı istedi, ne çoluk çocuk sahibi olmamı. Varsa yoksa taptığın oyundu!
Konuya sabah yazacaktım ama vaktim olmadı.

Hocam yazdıklarını okudum ama şunu bilmeniz gerekiyor. Ne yaşarsanız yaşayın bir gün geçecektir.

Konunuza gelecek olursam. Sevgi denilen şeye emin olun kimse dört dörtlük sahip olmuyor. Çevrenize bakarsanız çoğu çocuk sevgisiz büyümüşlerdir. Ya onlar beni ilgilendirmiyor diyebilirsiniz ama şu var ki, beklenti içinde yaşamak yaşama sevincimizi maalesef elimizden alıyor. O yüzden kişilere en düşük düzey de beklentiyle yaşamanızı öneririm. 60 küsür yaşındaysa babanız galiba hemen hemen aynı yaştayız diye tahmin ediyorum.

Açıkçası bende bu sevgiden ihmal büyüdüm. Babamın böyle alışkanlıkları yoktu ama kaybettiklerimiz çok oldu. Şu an da anne babam ayrılmış durum da. Her ikisi de güzel insanlar ama bazen insan anne babasını sorguluyor.

İşte bu hususta sergilediğiniz tavır çok önemli. "Bana çok çektirdin, senin babalığın batsın" demek bana göre yanlış konular. Babamla konuşuruz ve geçmişe dönük pişmanlıklarını anlatır durur ama benim ise yıllarım heba olmuş durumda. Ben bunu anneme babama bağlamak yerine onlarla beraber hayatımı tamir etmeye çalışıyorum. Her ne kadar ayrı olsalar da onlar benim anne babam.

Diğer türlü, sizin kendinize şu konu da geliştirmiş olmanın mutluluğunu yaşamalısınız. Emin olun sizler çocuklarınıza çok bağlı bir baba olacaksınız. Çünkü size verilmeyen ilgiyi onlara eksik vermeyeceksiniz. Diğer türlü yapanlar da var. Sakın onlardan olmayın. Babamdan ben ilgi görmedim siz de çekin diyenler kişiler de var.

Tavsiyem, babanıza dönük isyan etmek yerine kabul etmeyi bilin. Su gibi olmak gerekiyor aslında ama bazen bunu başaramıyoruz.

Ben insanlara olan beklentimi 2009 yılında bıraktım. Bir söz vardır ağaca yaslanma çürür insana yaşlanma ölür diye. Bu sözü bizzat hayatım da yaşadım. O yüzden hayatın bana gösterdiği şekilde en iyi düzey de yaşamaya başladım.

Hayat sizin hayatınız. Bana göre bir insanın sevdiğine sevgisini göstermemesi bir bencilliktir ama bir insandan sevgiyi isteyip bunu alamadıktan sonra ona öfkelenmesi de bencilliktir. Empati kurarsak bu duruma varırsınız. Çünkü bizler de karşımızdaki kişiye bizi sevmediği için tepki gösteriyoruz.

Hayatınızı olura bırakın, beklenti ile değil de bir baba olarak ona bakın. Ben öyle yapıyorum. Yapmaya da devam edeceğim. Hala daha telefon da babam diye kayıtlı olmasını bir şükür olarak bakıyorum. Nice çocuklar var. Babasının sevgisi olmasın ama şu köşe de otursun diyenler.

O yüzden her ne olursa olsun sevgi beklemek de bir beklentidir.

Hayatınıza dönük karar verecek kişi sizsiniz ama bence babam bizi ihmal ediyor diyerekten üstünü çizmeyin derim.

Kendinize iyi bakın.