Bence siz ayrılmak istiyorsunuz.
Ya acemisiniz yada laf olsun diye konu açtınız. Böyle bir sebepten seni çıkarmalarında adamların kârı var ?
Çok sıkıntı oluyorsa sana zimmetli bir mala zarar verdiğin için tutanak tutulur maaştan kesinti olur.
Yani kısacası ya başka bir konu var yada boş bir konu.
İşten atılmam kesinleşti sanırım.
51
●2.697
- 29-12-2021, 02:41:09Size benzer şekilde biri de bana cevap yazmıştı.thehyades adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Açıkçası bende sizin gibileri görünce umudum tükeniyor demeyeceğim, zaten umudu keseli çok oldu.
Umarım bir gün patronun işçiye mahkum olduğunu düşündüğünüz kadar, işçinin de patrona mahkum olduğunu düşünebilir ve idrak edebilirsiniz.
Yine umarım patron beğenmiyorsa çıkarsın demek yerine, işçi buraya konu açmasın kaçarak uzaklasşın diyebilirsiniz. Gerçi bunu diyorsunuzdur.
Edit : Yanılmamışım önceki mesajınızda demişsiniz.
Ayrıca yapabileceğine inananlar iş yeri açıp ticaret de yapabilir, belirli bir süre patron olabilir/kalabilir. Kimse kafasına silah dayayarak çalıştırılmıyor.(galiba biraz size benzedim)
Anlaşmamız mümkün değil, bu sebeple detaylandırmıyorum. Yalnız değilsiniz, çok var.
Bu arada umarımlar lafın gelişi, ümidim yok. - 29-12-2021, 03:05:58Allah herkese kolaylik versin. Insan olan hata yaoar degil mi? Onemli olan bu hatalari surekli tekrarlamamasi o zaman o hata olmaktan cikar. Çay icerken klavyeye cayi doktugunde sorumsuz ve isini layikiyla yerine getirmiyor mu oluyor? Patronun, mudurun 2 asgari ucretle alacagi ucreri dusunmeyi birakin. Patron kisi bir yazilim,makine vb satip bilgisayari rahat yerine koyabilirde karsi tarafta yasattigi psikolojik ve travmatik etkiyi nasil kaldiracak? Arkadaslara katiliyorum. Mudur dedigin kisi yapici ve olumlu bir tavir sergilemesi gerekiyor. Insanlari kaybetmek yerine onlari kazanmak gerekiyor. Insanlarin zorunlu olarak istemeden de olsa calismak zorunda oldugu durumlar var. Kredi borcu vardir, evlendi erkegin ustune maddi yuk ustune yikilmistir. Hayalleri ve umutlari vardir. Onun icin istemedegi bir is bile olsa zorunluluktan calismak zorunda kalmistir. Eviyse ve cocugu varsa ekstra maddi ve manevi yuku vardir. Kisi ister isten keyif akarak calissin yada zorunluluktan calissin. Mudurde olsan bu sekilde bir tavir ve yaklasimda bulunmaman gerekir. Patronlari da lutfen savunmayin. Onlari bu konuda savunacaklari kisi cok fazladir. Isci ve emekci kardesler ne yapsin? En ufak bir hata yapsa, acaba kovulur muyum, beni isten cikartirar mi ? Kisa zamanli is bulur muyum diye ayri bir psikolojik bir savas icinde bulmsktan ve aileye de direkt yada dolayli yoldan maddi yuk olarak gorulmemek adina calismak zorundalar. Bundan dolayi bu sekilde turlu mobbing ve baskilara karsi pek ses cikaramiyorlar. En basit ornek: Bir kisi isi ayakta da ayni sekilde ve saatte yapiyor. Oturarakta ayni sekilde saatte yapiyor. Ancak senin oturarak yaptigin is patronun yada mudurun gozune carpiyor ve bunu seni direkt uyariyor. Ben sana oturarak is yapasin diye mi para veriyorum. Halbu ki adam ayni sekilde ve syni saatte yapiyor. Bir tane fark var oturmasi. Bunu neden istemiyor biliyor musun? Cunku iscinin rahat olmasini istemiyorlar. Ayaklari agrisin ve iyice yorulsun bende him verdigim paraya degmis diyebileyim mantigiyla bakiyorlar. Kisaca para varsa, arkan saglamsa bu ulkede kafan rahat yasarsin, yoksa bu sekilde zorunlu kalindigi zaman isci olarak mobbing ve baskilara ugramak zorunda kalirsin. Allah tum isci ve emekci kardeslere patron ve mudurlerin yaptigi mobbing ve baskilara karsi kolayliklar versin.
- 29-12-2021, 03:07:50digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
her uzun yorumunu okurum, daha katılmadığım tek bir mesajın bile yok. @Admin; hocam bence bu arkadaş mod olmalı : )) kararları görüşleri çok mantıklı ve eşit. R10'umuz için büyük katkılar sağlayabilir. - 29-12-2021, 03:57:46Yaşınız kaç bilmiyorum ama iş ahlakı, ciddiyeti ve sorumluluk konusunda eksikleriniz var kesinlikle.thehyades adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Hele hele ticaret ve ekonomi konusunda çok daha kötü durumdasınız.
1) Ticari işletmeler elemanlarını mutlu etmek için değil verimli çalışarak kar etmek için kurulurlar. Elemanların huzuru ve mutluluğu sadece verimi arttırmak için önemlidir. Ama şirkete zarar vermeye başladığında elemanın mutluluğunu falan hiç bir işletme umursamaz. Çalıştığınız iş yerleri hayır kurumu değil şirket için sizin mutluluğunuzun hiş bir önemi yok, önemli olan verimlilik ve kar.
2) Çalışma hukukunu da bilmiyorsunuz. Sizin mesai saatinde çay içme kahve içme diye bir hakkınız bile yok. Bir çok iş yerinde sağlanan bu çay kahve imkanı bir ayrıcalıktır. Kanunen 8 saat ve üzeri çalışmada 1 saat mola hakkı var ve bu yarım saat yemek ve 2 kere 15 dakika çay sigara molası şeklinde verilebilir. Yani evet kanunen robot gibi çalışmalısın. Patron seni 8 saatten fazla çalıştırmamalı sen de bu 8 saati robot gibi iş üreterek harcamalısın. Size istediğiniz zaman çay kahve içme hakkı veren işletme bunu zaten çalışanların mutluluğu için yapıyor. Ve siz bu ayrııcalığı özensiz kontrolsüz kullanıp çayınızı dökerek şirket malına zarar verip sonra bunun hoşgörülmesini bekiyorsunuz.
3) Neymiş her ay bir bilgisayar bozmuyormuş. Her ay bir bilgisayar bozan elemanı tazminatını vererek değil dava açıp tazminat alarak kovarlar. Bu nasıl ciddiyetsizlik, siz çalışma hayatını oyun parkı deneme tahtası mı sanıyorsunuz? Çayınızı alıp iş bilgisayarınızın yanına, resmi evrakın yakınına koyamazsınız. Önemli resmi bir evrakın üzerine, bir bilgisayarın üzerine bir proje çiziminin üzerine bir ihale dosyasının üzerine çay kahve döküp insanlık hali diyemezsiniz.
4) Bugün 9 bin lira az bir paraysa tazmin etsin arkadaş bilgisayar bozulursa. Zaten bu olay benim başıma gelse müdür ağzını açmadan bir zarar olursa tazmin ederim, tamiratını yaptırırım tamiratı olmazsa yenisini alırım derim. İş ahlakı bunu gerektirir. Siz diyorsuuz ki elemanın verdiği zararı şirket tazmin etmeli. Bu mu sizin sorumluluk bilinciniz ve iş ahlakınız?
5) Çalışanlar zamanını iş gücünü falan feda etmiyor. Zamanını ve işgücünü maaş ile takas ediyor. Siz kendi emeğiniz bir lütuf zannediyorsunuz ama dünyada iş gücü çok iş veren az. Maalesef diyerek söylüyorum özellikle bu dönemde bu ülkede asıl lütuf iş gücü değil işin kendisidir. Dışarıda sizin yapacağınız işi yapabilecek bir sürü genç işsiz. O yüzden ben iş yerimde mutlu olmalıyım fantezisini işsizlik oranlarının düştüğü dönemlerde konuşalım.
6) Elemanların çok çok küçük bir kısmı şirketine kendi maaşından fazla para kazandırır. Yani maaşından fazlasını şirkete kazandıran eleman sayısı çok çok azdır. Bu elemanlar da inovasyon ve pazarlama konularında çalışırlar. Yoksa sizin emeğiniz o şirketin organizasyonunun içinde bir değer sahibidir. Oradan sizi çıkarıp yerinize aynı maaşla başkasını bulabiliyorlarsa ve işler aynı verimle devam ediyorsa siz maaşınızdan fazlasını haketmiyorsunuzdur maaşınızdan fazlasını kazandırmıyorsunuzdur. Orada para kazandıran şey elemanların emeği değil organizasyonun katma değeridir.
7) Bazı şirketler asgari ücretle çalışanlarının ürettiği yazılımları satarak milyonlarca gelir elde eder bu o elemanların daha fazlasını hak ettiğini göstermez. Eğer o elemanlar o şirketten ayrılıp kendileri şirket kurup aynı yazılımları yazıp milyonlarca lira kazanabilecek olsalar orada dakika durmazlar. Ya da o elemanlar daha yüksek maaş verip daha iyi şartlar sağlayan bir iş teklifi alırlarsa dakika durmazlar giderler. Yani sadece üretmek bir şey ifade etmez. Ticaret bir organizasyon işidir ve katma değeri üreten organizasyonu yapan adamdır. O yazılımcıların asgari ücretle çalışıyor olmalarının nedeni o işi yapabilecek 10 bin işsiz yazılımcı varken milyon liralık yazılımı ihtiyacını görüp, o yazılımı yazdıracak işletmeyi kurup, o yazılımı pazarlayabilen 10 kişi olmasıdır.
8) Patronsan mobbing yapma elemanını kov diyorsun ya. Ben de sana diyorum ki istifa et mutlu olduğun işin peşinden koş. Müdürü beğenmiyorsan beğendiğin müdürü bul onunla çalış. Adam şirket malına dikkatsizce zarar verilmesi sonrası tepki göstermiş. Bu mobbing falan değildir. Aferin mi diyecek?
Ben de sizin gibi çalışma hayatını ciddiye almayan sorumluluk ve ciddiyete önem vermeyen gençleri gördükçe bu ülkeye dair umutlarım azalıyor.
Ticari işletmelerin gider kalemleri arasında elemanların yanlışlıkla neden olduğu hasarlar diye bir kalem yoktur.
Profesyonel çalışma hayatında bir zarara neden olan zararı tazmin etmekle yükümlüdür. - 29-12-2021, 04:35:32Hocam adam sitem etmiş sadece ki eğer siz ondan önce ben yaptıracağım yada zararı neyse ben karşılayım demediyseniz haklıda. Bundan dolayı kimse kimseyi işten çıkarmaz en fazla masrafı sizden keser.WhySakaL adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Müdür dediğimiz adam işletmede en fazla sorumluluğu olan kişidir, dolayısıyla sizden fazla baskı ve stres altında olabilir ve bir otorite olmalı en azından bir ağırlığı olmalı. Eğer birgün birden fazla kişinin sorumluluğunu üstlenirseniz daha iyi anlarsınız ve belkide daha gaddar davranabilirsiniz.
Çay dökmeniz insanlık hali tabiiki müdürün sitem etmeside çok takılacak bişey değil.
Şununda farkındayım tabiiki müdürün daha fazla sorumluluğu varsa ona görede maaşı var ve keşke canın sağolsun diyebilseydi ama zararı gören müdür değil işletme ve o işletme patronun.
Böyle şeyler her zaman olur sıkmayın canınızı, bunlara takılırsanız işiniz zor. Keşke şartlar herkes için daha güzel olsaydı, keşke canın sağolsun denilseydi ama şartlar bunlar. Ya şartları değiştireceksiniz yada şartlara uyacaksanız.
Diğer yandan işçi ve işveren çatışması olmuş konuda ama genelleme yapacaksak iki tarafta kusurlu benim açımdan. Bir taraf asgari ücretin üstünü elden verip sigortayı düşük yatırıyo, işçi istemese yıllık izin filan hak getire. Diğer tarafta kaytarmanın bin türlüsünü bulmuş, fabrikadaki fırın bir saat boş yere dünyanın gazını yakıyo umrunda değil.
Bunlar uzar gider, her işçi ve işveren böyle değil o yüzden genelleme yapmadan herkese aynı gözle bakmadan duruma göre yorum yapmak gerekir, taraf tutmaya gerek yok. - 29-12-2021, 08:57:11Bir gün iş veren olursan görürsün kardeşimthehyades adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle

Mutlu elemanlar çıkmayan işler hahaha
