• 09-12-2021, 01:47:11
    #19
    @pcbagimlisi; bu forumda @caylakgirisimci; diye biri var. Onun dışında bu tarz konularda böyle uzun uzun mesajlar yazıp hükümeti başka kimse savunamaz diyordum. Beni bu konuda yanıltıp arkadaşın rekorunu egale ettiğin için kutluyorum seni Bence tanışın, iyi anlaşırsınız. AKP sizi keşfetse yemin ediyorum köşe yazarı olarak bir Mehmet Barlas, bir Abdulkadir Selvi olabilirsiniz Bir de beni alıntılamışsın sonra editlemişsin; ne yazdıysan göremedim.
  • 09-12-2021, 02:02:12
    #20
    Bana pek inandırıcı gelmedi
  • 09-12-2021, 02:17:11
    #21
    Risque adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    @pcbagimlisi; bu forumda @caylakgirisimci; diye biri var. Onun dışında bu tarz konularda böyle uzun uzun mesajlar yazıp hükümeti başka kimse savunamaz diyordum. Beni bu konuda yanıltıp arkadaşın rekorunu egale ettiğin için kutluyorum seni Bence tanışın, iyi anlaşırsınız. AKP sizi keşfetse yemin ediyorum köşe yazarı olarak bir Mehmet Barlas, bir Abdulkadir Selvi olabilirsiniz Bir de beni alıntılamışsın sonra editlemişsin; ne yazdıysan göremedim.
    R10'da her hangi bir siyasi partiyi överek veya eleştirerek nasıl bir manevi veya maddi kazanım elde edebilirim? Hangi siyasi partinin lobicilik için bana ihtiyacı olabilir? Olsa kabul etmez miyim ederim neden etmeyeyim.

    İfade etmek isteyip doğru ve ifade özgürlüğüne uygun şekilde ifade edemediğim şey şuydu. Her hangi bir insanı sürekli desteklemek, doğru bulmak kadar sürekli karşı çıkmak, yanlış bulmak aynı etkiyi gösteren yanlış bir davranış. Görüşünü bildiğim insanlarla sohbet ederken kendini psikolojik olarak istemsizce savunma moduna geçirip rasyonellikten uzaklaşmaması için karşıt ideoloji ve partisinde gerçekten yanlış gördüğüm şeyi eleştirdiğimde ( kendim veya sevdiklerimin desteklediği, oy verdiğimiz parti olsa bile ) o kadar güzel bir diyalog gerçekleşiyor ki. Ben kendime yakın gördüğüm ideoloji ile ilgili yanlışı söyledikten sonra karşımdaki kişi aykırı, psikolojik olarak aşırı değilse kendisi de kendi desteklediği, yakın gördüğü görüş ile ilgili benzer eleştirisini yapıyor.

    Bilinçaltımızda savunma, koruma iç güdüsü ile ideolojik veya fiziksel olarak sahip olduğumuz, bulunduğumuz, desteklediğimiz konuma, elde ettiğimiz manevi - maddi kazanımlara doğrudan müdahale etmek bizi savunma moduna geçirmekten başka bir işe yaramıyor.

    Bu sürekli desteklemek veya karşı çıkmak konusu gündelik hayatta da sosyal ilişkilerde de geçerli. Sürekli evet dediğiniz, her çağırdığında gittiğiniz veya sürekli hayır deyip her çağırdığında gitmediğiniz insanlarda size aynı şekilde en az değeri veriyorlar. Bunu birden fazla arkadaşımda dikkat eksikliği tedavisi öncesi ve sonrasında fark etmiş durumdayım. İlaç tedavisine başlamadan önce evdeki meraklı, mutluluk ve sevgiye muhtaç kedi - köpek gibi her çağırdıklarında gittiğimden değerimi ilaç tedavisi ile "hayır" diyebilmeyi öğrenerek çok daha rasyonel bir şekilde anlayabiliyorum.
  • 09-12-2021, 14:19:18
    #22
    Günlük hayatta doğru, gerekli olan şeyleri yapmayıp sonra bunu sadece "seçim ve oy kullanmak" ile çözebileceğini düşünmek hayalperestlik, seçim esnafımızın - işletmelerin aldığı gün sonu gibi bir şey gün içerisindeki doğrunun, yanlışlarının sonucudur, sebebi değil. Kendimize kahraman veya sorunların tek sorumlusu aramaktan sıkılmadık bir türlü. Bir politikacı sadece söylemleri ve idari yöneticiliği ile (milyonlarca insanın bireysel olarak yapmadığı şeyleri) mükemmel şeyler başarabilecek kadar insanüstü süper yeteneklere sahip olsa bunu neden "oy" karşılığında kullansın? Cem Yılmaz'ın Kesin İp Var adlı kesitinde bahsettiği gibi.

    İçmek için eve aldığımız damacana suyun depozito bedeli olmadan alabilmenin bedeli ortalama 10 TL, ne kadar borcun olursa olsun oy kullanabilmek için istenen bir ücret yok.


    https://www.youtube.com/watch?v=FM5qskzkuEg


    Bugün özel muayenesindeki bir psikiyatriste 40-45 dakika sorunlarını, sıkıntılarını ve düşüncelerini anlatmanın ve psikolojik/psikiyatrik - kimyasal tıbbi tedavi başlangıcının ortalama bedeli 800 ile 1000 TL arası. ( İlaç ücreti dahil değil )

    Ev geçindirme konusunda da ben bugün riski minimalize etmeden duygusal bir şekilde bir işyeri açsam, her hangi bir tüketim faaliyetine girişsem bunun sorumluluğu, hata payı kimde? Ekonomik olarak kendini farklı türden birikimler ile, iş hayatı için eğitim, kariyer, mesleki tecrübe - soyut birikimlerle mümkün mertebe manevi ve maddi açıdan kendini belirli bir seviyenin üstüne çıkarmadan güzel bir düğün ile evlenmeliyim, güzel ev eşyaları almalıyım, eşim ve çocuklarım ile güzel bir hayatım olmalı diye düşünen insanın "güzel" iş yapmaktan ve "güzel" kazanmaktan başka çaresi yok.

    Maddi durumu daha iyi olan insanlar daha minimal hayat yaşarken, bir çoğu evlenmezken veya evlenirken düğün - ev - balayı üçgeninde daha tasarruflu olurken veya çok fazla sayıda çocuk yapmazken gereken şeyleri bireysel olarak yapmadan her şeyi hakkettiğini düşünmek "risk" almaktır ne yazık ki. Milyoner, milyarder bekar hayatı yaşıyor, en fazla 1-2 çocuk yapıyor. Sonra işi, maddi durumu sınırda olan bireyler imkanının üstünde şeyler gerçekleştirip neden zor durumdayım diyor.

    X bir ülkenin ürün ve çözümlerini kullanmak istiyorsak, aynı ülkeye de aynı değerde ürün ve çözüm satmak zorundayız. Dünya ekonomisi, Arap Baharı projesinde 2010'larda bizi yabancı yatırımlara boğarken. Yurt dışını keyfi gezmek yerine, ülkemiz içerisinde güzel araç ve elektronik oyuncaklar, güzel evler, tüketimler peşinde koşmak yerine eğitim, nitelikli uzun vadeli ticari yatırımlar peşinde koşsaydık bugün o yatırımcılar ve yatırımlar gitmiş olmazdı.

    Kimse sorsam inşaatçılık ve kafecilik gibi yaygın gerçekleştirilen ticari faaliyetleri etik bulmuyor. Fakat azıcık birikim elde eden 4-5 katlı bina yapıp daire satmak istemekten de uzak tutamıyor kendini. Çalıştığım işyerinde en çok şikayet eden, sitem eden patronum ve başka patron müşterilerimizdi. Sonrasında da herkeste para var para yoksa bak sen nasıl telefon alıyorsun, herkes ağlamayana meme yok mantığı ile ağlıyor diye söyleniyorlardı. Tabi aynı insanlar doğru bulmadıkları enflasyon rakamlarını, düşündükleri alt gelir sınıfındaki insanların hayatını o kadar önemsiyorlardı ki pandemi dönemindeki kredileri araba, ev, arsa, yazlık yatırımları için kullanmaktan geri de kalmadılar.

    Hayat ne yazık ki bireysel ve rekabet üzerine kurulu. Dünyaya gelirken bile milyarlarca sperm hücrelerini "rekabet" edip geçerek dünyaya geldik. İşimize geldiğimizde Yaratıcınında, Devletinde tarafsız, adil olmasını isteyip işimize geldiğinde bizim tarafımızda olupta manevi ve maddi olarak yardım etmesini istemekten vazgeçmeliyiz.
  • 09-12-2021, 18:25:43
    #23
    Üyeliği durduruldu
    Gençliğimizi hayallerimiz çaldılar ve ateist yaptilar insanları
  • 09-12-2021, 21:03:35
    #24
    pcbagimlisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    @mcatakcin;
    Kendinizi ve çevrenizi kandırmayı lütfen bırakın. Yanlışı, doğruyu sürekli olarak başkalarında aramayı lütfen bırakın. Kimseyi, kimseden üstün veya aşağıda görmeyi lütfen bırakın. Derdiniz amcanın ve ailesinin sorunlarını çözmek, yardımcı olmaksa adını, adresini teyitli bir şekilde bulup yardım etmek, çeşitli motokurye - araçlı market alışverişi sağlayan firmalar aracılığı ile erzak göndermekten veya iş bulmasını sağlamaktan daha faydalı bir çözüm olamaz.

    Fakat kendimizi ve çevremizi kandırmaktan başka bir şey değil yaptığımız şey. Her fırsatta en kolayını, en güzelini, en fazlasını ben almalıyım, ben elde etmeliyim mottosu ile yaşayıp sonra başkalarına ah, vah demek kendimizi kandırmaktır.

    @Mauser; Bizim gibi hataları başkalarında, başkalarının doğrularını kendimizde arayan toplumlarda normal yaşadığımız sorunlar. Kimse, kimseye kendisine verebileceği kadar zarar veremez. Emin olun başkalarının sizin hayatınızda sebep olduğu hata ve yanlışlar sizin kendinize yaptığınız hata ve yanlışlardan çok daha azdır. Hangi konumda, hangi statüde olursa olsun bir kişinin size karşı yapacağı yanlışlarda şikayetçi olabilirsiniz, konum değiştirebilirsiniz, irtibatı kesip - hayatınızdan çıkarabilirsiniz. Fakat kendi kendimizi şikayet edip irtibatı kesemediğimiz için hep sorumlu arıyoruz.

    Dünyada başarılarda, başarısızlıklarda, tarihte ortada belli. Kendimizi ve başkalarını kolay şekilde rahatlatmak yerine rasyonel - tarafsız bir şekilde empati ile düşünmeye çalışırsak gerçekten başarı ve ilerleme elde edebiliriz.

    Benzersiz işler, süper şeyler yapmaya gerek yok. Yapıyormuşuz gibi kendimizi veya başkalarını da ikna etmeye çalışmamıza da gerek yok. Kime sorsak hata başkasında. Milyarderi içinde başkasında, siyasetçisi içinde, işçi içinde, beyaz yakalı içinde, memur içinde. Herkesin bir günah keçisi var...
    Sizin düşünce yapınız gerçekten sağlıklı değil. Suçu sokakta ağız dalaşı yaptığım adama atmıyorum. Yaşadığım ülkeyi, yaşadığım toprakları,, yaşadığım ekonomiyi, vs vs belirleyen ve ülkeyi bu rezil duruma sokan insanlardan bahsediyorum. Zararı olan insanı hayattından çıkarabilirsin ne demek, gerçekten ne içiyorsunuz ? Bana zararı olan şey yönetimdeki siyasal islamcılar. Nasıl çıkartmamı tavsiye edersiniz hayatımdan ? Ülkeyi mi terk edeyim vatandaşlıktan mı çıkayım?

    Sorun tam olarak sizin gibi düşünen insanlar. Herşeyi hak ediyorsunuz. Umrumda değil hak ettiğinizi yaşayabilirsiniz. Biraz ötede lütfen...
  • 09-12-2021, 21:09:58
    #25
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bana vicdansız felan diyebilirsiniz. Ama ben kimseye acımıyorum artık. Çünkü bu işler başımıza dün gelmedi. 20 yıldır yavaş yavaş kendini göstere göstere geliyor. 6-7 seçimde inatla bunu tercih ettiler kimseye acımıyorum.

    Daha dün köyümden "asfat yaptılar sen vatan hayini kopeeehsin" diyen bir köylüm bugün arayıp yalvar yakar bana iş bul diye ağladı. Sakince asfalt kemir dedim ve telefonu kapattım.

    Ben 27 yaşındayım, gençliğimin en güzel yılları çalıdı. Hayallerim çalındı kimsenin umrunda değil. O yüzden kimsede benim umrumda değil.

    Komikli yorum
  • 09-12-2021, 21:09:59
    #26
    burak16 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    kurmaca bir yayın hiç inanmadım
    Çok fazla lojistik firmada çalıştım yemekten sonra kalan ekmekleri alan çok fazla kişi gördüm sensin kurmaca pazarlar dagilinca kalan meyve sebze toplayan insanlar çok var senin beynin kurulmus
  • 09-12-2021, 22:34:50
    #27
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sizin düşünce yapınız gerçekten sağlıklı değil. Suçu sokakta ağız dalaşı yaptığım adama atmıyorum. Yaşadığım ülkeyi, yaşadığım toprakları,, yaşadığım ekonomiyi, vs vs belirleyen ve ülkeyi bu rezil duruma sokan insanlardan bahsediyorum. Zararı olan insanı hayattından çıkarabilirsin ne demek, gerçekten ne içiyorsunuz ? Bana zararı olan şey yönetimdeki siyasal islamcılar. Nasıl çıkartmamı tavsiye edersiniz hayatımdan ? Ülkeyi mi terk edeyim vatandaşlıktan mı çıkayım?

    Sorun tam olarak sizin gibi düşünen insanlar. Herşeyi hak ediyorsunuz. Umrumda değil hak ettiğinizi yaşayabilirsiniz. Biraz ötede lütfen...
    Çok özür dilerim eminim ki şu konuşmamıza kadar çok umrunuzdaydım. Her kazandığınızı, elde ettiğinizi, davranışınızı benim için, benim önceliğimde gerçekleştiriyordunuz sizi sinirlendirdim bu sebeple artık umrunuzda değilim...


    https://www.youtube.com/watch?v=cNO60EOv0m4


    Solcusu, sağcısı kendi politik veya dini ideolojinizden, doğrunuzdan, yanlışınızdan, hatanızdan, giydiğinizden, konuştuğundan çok başkalarının doğrusuna, yanlışına, giydiğine, kazandığına karar veren, önem veren her şeyi bilen sen değilsin de benim her şeyin sorumlusu.

    Her sevmediğinize, doğru - güzel görmediğinize yallah batı ya yallah doğuya diye diye kendin gibi olmayana işte kapı de sonra neden böyleyiz hep senin gibiler yüzünden deyin.

    Ramazanda bir şeyler yediği için dayak yiyene oh olsun diyen ile 10 Kasım Saygı duruşunda, yürüdüğü için dayak yiyene oh olsun diyen insanların birbirinden farkı yoktur.