• 22-10-2021, 16:48:57
    #1
    Ak gider, Kak gelir. Kak gider Cak gelir. İsimler değişir, ama bu gidişle mentalite asla değişmez. Olan yine halka olur.

    Örnek 1:
    Popüler kültür ne ise, muhalefet de hükümet de ona yoğruluyor. Bugün deselerki dolar 1TL ye düştü 1 gecede.
    Muhalefet ne der sizce?
    Kim bilir nereler satıldı da, ne ayrıcalıklar verildi de dolar 1 TL oldu. derler. Çünkü bunu demek zorundalar. Misyonları gereği bunu diyecekler. (Sol-Sağ ayırt etmektesizin, siyasi misyondan bahsediyorum)

    Örnek 2:
    Amerika bugün savaşa girse ve dolar ona bağlı düşse; hükümet ne der?
    Biz doları şöyle düşürdük böyle düşürdük. Çünkü onlar da misyonları gereği bunu demek zorundalar.

    Biz sağcısından solcusuna kadar; fanatizm ile gözümüzü o kadar köreltmişiz ki, o kadar körleşmişiz ki; ne yapılan kötü birşeyi düzeltmeye çalışıyoruz; ne de yapılan iyi şeyleri övmeye çalışıyoruz.
    Ancak halkın ihtiyacı olan şey bu değil. Sorun bu. Halk, fikir bekliyor. Mantık bekliyor. Vaad bekliyor. İcraat bekliyor. 10TL olan doları, 8TL'ye düşüreceğim demek bir başarı/vaad değildir. Tek bir gecede; Çok yaşa Biden! demeye bakar.
    Yurtdışından alım yapmanıza gerek kalmayacak bir teknolojik yatırım ve ürün sunacağım. Yurtdışı bizim ürünlerimize talip olacak! demek , desteklenecek bir vaaddir.
    (Zaten dünyanın talip olacağı teknolojik ya da sosyolojik başarılar, doları da düşürür.)

    Teknolojik olarak kendimizi sınırlandırmayalım, sanatsal olarak da tüm dünyanın dikkatini üzerimize çekebiliriz. Peki buna uğraşılıyor mu?
    (Örneğin Netflix; Squid Game 'i 21.4 Milyon Dolara üretti. Kazanç tahmini 900 Milyon Dolar. Şirketin ücretsiz yaptığı PR ve Reklamdan bahsetmiyorum dahi. Bugün dizide konusu geçen Güney Kore dahi, Google aramalarında üstlere fırladı.)
    12 Ekim - 1 Dolar 1199 KRW iken, şuanda 1176 KRW - Dizi, kura bile yansıdı.
    9 bölümlük dizi, neleri başardı...

    BİZ ÜRETMİYORUZ!
    Neden Türkiye olarak dünyaya dizi/film pazarlamıyoruz?
    Yayından kaldırıldıktan sonra Hindistan'a satılan saçma sapan Türk dizilerinden bahsetmiyorum.
    Neden tüm dünyanın konuştuğu diziler ve filmler bizden çıkmıyor?
    Neden insanımız bu denli tüketim odaklı?
    Neden oyuncularımız, fakir, halktan ve samimi bir karakteri oynarken dahi, senaryo icabı yataktan kalkarken makyajlı uyanıyorlar?
    Neden 40 dakikada anlatılabilecek bir dizi 2.5 saat sürüyor?
    Neden o 2.5 saatte; reklamları ile beraber aslında 40 dakikalık mis gibi 3 dizi yapılabilecekken buna uğraşılmıyor?
    Aslında şunu sormak lazım, halk neden bunu talep ediyor?

    Aslında geniş açıdan bakarsanız, dizi sektörümüzden, dolara kadar; futbol takımlarımızın başarısızlığından, oyuncularımızın bölüm başı astronomik rakamlar almasına kadar hepsi aynı zihniyetin sonucu.
    Farklı işler ile uğraşan, bambaşka hayatlar yaşayan ancak aynı zihniyette olan insanların benzer başarısızlıkları. Aynı özensizlikleri.

    Ancak herşeye rağmen; tüm Türkiye'yi domine eden ve hakikatten dünyaya açılması/büyümesi her geçen gün artan, gün geçtikçe yabancı uyruklu bir çok üyeyi de ticaret için aramızda görebileceğimiz bir forum olan başta @Coşkun Çetin; olmak üzere R10.net 'in buralara gelmesini sağlayan tüm ekibe, tüm R10 halkı adına HELAL OLSUN, GURURUMUZSUNUZ! demek istiyorum ve devam ediyorum;

    Bir örnek; Denizli'de daha yeni sağlık çalışanlarına ithafen yapılan, sanat kokan heykeller. (2021)


    Kesinlikle içerideki videoyu da izlemenizi tavsiye ediyorum.

    Alttaki de (1513-1515) Michelangelo Musa Heykeli

    Alttaki Giuliano Finelli 16.YY (Dantel işçiliğine dikkat)

    Bunları arttırabiliriz tabiki. Ancak bahsettiğim durum, aynı özensizlik; aynı dikkatsizlik; aynı boşvermişlik.
    Ben siyah bir duvara bakayım, sürekli onun ne kadar siyah olduğu ile alakalı duvara tüküreyim. Bu duvarı değiştirir mi? Bu benim rahatsız olduğum siyahlığı giderir mi?
    Bizim siyahı beyaz yapmaya uğraşacak, ''senelerce duvara sövdük, artık bizim vaktimiz, artık zaman Türkiye'nin yükselme vaktidir, artık icraat zamanıdır!'' diyecek insanlara ihtiyacımız var.

    Bizim kurguya, popüler kültüre hizmet edenlere değil, gerçek insanlara ihtiyacımız var.
    Bizim kendi gerçekliğimize ihtiyacımız var...
  • 22-10-2021, 16:52:17
    #2
    Hocam elinize kolunuza sağlık.
    Üretmiyoruz Üretenlere İmkan sağlamıyoruz. hazıra koyuluyoruz herşeyimiz ama abartısız herşeyimiz dışardan temin ediliyor.
    çiftçiye tarıma önü açık gençlerimize imkan sağlansa.
    üretim yapsak fabrikalarımızı kursak dışarıdan almayı bıraksak
    inşallah maşallah diyerek değil bunları yaparak halkımıza değer verilse keşke. ama keşke işte
    neyse silivri için fazla genc'im yine moralim bozuldu
  • 22-10-2021, 16:54:21
    #3
    Üyeliği durduruldu
    uzun zamandır böyle güzel bir yazı okumadım
  • 22-10-2021, 16:57:44
    #4
    Elinize sağlık hocam
  • 22-10-2021, 16:59:47
    #5
    Türkiye'de üretmek denince bana bir gülme geliyor. Bürokrasi üretime o kadar büyük bir engel ki! Selçuk Bayraktar Cumhurbaşkanı'nın damadı olmasaydı ne siha ne iha üretebilirdi.

    Bizim insanımızın üretemeyeceği şey yok lakin önümüzdeki en büyük engel bürokrasi.
  • 22-10-2021, 17:28:46
    #6
    Üyeliği durduruldu
    Yazı böyle yazılmaz arkadaşım. Verdiğin örneklerin konu ile alakası olmadığı gibi, olaylara geniş perspektiften bakmayı bilmediğini de gösteriyor. İki tane resim bulup karşılaştırma yapamazsın. Diğer yazdıklarını bilmeyen kimse yok zaten. Sorunların hepimiz farkındayız. Çözüm olarak ne sunmuşsun hiçbir şey. Popüler Kültür kavramının bile daha ne olduğunu doğru algıladığını düşünmüyorum.
    R10 dünyaya açıldığı filan da yok, kendimizi kandırmayalım? ( birazdan saldırılar başlar) Sonra birileri gelir methiyeler düzer. Padişahım çok yaşa. Sonra da üyeyi yasaklayın. Niye? Bizimle aynı düşüncede değil diye ...
    İşte dünyaya açılan forumda bir üyeyi yasaklama nedenleri
    https://www.r10.net/maxigeyik/243734...ar-r10-da.html
  • 22-10-2021, 17:43:53
    #7
    Üretmek için bile artık para lazım. Halkın %99'unda ne yok? Tabiiki para. Teknolojik girişimcilik için ülkemizde ne lazım? Para. Kimse bana "ruh,motivasyon,hırs" falan demesin. Bu devirde paran varsa üretirisin, paran varsa girişimcisin.

    Ülkemizden çıkan girişimler var fakat yatırımcılarının kaçı Türk? Belki 1-2 var ama bir bakıyorsun ailesindeki para ülkedeki %1'in içinde

    Açken biz biz değiliz. Çünkü ay sonu gelmiyor. Gençler bile yarını düşünüyor artık ertesi günü ve birkaç yıl sonrasını değil.
  • 22-10-2021, 18:00:42
    #8
    Kesinlikle yaptığımız hiç bir işe özenmiyoruz, hakkını vermiyoruz, olması gereken değil yapmak istediğimizi yapıyoruz, kesinlikle saygı göstermiyoruz.
    En büyük problemimiz kesinlikle saygı.
    En küçük örnekte bile söz verdiğimiz zaman verdiğimiz söze sadık kalmıyoruz, söz verdiğimiz saate sadık kalmıyoruz yani yine karşımızdakine saygı göstermiyoruz.
    En basitinden bi mobilya alıyorsun, görevli gelip evine kurulum yapıyor ve kurulumu özenli yapmadığı için mobilyaya zarar veriyor ve bunu mal sahibine hissettirmeden üzerini örtmeye çalışıyor, bu her şeyden önce insanın kendisine olan saygısıdır.
    Bizim toplumumuzda saygı ve güven kalmamış durumda, eskiden ne kadar vardı bilemiyorum ama şu anda ticarette, üretimde, sanayide, eğitimde, kısacası hiç bir yerde ne insana güven var ne de yapılan işe güven var.
    Dahası bu topluma o kadar yerleşmiş durumdaki; karşındaki insanın bu karaktersizliğini zaten bekliyorsun, şaşırmıyorsun bile ve ona göre önlem almaya çalışıyorsun.

    Biz bu öz disiplinimizi memleket olarak kuramadığımız için kaybediyoruz ve kaybetmeye mahkumuz.
    Bu yozlaşmışlık maalesef ki 7 den 70'e toplumun her kademesine ve alanına yerleşmiş durumda, yoz düşünce yapısı kültürümüzün bir parçası halini almış durumda, insanlar bağlı oldukları toplum için kurtuluşu değil bireysel kurtuluşlarını önemsedikleri için gemisini kurtaran kaptandır modundalar.
    Daha da kötüsü bu işte bir terslik var, bu böyle olmamalı diyen insan sayısı kesinlikle çok çok az.
    Sonuç olarak naçizane benim fikrim; ancak çok büyük bir kayıp olacak, çok büyük bi buhran olacak ve sokaktaki kendini bir şey zanneden ama aslında hiçbir şey olmayan bu adamlar piyasadan temizlenecek.
    Sözünde duran, disiplinli olan, düşünmesini ve okumasını bilen, saygılı nesillerin gelmesi için bazı fedakarlıklar yapmak gerekecek ve bazı kayıplar vermek. Bu nesiller gelmedikçe burada ne söylersek söyleyelim hikayeden öteye geçmez.

    Üretemeyiz, üretsek bile sahip çıkamayız. Toplum olarak sepetteki yengeçler gibiyiz şu anda, üzgünüm ama acı gerçeğimiz bu.
  • 22-10-2021, 18:20:53
    #9
    Bi ara dizi piyasasinda muhtesem yuzyilimiz vardi sanki sonrasi gelmedi.