Ak gider, Kak gelir. Kak gider Cak gelir. İsimler değişir, ama bu gidişle mentalite asla değişmez. Olan yine halka olur.

Örnek 1:
Popüler kültür ne ise, muhalefet de hükümet de ona yoğruluyor. Bugün deselerki dolar 1TL ye düştü 1 gecede.
Muhalefet ne der sizce?
Kim bilir nereler satıldı da, ne ayrıcalıklar verildi de dolar 1 TL oldu. derler. Çünkü bunu demek zorundalar. Misyonları gereği bunu diyecekler. (Sol-Sağ ayırt etmektesizin, siyasi misyondan bahsediyorum)

Örnek 2:
Amerika bugün savaşa girse ve dolar ona bağlı düşse; hükümet ne der?
Biz doları şöyle düşürdük böyle düşürdük. Çünkü onlar da misyonları gereği bunu demek zorundalar.

Biz sağcısından solcusuna kadar; fanatizm ile gözümüzü o kadar köreltmişiz ki, o kadar körleşmişiz ki; ne yapılan kötü birşeyi düzeltmeye çalışıyoruz; ne de yapılan iyi şeyleri övmeye çalışıyoruz.
Ancak halkın ihtiyacı olan şey bu değil. Sorun bu. Halk, fikir bekliyor. Mantık bekliyor. Vaad bekliyor. İcraat bekliyor. 10TL olan doları, 8TL'ye düşüreceğim demek bir başarı/vaad değildir. Tek bir gecede; Çok yaşa Biden! demeye bakar.
Yurtdışından alım yapmanıza gerek kalmayacak bir teknolojik yatırım ve ürün sunacağım. Yurtdışı bizim ürünlerimize talip olacak! demek , desteklenecek bir vaaddir.
(Zaten dünyanın talip olacağı teknolojik ya da sosyolojik başarılar, doları da düşürür.)

Teknolojik olarak kendimizi sınırlandırmayalım, sanatsal olarak da tüm dünyanın dikkatini üzerimize çekebiliriz. Peki buna uğraşılıyor mu?
(Örneğin Netflix; Squid Game 'i 21.4 Milyon Dolara üretti. Kazanç tahmini 900 Milyon Dolar. Şirketin ücretsiz yaptığı PR ve Reklamdan bahsetmiyorum dahi. Bugün dizide konusu geçen Güney Kore dahi, Google aramalarında üstlere fırladı.)
12 Ekim - 1 Dolar 1199 KRW iken, şuanda 1176 KRW - Dizi, kura bile yansıdı.
9 bölümlük dizi, neleri başardı...

BİZ ÜRETMİYORUZ!
Neden Türkiye olarak dünyaya dizi/film pazarlamıyoruz?
Yayından kaldırıldıktan sonra Hindistan'a satılan saçma sapan Türk dizilerinden bahsetmiyorum.
Neden tüm dünyanın konuştuğu diziler ve filmler bizden çıkmıyor?
Neden insanımız bu denli tüketim odaklı?
Neden oyuncularımız, fakir, halktan ve samimi bir karakteri oynarken dahi, senaryo icabı yataktan kalkarken makyajlı uyanıyorlar?
Neden 40 dakikada anlatılabilecek bir dizi 2.5 saat sürüyor?
Neden o 2.5 saatte; reklamları ile beraber aslında 40 dakikalık mis gibi 3 dizi yapılabilecekken buna uğraşılmıyor?
Aslında şunu sormak lazım, halk neden bunu talep ediyor?

Aslında geniş açıdan bakarsanız, dizi sektörümüzden, dolara kadar; futbol takımlarımızın başarısızlığından, oyuncularımızın bölüm başı astronomik rakamlar almasına kadar hepsi aynı zihniyetin sonucu.
Farklı işler ile uğraşan, bambaşka hayatlar yaşayan ancak aynı zihniyette olan insanların benzer başarısızlıkları. Aynı özensizlikleri.

Ancak herşeye rağmen; tüm Türkiye'yi domine eden ve hakikatten dünyaya açılması/büyümesi her geçen gün artan, gün geçtikçe yabancı uyruklu bir çok üyeyi de ticaret için aramızda görebileceğimiz bir forum olan başta @Coşkun Çetin; olmak üzere R10.net 'in buralara gelmesini sağlayan tüm ekibe, tüm R10 halkı adına HELAL OLSUN, GURURUMUZSUNUZ! demek istiyorum ve devam ediyorum;

Bir örnek; Denizli'de daha yeni sağlık çalışanlarına ithafen yapılan, sanat kokan heykeller. (2021)


Kesinlikle içerideki videoyu da izlemenizi tavsiye ediyorum.

Alttaki de (1513-1515) Michelangelo Musa Heykeli

Alttaki Giuliano Finelli 16.YY (Dantel işçiliğine dikkat)

Bunları arttırabiliriz tabiki. Ancak bahsettiğim durum, aynı özensizlik; aynı dikkatsizlik; aynı boşvermişlik.
Ben siyah bir duvara bakayım, sürekli onun ne kadar siyah olduğu ile alakalı duvara tüküreyim. Bu duvarı değiştirir mi? Bu benim rahatsız olduğum siyahlığı giderir mi?
Bizim siyahı beyaz yapmaya uğraşacak, ''senelerce duvara sövdük, artık bizim vaktimiz, artık zaman Türkiye'nin yükselme vaktidir, artık icraat zamanıdır!'' diyecek insanlara ihtiyacımız var.

Bizim kurguya, popüler kültüre hizmet edenlere değil, gerçek insanlara ihtiyacımız var.
Bizim kendi gerçekliğimize ihtiyacımız var...