• 03-03-2021, 23:53:28
    #46
    InternettinHoca adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Geç dönüş sağladım kusura bakmayın. Öncelikle çaresizlik ve umutsuzluk depresyonun en bilindik iki negatif duygu kaynağıdır ve kişinin pozitif düşünce hamlelerini kemirir durur. Bu iki parametreyi de geçmişten heybemize dolan "KEŞKE"lerimiz besler, sizin için bu okul tercihi... Geleceğe dair ise "BELİRSİZLİKLER" öbür yandan boğar... Ve her zaman geçmiş ve geleceği bugüne taşıyıp sizi negatif duygulara boğduran bu durumun hedefi ŞİMDİ'ye bir suikasttir ve size şimdiyi yaşatmamaya kodlanmış gibidir... Bir kısır döngü kurar bu tabloda hayatınıza, olumsuzluklara sizi odaklar, odaklandığınız olumsuzluklar dışında hiç birşeye ulaşmanıza izin vermez.

    Bunlara izin vermeyen, şimdide değil de geçmiş ve gelecekte yaşatıp sahip olduğunuz güzellikleri saklayan bu şey aslında sizin bilişsel bazı yapılarınızdır. Yani sizden başkası asla değildir. Kızacaksınız belki ailenizin yaptığı hatayı yok saydığımı yada mevcut tabloda iş bulamamanın ne kadar ciddi bir konu olduğunu anlamadığımı düşünerek... Oysa anlıyorum ve onları asla küçümsemiyorum. Fakat bunlar sizin ŞU AN'da sahip olduğunuz güzellikleri kemiriyor ve buna izin vermeyerek siyah filmli bir camdan hayata bakmamanız gerektiğini söylüyorum sadece... Herşeyi toz pembe gösteren bir camdan da bakın demiyorum. Sadece şeffaf bir camdan bakabilirsiniz demeye çalışıyorum.

    Birçok depresyon vakası gördüm alanda çalışan biri olarak. Hepsi benzer şekilde farklı hayatlarda sizin hissettiklerinize maruz kalıyor. Ancak terapi yani uzman desteği ile aşanlar da oldukça çok. Lütfen uzman desteği almaktan kendinizi mahrum bırakmayın. Bu tabloyu eğer 6 ay veya daha üzerinde yaşıyorsanız da muhakkak bir psikiyatrist ile her şeyden önce görüşmenizi tavsiye ederim. Evek her ne kadar hep olumsuz şeyler söyleseniz de cümlelerinizden belli ki güçlü birisiniz, yada daha doğru ifade ile güçlü yönleri olan birisiniz. Bu güçlü yönleriniz sizi intihar gibi şeylerden koruyor olabilir. Ancak sizden biraz önce söylediklerimi alıp götürmesine izin vermemek için uzman desteği tavsiyem lütfen ihmal etmeyin...
    Bu değerli açıklamalarınız için çok teşekkür ediyorum, hem açıklamalarınız hem de değerli vaktinizi ayırıp önerilerde bulunduğunuz için. Dedikleriniz çok mantıklı ve çok güzel şeyler, hiçbir noktasına kızmadım tabi ki. Önerilerinizi dikkate alacağıma emin olabilirsiniz. Sizin gibi insanların olması çok güzel. Tekrar teşekkürler, iyi geceler dilerim.
  • 04-03-2021, 00:24:31
    #47
    Yazıkların tipik depresyon belirtisi.
    Elinde varolanları hiç hesaba katmadan sürekli yok olanları anlatıyorsun.
    Elinde bir sürü beyaz varken sen sürekli hayatındaki karalardan bahsediyorsun.
    Ve 2 lafından biri elinden tutacak, yardım edecek, seni destekleyecek biri beklentisi.

    Tahsilini küçümsüyorsun ama bir tahsilin var.
    Ailenin seni lisede yanlış yönlendirdiğini düşünüyorsun ama bir ailen var.
    Sevgilinle nasıl evleneceğini düşünüyorsun ama bir sevgilin var.
    Anlaşabileceğin bir insana aşık olmak ve karşılık görmek iş bulmaktan zor bir meseledir.
    Bak benim de evlenebileceğim bir işim var ama bir sevgilim yok, çünkü ben artık aşık olamıyorum.

    Düşünme şeklin hastalıklı bir hal almış.
    Öncelikle bu hastalıklı halden kurtulmanın yolunu ara.
    Depresyondasın ve ilgii şefkat bekliyorsun.
    Kendin işin içinden çıkamıyorsun ve birilerinin elinden tutmasını bekliyorsun ilgi istiyorsun.
    Hatta konunun başlığında intihar geçirerek özellikle ilgi çekmeye çalışıyorsun.

    Sorun hayatında değil, sorun düşünme şeklinde.
    Polis olmak istiyorsan oturursun KPSS çalışmaya başlarsın kardeşim.
    Benim sonum ne olacak demezsin, oturursun çalışır sınava girersin bir sene olmazsa diğer sene olur iyi çalışırsan.
    Sen denedin mi polis olmayı da torpilden adamının olmasından bahsediyorsun?
    Sen 2 sene üst üste 85 puan aldın da torpilli adamları senin önüne mi aldılar?

    Yani değerli kardeşim ben direk konuşurum.
    Sen ağır bir depresyona girmek üzeresin.
    Hayatın sadece siyah taraflarını görüyorsun, elinde hiç beyaz yok zannediyorsun.
    Bu hayata annesiz babasız, yetiştirme yurdunda başlayıp, doğru düzgün hiç bir eğitimi olmadan bir yerlere gelen iş güç sahibi olan adamlar var.
    Senin ailen var, eğitimin var, r10 kullanmayı biliyorsun ve hala şikayet ediyorsan hata sendedir.

    Başkalarının hatalarına odaklanmayı bırak.
    Senin hayatının bu halde olmasının sebebi ailenin sen yanlış liseye falan göndermesi değil.
    Alkolik babasının her gün dövdüğü çalıştırıp parasını elinden aldığı bir adam olsaydın ailenin senin üzerinde negatif etkisi olduğunu tartışabilirdik.
    Ama senin aile gibi bir ailen var. Doğru düzgün gibi bir sevgilin ilişkin var. Bir çok insanın eğitimi yokken senin uzaktan muzaktan bir eğitimin var.
    Ve tüm bunlara rağmen elinde hiç bir şey yokmuş bitmişsin gibi şikayet ediyorsun.

    Kendine gel.
    Elindekilerin kıymetini bile.
    Kendine yeni vasıflar kazandır.
    Polis olmak istiyorum diyorsan sana lisede öğretilmeyen dersleri çalışmaya KPSS ye hazırlanmaya başla.
    Eğer imkanın ve hevesin varsa yabancı dile ağırlık verip diplomanın denkliği olan bir batı ülkesine gitme yolunu araştır.
    Bir çok gelişmiş ülke sağlık ve bakım alanında göçmen davet ediyor.

    Bir kağıt al eline.
    Hayatındaki pozitiz şeyleri ve negatif şeyleri teker teker yaz.
    Sonra negatif şeyleri hayatından çıkarmak için neler yapabileceklerini yaz.
    Ve bunları uygulamak için çalış.
    Hepsinden önemlisi de bir psikoloğa gitme zamanın gelmiş.
    Kendin başa çıkamıyorsun stres ile...
  • 04-03-2021, 00:31:55
    #48
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yazıkların tipik depresyon belirtisi.
    Elinde varolanları hiç hesaba katmadan sürekli yok olanları anlatıyorsun.
    Elinde bir sürü beyaz varken sen sürekli hayatındaki karalardan bahsediyorsun.
    Ve 2 lafından biri elinden tutacak, yardım edecek, seni destekleyecek biri beklentisi.

    Tahsilini küçümsüyorsun ama bir tahsilin var.
    Ailenin seni lisede yanlış yönlendirdiğini düşünüyorsun ama bir ailen var.
    Sevgilinle nasıl evleneceğini düşünüyorsun ama bir sevgilin var.
    Anlaşabileceğin bir insana aşık olmak ve karşılık görmek iş bulmaktan zor bir meseledir.
    Bak benim de evlenebileceğim bir işim var ama bir sevgilim yok, çünkü ben artık aşık olamıyorum.

    Düşünme şeklin hastalıklı bir hal almış.
    Öncelikle bu hastalıklı halden kurtulmanın yolunu ara.
    Depresyondasın ve ilgii şefkat bekliyorsun.
    Kendin işin içinden çıkamıyorsun ve birilerinin elinden tutmasını bekliyorsun ilgi istiyorsun.
    Hatta konunun başlığında intihar geçirerek özellikle ilgi çekmeye çalışıyorsun.

    Sorun hayatında değil, sorun düşünme şeklinde.
    Polis olmak istiyorsan oturursun KPSS çalışmaya başlarsın kardeşim.
    Benim sonum ne olacak demezsin, oturursun çalışır sınava girersin bir sene olmazsa diğer sene olur iyi çalışırsan.
    Sen denedin mi polis olmayı da torpilden adamının olmasından bahsediyorsun?
    Sen 2 sene üst üste 85 puan aldın da torpilli adamları senin önüne mi aldılar?

    Yani değerli kardeşim ben direk konuşurum.
    Sen ağır bir depresyona girmek üzeresin.
    Hayatın sadece siyah taraflarını görüyorsun, elinde hiç beyaz yok zannediyorsun.
    Bu hayata annesiz babasız, yetiştirme yurdunda başlayıp, doğru düzgün hiç bir eğitimi olmadan bir yerlere gelen iş güç sahibi olan adamlar var.
    Senin ailen var, eğitimin var, r10 kullanmayı biliyorsun ve hala şikayet ediyorsan hata sendedir.

    Başkalarının hatalarına odaklanmayı bırak.
    Senin hayatının bu halde olmasının sebebi ailenin sen yanlış liseye falan göndermesi değil.
    Alkolik babasının her gün dövdüğü çalıştırıp parasını elinden aldığı bir adam olsaydın ailenin senin üzerinde negatif etkisi olduğunu tartışabilirdik.
    Ama senin aile gibi bir ailen var. Doğru düzgün gibi bir sevgilin ilişkin var. Bir çok insanın eğitimi yokken senin uzaktan muzaktan bir eğitimin var.
    Ve tüm bunlara rağmen elinde hiç bir şey yokmuş bitmişsin gibi şikayet ediyorsun.

    Kendine gel.
    Elindekilerin kıymetini bile.
    Kendine yeni vasıflar kazandır.
    Polis olmak istiyorum diyorsan sana lisede öğretilmeyen dersleri çalışmaya KPSS ye hazırlanmaya başla.
    Eğer imkanın ve hevesin varsa yabancı dile ağırlık verip diplomanın denkliği olan bir batı ülkesine gitme yolunu araştır.
    Bir çok gelişmiş ülke sağlık ve bakım alanında göçmen davet ediyor.

    Bir kağıt al eline.
    Hayatındaki pozitiz şeyleri ve negatif şeyleri teker teker yaz.
    Sonra negatif şeyleri hayatından çıkarmak için neler yapabileceklerini yaz.
    Ve bunları uygulamak için çalış.
    Hepsinden önemlisi de bir psikoloğa gitme zamanın gelmiş.
    Kendin başa çıkamıyorsun stres ile...
    Eyvallah hocam biraz ağır yüklenmişsiniz ama haklı yönleriniz tabi ki var. Ama önceki mesajlarımda da belirttiğim gibi herkesin derdi kendisine büyük. Yani bir ailem yok diye, bir sevgilim yok diye değil olmasına rağmen karşılaştığım zorluklarla başa çıkamadığımı ve umutsuzluk içinde olduğumu ayrıca hatta burada yazamadığım özel durumlarımın da olduğunu belirttim. Psikoloğa gitmekten asla çekinmem, giderim de destek almak için fakat sizin gibi birkaç kişi daha bunlar sorun mu kardeşim diye bana yüklendi konu altında. Dediğim gibi birçok insan için komik gelebilir, sorundan bile saymayabilirsiniz. Ama herkesin hayatı farklı, hayata bakış açısı farklı. Kaldı ki, her gün forumda acaba Macbook mu alsam Msi mi alsam acaba Mercedes mi alsam BMW mi alsam diye konular görürken giripte sizinki de dert mi kardeşim arabası bile olmayan, her gün toplu taşımalarda sürünen insanlar var diyemiyor insan. Herkesin derdi farklı. Varlık içinde yokluk çekmekte vardır, evet bir aileye sahibim, bir ilişkiye sahibim ama içinde boğulduğum burada anlatamadığım çok farklı sorunlar da var. Özellikle yazı içerisinde de belirttiğim bilgisayar başında vakit geçirmekten iş kovalamaktan birçok hastalık sahibi olduğumu da yazmıştım. Onlarla boğuşuyorum şimdi. Doktor doktor geziyorum. Yani her şey aman sevgilim var aman ailem var ama ben yine de mutsuzum çünkü rahat battı gibi bir durum değil. Lütfen böyle algılamayın, başkalarının böyle algılamasını da sağlamayın. Yorumunuz biraz kırıcı, biraz haklı, biraz fazla eleştirel. Yine de teşekkürler vakit ayırdığınız için.
  • 04-03-2021, 03:54:09
    #49
    Zaman zaman her insan hissediyor bunları çünkü bir dönem var ve o dönem boşlukta hissediyor insan kendini. Yani bazı şeyleri sadece kendi yaşıyor hissine kapılıyor. Doğrusu şu aslında; pandemi dönemi boyunca tüm öğrenciler oldukça eksik kaldı. Her alan için geçerli bu. Hem kaynak olarak hem de gelişim olarak psikolojik açıdan eksik kaldık. Aslında zaman vardı üstüne de koyabilirdik ama pandemi döneminde yaşadığımız bıkkınlık hissi izin vermedi. Sözün özü her zaman zorluklar çıkacak ve hiçbir şey için geç değil. Kendinizi geliştirebilmeniz pekâlâ mümkün,geç değil. Ayrıca tahmin ettiğim üzere yaşınız da farklı bir bölümden de mezun olabilmek için çok müsait. Bunların hiçbiri intiharın akla gelmesi için sebep değil. Küçük konular bunlar, sizin bunları yemeniz lazım. Kişisel gelişim çok önemli her alan için ve her zaman. Şunu da lütfen gözardı etmeyin bazı şeylerin olmamış olması , daha iyi ve daha hayırlılarının olacağı içindir.
  • 04-03-2021, 04:24:21
    #50
    Merhabalar değerli kardeşim.

    Bazen insanlar maalesef yaşadıkları maddi-manevi travmalar sebebiyle, bunların üstesinden gelemeyeceklerini ve bu dünyanın da, sıkıntıların da baki kalacağını zannediyorlar bu dünyada.

    Sen de biliyorsun ki ne ilk, ne de son çare değil intihar. Kesin çare ise, kesinlikle bu değil. Çoğu da biliyor ama, işte içinden gelen sesi dinliyor.
    İçinden gelen sesi dinle derler ya hani, iyi ama içinden gelen hangi sesi dinleyeceksin onu söylememiş bu sözü söyleyenler.
    Çünkü içimizde bizim hiç bir zaman iyiliğimizi istemeyen bir şeytani dürtüler, vesveseler var.

    Dolayısıyla, insanın içinde kendisinin hayatta kesinlikle kaldıramayacağını düşündüren yükler meydana getiren varlık, işte bu ve bunun fısıltılarıdır.
    Bunun aksine, insana kaldıramayacağını asla ama asla yüklemeyeceğini ifade eden ise Yaratandır.

    Zor olan bir şey yoktur, çok kolay olan bir şey de.
    Sen gayret et, elinden gelenin en iyisini yapmaya çalış; gerisi için de hayırlısı ve ya nasip deyip, tevekkül ile Yaratana bırak kardeş.

    Unutma ki bu dünyadan, sadece geçiyoruz...
  • 04-03-2021, 08:50:12
    #51
    "Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiç bir zaman umutsuz bir insan olmadım." demiş Ulu Önder.

    Başınız derde düştüğünde onu örnek alın, o gibi düşünmeye çalışın. Kaçacak, gidecek bir yerimiz yok. Mücadeleye devam.
  • 04-03-2021, 11:03:41
    #52
    Yaşamak zaten direnmektir.
    Hergün uyandığımız andan itibaren zaten direniyoruz çabalıyoruz.
    Böyle yapmak zorundayız bizi insan yapan da bu.
    Aslında her birimizi biraz böyle çaresiz umutsuz yapan da biraz inanç eksikliğimiz.
    Ne Allah a inanır olduk. Ne onun kapattığı hayırsız kapılara ne de açtığı hayırlı kapılara inanır olduk.
    İstiyoruz ki herşey elimizde olsun nasip kader kavramı olmasın herşeyi biz idare edelim. !
    Emin şu zamanda hemen herkes sizin yaşadığınızı yaşıyor.
    Evdesiniz ev geçindirmiyorsunuz çoluk çocuğunuz yok kira - kredi ödemiyorsunuz.
    Bir esnaf düşünün geçen yıl marttan beri kapalı 5 elemanı var. Sigorta - kira kdv vergiler 3 çocuğu var ?
    Diyeceğim o ki iş sizde biter. Hayat bence çok güzel yaşamaya değer. İstemeye arzu etmeye sevinmeye sevilmeye değer.
    En ufak bir hastalığınızda demiyormusunuz bu ne illet birşey keşke bir iyileşsem diye
    Tavsiyem bulunduğunuz ortamı bir ay kadar değiştirin emin olun bu bile size 6 ay yetecektir.

    / ayrıca yazınızı baştan sona okudum
  • 04-03-2021, 11:23:37
    #53
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Öncelikle yazıyı sonuna kadar okuduğumu belirteyim. Tabii ki ailelerin gençleri kendi istedikleri bölümlerde okutmaya çalışmaları belki de doğru değil ancak gençlerin bugünün ortamında kendilerini geliştirmek için çoğu materyal internette mevcut. Mesela ben 35 yaşında bir insan olaraktan HTML CSS derslerine başladım ve bir şeyler öğrenebildiğimi gördüm. Onun için iyi bir planlamayla, iyi bir çalışmayla belki ömrünün bir kaç senesini birşeylere adayarak yeni iş kolları ortaya çıkartılabilir.

    R10'dan gelecek gelirle ev döner mi diye sormuşsun sevgili kardeşim. Burayı siz kendiniz için bir staj alanı olarak değerlendirebilirsiniz. Kendinize yatırım yapacağınız iki konu var birincisi dil, ikincisi ise gerçekten keyif aldığınız alan ne ise o alanda çalışmalar yapmak. Neden dil, her ne konuda olursa olsun, İngilizce kaynak bulmak oldukça kolay, Ayrıca, staj alanının ötesinde burada büyük işlerde dönüyor ancak yine tatmin etmezse yabancı freelancer sitelerini de deneyebilirsiniz. Kendi içerinizde belli bir disiplin oluşturabilirseniz duyduğum kadarı ile yabancı iş verenler Türk'lerle çalışmayı tercih ediyorlar.

    Sadece şu geçiş dönemlerinde sabır ol kardeşim, yine dün kendime değer katması için izlediğim bir video'da sabır için şuna benzer birşey söylüyordu. Sabır oturup beklemek değildir, sabır olmasını istediğimiz şey için emek, çaba sarf etmektir diyordu. Ben yaklaşık 1 sene süren depresif bir süre geçirdim ve bu süre de intihar düşünceleri taşıdım, belki de sadece cesaret edemediğim için yapmadım ama bu süreç bana bir çok şey kattı, bu artı değerleri hayatıma entegre etmeye çalışıyorum, daha çok eksikliklerimi görmeye başladım ve bunları nasıl toparlayabilirim derdindeyim. Şu an sende sadece olumsuz taraflara odaklanmış durumdasın "İyi Hissetmek" adlı kitaptan kısa bir anektod paylaşacağım, "Kendi durumunuz son derece kötü, bunaltıcı ve ümitsiz olduğuna, ne olursa olsun iyileşmeyecek tek kişi olduğunuza ikna olmuş olabilirsiniz. Ama eninde sonunda, bulutlar dağolacak, gökyüzü yeniden parlamaya başlayacaktır."

    Son olarak senin ve senin durumunda sıkışmış gençlerimiz için senin dileğini paylaşıyorum ve hepinizin toparlanıp hem kendinize, hem çevrenize, hem de toplumumuza katma değer kattığı günler gelmesini bir an önce hayırlısıyla diliyorum güzel kardeşim.
  • 04-03-2021, 12:50:11
    #54
    bbthns adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Eyvallah hocam biraz ağır yüklenmişsiniz ama haklı yönleriniz tabi ki var. Ama önceki mesajlarımda da belirttiğim gibi herkesin derdi kendisine büyük. Yani bir ailem yok diye, bir sevgilim yok diye değil olmasına rağmen karşılaştığım zorluklarla başa çıkamadığımı ve umutsuzluk içinde olduğumu ayrıca hatta burada yazamadığım özel durumlarımın da olduğunu belirttim. Psikoloğa gitmekten asla çekinmem, giderim de destek almak için fakat sizin gibi birkaç kişi daha bunlar sorun mu kardeşim diye bana yüklendi konu altında. Dediğim gibi birçok insan için komik gelebilir, sorundan bile saymayabilirsiniz. Ama herkesin hayatı farklı, hayata bakış açısı farklı. Kaldı ki, her gün forumda acaba Macbook mu alsam Msi mi alsam acaba Mercedes mi alsam BMW mi alsam diye konular görürken giripte sizinki de dert mi kardeşim arabası bile olmayan, her gün toplu taşımalarda sürünen insanlar var diyemiyor insan. Herkesin derdi farklı. Varlık içinde yokluk çekmekte vardır, evet bir aileye sahibim, bir ilişkiye sahibim ama içinde boğulduğum burada anlatamadığım çok farklı sorunlar da var. Özellikle yazı içerisinde de belirttiğim bilgisayar başında vakit geçirmekten iş kovalamaktan birçok hastalık sahibi olduğumu da yazmıştım. Onlarla boğuşuyorum şimdi. Doktor doktor geziyorum. Yani her şey aman sevgilim var aman ailem var ama ben yine de mutsuzum çünkü rahat battı gibi bir durum değil. Lütfen böyle algılamayın, başkalarının böyle algılamasını da sağlamayın. Yorumunuz biraz kırıcı, biraz haklı, biraz fazla eleştirel. Yine de teşekkürler vakit ayırdığınız için.
    Değerli kardeşim sana yüklenmedim.
    Ben doğrudan konuşan bir yapıya sahibim.
    O yüzden sana sert gelmiş olabilir.
    Evet herkesin sorunlar başetme kapasitesi farklı.
    Öldürmeyen acı güçlendirir lafı buradan geliyor.
    Atlattığın her sıkıntı sana deneyim oluyor ve benzer sıkıntılarda eskisi kadar çaresiz hissetmiyorsun.
    Daha önce başka bir konuda da yazdım ben senin yaşlarındayken 2001 krizi geldi, işsiz kaldım, kredi kartı borçlarım ödenemez hale geldi.
    Kiramı ödeyemedim evden atıldım. vesaire.
    Hepsi geçti.
    Yani her kuşağın böyle sorunlu dönemleri geçiyor.
    Bir tek kendisinin şanssız zamana denk geldiğine inananlardan olma.
    Bu ülke daha kötü günler gördü, ve o dönemin gençleri de bir şekilde iş buldu evlendi ve z kuşağını doğurdular.

    Senin anlaman gereken şey şu.
    Çocuğuna süt almak zorunda değilsin, çocuğuna ilaç alamadığın için çocuğunun hayatının riske gireceği bir durumda değilsin.
    Hayatta tek sorumluluğun kendinsin.
    Bakmakla yükümlü olduğun kimse yok.

    Bugün böyle bir stres ile karşılaştığında bu kadar yıkılırsan yarın bir ciddi bir sorunla karşılaştığında ne yaparsın?
    Hastanelerde ölümü bekleyen bir sürü hasta var.
    Senin tedavisi olan hastalıkların var bu kadar kedine dert etme.
    İnsanlar hastalıklar atlatır, parasızlık atlatır, ihanetlere uğrar, sevdiklerini kaybeder...
    Sen yaşadığın sorunları gözünde çok büyütüyorsun.

    Kendini gerçekleştiren kehanet diye bir kavram vardır.
    İnternette bunu kavramın ne olduğunu aratıp öğren.
    Sonra anlayacaksın ki hayatta en önemli şey pozitif düşünmek ve pozitif beklentilerde olmak.
    Kötümserin hayatı hep daha kötü gidecektir...