• 14-02-2021, 02:11:02
    #46
    Korkma..!
    Çok uzun vadede planlar yaparak hayatı kendine zindan hale getirme. Kısa ve orta vade de planlar yap. Çalışkan ve araştırmacı olduğun yazdıklarından belli her zaman engeller çıkacak işini temiz ve düzgün yap gerisini boş ver
  • 14-02-2021, 02:22:55
    #47
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    INFEROX adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Korkma..!
    Çok uzun vadede planlar yaparak hayatı kendine zindan hale getirme. Kısa ve orta vade de planlar yap. Çalışkan ve araştırmacı olduğun yazdıklarından belli her zaman engeller çıkacak işini temiz ve düzgün yap gerisini boş ver
    Hocam 18 oluyorum ancak dediğiniz gibi şuan 30 yaşıma kadar olacaklar planlı en azından hayatıma yön vericek şeyler insanlardan herzaman duyduğum tek öğüt anı yaşa önüne bak oluyor ama bu durum beni çok rahatsız ediyor aşamıyorum bu durumu teşekkürler hocam ayrıca.
  • 14-02-2021, 02:26:29
    #48
    zAHo adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam 18 oluyorum ancak dediğiniz gibi şuan 30 yaşıma kadar olacaklar planlı en azından hayatıma yön vericek şeyler insanlardan herzaman duyduğum tek öğüt anı yaşa önüne bak oluyor ama bu durum beni çok rahatsız ediyor aşamıyorum bu durumu teşekkürler hocam ayrıca.
    aşmaya çalışma, aş o durumu.. Mutluluk en değerlisi, elinde olmayan bir şeyi kaybetmezsin, beyin her zaman olumsuza negatife odaklıdır, bu durum anksiyete panik atak gibi durumlar yaratabilir, sen üzerine düşeni yap çalış çabala kurslara katıl kendini geliştir gerisi kaderinle alakalı. 18 yaşında dünyanın kocaman yükünü omuzlarına alma hayatta başarılar güzel kardeşim.
  • 14-02-2021, 02:29:19
    #49
    INFEROX adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    aşmaya çalışma, aş o durumu.. Mutluluk en değerlisi, elinde olmayan bir şeyi kaybetmezsin, beyin her zaman olumsuza negatife odaklıdır, bu durum anksiyete panik atak gibi durumlar yaratabilir, sen üzerine düşeni yap çalış çabala kurslara katıl kendini geliştir gerisi kaderinle alakalı. 18 yaşında dünyanın kocaman yükünü omuzlarına alma hayatta başarılar güzel kardeşim.
    Teşekkürler hocam bu durumu aşacağım tekrar iyi dileklerinizden ötürü sağolun ❤️
  • 14-02-2021, 03:19:09
    #50
    WordPress Uzmanı
    Sevgili kardeşim. R10 hayatımdaki en uzun mesajımı yazmaya hazırlanıyorum. Mesajını görünce, okudum. Son 15 yılım gözlerimin önünden film şeridi gibi geçti. Bu arada 37 yaşındayım, belirteyim. Hamdolsun, gelecekten hiçbir korkum yok. Bana yazılan ecel günüm gelene dek eşim ve çocuklarım için mücadele etmeye devam edeceğim. Hayat bu. Her zaman inişleri ve çıkışları olacaktır. Hamdolsun ben çıkışa geçtim. Bu yazımın sana umut olmasını, fikir vermesini temenni ederek yazıyorum. En kötü plan plansızlıktan iyidir. Sonuna kadar okuman dileğiyle.

    Bence şunları sağlarsan eninde sonunda istediğin başarıya kavuşursun:
    • Anne-babana asi olmayacak ve onların hayır dualarını alacaksın,
    • Dürüst bir insan olacaksın, insanları kandırmayacaksın,
    • Her ne yapıyorsan en iyi şekilde yapmaya gayret edeceksin,
    • Boş vakitlerinde merak duyduğun yeni şeyler öğreneceksin,
    • İş yaptığın insanları, yaptığın işin konusu onların ortamlarında geçtiğinde ismin akıllarına geleceği kadar memnun etmiş olacaksın ki seni önersinler,
    • Yapmayı en sevdiğin şeylerde kendini geliştireceksin,
    • En az bir şeyde çok iyi olacaksın ve son olarak
    • En az bir yabancı dili; onlar konuştuğunda anlayacağın ama istediğinde ifade etmek istediklerini yazıya doğru bir şekilde dökebilecek kadar bilmelisin.
    Ben İşletme Lisan mezunuyum. Açık öğretime açıkta kalmamak için, bari bir diplomam olsun diye girdim. Okulu da 7 yılda bitirdim. O kadar zekiyim yani, bil ki ümidini kaybetme 15 yıldır özel bir üniversitenin kütüphanesinde çalışıyorum. İlk 10 yılım iş yerimde koşuşturmacayla cok yoğun geçti. O zamanlar servislerimizde öğrenciler de bulunuyordu. Bir Türk ve bir yabancı öğrenci önümde oturuyordu ve aralarında İngilizce konuşuyorlardı. Onların İngilizce sohbeti o kadar hoşuma gitti ki o anda İngilizce öğrenmeye karar verdim ve o hafta bir kursa kaydolup Upper-Intermediate seviyesine kadar devam ettim. Yaklaşık 3 yıl sürmüştü sanırım. İngilizce’den inanılmaz keyif aldım. Kurstan sonra da hep ilgiliydim İngilizce’ye. O zamanlar chaticq.com vardı. MSN Messenger’ın popüler olduğu zamanlar. İcq’da yabancı hatunlar bulup evli olmama rağmen bekarım diyordum. Çünkü kimse evli bir erkekle uzun uzun konuşmazdı diye düşünürdüm. Uzun yıllar Filipinli ya da Vietnamlı sevgili gibi yazıştığım hatunlar oldu. Bu yazışmalar Writing’imi ve kelime dağarcığımı çok geliştirdi.

    O dönemlerde bir SMF forumuna üye oldum. Sene 2008 filan. Açık Öğretim sorularının paylaşıldığı bir forum sitesiydi. Forumda biri beni kendi kurduğu yeni forum sitesine moderatör olarak davet etti. Moderatör olacaktım var mı ötesi. Mod olmuşum Admin olmuşum, keyifliydi… Onun vesilesiyle internet camiasına atılmış oldum. Forum nasıl kurulur, domain nedir, ne lazım derken bir baktım forumlar kuruyorum.

    Joomla’nın caf caflı olduğu dönemlerdi. Bana site kurabilir misin diye sordu. Dedim hazır sistem, kurarız tabi 😊 Birkaç yıl onuna site tasarladım. O müşteri buldu, ben Joomla ile işi yaptım. Parayı 50/50 kırıştık. Ama bir yıl ücret ödeyen hiçbir müşteri sonraki yıl uzatma yapmadı. O kadar ciddiydi yani yaptıklarımız. Neyse sonra WordPress çıktı. Bana daha kolay geldi ve öğrenmeye başladım. Sonra ThemeForest’i keşfedince dedim website kurmak ne kadar kolaymış.

    6 yıl kadar önce üniversitedeki işimde kendi isteğimle gece vardiyasına geçtim. Bu geçiş beni o kadar rahatlattı ki anlatamam. İnanılmaz boş vaktim olmaya başlamıştı. Pozisyonum bir nevi yükselmişti. Artık ödünç verme bankosunda çalışmaya başlamıştım. Biri kitap almaya ya da iade etmeye gelmediği müddetçe yapacak bir işim yoktu. E gece 2’den sonra gelen giden de olmuyordu (kütüphanemiz 7/24 açık). İlk zamanlar bu boş zamanlarda film/dizi izliyordum. Böyle 3-4 ay geçti ve günlerimin böyle geçmeyeceğine karar verip filmi bıraktım.

    Ek iş aramaya başladım. Geceleri çalıştığım için gündüzlerim boştu. E akıllı adamdım ben, mutlaka bir iş bulurum diye düşündüm. 3 girişimim oldu.
    1. Garsonluk: Evimin karşısındaki dinlenme tesisinde bulunan lokantayla görüştüm, çalışan öğrenciler varken bana verecekleri bir iş olmadığını söylediler.
    2. Eşya Taşıma-Amele: Sokakta gördüğüm bir ilan vardı. Günlük 50-70TL’ye amele arıyorlardı. Neden olmasın dedim. Paranın nerden geldiği, helal olduğu sürece önemli değildi benim için. Başvurdum, eşya taşırım dedim. Hiç arayan olmadı.
    3. PC-Destek Personeli: Gebze’de bir bilişim şirketine gidip ek iş aradığımı, bilgisayar kurulumu, format atma vs bu konularda bilgili olduğumu ve yardımcı olabileceği söyledim. Maalesef, sonuç aynıydı.

    Uzun yıllardır Web Tasarım hep ilgilendiğim, uğraştığım, araştırdığım bir konuydu. “Neden bu becerimi profesyonele dökmeyeyim ki” dedim ve kendi markamı Eylül 2015’de kurdum. Öyle memnun etmeliydim ki insanları, arkadaşlarıyla bulundukları bir ortamda Web Tasarım konusu geçtiğinde beni önermeliydiler. Bedava reklam. Hep hedefim buydu. Bu süreçten sonra çok güzel insanlarla tanıştım. 50 kadar aktif referansım vardı. Prensiplerime hep uyduğum için İş yaptığım herkes beni başkalarına da önerdi.


    Dolar’ın TL’den 5 kat değerli olduğu günlerde (şu an ne kadarolduğunu biliyorsundur) sürekli olarak nasıl USD olarak gelir elde edebilirim diye kafa patlatıyordum ki Allah (c.c.) karşıma harika bir fırsat çıkardı. ABD’de bulunan yabancı bir şirketin Virtual Assistant ilanına başvurdum. 50 refarasnımın linkini attım, detaylı ahvalimi anlattım. Ve bu ilanı sahibinden.com’da gördüm inanabiliyor musun? Çünkü ilanı veren kişi Antalya’da yaşıyormuş. Tatile diye gelip, yerleşmiş 😊 Skype üzerinden İngilizce bir mülakat yaptık ve benimle çalışmak istediklerini söylediler ama bunun için upwork.com’da bir üyeliğimin olmasını söylediler. Ağustos 2018’den beridir onlar için çalışıyorum. Artık Yurtdışına iş yapıyorum ve mevcut müşterilerimin referans olduğu kişilere yardımcı oluyorum. 3 yıl kadar sonra üniversitedeki işimden ayrılıp, sadece bu kontratımla çalışmak hedefindeyim.


    2015 yılında ben aylık ek gelir olarak 1000 TL’nin hayalini kurarken rabbim bana bunun 10-15 katını ek iş olarak nasip etti. Sen de çok çalışır, gayret gösterir, dürüst olur ve doğru insanlarla karşılaşırsan bu hayat sonunda sana istediklerini mutlaka verir güzel kardeşim.


    Son sözüm; bir şeyleri iyi yapabiliyor ol, Almanca ya da İngilizce, yukarıdaki maddelerde belirttiğim kadar biliyor ol ve upwork.com üzerinden bir kontrat kovalayıp yurtdışına çalış. TR’de kazanacağının 10 katını güle oynaya 3-5 yıla kazanırsın.
  • 14-02-2021, 09:31:51
    #51
    Üyeliği durduruldu
    Sizde akıllı gibi çalışmayın kaygı filan olmasın
  • 14-02-2021, 13:01:11
    #52
    Cinciali adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sevgili kardeşim. R10 hayatımdaki en uzun mesajımı yazmaya hazırlanıyorum. Mesajını görünce, okudum. Son 15 yılım gözlerimin önünden film şeridi gibi geçti. Bu arada 37 yaşındayım, belirteyim. Hamdolsun, gelecekten hiçbir korkum yok. Bana yazılan ecel günüm gelene dek eşim ve çocuklarım için mücadele etmeye devam edeceğim. Hayat bu. Her zaman inişleri ve çıkışları olacaktır. Hamdolsun ben çıkışa geçtim. Bu yazımın sana umut olmasını, fikir vermesini temenni ederek yazıyorum. En kötü plan plansızlıktan iyidir. Sonuna kadar okuman dileğiyle.

    Bence şunları sağlarsan eninde sonunda istediğin başarıya kavuşursun:
    • Anne-babana asi olmayacak ve onların hayır dualarını alacaksın,
    • Dürüst bir insan olacaksın, insanları kandırmayacaksın,
    • Her ne yapıyorsan en iyi şekilde yapmaya gayret edeceksin,
    • Boş vakitlerinde merak duyduğun yeni şeyler öğreneceksin,
    • İş yaptığın insanları, yaptığın işin konusu onların ortamlarında geçtiğinde ismin akıllarına geleceği kadar memnun etmiş olacaksın ki seni önersinler,
    • Yapmayı en sevdiğin şeylerde kendini geliştireceksin,
    • En az bir şeyde çok iyi olacaksın ve son olarak
    • En az bir yabancı dili; onlar konuştuğunda anlayacağın ama istediğinde ifade etmek istediklerini yazıya doğru bir şekilde dökebilecek kadar bilmelisin.
    Ben İşletme Lisan mezunuyum. Açık öğretime açıkta kalmamak için, bari bir diplomam olsun diye girdim. Okulu da 7 yılda bitirdim. O kadar zekiyim yani, bil ki ümidini kaybetme 15 yıldır özel bir üniversitenin kütüphanesinde çalışıyorum. İlk 10 yılım iş yerimde koşuşturmacayla cok yoğun geçti. O zamanlar servislerimizde öğrenciler de bulunuyordu. Bir Türk ve bir yabancı öğrenci önümde oturuyordu ve aralarında İngilizce konuşuyorlardı. Onların İngilizce sohbeti o kadar hoşuma gitti ki o anda İngilizce öğrenmeye karar verdim ve o hafta bir kursa kaydolup Upper-Intermediate seviyesine kadar devam ettim. Yaklaşık 3 yıl sürmüştü sanırım. İngilizce’den inanılmaz keyif aldım. Kurstan sonra da hep ilgiliydim İngilizce’ye. O zamanlar chaticq.com vardı. MSN Messenger’ın popüler olduğu zamanlar. İcq’da yabancı hatunlar bulup evli olmama rağmen bekarım diyordum. Çünkü kimse evli bir erkekle uzun uzun konuşmazdı diye düşünürdüm. Uzun yıllar Filipinli ya da Vietnamlı sevgili gibi yazıştığım hatunlar oldu. Bu yazışmalar Writing’imi ve kelime dağarcığımı çok geliştirdi.

    O dönemlerde bir SMF forumuna üye oldum. Sene 2008 filan. Açık Öğretim sorularının paylaşıldığı bir forum sitesiydi. Forumda biri beni kendi kurduğu yeni forum sitesine moderatör olarak davet etti. Moderatör olacaktım var mı ötesi. Mod olmuşum Admin olmuşum, keyifliydi… Onun vesilesiyle internet camiasına atılmış oldum. Forum nasıl kurulur, domain nedir, ne lazım derken bir baktım forumlar kuruyorum.

    Joomla’nın caf caflı olduğu dönemlerdi. Bana site kurabilir misin diye sordu. Dedim hazır sistem, kurarız tabi 😊 Birkaç yıl onuna site tasarladım. O müşteri buldu, ben Joomla ile işi yaptım. Parayı 50/50 kırıştık. Ama bir yıl ücret ödeyen hiçbir müşteri sonraki yıl uzatma yapmadı. O kadar ciddiydi yani yaptıklarımız. Neyse sonra WordPress çıktı. Bana daha kolay geldi ve öğrenmeye başladım. Sonra ThemeForest’i keşfedince dedim website kurmak ne kadar kolaymış.

    6 yıl kadar önce üniversitedeki işimde kendi isteğimle gece vardiyasına geçtim. Bu geçiş beni o kadar rahatlattı ki anlatamam. İnanılmaz boş vaktim olmaya başlamıştı. Pozisyonum bir nevi yükselmişti. Artık ödünç verme bankosunda çalışmaya başlamıştım. Biri kitap almaya ya da iade etmeye gelmediği müddetçe yapacak bir işim yoktu. E gece 2’den sonra gelen giden de olmuyordu (kütüphanemiz 7/24 açık). İlk zamanlar bu boş zamanlarda film/dizi izliyordum. Böyle 3-4 ay geçti ve günlerimin böyle geçmeyeceğine karar verip filmi bıraktım.

    Ek iş aramaya başladım. Geceleri çalıştığım için gündüzlerim boştu. E akıllı adamdım ben, mutlaka bir iş bulurum diye düşündüm. 3 girişimim oldu.
    1. Garsonluk: Evimin karşısındaki dinlenme tesisinde bulunan lokantayla görüştüm, çalışan öğrenciler varken bana verecekleri bir iş olmadığını söylediler.
    2. Eşya Taşıma-Amele: Sokakta gördüğüm bir ilan vardı. Günlük 50-70TL’ye amele arıyorlardı. Neden olmasın dedim. Paranın nerden geldiği, helal olduğu sürece önemli değildi benim için. Başvurdum, eşya taşırım dedim. Hiç arayan olmadı.
    3. PC-Destek Personeli: Gebze’de bir bilişim şirketine gidip ek iş aradığımı, bilgisayar kurulumu, format atma vs bu konularda bilgili olduğumu ve yardımcı olabileceği söyledim. Maalesef, sonuç aynıydı.
    Uzun yıllardır Web Tasarım hep ilgilendiğim, uğraştığım, araştırdığım bir konuydu. “Neden bu becerimi profesyonele dökmeyeyim ki” dedim ve kendi markamı Eylül 2015’de kurdum. Öyle memnun etmeliydim ki insanları, arkadaşlarıyla bulundukları bir ortamda Web Tasarım konusu geçtiğinde beni önermeliydiler. Bedava reklam. Hep hedefim buydu. Bu süreçten sonra çok güzel insanlarla tanıştım. 50 kadar aktif referansım vardı. Prensiplerime hep uyduğum için İş yaptığım herkes beni başkalarına da önerdi.


    Dolar’ın TL’den 5 kat değerli olduğu günlerde (şu an ne kadarolduğunu biliyorsundur) sürekli olarak nasıl USD olarak gelir elde edebilirim diye kafa patlatıyordum ki Allah (c.c.) karşıma harika bir fırsat çıkardı. ABD’de bulunan yabancı bir şirketin Virtual Assistant ilanına başvurdum. 50 refarasnımın linkini attım, detaylı ahvalimi anlattım. Ve bu ilanı sahibinden.com’da gördüm inanabiliyor musun? Çünkü ilanı veren kişi Antalya’da yaşıyormuş. Tatile diye gelip, yerleşmiş 😊 Skype üzerinden İngilizce bir mülakat yaptık ve benimle çalışmak istediklerini söylediler ama bunun için upwork.com’da bir üyeliğimin olmasını söylediler. Ağustos 2018’den beridir onlar için çalışıyorum. Artık Yurtdışına iş yapıyorum ve mevcut müşterilerimin referans olduğu kişilere yardımcı oluyorum. 3 yıl kadar sonra üniversitedeki işimden ayrılıp, sadece bu kontratımla çalışmak hedefindeyim.


    2015 yılında ben aylık ek gelir olarak 1000 TL’nin hayalini kurarken rabbim bana bunun 10-15 katını ek iş olarak nasip etti. Sen de çok çalışır, gayret gösterir, dürüst olur ve doğru insanlarla karşılaşırsan bu hayat sonunda sana istediklerini mutlaka verir güzel kardeşim.


    Son sözüm; bir şeyleri iyi yapabiliyor ol, Almanca ya da İngilizce, yukarıdaki maddelerde belirttiğim kadar biliyor ol ve upwork.com üzerinden bir kontrat kovalayıp yurtdışına çalış. TR’de kazanacağının 10 katını güle oynaya 3-5 yıla kazanırsın.
    Bu kadar uzun ve biz gençleri umursayarak özen gösterdiğiniz için teşekkür ederim öncelikle. Hepsini okudum ve gerçekten etkilendim diyebilirim hocam sizlere bu yazıyı yazıp vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederim. Dediklerinizi dikkate alıp hayatımda da kullanacağım tekrar teşekkür ederim.
  • 14-02-2021, 13:35:30
    #53
    Bundan 5-6 sene önce donanımhaber de denk geldiğim baslık ve içeriği yazıyorum;
    -Siz üni okuyanlar acıyorum size
    Bende merak ettim girdim okudum
    -Marangozum 2 menteşe çakıyorum 200 tl para alıyorum altımda c200 var
    Sonra düşündüm biz afedersiniz biyerimiz dikdörtgen olana kadar oturup calısıyoruz ama alinin amcası torpili basıyor senden öne geçiyor. Üni bana göre sadece vizyon misyon bakış açısı katıyor tüm bölümlerin tüm dersleri youtubede var sadece diploman olmuyor. Sen şimdi bi rekor kırsan gözetmen yok diye gunies e giremiyosun ama gözetmenli biri kırsa o giriyor. Ama sonuç olarak ikiniz de aynı şeyi yaptınız. Sonuç olarak bölümün vs hiçbir önemi yok bana göre illa okumak istiyorsanız derslerin sizi zorlamıcak bir bölüm seçin ve okul varken 4-5 sene de kendinizi geliştirin başka yönlerde örneğin yazılım. 5 sene yazılım öğrendeniz emin olun bir yaz. Müh. Daha cok şey bilecekseniz daha sonra freelancer olarak calısıp projelerinizi şirkete sunacaksınız şirket bakacak adam kendini geliştirmiş gidip nasıl mezun olduğu belirsin adamı alcağına icraata bakıp sizi alcak. Bu hep böyledir üni de avukat, sağlam mühendis ya da tıp vs okumadıktan sonra kıdemsiz öyle çok para kazanamazsınız bunların hepsi tecrübe bu ülke de amcası olan kazanıyor bu duruma düşmemek için düşünmeyi bırak öğrenmeye bak
  • 14-02-2021, 16:29:40
    #54
    serocum adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bundan 5-6 sene önce donanımhaber de denk geldiğim baslık ve içeriği yazıyorum;
    -Siz üni okuyanlar acıyorum size
    Bende merak ettim girdim okudum
    -Marangozum 2 menteşe çakıyorum 200 tl para alıyorum altımda c200 var
    Sonra düşündüm biz afedersiniz biyerimiz dikdörtgen olana kadar oturup calısıyoruz ama alinin amcası torpili basıyor senden öne geçiyor. Üni bana göre sadece vizyon misyon bakış açısı katıyor tüm bölümlerin tüm dersleri youtubede var sadece diploman olmuyor. Sen şimdi bi rekor kırsan gözetmen yok diye gunies e giremiyosun ama gözetmenli biri kırsa o giriyor. Ama sonuç olarak ikiniz de aynı şeyi yaptınız. Sonuç olarak bölümün vs hiçbir önemi yok bana göre illa okumak istiyorsanız derslerin sizi zorlamıcak bir bölüm seçin ve okul varken 4-5 sene de kendinizi geliştirin başka yönlerde örneğin yazılım. 5 sene yazılım öğrendeniz emin olun bir yaz. Müh. Daha cok şey bilecekseniz daha sonra freelancer olarak calısıp projelerinizi şirkete sunacaksınız şirket bakacak adam kendini geliştirmiş gidip nasıl mezun olduğu belirsin adamı alcağına icraata bakıp sizi alcak. Bu hep böyledir üni de avukat, sağlam mühendis ya da tıp vs okumadıktan sonra kıdemsiz öyle çok para kazanamazsınız bunların hepsi tecrübe bu ülke de amcası olan kazanıyor bu duruma düşmemek için düşünmeyi bırak öğrenmeye bak


    Heser adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yazılıma talep patlaması var doğru tespit ama neden var ? heryerden yazılım öğrenin aç kalmassınız diye pazarlandığı için. iyi para var bu işte işsiz kalmassınız diye pazarlandığı için. Ama yazılım malesef 1-2 senede sadece kursa giderek bu işte iyi para var mantalitesinde öğrenebilinecek birşey değil elbette birşeyler öğrenirsiniz ama ne kadar yetkin olursunuz forumu görüyoruz. herkes uzman ama karşılıkla otursan yazılım üzerine 2 lafın belini kıramazsın.

    yazılımın temellerini bilmekle yazılımcı olunmuyor. anca işte 3-5 site yaparsın üstün körü bukadar. halbuki çok kapsamlı ve derin bir konu yazılım haliyle uzmanlaşmak yıllar sürüyor. 4-5 seneden aşağı uzman olamıyorsun. peki kim 4-5 sene uzman olmaya dayanıyor çok az kişi. onu bırakın yazılıma başladıktan 3-4 ay sonra temellerini bile öğrenmeden bırakan çok kişi var.

    yazılımı iş çıkartacak kadar bilen projeleri çöpten ibaret olan en azından çalışan bir sürü yazılım var şimdi bu insanlarada kızmıyorum kendilerini geliştirmedikleri için kendilerini biliyor zannettikleri için kendilerine kızsınlar. günün sonunda işverenler bunları zaten ayıkıyorlar zamanla ve işi bilene teslim ediyorlar.

    yazılımı öğrenmek kesinlikle ne sabır meselesi, ne çalışma meselesi ne dirayet meselesi nede zeka meselesi, sadece karakterinizde varsa devam edebiliyorsunuz.

    hal böyle olunca rekabet dediğiniz o rüzgar bizim köyde esmiyor. o yüzden karakterinizde varsa, siyah ekranla evlenmek sizi sıkmıyorsa. bu sıkıcı dünyada kulaklıkları takıp saatlerce takılmak sizi boğmuyorsa asla ama asla gelecek kaygısı çekmeyin boş kuruntu.


    sadece teknolojiyi takip edin.

    back-end developer: .net, java
    front-end developer: vue, react, angular

    hangisi hoşunuza gidiyorsa tercih edin.

    araştırın.

    güncel teknolojileri takip etmek genelde magazindir ama takip etseniz size çok şey katar. mesele oop, solid, clean code, anti pattern, design pattern gibi yaklaşımları öğrenmek bu yaklaşımlar yılların yaklaşımları aslında ama bilene uygulayabilene pek rastlayamıyoruz.

    ayrıca belirteyim adım soyadım zaten yok profil kastığımda yok o yüzden rahat rahat söylebilirim.10 senedir yazılımcıyım. kendimi her gün geliştiririm. 3-4 günde bir sadece linkedin profilimdeki telefon numaramı ararlar büyük şirketler teklif yaparlar. Ben zaten çalıştığım için hoş sohbet eder kapatırım. teklif edilen rakamlar xx.xxx. bunu söylememdeki temel amaç hava atmak asla değil zaten adım soyadım yok. seni biraz olsun rahatlatmak.

    ama rahatlamayada ihityacınızın olmaması gerekir aslında ben 13-14 yaşımdan beri hayatım boyunca yapmak istediğim şeyi yaptım hiç kaygı duymadım sizlere şaşıyorum belki insanlar farklı farklıdır neyse.
    Anlıyorum hocam eğer mutlu ise o çok güzel benim korktuğum kısım açıkcası o değil iş bulmak da değil başarmak için gerekli olan basamakları baştan çıkamamak çünkü hedefim hiç bir şirket altında 9-5 çalışayım iyi bir maaş, ev, araba olmadı yemin ederim olmadı tek istediğim başarı ve birşeyleri üretmek biliyorum bunu okumadan yaparsın ancak ben sadece Türkiye'de değil Dünya'da birşeyler yapmak istiyorum, Amerika'da doğmadığımız için Türkiye'de bulunan şartlar içerisinde yıldız gibi parlamadığımız müddetçe kimse bizi hadi gel otur koltuğa demez o basamakları atlayamayız diye düşünüyorum. O yüzden sisteme uyup sonrasında sistemi bozarak çıkmak istiyorum bunları düşündüğüm için ise başım ağrıyor.



    Diğer bir yaşadığım konu ise ben iyi Anadolu lisesinde okuyorum benim okuduğum lisede eğitim gören yazılımcı bir kişi vardı o mezun oldu ancak üniversite okumadı yazılıma devam etti Netflix ile anlaşma yaptı animasyon için bir pozisyonda sonrasında problemler baş kaldırdı ve iptal oldu pandemi vb. durumlardan kişi iyi ve kendini çok geliştiren biri ancak hiçbir ülkeye gidemez neden kabul etsinler ki yani öyle bir durum işte çektiğim sıkıntı.