Ne gençler çalışmanın, kendini geliştirmenin ve düzenli bir hayatın başarının başlangıç noktası olduğunu anlayacaklar. Ne de yaşlı ama tecrübeliler, hayatın onların gençliğindeki kadar kolay olmadığını, her köşenin büyüklerce tutulmuş olduğu rekabet dolu bir dünyada, ülkece fakirleşmeye doğru giden bir zamanda olunduğunu anlayacaklar.
Eskiden az çabayla bir yere gelinebiliyordu, bu şu anda mümkün değil.
Devletler iş arayan herkese iş sağlayabilecek kadar istihdam olanağı sağlarsa ve sadece çok zenginler ya da çok zekiler değil tabana yayılmış bir refah sağlayabiliyorsa, toplum huzurlu olur. Bunun olması için de eğitimden, hukuka, siyasete, ekonomiye kadar birçok alanda yapılması gerekenler var.
Ayrıca eskiden de gelişmiş ülkeler gelişmiş ve alım güçleri iyiydi. Ama şimdi özellikle işsizliğin artışı ve sosyal medyadaki alım gücü kıyaslamaları son yıllarda iyice alım gücü gerileyen hatta fakirlemeye başlayan ülkemiz gençleri için motivasyonu dip yaptırdı.
Gençlere tavsiyem; işinize bakın. Boşverin böyle tartışmaları.
Hepiniz o sayfalardakileri veya buradakileri uygulamayacaksınız (zaten bazı maddeler imkansız gibi) birçoğunuz da işsizlikten ve düşük seviye işlerden kurtulamayacaksınız belki ama çok azınız buradakileri yapınca hayatınız daha bir seviyeye gelecektir. Bunun sınırı ne kadar maddelere uyduğunuza bağlı.
Her şarta rağmen biraz azimli olmanın, biraz erken kalkmanın, biraz spor yapmanın, azıcık gündemi takip etmenin, makale, kitap okumanın, ücretsiz bile erişebilen eğitim videolarını izlemenin zararı olmaz. Azıcık para biriktirin elinize para geçiyorsa. İlla ki ayda 7000 olmasın bu. Günde 20 lira harçlıkla geçinebilen kişi için 600 lira da büyük paradır. Yatırım yapamıyorsanız, yatırım mantığını anlayıp sanal bütçe ile deneyin. Kendinize uyan maddeleri sıralayın, kendi hayatınıza uyarlayın.
Ne o sayfaların sahipleri ne buradaki gizli kimlikler arkasına saklanıp size akıl verenler (ben dahil), onların tamamını yapmıyorlar veya yapamıyorlar. Hayat altın tepside sunulmayanlar için zor. Siz gücünüzün yettiği kadarını düzenli yapın, kendi hayatınıza bakın.
Hayat herkesin gönlüne göre olsun.
bazı girişimci sayfaları...
39
●1.208
- 18-01-2021, 08:23:52Hocam hayat eskiden daha zordu.Frekans adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bugün sosyal sınıflar arası geçişkenlik her zamankinden daha yüksek.
Bilgiye erişim her zamankinden daha yüksek.
Tam da bu yüzden fırsatlar her zamankinden daha yüksek.
Eskiden rekabet daha azdı diyorsun ama eskiden fırsatlar da azdı.
Eskiden bilgiye erişim ne kadar zordu biliyor musun?
Biz dandik üniversitelerde ders takip etmek zorundaydık, kaçırdığımız dersin notlarının peşinde koşmak zorundaydık.
Bugün online eğitim programları var.
Stanford Üniversitesinin bedava online sertifika programları var akşam işten geldiğinde 2-3 saat televizyon izlemek yerine stanforddan ders alabilirsin.
Ama yok ben eskisi gibi az vasıfla daha çok insanın önüne geçeyim devri bitti.
Artık bilgi çağındayız ve nüfus artıyor.
Sızlanan, kişisel gelişim önerileri ile dalga geçen adamlar verimsiz hayatlar sürmeye devam ederler.
Eskiden yaşam maratonunda daha yavaş koşarak daha iyi derece yapabiliyordunuz çünkü besine ulaşım antrenman tekniklerine ulaşım, koşu taktiklerine ulaşım sınırlıydı.
Yani bugün eskisinden daha zorlu bir mücadele olduğunu düşünüyorsun ya.
Oysa bugün o mücadelede kullanacağın eskiden varolmayan bir sürü silahın da var.
Kişisel gelişimine emek harcamayan kendini silahlandırmayan adam zorlu savaşa girdiğinde ağlamamalı.
Adamlar erken kalkın, verimli çalışın, odaklanın, bedeninizi ve beyninizi geliştirin, birikim yapın, birikimlerinizi yatırıma çevirin diyorlar.
Ama bunları yapacak kapasitesi olmayan insanlar bu öneriler ile dalga geçiyorlar.
Ben de bunların hepsini yapamıyorum, ama bu saydıklarımın hepsini yapan adam hangi ülkede hangi sefelat içinde yaşarsa yaşasın, o köşeleri tutulmuş dünyada kendine çok iyi bir yer edinir. - 18-01-2021, 18:21:46Hocam ben de yapabildiğinizi yapın, hayatınızı daha iyi hale getirir dedim zaten. Ama başka konular da var, yine kendi zamanınızla kıyaslamışsınız. İmkanların kolay ulaşılabilir olması sonucu değiştirmiyor. Fırsatlar kadar rekabet de yüksek oluyor. Ücretsiz onlarca şeyi gösterip ya da verip, al bunları öğren demek, herkesi suya atıp al yüz demeye benziyor. Çıkanın da boğulanları düşünmeden sevinmesi demek.digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Aynı sayfalar; para biriktirin, hisse alın, yatırım yapın, birden fazla geliriniz olsun falan diyor, bunlar da ailesinden kısıtlı harçlık alan, evden dışarı bile çıkmayan, istese de iş bulamayan kişiler için komik öneriler.
İş bulan da hep asgari ücret ve asgari ücretin bir tık üstü. O düşük maaşlarla da; ev, araba, ev eşyası, iyi bir bilgisayar, telefon, konsol vs. teknolojik alet alayım dediğinde cebinden çıkacak para 500 bin ila 1 milyon TL arasına yaklaşınca kimse kasmıyor artık.
Bu ülkede genişletilmiş işsizlik %20'lerde, genç işsizlik daha da %30-40'larda. İstihdam oranı %40'lara geriliyor. Her 10 kişiden 4'ü çalışıp 6 kişiye bakıyor demek bu. Gelişmiş ülkelerde paket teslimatçı, garson, kasiyer gibi aşırı uzmanlık gerektirmeyen giriş seviyesi meslekler bile kendine hayat kurup, iyi beslenip tatile gidebiliyor, orta halli araba alabiliyorken burada bu mümkün değil. İnsanlar da o yüzden kasmıyor tabiri caizse, ödül miktarı azsa, istek ve katılım azalır. Her durum da böyledir.
Bugün Almanya, ABD desin, "C2 seviyesi dil bilen ve bana lazım olan şu yazılım eğitimlerini bitirip yapacağım sınavı bitiren herkese işi ben bulup masraflarını da karşılayıp ülkeme getireceğim" diye, o zaman görürsünüz insanlar nasıl dil ve yazılım öğreniyor. Ama demiyor neden çünkü herkesin gözü orada, en yetenekliler bile çekilişe giriyor bu vizeler için ABD gibi ülkelerde, işi bulmuş olsalar bile.
Emin olun, burada konuşulacak ve çözülecek kadar basit şeyler değil zaten.
Hiç tanımadığımız insanlar sadece çalışma saatleri 8 saat olsun diye, biz bir pazar günü tatil yapabilelim diye, kölelik kaldırılsın diye, şu sınırlar içinde yaşayabilelim diye hayatlarını verdiler.
Önemli olan çok zeki olanın ve çalışanın kast sistemi denilebilecek bu yapıda sosyal geçişi sağlaması değil, onlar zaten her yerde en iyi koşullara bir şekilde erişiyorlar ya da en iyi yerlere göç ediyorlar; önemli olan en yoksuluna bile eğitimle, gelecek kaygısı olmadan huzurlu bir gelecek ve sosyal güvence vermektir, öyle toplumsal huzur ve kalkınma geliyor. - 18-01-2021, 20:39:48Frekans adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Sen bugün rekabet fazla sanıyorsun.
Değişen hiç bir şey yok.
Tam tersine bugün rekabetten sıyrılabileceğin imkanların var.
30 sene önce taşra kasabasında yaşasaydın dünyaya karşı hiç bir vizyonun olmayacaktı.
Dünyada insanların nasıl yaşadığını bilmeyecektin.
Sanayide bir ustanın yanında soğukta parmakların dona dona çalışarak meslek öğrenmeye çallışacaktın.
İşte kast sistemi budur.
Kast sistemi kendini hiç geliştirme şansının olmamasıdır.
Bugün herkesin kendini geliştirme şansın var.
Instagramda karı kıza yürünülen, youtube da abuk sabuk videolar izlenilen, tiktokta takılınan süreyi UDEMY de geçiren adaın asgari ücret derdi olmaz.
Ayda 100 saat netflix ten dizi izleyip sonra asgari ücreti eleştiren adam mı kast sisteminde?
Burası Amerika değil askerden dönene kadar çoğumuzun cebine harçlığı babamız koyuyor.
Hayata hazırlanması gereken çağda PES FIFA PUG peşinde koşan adamlar sonra ağlıyorlar.
Sen geçmiş ile bugünü iyi kıyaslayamıorsun.
Eskiden de işsizlik bugünkü kadar yüksekti.
Eskiden de genç nüfus iş bulmakta zorlanıyordu.
Eskiden de ekonomi 10 senede bir çöküyor döviz fırlıyordu.
Değişen bir şey yok.
Tek değişen artık yeni neslin elinde daha önceki nesillerin elinde olmayan imkanlar var.
Evet insanlar denize düşüyor ama her yer can yeleği dolu, çabalayıp kendine can yeleği ve filika ayarlayanlar boğulmuyorlar.
Bugün dünyanın çok zor bir yer olduğunu zannediyorsan seni 70 lere gönderseydik, 80 lere gönderseydik kafayı yerdin muhtemelen.
41 yaşındayım hala dil öğrenmeye, yeni kurslar almaya, yeni kitaplar okumaya çalıışıyorum.
Çünkü senin dediğin gibi köşeler tutulmuş falan değil.
Arkadan zıpkın gibi adamlar geliyor ve her an birileri beni yerimden edebilir.
Birileri facebook u ve google ı da yerinden edebilir.
Birileri apple ve samsungu da yerinden edebilir.
Blackberry ne oldu? Yahoo myspace Nokia Ericcson ne oldu?
Yani bu bir maraton, senin başarını belirleyen şey kendi performansın değil rakiplerinin performansıdır.
Senin dediğin neye benziyor biliyor musun?
Bugün ortalama bir anadolu futbol takımını al 30 sene öncesine götür, snaa garanti edebilirim ki şampiyon olur.
Çünkü bugün futbol daha hızlı, daha güçlü, daha organize ve daha bilinçli oynanıyor.
Çünkü bugünkü futbolcular ergenliklerinde daha iyi besleniyorlar, daha erken spor hayatına başlıyorlar, daha bilimsel taktik ve kondüsyon idmanları yapıyorlar.
30 sene önce Türk futbolunda bilim, taktik, kondüsyon ve vizyon hiç yoktu.
Bugün sıradan bir anadolu takımının antrenman tesisleri ve stadı 30 sene önceki 3 büyüklerin tesis ve stadlarından daha güzel.
Bugün sıradan antrönerler 30 sene öncesinin top level antrenörlerinden daha çok şey biliyor.
Yani bugün rekabet daha fazla ama bunun nedeni imkanların da fazla olması.
Bu imkanları kullanarak kendini geliştirenler rekabeti daha yüksek seviyeye taşıyorlar.
O asgari ücretle iş bulan adamlar da irade yok kardeşim.
Çünkü ben asgari ücretle işte çalışıp gece ikinci öğretim üniversite okuyan adamlar biliyorum.
Herkesten daha az uyuyan, herkesten daha az gezen, herkesten daha fazla yorulan adamlar.
Bu devrin en büyük sorunu şikayet etmek.
Dünyayı değiştiremezsiniz.
Kendinizi değiştirebilirsiniz.
Halinden memnun olmayan adamın kendini geliştirmesi ve değiştirmesi gerekir.
Kendini geliştirmek isteyen insanlar için yeterli ve gerekli tüm imkanlar var.
Kimse bu imkanları yeterince kullanmıyor.