• 04-11-2020, 02:03:40
    #10
    emirhan5353 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Güzel bir yazı olmuş. Geçenlerde 1992 den beri yapılan Toki binalarının hiçbir depremde yıkılmadığına dair bir bilgi gördüm.
    Toki binaları kayar kalıp dediğimiz yöntemle yapılıyor. Fazla teknik olduğu için detaya girmeyeceğim ama sağlam binalar. Elbette ucuz olması için süslemeler düşük kalite. Ancak sağlamlık bakımından gerçekten sağlam oluyorlar.

    sizdeyiz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam bir kaç sorum var
    Birincisi binam 50 senelik ve binada deniz kumu kullanılmış aslında oturduğum semtte yani Üsküdar’da eski binaların yüzde 80 nin de deniz kumu kullanılmış. Bunun zararı nedir?


    ikinci sorum Geçen gün evin bir yerinde sıva döküldü içerisine baktım DEMİR ufalanmış resmen içerisinde Demir’den eser kalmamış bu benim için ne risk oluşturuyor.

    üçüncü olarak ben risk raporu için kendim başvurabilir miyim. Yoksa apartman yönetimi başvurması lazım. Yada ihbarda bulunabilir miyim. Çünkü bizim apartmanda kimse yaptırmak istemez.

    dördüncü sorum kolonlara ekstradan destek için neler yapabiliriz güçlendirme için.
    Hocam öncelikle Üsküdar, Fatih, Eyüp Sultan gibi tarihi semtler maalesef en büyük risk grubu olan yerler. Mümkün mertebe en erken zamanda taşınmazı öneririm. Sorularınıza gelecek olursak:
    1: Deniz kumu tuzludur. Bu durum betonda boşluklar oluşmasına sebep olur. Bu da betonun birkaç sene içerisinde beton özelliğini kaybetmesine, kum gibi dağılmasına sebep olur. Ayrıca deniz kumu içerisinde yukarıda fotoğrafta da göreceğiniz gibi deniz kabuğu vs bulunabilir, bunların taşıyıcılığı olmadığı için tamamen risktir. Ayrıca 50 senelik binada vibratör kullanılmadığı için beton sıkışmamıştır. Diğer olası birçok soruna değinmiyorum bile.
    2: Bacağınızdaki kemiği çıkartsak, sadece kas kalsa vücudunuzda ne gibi bir sorun olur? Aynısı binanız içinde geçerli. Yine binanız eski olduğu için nervürlü demir kullanılmamıştır, düz demir kullanılmıştır, bu da ciddi risk.
    3: Ev sahibi iseniz kendiniz başvurursunuz, sonuç olarak çıkan riskli yapı sonucundan tüm apartman etkilenir, hepsi mecburiyetten evi boşaltır yıkım masrafına katılır. Öncesinde konuşup bu işi yapmanızı öneririm. Diğer maliklerin çocuğu, ailesi vs üzerinden tesir edecek laflar söylemeniz olaya sıcak bakmalarını sebep olur (çocuğunun iyi bir evde, sağlıkla yaşaması daha iyi olur, olası depremden korkmazsın, çocuğun güvende olur gibi). Kiracıya ızgara binayı şikayet edebilirsiniz.
    4: Güçlendirme yapılabilir. Ancak hem maliyetli hem zaman alan iş. Evdeki tüm kapı pencere, fayans parke vs sökülecek, duvarların bir kısmı yıkılacak, kolonların etrafına çelik destek konulacak, tekrar duvarlar örülecek, sıvalar seramikler vs. Bu süreçte apartman bir şantiyeye dönecek ve masrafı yeni bina yapmaktan çokta eksik olmayacak. Bir an önce yıkılıp yeniden yapılması gerekiyor.



    Bunun dışında teşekkür eden yorumlara ayrıca ben teşekkür ediyorum.
  • 04-11-2020, 02:31:19
    #11
    aksanmehmet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu arada riskli yapı olduğunu düşündüğünüz yapıları belediyeye şikayet edip tespit yapılmasını
    Yaşam kültürümüzde balkonsuz ev neredeyse hayal edilemez.
    • Gel gelelim hala akıllanmayan bazı kişiler balkonu odaya katmak gibi düşüncelerinden vazgeçmiyor.
    • Gel gelelim hala akıllanmayan belediyeler balkonu 1 m. fazla çıkmış binalara inşaat ruhsatı veriyor.
    Şöyle yabancı bir film izlediğimizde hiç fark ediyor muyuz acaba, Neden dünyanın bir çok ülkesinde balkonlar içe doğru? Bizde ise çıkıntı? Hep aç gözlülük, 5-10 m² daha çalmak çabası?

    Giriş katı 80² olan bina 1. katta balkon çıkıntıları ile 100² geçmiş oluyor. Kolonlara tam bir yük.

    Bana göre günümüzde yapılan Mantolama binaya tamamen bir yük. Oysa ki mantolama payını hesap ederek dış duvarları 10 cm içerden başlansa yükü kolon ve kirişlere eşit şekilde rahatlıkla paylaşabilir.

    Aynı zamanda giriş katlarda ki dükkan, daire tadilatlarında delinmeyen kolon kiriş kalmıyor. 8 mm dübel deliğinden ne olacak ki diyebiliriz. 20 yıllık binada kim bilir kaç sefer deldiğimiz aklımızın ucuna bile gelmiyor.

    İnsanların bazı konularda azda olsa bilinçleneceği görsellerle desteklediğiniz Güzel konu açmışsınız. Teşekkürler.
  • 04-11-2020, 09:24:05
    #12
    BiELOF adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yaşam kültürümüzde balkonsuz ev neredeyse hayal edilemez.
    • Gel gelelim hala akıllanmayan bazı kişiler balkonu odaya katmak gibi düşüncelerinden vazgeçmiyor.
    • Gel gelelim hala akıllanmayan belediyeler balkonu 1 m. fazla çıkmış binalara inşaat ruhsatı veriyor.
    Şöyle yabancı bir film izlediğimizde hiç fark ediyor muyuz acaba, Neden dünyanın bir çok ülkesinde balkonlar içe doğru? Bizde ise çıkıntı? Hep aç gözlülük, 5-10 m² daha çalmak çabası?

    Giriş katı 80² olan bina 1. katta balkon çıkıntıları ile 100² geçmiş oluyor. Kolonlara tam bir yük.

    Bana göre günümüzde yapılan Mantolama binaya tamamen bir yük. Oysa ki mantolama payını hesap ederek dış duvarları 10 cm içerden başlansa yükü kolon ve kirişlere eşit şekilde rahatlıkla paylaşabilir.

    Aynı zamanda giriş katlarda ki dükkan, daire tadilatlarında delinmeyen kolon kiriş kalmıyor. 8 mm dübel deliğinden ne olacak ki diyebiliriz. 20 yıllık binada kim bilir kaç sefer deldiğimiz aklımızın ucuna bile gelmiyor.

    İnsanların bazı konularda azda olsa bilinçleneceği görsellerle desteklediğiniz Güzel konu açmışsınız. Teşekkürler.
    Merhaba, evet bizim kültürümüzde balkonsuz ev yok, ancak balkonsuz ev yapılmasına da karşı değilim. Projeye göre değişecebilecek bir şey.
    Ancak balkonun sonradan kapatılıp kullanılması, odaya katılması vs karşıyım. Hem binanın dışarıdan estetiğini bozuyor, hem de ev mimarisi bozuyor. Ancak bunu yapmalarının temel sebebi de aslında odaların küçük yapılması, ideal ölçülerde yapılmaması.
    Balkonu odaya katmanın statik açıdan sorunu yok (duvarın yıkılması) ancak yine de doğru değil bence.

    Çıkmalara gelince çok iyi projelendirmediği sürece ölüme davetiye çıkarıyor. Kirişlerle desteklenmesi gerekiyor.
    Mantolamayı yaparken sadece duvara yapmak fayda sağlamaz, kolon-kirişlerin dış yüzeyine de yapılmalı, o nedenle duvarı 10 cm içeriden başlamak doğru olmaz. Ancak tüm bu konuştuğumuz meseleler projelendirme sırasında yapılsa, yükler doğru hesaplanır. Sonradan yük değişikliği olmaz.

    Ayrıca dübel deliklerinde çok haklısınız, her delik bir risk. Sonuçta o delikten içeri hava giriyor, içerideki donatıya ulaşırsa bu hava paslanmaya sebep olur.

    Teşekkür ederim yorumunuz için.
  • 04-11-2020, 10:08:56
    #13
    aksanmehmet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba, herhangi bir malik başvurabilir. Kimlik fotokopisi, tapu kaydı vs gibi basit 3-4 evrak var. Hangi evraklar olduğunu ilgili firmalar söyler zaten. Çevre bakanlığı sitesindeki firmalar hariç bir firmaya yaptırmayın, içlerinde *********** çıkabilir.

    Fiyatlar binaya göre değişiyor ama sanırım 4-5 katlı bir bina 4000 TL gibi bir masrafı var. Apartmandaki bir malik başvurursa sonuçtan tüm malikler etkileniyor, anlaşıp başvurursanız fiyat bölüşülebilir.






    Nasıl bir faiz desteği sağlanıyor bilmiyorum maalesef. Kira yardımı olarak 735 TL (Sanırım) x 18 ay hibe veriliyor. Bu İzmir depremi sonrası bu konuların tekrar ele alınacağını düşünüyorum. Sanırım komisyon kurulmuş.










    Allah felaketlerden korusun hocam, gerekirse bir müteahhit ile anlaşın, eviniz 30-40 m2 küçük olsun ama sağlam olsun. Tabi iyi bir müteahhit ile anlaşmanız lazım, sizi dolandırmamalı.
    Yaşadığım yerde müteahhit insanlar genelde yaşlı, eğitim almamış ve ahlaksız insanlar maalesef. Bir çözüm bulmak zorundayım yoksa durum vahim olacak, bu çok açık.
  • 04-11-2020, 14:02:28
    #14
    Antocio adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yaşadığım yerde müteahhit insanlar genelde yaşlı, eğitim almamış ve ahlaksız insanlar maalesef. Bir çözüm bulmak zorundayım yoksa durum vahim olacak, bu çok açık.
    Üzücü bir durum maalesef. Aileniz müstakil bir evde mi yaşıyor, apartman mı? Apartmansa başka malik var mı, onların düşünceleri neler? Çevre bakanlığına gidip süreç hakkında bilgi almanızı öneririm, hangi bankaların kredi verdiğini öğrenirseniz ilgili bankayla görüşüp kredi şartlarını konuşabilirsiniz. Binayı denetletip, başka yerden daire alıp arsayı satmak da bir çözüm. Tabi bunların hepsi maddiyat. Allah yardımcınız olsun.
  • 04-11-2020, 14:28:10
    #15
    aksanmehmet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Üzücü bir durum maalesef. Aileniz müstakil bir evde mi yaşıyor, apartman mı? Apartmansa başka malik var mı, onların düşünceleri neler? Çevre bakanlığına gidip süreç hakkında bilgi almanızı öneririm, hangi bankaların kredi verdiğini öğrenirseniz ilgili bankayla görüşüp kredi şartlarını konuşabilirsiniz. Binayı denetletip, başka yerden daire alıp arsayı satmak da bir çözüm. Tabi bunların hepsi maddiyat. Allah yardımcınız olsun.
    Apartman dairesi ve apartmandaki insanlar apartmana bir çivi bile çakmak istemiyor çünkü paraları yokmuş örneğin evin çatısı bile yok. Hatay'da apartmanlarda çatı olmaması yaygındır, dam var ve kışık/yazın çok zarar veriyor. Dış cephe bile berbat burumda, bina %100 eskidi. Ama binadaki herkes aynı zamanda evlerine on binlerce lira harcıyor mobilya için. Maddi değeri şu an yüksek değil ama bence şu an bir yeni bina dönüşümü yapılırsa en az 3 katı bir artış olacaktır. Şu an ailemden uzakta yaşıyorum ama bir şekilde bu işleri yaptırmaya çalışacağım. Belediyede de tanıdığımız yok ki yıktıralım binayı (!)...
  • 04-11-2020, 15:21:32
    #16
    Antocio adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Apartman dairesi ve apartmandaki insanlar apartmana bir çivi bile çakmak istemiyor çünkü paraları yokmuş örneğin evin çatısı bile yok. Hatay'da apartmanlarda çatı olmaması yaygındır, dam var ve kışık/yazın çok zarar veriyor. Dış cephe bile berbat burumda, bina %100 eskidi. Ama binadaki herkes aynı zamanda evlerine on binlerce lira harcıyor mobilya için. Maddi değeri şu an yüksek değil ama bence şu an bir yeni bina dönüşümü yapılırsa en az 3 katı bir artış olacaktır. Şu an ailemden uzakta yaşıyorum ama bir şekilde bu işleri yaptırmaya çalışacağım. Belediyede de tanıdığımız yok ki yıktıralım binayı (!)...
    Eğer başka malikler varsa iş daha kolay. Masraf bölünür.
    Bizzat siz şikayet edebilirsiniz binayı, bu yapı riskli diyerek. Aileniz, tapu kiminse, belediyeye başvurabilir. Yapı riskli çıkarsa diğer malikler (aileniz de dahil) o evi boşaltmak zorunda kalacaktır. Ya kendileri yıkacaklar, ya da belediye yıkacak ve masrafları maliklere paylaştırılacak. Ardından yeni bina yapmaya karar verirlerse kira yardımı, kredi vs ile bir şekilde yeni bina yapılabilir. Ya da müteahhit ile anlaşılabilir. Yani yıkmak kolay, yenisini yapmak için düşünüp en uygununu bulmanız gerekiyor.
  • 05-11-2020, 16:45:20
    #17
    Çok güzel bir konu olmuş, konu sahibine ve onun dışında emeği geçen varsa çok teşekkür ediyorum.
  • 05-11-2020, 16:58:56
    #18
    Elinize sağlık. Son günlerde gördüğüm en iyi konu. Örnekler ve resimler ile herşeyi apaçık anladım. Bir binada nelere dikkat etmem gerektiğini anladım. Maalesef bir çok bina böyle inşaay halinde değil hasarların üzeri kapatılıyor. Ama en azından genel olarak nerelere dikkat etmem gerektiğini aladım.