• 08-10-2020, 10:05:40
    #20
    Üyeliği durduruldu
    OzerSengezer adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Dostum anlattıklarında haklısın ama yazın aşırı derece de imladan uzak, devrik cümlelerle çok fazla anlatım bozukluğu içeriyor. Bu şekilde anlatırsan belki anlayacak insanlarda anlamayacaklar, bakışları kötü etkilenecek.

    Diğer taraftan Abdülhamit Han'ın sultanlığı süresince meclisin kapalı olduğu ve açık olduğu dönemleri farklı değerlendirmek gerekiyor ama bunu aklını kullanmayan insanlara anlatamazsın. Meşrutiyet içerisinde ülkenin savaş ile alakalı kararlarını alan meclisti. Abdülhamid meclisin kapalı olduğu yıllarda 1 karış toprak kaybetmemiştir ama sultanlığı dönemine geldiği için meclisin kararlarına bakmazlar, Abdülhamid toprak kaybetti derler, hiç bir şekilde anlatamazsın, anlayamazlar.

    Günümüzün itfaiye teşkilatından, birçok merkez-taşra devlet teşkilatlarına kadar, milli istihbarat teşkilatına kadar cumhuriyet döneminde de kullanılan yapıları Abdülhamid bizzat kurmuştur.
    Memlekette o zamana kadar olmayan okulları açmış, mühendislik okulları kurmuş ilk defa bir müslüman memleketinde kızların okula gitmeleri için kız mektepleri açmıştır.
    252 milyon altın devlet borcunu 30 milyon altına kadar düşürmüştür.
    Ticaret usül ve kanunlarını ortaya çıkartmış ve günümüzde dahi kullanılan ticaret odalarını oluşturmuştur.
    Bir çok teknolojiyi getirmiş ve mühendislerin yurtdışında yetiştirilmesini sağlamış veya memlekete getirmiştir.
    Dünyaya aşı üretip satmıştır... ve daha bir çok şey ama bunların hiç birine bakmazlar.

    Hilafetin hiç bir gücü kalmadığı, Müslüman devletlerin sömürgeciler karşısında yenik düştüğü bir dönemde hilafeti olabilecek en iyi koz olarak tüm dünyaya karşı kullanmıştır.

    Japonlarla olan ilişkilerimizin, japonların bize olan saygı ve sevgilerinin tarihini bi araştırın, bakın bakalım karşınıza hangi olay çıkacak...

    O dönemin alman başbakanı Bismarck bile tarihe geçen şu sözü söylemiştir; "Sultan Abdülhamid, Avrupa’da bir hasta olarak ele alınmaktadır. Fakat bana göre o, Haliç kıyılarında bulunanların hepsinden daha yüksek bir diplomattır. Ona karşı âdilâne hüküm verilmediği kanaatindeyim".
    Bunları ben söylemiyorum, bir çoğunu tarihçiler anlatıyor, İlber Ortaylı, Murat Bardakçı anlatıyor...

    Savaşlarla perişan olmuş bir millet. Sürekli ayaklanmalar ve isyanlarla savaşan bir ordu. Olaysız bir günün geçmediği bir başkent. Ülke sallanır durumdayken 30 yıl boyunca ayakta tutmayı başarmıştır ve nitekim sultanlığının son bulmasından sonra 9 yıl içerisinde ortada devlet kalmamıştır.
    Yine ne acıdır ki böyle memleketine hizmet eden bir devlet adamının azline gidenlerin arasında bir Türk dahi yoktur.

    Daha anlatılacak çok şey var ama o gün bunları anlamayan insanlar ne yazık ki bugün hiç anlamayacaklar... Sanıyorlar ki elitist olmak kendi özüne, özündeki iyi kötü herşeye küfretmekten geçiyor.

    Oktay Sinanoğlu gibi bir dahinin sözlerini de şuraya iliştirmek istiyorum, genelde Abdülhamid Han'a küfreden tayfayı çok güzel anlatan sözler...


    https://www.youtube.com/watch?v=kSHs...hannel=JETKPSS

    Saygılarımla...
    hepsini okumadan imla yazı olayına cevap vermek istiyorum 48 saat oldu müşterilerim bilir iletişim halindeydik uyumadım sonra 1 saat dinleneyim derken fragman beni biraz etkiledi bu yazı çıktı 48 saat aralıksız çalışmış uyumamış birinden böyle yazılar çıkıyor işte geri kalan kısmı okuyorum
  • 08-10-2020, 10:06:21
    #21
    AdsReklamNet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Evet dizinin emeği var bilmemizde ve dalga geçiyor olsanızda çok doğru bir tespit yaptınız
    Ayrıca lütfen siyasetten üstün tutun yukarıda söyledim Suanki iktitar Abdülhamitin oglu değil
    Yaptıklarında bir emeği vs de yok
    Sırf onlar bunu seviyor diye siz sevmessniz bu gaflet
    ve delate sürükler
    Bu adam dinci değil
    bu adam gerici değil
    aksine teknik üniversiteleri osmanlıda kuran yönetici
    bunları böyle kıyaslamanız aldığınız o sahte bilgiler yüzünden
    Tarihle siyseti karıştırmayın lütfen
    Bir sürü saçmalıkla itham etmişsin kendince hocam ben bunların hiçbirini söylemedim

    Sadece kaynağın, meselenin yorumunun yorumunun yorumu.. Doğru veya yanlış da demedim kaynak olarak kabul edilebilecek şey dizi asla olmamalı.. Zaten aslında bu tip dizilerin amacı tam da bu

    Selçuk Yöntem'e Aşkı memnu dizisinde oynarken gittiği bir turnede vatandaşın biri "Yeğeninle karın iş karıştırıyor haberin olsun" demişti o misal gördüm konunu..
  • 08-10-2020, 10:09:56
    #22
    Üyeliği durduruldu
    OzerSengezer adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Dostum anlattıklarında haklısın ama yazın aşırı derece de imladan uzak, devrik cümlelerle çok fazla anlatım bozukluğu içeriyor. Bu şekilde anlatırsan belki anlayacak insanlarda anlamayacaklar, bakışları kötü etkilenecek.

    Diğer taraftan Abdülhamit Han'ın sultanlığı süresince meclisin kapalı olduğu ve açık olduğu dönemleri farklı değerlendirmek gerekiyor ama bunu aklını kullanmayan insanlara anlatamazsın. Meşrutiyet içerisinde ülkenin savaş ile alakalı kararlarını alan meclisti. Abdülhamid meclisin kapalı olduğu yıllarda 1 karış toprak kaybetmemiştir ama sultanlığı dönemine geldiği için meclisin kararlarına bakmazlar, Abdülhamid toprak kaybetti derler, hiç bir şekilde anlatamazsın, anlayamazlar.

    Günümüzün itfaiye teşkilatından, birçok merkez-taşra devlet teşkilatlarına kadar, milli istihbarat teşkilatına kadar cumhuriyet döneminde de kullanılan yapıları Abdülhamid bizzat kurmuştur.
    Memlekette o zamana kadar olmayan okulları açmış, mühendislik okulları kurmuş ilk defa bir müslüman memleketinde kızların okula gitmeleri için kız mektepleri açmıştır.
    252 milyon altın devlet borcunu 30 milyon altına kadar düşürmüştür.
    Ticaret usül ve kanunlarını ortaya çıkartmış ve günümüzde dahi kullanılan ticaret odalarını oluşturmuştur.
    Bir çok teknolojiyi getirmiş ve mühendislerin yurtdışında yetiştirilmesini sağlamış veya memlekete getirmiştir.
    Dünyaya aşı üretip satmıştır... ve daha bir çok şey ama bunların hiç birine bakmazlar.

    Hilafetin hiç bir gücü kalmadığı, Müslüman devletlerin sömürgeciler karşısında yenik düştüğü bir dönemde hilafeti olabilecek en iyi koz olarak tüm dünyaya karşı kullanmıştır.

    Japonlarla olan ilişkilerimizin, japonların bize olan saygı ve sevgilerinin tarihini bi araştırın, bakın bakalım karşınıza hangi olay çıkacak...

    O dönemin alman başbakanı Bismarck bile tarihe geçen şu sözü söylemiştir; "Sultan Abdülhamid, Avrupa’da bir hasta olarak ele alınmaktadır. Fakat bana göre o, Haliç kıyılarında bulunanların hepsinden daha yüksek bir diplomattır. Ona karşı âdilâne hüküm verilmediği kanaatindeyim".
    Bunları ben söylemiyorum, bir çoğunu tarihçiler anlatıyor, İlber Ortaylı, Murat Bardakçı anlatıyor...

    Savaşlarla perişan olmuş bir millet. Sürekli ayaklanmalar ve isyanlarla savaşan bir ordu. Olaysız bir günün geçmediği bir başkent. Ülke sallanır durumdayken 30 yıl boyunca ayakta tutmayı başarmıştır ve nitekim sultanlığının son bulmasından sonra 9 yıl içerisinde ortada devlet kalmamıştır.
    Yine ne acıdır ki böyle memleketine hizmet eden bir devlet adamının azline gidenlerin arasında bir Türk dahi yoktur.

    Daha anlatılacak çok şey var ama o gün bunları anlamayan insanlar ne yazık ki bugün hiç anlamayacaklar... Sanıyorlar ki elitist olmak kendi özüne, özündeki iyi kötü herşeye küfretmekten geçiyor.

    Oktay Sinanoğlu gibi bir dahinin sözlerini de şuraya iliştirmek istiyorum, genelde Abdülhamid Han'a küfreden tayfayı çok güzel anlatan sözler...


    https://www.youtube.com/watch?v=kSHs...hannel=JETKPSS

    Saygılarımla...
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bir sürü saçmalıkla itham etmişsin kendince hocam ben bunların hiçbirini söylemedim

    Sadece kaynağın, meselenin yorumunun yorumunun yorumu.. Doğru veya yanlış da demedim kaynak olarak kabul edilebilecek şey dizi asla olmamalı.. Zaten aslında bu tip dizilerin amacı tam da bu

    Selçuk Yöntem'e Aşkı memnu dizisinde oynarken gittiği bir turnede vatandaşın biri "Yeğeninle karın iş karıştırıyor haberin olsun" demişti o misal gördüm konunu..
    Sizin bu yorumunuza arkadaş burada cevap vermiş okuyun kaynak tabi ki dizi değil ama dizi araştırma tanıma sebebimiz olmuştur o ayrı fakat kaynak tabiki dğeil
  • 08-10-2020, 10:16:13
    #23
    AdsReklamNet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sizin bu yorumunuza arkadaş burada cevap vermiş okuyun
    Ya benim yazdığımı ya da o arkadaşın yazdığını anlamakta zorlanıyorsun hocam, uyu bence de 48 saat sonunda artık güzel bir uyku zamanı gelmiş önceki mesajında bahsettiğin üzere..

    Uyandığında bir daha bakarsın, Abdülhamit iyidir kötüdür falandır filandır demedim postlarımı tekrar okumanı tavsiye ederim

    Sadece kaynak olarak bir diziyi görmenin manasızlığından bahsettim..

    Diziler böyledir dikkat çekmek için pireyi deve yapar. Rambo gider tek başına ülke için savaşır, Polat alemdar tek başına 30 ninja savaşçısını indirir filan..
  • 08-10-2020, 10:17:26
    #24
    Üyeliği durduruldu
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ya benim yazdığımı ya da o arkadaşın yazdığını anlamakta zorlanıyorsun hocam, uyu bence de 48 saat sonunda artık güzel bir uyku zamanı gelmiş önceki mesajında bahsettiğin üzere..

    Uyandığında bir daha bakarsın, Abdülhamit iyidir kötüdür falandır filandır demedim postlarımı tekrar okumanı tavsiye ederim

    Sadece kaynak olarak bir diziyi görmenin manasızlığından bahsettim..

    Diziler böyledir dikkat çekmek için pireyi deve yapar. Rambo gider tek başına ülke için savaşır, Polat alemdar tek başına 30 ninja savaşçısını indirir filan..
    sizi anlıyorum aklım başımda kaynak dizi değil diyorum bende
    Bu anlatılanlar yazıda da geçiyor ünlü tarihcilerin anlattığı olaylar
  • 08-10-2020, 10:23:59
    #25
    Yalnız bu işte bir tezatlık var.Bugün Abdülhamit'i göklere çıkaran malum kişiler Atatürk'e kötü diyorlar ve Atatürk'e kötülemeye 18 yıl önce başladılar.Hala daha da devam ediyorlar.Atatürk'ü koruma kanununu kaldırılmasını istiyorlar.Neden çünkü rahat küfür edecekler gerçi bu kanun işlemiyor.Rahatça yine küfür edebiliyorlar.Bu küfür edenlerde Abdülhamit'i göklere çıkaran kişiler.Kitaplar kötü gösterdi diyorsunuz ama yanlış düşünüyorsunuz.Çünkü Abdülhamit bugün saraydan çıkmayan bir padişahtı.Öyle devlet yönettiği için her önüne gelen ülkede at koşturuyordu.Sarayaa da her şey güllük gülistanlık gibi anlatılyordu. Bugünkü medya nasıl kötü durumda olduklarını göstermeyip sürekli iyileri gösteriyorlar, onun gibi durum bu.Sen halkı anlamazsan dinlemezsen yiyorlar mı içiyorlar mı ne çektiğini bilmezsen her şey anlatıldığı gibi inanırsan sen istersen uzaya çık hiç bir zaman iyi olamazsın.Bugün Finlandiya Norveç İsveç İsviçre uzaya mı gittiler ama bir bakın refah seviyeleri çok yüksek.İş öyle oturdukları yerden Atatürk'e sallayıp Abdülhamit dizisi yapmakla olmuyor.Olmayacakta.Özellikle o dizi kesinlikle doğruları anlatmıyor.Yani konuşulacak çok şey var.Bugün herkes Osmanlı deyip duruyor.Ya niye kimse Osman Gazi'ye Selçuklu Devleti'ni korumayıp kendi kendine devlet kurdu diye sorgulamıyor.Bu işler biraz daha ince işler.Her tarih kitabına da inanılmaz herkesin anlattığına da.Ben oturuyorum Youtube'da Kurtuluş Savaşı gazilerini dinliyorum.Benim babamın dedesi onun kardeşleri hepsi gaziymiş.Oturup onları dinliyorum.Kimin ne yaptığını bu ayaklı tarih kitaplarından dinliyorum.Bu diziyle veya delinin yazdığı tarih kitaplarınla bu tarih öğrenilmez.
  • 08-10-2020, 10:56:01
    #26
    Burada herkesin açık konuşması lazım.

    Abdülhamit'in imparatorluğu yönettiği dönem Fransız ihtilalinin imparatorlukları parçaladığı mikro milliyetçilikler dönemidir.
    Abdülhamit de bu durumu görmül ve imparatorluğu korumak için ümmetçi ve islamcı politikalar izlemiştir.
    Aslında Sarayda İtalya'da operalar getirip sahneletir, kızlarına klasik batı müziği eğitimi aldırır, içki fabrikaları açılmasına izin verirdi.

    Yani Aslında Abdülhamit islamcılığı ve ümmetçiliği devletin bekası için bir araç olarak kullanmış.
    Kendisi o kadar da islamcı ve ümmetçi bir kafada değildi.

    Bugün Abdülhamit Han hazretleri diye göklere çıkaranlar onu imparatorluğun yıkılmasını engelleyemeyen ümmetçi politikaları için övüyorlar.
    Bugün Abdülhamit i yerden yere vuranlar da laik cumhuriyete aykırı bir politika izlediği için yerden yere vuruorlar.
    Tarih kendi siyasi çizginizi onaylamak için çarpıtılmaya en uygun araçtır.

    Osmanlı hiç kimseye zulmetmemiştir diyen adamlar tarih boyunca Osmanlının bastırdığı isyanlarda öldürdüğü adamları hiç anlatmazlar.
    Almanlar yenildiği için yenik sayıldık diyen zihniyetin sina çölünden 800km geri çekilip tüm mısır, ürdün, filistin ve suriyeyi kaptırdığımızı anlatmazlar.
    Yani tarih en kolay çarpıtılacak alandır.
    Abdülhamit Rusların deli petrosu gibi Osmanlıda büyük reformlar yapıp çağ atlatan bir deha değildir.
    Ama Kanuni gibi Osmanlı'nın en güçlü döneminde gidip Viyanayı alamayacak kadar başarısız da değildir.
  • 08-10-2020, 11:37:33
    #27
    Cennetmekan Abdülhamit Han. Paşam ne de güzel tokatlıyor İngiliz'i. Abdülhamit'te bizim değerimiz Atatürk'te.


    https://www.youtube.com/watch?v=8hBsr8FStww