Bazıları şanslı doğar. Hayat boyunca işleri hep rast gider. Onlar hep hayatın keyfini sürer.
Bazıları olumsuzluklar içinde, kendi güçleri ve çabaları sonucu başarı kazanır. Onlar da başarı hikayesi yazar.
bazıları ise ne yapsalar başaramaz. Her zaman her yerde kaybetmeye devam ederler.
Arkadaşlar, hayatta her şey sebep sonuç ilişkisi içinde yer alır. Bu sebepler her olayın bir sebebi bir de sonucu olur. Hayatımızdaki her şey birbirine zincirleme bağlıdır. hayatımızdaki olumsuzlukları kadere, dünyanın kötülüğüne, topluma vs bağlamak bahaneciliktir. Bu yüzden bahaneci olmuyoruz. en azından ben olmuyorum.
Ama hayat öyle bir şey ki, içimizden bazıları anormal bir şekilde hep engellerle karşılaşıyor. Engeller aşılamıyor. Başarı kazanılamıyor. Hep kaybediliyor. İşler olağanüstü bir şekilde ters gidiyor.
Bizim toplumda akıl veren uyanık çoktur. Bunlar sürekli başkalarına ahkam kesmeyi, başkalarını küçümsemeyi, kendilerini yüceltmeyi severler. Kendileri bir şekilde bir şeyler başardıysa, artık onu kimse tutamaz. Evde işet okulda sağda solda konuşur da konuşur, ağzı durmaz. Neyse konumuz bu değil...
Ne yapsa hayatta dikiş tutturamayanlarımız var. ben de onlardan biriyim. Oğuz Atay'ın tutunamayanlar romani bizim gibiler için yazılmış, daha okumak nasip olmadı.
Bir de Ray Charles ustanın born to lose eseri var. Müzikal olarak pek çekici değil ama sözleri bizi anlatıyor. Yani birileri akıl vermeye kalkışsa bile ben de örnek vermek istedim ki, tüm dünya için geçerli böyle bir gerçeklik var. Bizlar kaybetmek için doğanlarız...
https://www.youtube.com/watch?v=EsOmizjm0Xw
'Kaybetmek için doğanlar' aramızda mı?
15
●253
- 23-09-2020, 20:44:48Katılıyorum sana. Bitcoin alıyorum düşüyor, altın dolar alıyorum düşüyor. Bu yanlış zamanda yanlış analiz değil tüm göstergeler alış tarafinda olmayı gösterirken alıyorum kaybediyorum. İş kuracağım bazı şeyleri zorlaştırdı yeni yasalar geliyor. Askerdeyken akaryakıta indirim geliyor eve gidince bu günlerin acısını çıkaracağım diyorum arabyla gezip kafa dağıtacağım diyorum gelmeme bir hafta kala arka arkaya zamlar geliyor. Sonra terhisime 10 gün kalıyor hopp askerlik bir ay uzatılıyor benden bir ay sonra askere gelen adamla beraber terhis oluyorum. İşe gieiyorum sakin olağan akışlı bir iş ben girdikten sonra düzen bozuluyor ve sırtıma daha çok yük biniyor. Araba almaya niyet ediyorum sıfır araba üretimi duruyor ikinci el piyasası arş-ı alâ ya uzanıyor. Ev alayım diyorum faizler yükseliyor. Yani ben birşeylere ya geç kalmış oluyorum ya da erken davranmış oluyorum. Ne yaparsam yapayım bir kaybım oluyor. Hayat bana kaybettirmeye yemin etmiş gibi. Hep karşımda. Ama birgün şansım bana gülecek. Buna inanmaktan vazgeçmiyoruk çünkü biliyorum ki insan birşeylere inanmaktan vazgeçtiği anda yaşamaktan da vazgeçer. Zaten tüm dinlerin çıkış noktası da budur. İnsanın inanma isteğidir. Hiçbir şey dünden daha iyi olmayacak dostum ama inan elbet bir gün birşeyler olacak.
- 23-09-2020, 22:12:16kazanmak için mi yoksa kaybetmek için mi doğdum henüz bunun ayırımını yapamıyorum. Bazen sızlanıp üzüldüğüm şeyler benim için iyi olabiliyor. Ama genel olarak şunu söyleyebilirim yıllar geçtikçe hayat beni yıpratıyor. Eski kafa rahatlığı kalmıyor, sorumluluklarım artıyor vs.
- 23-09-2020, 23:02:14Üyeliği durdurulduHocam hep öyle bakmaya çalışıyoruz ama, bardağın dolu tarafı bile sidik dolu!...Bahem adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 23-09-2020, 23:04:46Üyeliği durdurulduHocam mutlu olmak için aslında zengin olmaya bile gerek yok. Aile tarafında 3-5 faydalı iyi insan olsa, iş ortamında biraz adalet olsa insan kıt kanaat de geçinir gider.Yavuz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Ama öyle bir düzen var ki, sanki tüm evren angaje olmuş, bizim hayatı zehir etmek için koordineli çalışıyor...
