• 22-08-2020, 07:51:47
    #37
    Sen aslında sadece abinden şikayetçi değilsin ailenden şikayetçisin ayrıca üniversite okuman da birşeyi değiştirmez onlar senin ailen.

    Problemi sadece onlarda arama bence şapkanı önüne köy düşün.
  • 22-08-2020, 13:00:40
    #38
    Hocam yanlışı sende de görüyorum ve tamamen olmasa da kısmen abarttığını düşünüyorum.

    Senin en büyük yanlışın aileni beğenmemek ve küçümsemek. Onlar senin ailen yumurtadan çıkmadın dikkat et
  • 22-08-2020, 13:18:58
    #39
    Üyeliği durduruldu
    CoLLeR adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam yanlışı sende de görüyorum ve tamamen olmasa da kısmen abarttığını düşünüyorum.

    Senin en büyük yanlışın aileni beğenmemek ve küçümsemek. Onlar senin ailen yumurtadan çıkmadın dikkat et
    hocam durumu bilmeden kesin konuşmayın bence iyi çalışmalar
  • 22-08-2020, 14:19:45
    #40
    celebiselli adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    ben inançsızım hocam
    öldüren taraf ben olurum

    fizik olarak da ondan 2-3 kat daha iyi ve daha uzunum
    inançsızlık ile saygı farklı şeyler
    eğer müslüman birisi sana gelip sen ateistsin niye hırsızlık yapmıyorsun derse bu o müslüman arkadaşın eğer müslüman olmaysadı bunları yapacağı anlamına gelir yani onun dini aynı zamanda tasması onu tutan şey(sözüm bu cümleyi kuran kişilere). Asıl olay saygı ve senin içinde olan iyi insan. Seni bağlayan şey değil aldığın eğitim ve iraden. Dinin değil. O yüzden öldüren taraf sen olmazsın.
  • 22-08-2020, 14:52:28
    #41
    Ne saçma tavsiyelerde bulunmuşsunuz. Kimse sırf ailesi olduğu için "kötü" insanlara katlanmak zorunda değil. O zaman babası tarafından taciz edilen çocuklara da "baban o senin alttan almalısın" mı diyelim? Her ilişkide olduğu gibi aile arasındaki ilişkiler de şahıslara zarar veriyorsa o ilişki bitirilmelidir. Tamamen aileyi silmekten bahsetmiyorum ama en azından onlardan zarar görmeyecek şekilde araya mesafe koyulmalı. Herkesin aile yaşantısı dört dörtlük olmuyor. Yorum yaparken kendi durumunuza göre yorum yapmayın.
  • 22-08-2020, 15:05:49
    #42
    Angelicakaka adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bir de konu sahibi arkadaşım size bir şey daha söylemek istiyorum;

    Kardeşlerden bir tanesi çoğunlukla daha iyi huylu daha mülayimdir ve hemen her zaman iyi huylu olan taraf ailesi tarafından suistimal edilir çünkü öyle işte..

    Anne-babanız sürekli sizin idare etmenizi, onu sizden daha değerli gördüğü için değil, sizin daha yola gelebilir bir karakteriniz olduğunu bildiği için talep ediyor. Bu doğru bir yaklaşım mıdır değil midir bilemiyorum. Tartışılır..ama %99 bu işler hep böyle yürür. Yumuşak huylu olan taraf hayat boyu idare eder. Etmek zorunda değilsiniz. Hele ki bazı arkadaşların söylediği gibi, maddi özgürlüğünüzü kazandığınız anda çekip gitmek gibi bir özgürlüğünüz var tabi ama bence en ideal yol bu değil. Uygun zamanda uygun bir açıklamayla kardeşinizle daha mesafeli yaşayacağınız bir hayat tercih edebilirsiniz elbette ancak "ben bununla yaşayamıyorum, ya onu adam edin ya da beni unutun" diye kapıyı çekip çıkmak yerine ailenizi kırmadan vakti geldiğinde ufak başka bahanelerle kardeşinizle aranıza mesafe de koyabilirsiniz. O şartlar oluşana kadar da biraz daha yapıcı davranmaya gayret edebilirsiniz ama sizi temin ediyorum ki aileniz abinizi sizden daha çok sevdiği için sizden fedakarlık bekliyor değil. Fedakarlık yapma potansiyelini sizde gördükleri için size sarılıyorlar sadece. Beş parmağın beşi de kesildiğinde aynı acıyor ama baş parmak ve işaret parmağı daha fonksiyonel. Daha işlevsel olanlar daha çok kullanılıyor. Bu her zaman böyle..
    Size katılıyorum.

    Aslında aynı sorun benim başımda da var. Ben 32 abim de 54 yaşında. O en büyüğü kardeşler arasında. Şu anda işsiz ve bizle kalıyor. Ben beni bildim bileli rahmetli babam onu evde istemediği için Antalya, Bodrum vs yerlerde sağda solda çalıştı. Babam rahmetlik oldu geldi bize yerleşti. Daha öncesinde de gelse de taş çatlasa 1 ay durur sonra babama dayanamaz çeker giderdi. Ama neredeyse 1,5 senedir bizle kalıyor. Üstüne burada kışın dışarıda köpek kovalamış. Nasıl düştüyse kafasını kaldırma çarpmış. Gittik bir dikiş atıp yolladılar. Ama bir kaç hafta sonra kollarda ve bacaklarda hissizlik olunca doktora gidiyor. Beyin kanaması geçiriyorsun hemen ameliyata alacağız diyor doktor. Ameliyat başarılı geçti şükür. Şimdi iyi geziyor.

    Öyle uyumsuz yada kardeş düşmanı bir insan değilim ama 50 küsür yaşında ki bir adamın çocukça hareket ve söylemleri beni bile çıldırtıyor. Çok saçma sapan konular açıyor, yine bizle kalan diğer abimin çocuğunu alakasız konularda azarlıyor çocuğu ağlatıyor. Evde kendisini seven 1 Allah'ın kulu yok bende dahil. Ha olabilir. Herkesin başına bir iş gelebilir. Ama seneler sonra gelip annenin abinin eline bakıyorsan biraz ihtiyatlı olursun. Yediği, içtiği gözümüzde yok ama patavatsız hareketleri canımı çok sıkıyor.

    Evin neredeyse kadiri benim. Temizlik benden soruluyor. Öyle kirli ki bahçede domatesle uğraşıp dışarıda lavabo olmasına rağmen içeride ki lavaboda elini yıkıyor, yetmiyor her yer yemyeşil bırakıp gidiyor. Yine ben temizliyorum. Hani denildiği gibi ite vurmazlar sahibinin hatırı var diye. Öyle olunca da nasıl olsa seslenmiyor oluyor. Sanırım bazen sesi de çıkarmak gerekiyor. Ama hep annem sus deyip oturtuyor.

    Hepsine eyvallah da en rahatsız olduğum konu boş sallaması. Bizim oturduğumuz bahçeli ev diğer kardeşlerin isteği üzerine satılmaya çalışılıyor. Bugün evet desek bizi dışarı çıkartıp satışa çıkaracaklar. Sonra da herkese eşit paylaştırılacak. Herkes kendine 1 ev alacak. Çünkü o evde herkesin hakkı varmış. Sağolsun ablam eniştenin gazına gelip kaynanası 1 milyon liralık evde oturduğu halde onun evini sattırmıyorlar, kendi öz annesinin evini satıp kocasına ev aldırıyor. Daha öncede bir konuşmada satılırken de expertiz gelsin öyle satılsın denmiş. Bizimkisi bunu duyunca arkadaştan gider silah alırım, expertizi çeker vurur hapse girerim diyordu. Şimdi en önce kendi sattırmaya çalışıyor.

    İşte bu omurgasız hareketlerine ayar oluyorum. Bir an önce şu karantina tekrar çıkmadan gitse de orada karantina çıkıp gelemese diye dua ediyorum.
  • 22-08-2020, 15:19:06
    #43
    constantine38 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Size katılıyorum.

    Aslında aynı sorun benim başımda da var. Ben 32 abim de 54 yaşında. O en büyüğü kardeşler arasında. Şu anda işsiz ve bizle kalıyor. Ben beni bildim bileli rahmetli babam onu evde istemediği için Antalya, Bodrum vs yerlerde sağda solda çalıştı. Babam rahmetlik oldu geldi bize yerleşti. Daha öncesinde de gelse de taş çatlasa 1 ay durur sonra babama dayanamaz çeker giderdi. Ama neredeyse 1,5 senedir bizle kalıyor. Üstüne burada kışın dışarıda köpek kovalamış. Nasıl düştüyse kafasını kaldırma çarpmış. Gittik bir dikiş atıp yolladılar. Ama bir kaç hafta sonra kollarda ve bacaklarda hissizlik olunca doktora gidiyor. Beyin kanaması geçiriyorsun hemen ameliyata alacağız diyor doktor. Ameliyat başarılı geçti şükür. Şimdi iyi geziyor.

    Öyle uyumsuz yada kardeş düşmanı bir insan değilim ama 50 küsür yaşında ki bir adamın çocukça hareket ve söylemleri beni bile çıldırtıyor. Çok saçma sapan konular açıyor, yine bizle kalan diğer abimin çocuğunu alakasız konularda azarlıyor çocuğu ağlatıyor. Evde kendisini seven 1 Allah'ın kulu yok bende dahil. Ha olabilir. Herkesin başına bir iş gelebilir. Ama seneler sonra gelip annenin abinin eline bakıyorsan biraz ihtiyatlı olursun. Yediği, içtiği gözümüzde yok ama patavatsız hareketleri canımı çok sıkıyor.

    Evin neredeyse kadiri benim. Temizlik benden soruluyor. Öyle kirli ki bahçede domatesle uğraşıp dışarıda lavabo olmasına rağmen içeride ki lavaboda elini yıkıyor, yetmiyor her yer yemyeşil bırakıp gidiyor. Yine ben temizliyorum. Hani denildiği gibi ite vurmazlar sahibinin hatırı var diye. Öyle olunca da nasıl olsa seslenmiyor oluyor. Sanırım bazen sesi de çıkarmak gerekiyor. Ama hep annem sus deyip oturtuyor.

    Hepsine eyvallah da en rahatsız olduğum konu boş sallaması. Bizim oturduğumuz bahçeli ev diğer kardeşlerin isteği üzerine satılmaya çalışılıyor. Bugün evet desek bizi dışarı çıkartıp satışa çıkaracaklar. Sonra da herkese eşit paylaştırılacak. Herkes kendine 1 ev alacak. Çünkü o evde herkesin hakkı varmış. Sağolsun ablam eniştenin gazına gelip kaynanası 1 milyon liralık evde oturduğu halde onun evini sattırmıyorlar, kendi öz annesinin evini satıp kocasına ev aldırıyor. Daha öncede bir konuşmada satılırken de expertiz gelsin öyle satılsın denmiş. Bizimkisi bunu duyunca arkadaştan gider silah alırım, expertizi çeker vurur hapse girerim diyordu. Şimdi en önce kendi sattırmaya çalışıyor.

    İşte bu omurgasız hareketlerine ayar oluyorum. Bir an önce şu karantina tekrar çıkmadan gitse de orada karantina çıkıp gelemese diye dua ediyorum.
    sizin durumunuzda yaşınız da daha ileri olduğu için iş biraz daha işin içinden çıkılmaz bir hal almış. Allah kolaylık versin. Evet eskiden beri süregelen tavizler silsilesi sonucunda maalesef sonuç bu da olabiliyor. O yüzden ben de iyi huylu tarafın diğer kişiyi %100 idare etmesi gerektiğini savunmuyorum. Hatta bilakis ses çıkarmak da lazım çünkü insanlara özellikle de belirli karakter özelliklerine sahip insanlara bazı tavizler verdikçe, o insanlar sizin yaptığınız iyilikleri güzellikleri hak görmeye başlıyorlar ve dahi bir süre sonra o kadar kemikleşiyor ki bu düşünce, değiştirmesi çok güç oluyor. Yıllarca verdiğiniz tavizleri tek bir sefere mahsus vermeyecek olsanız, sizden kötüsü de olmuyor ve bahsi geçen konudaki diğer şahıs kişinin kardeşi olsun, babası olsun ve hatta annesi olsun farketmez, hiç kimsenin sonsuz kredisi yok tabi ki ama işte aile bireyleri söz konusu olunca toleransın sınırlarını biraz daha esnek tutmak farz oluyor.

    Geniş bir aileye sahip olmak, iyi ilişkiler içerisinde olmak bir yandan çok güzel diğer yandan da çok zor. İnsan idare etmek çok zor çünkü herkes kendini haklı görüyor. Ben de çok mu abartıyorum acaba, iyi niyet de bu kadar suistimal edilmez ki diye durup düşünüp bir geri adım atmıyor çoğu kez karşı taraf. Bir de hayatta edindiğim tecrübelerden çıkardığım şu sonuç da var ki; sadece iyi huylu değil aynı zamanda güçlü karaktere sahip kişi de hemen her daim yükün en ağırını taşımaya mecbur kalıyor. Ne kadar sağlam tutunur, yere ne kadar sağlam basarsanız, birileri o kadar sırtını dayıyor, ittikçe de itiyor. Ha bu söylediğimi çok büyük travmalar yaşamış biri olarak söylemiyorum yanlış anlaşılmasın. Şükür üstesinden gelinmeyecek şeyler yaşamadım hayatta hiç ancak yine de çok sayıda kardeşi olan, eşi ve çocukları ile olan çekirdek ailesinde de baskın karakter olarak yer alan biri olarak zaman zaman yaşadığım sorunlardan yola çıkarak konuşuyorum ancak bazen de durup düşününce kendimde de suç buluyorum. Suç da demeyelim de sorumluluk diyelim.. Aslında kontrolün bende olması hoşuma gidiyor. Kontrol yetkisi de aile içi ilişkilerde sorumluluğu beraberinde getiriyor.
  • 22-08-2020, 16:40:45
    #44
    Konuyu gülerek okumuştum ama taa ki sizin mesajınızı görene kadar. Tahmini iki buçuk ay sonra ilk evladım, oğlum olacak. Şimdi oturup düşünme vakti
    Bu ve bir sonraki mesajınızı sadece beğen butonuna basarak geçiştirmek istemedim. Uzun ve anlamlı bir mesaj olmuş. Teşekkür ederim.

    Angelicakaka adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    bu tarzda konuları yakından takip ediyorum. 20'li yaşlardaki gençlerin, özellikle de erkek çocuklarının ailelerini nasıl da bir çırpıda silip atabileceklerini görüyor, öğreniyorum. İyi oluyor. Ders oluyor bana da. Yarın öbür gün canımın bir parçasına nasıl davranırsam, canımın diğer parçasının yapacaklarından tamamen anne baba olarak biz sorumlu tutuluruz onu öğreniyorum. Biz kendimizi paralasak da, birilerinin çıkıp "yaa bırah allasen, paranı kazan çek git senden önemlisi yok" diye akıl vereceğini görüyorum. Aile olarak hayatta olduğumuz sürece her şeye rağmen birlikte kalmak ve birbirimizin hatalarını düzeltmeye çalışmak zorunda olduğumuz bilincini onlara nasıl erken dönemde aşılayabilirim diye düşünme fırsatım oluyor.

    Tekrar ediyorum ki bir insan sırf kardeşi olduğu için bir diğer kişinin tüm yaptığı saçmalıklara katlanmak zorunda değil ama en azından anne-babası hayatta olduğu sürece az da olsa kardeşinin elini tutmaya çalışmaya vicdani olarak mecbur. Köpeğin hatırı yoksa sahibinin vardır diye ne güzel bir laf bile var.

    Herkes özünde iyidir aslında filan gibi saçmalıklar söylemeyeceğim tabi ki ama biraz iyi niyet ve doğru yaklaşımla, pek çok kişi daha insani davranışlar edindirilebilir.
  • 22-08-2020, 17:38:24
    #45
    maliyassi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Konuyu gülerek okumuştum ama taa ki sizin mesajınızı görene kadar. Tahmini iki buçuk ay sonra ilk evladım, oğlum olacak. Şimdi oturup düşünme vakti
    Bu ve bir sonraki mesajınızı sadece beğen butonuna basarak geçiştirmek istemedim. Uzun ve anlamlı bir mesaj olmuş. Teşekkür ederim.
    Şimdiden tebrik ederim . Güle güle güzel günlerde sizlerle birlikte sağlıkla büyüsün. Hayırlı evlat olsun. Ben teşekkür ederim.