Bir de konu sahibi arkadaşım size bir şey daha söylemek istiyorum;
Kardeşlerden bir tanesi çoğunlukla daha iyi huylu daha mülayimdir ve hemen her zaman iyi huylu olan taraf ailesi tarafından suistimal edilir çünkü öyle işte..
Anne-babanız sürekli sizin idare etmenizi, onu sizden daha değerli gördüğü için değil, sizin daha yola gelebilir bir karakteriniz olduğunu bildiği için talep ediyor. Bu doğru bir yaklaşım mıdır değil midir bilemiyorum. Tartışılır..ama %99 bu işler hep böyle yürür. Yumuşak huylu olan taraf hayat boyu idare eder. Etmek zorunda değilsiniz. Hele ki bazı arkadaşların söylediği gibi, maddi özgürlüğünüzü kazandığınız anda çekip gitmek gibi bir özgürlüğünüz var tabi ama bence en ideal yol bu değil. Uygun zamanda uygun bir açıklamayla kardeşinizle daha mesafeli yaşayacağınız bir hayat tercih edebilirsiniz elbette ancak "ben bununla yaşayamıyorum, ya onu adam edin ya da beni unutun" diye kapıyı çekip çıkmak yerine ailenizi kırmadan vakti geldiğinde ufak başka bahanelerle kardeşinizle aranıza mesafe de koyabilirsiniz. O şartlar oluşana kadar da biraz daha yapıcı davranmaya gayret edebilirsiniz ama sizi temin ediyorum ki aileniz abinizi sizden daha çok sevdiği için sizden fedakarlık bekliyor değil. Fedakarlık yapma potansiyelini sizde gördükleri için size sarılıyorlar sadece. Beş parmağın beşi de kesildiğinde aynı acıyor ama baş parmak ve işaret parmağı daha fonksiyonel. Daha işlevsel olanlar daha çok kullanılıyor. Bu her zaman böyle..
Size katılıyorum.
Aslında aynı sorun benim başımda da var. Ben 32 abim de 54 yaşında. O en büyüğü kardeşler arasında. Şu anda işsiz ve bizle kalıyor. Ben beni bildim bileli rahmetli babam onu evde istemediği için Antalya, Bodrum vs yerlerde sağda solda çalıştı. Babam rahmetlik oldu geldi bize yerleşti. Daha öncesinde de gelse de taş çatlasa 1 ay durur sonra babama dayanamaz çeker giderdi. Ama neredeyse 1,5 senedir bizle kalıyor. Üstüne burada kışın dışarıda köpek kovalamış. Nasıl düştüyse kafasını kaldırma çarpmış. Gittik bir dikiş atıp yolladılar. Ama bir kaç hafta sonra kollarda ve bacaklarda hissizlik olunca doktora gidiyor. Beyin kanaması geçiriyorsun hemen ameliyata alacağız diyor doktor. Ameliyat başarılı geçti şükür. Şimdi iyi geziyor.
Öyle uyumsuz yada kardeş düşmanı bir insan değilim ama 50 küsür yaşında ki bir adamın çocukça hareket ve söylemleri beni bile çıldırtıyor. Çok saçma sapan konular açıyor, yine bizle kalan diğer abimin çocuğunu alakasız konularda azarlıyor çocuğu ağlatıyor. Evde kendisini seven 1 Allah'ın kulu yok bende dahil. Ha olabilir. Herkesin başına bir iş gelebilir. Ama seneler sonra gelip annenin abinin eline bakıyorsan biraz ihtiyatlı olursun. Yediği, içtiği gözümüzde yok ama patavatsız hareketleri canımı çok sıkıyor.
Evin neredeyse kadiri benim. Temizlik benden soruluyor. Öyle kirli ki bahçede domatesle uğraşıp dışarıda lavabo olmasına rağmen içeride ki lavaboda elini yıkıyor, yetmiyor her yer yemyeşil bırakıp gidiyor. Yine ben temizliyorum. Hani denildiği gibi ite vurmazlar sahibinin hatırı var diye. Öyle olunca da nasıl olsa seslenmiyor oluyor. Sanırım bazen sesi de çıkarmak gerekiyor. Ama hep annem sus deyip oturtuyor.
Hepsine eyvallah da en rahatsız olduğum konu boş sallaması. Bizim oturduğumuz bahçeli ev diğer kardeşlerin isteği üzerine satılmaya çalışılıyor. Bugün evet desek bizi dışarı çıkartıp satışa çıkaracaklar. Sonra da herkese eşit paylaştırılacak. Herkes kendine 1 ev alacak. Çünkü o evde herkesin hakkı varmış. Sağolsun ablam eniştenin gazına gelip kaynanası 1 milyon liralık evde oturduğu halde onun evini sattırmıyorlar, kendi öz annesinin evini satıp kocasına ev aldırıyor. Daha öncede bir konuşmada satılırken de expertiz gelsin öyle satılsın denmiş. Bizimkisi bunu duyunca arkadaştan gider silah alırım, expertizi çeker vurur hapse girerim diyordu. Şimdi en önce kendi sattırmaya çalışıyor.
İşte bu omurgasız hareketlerine ayar oluyorum. Bir an önce şu karantina tekrar çıkmadan gitse de orada karantina çıkıp gelemese diye dua ediyorum.