• 09-06-2020, 15:16:58
    #46
    Sahibi olduğu gayri menkulün kirasını istemesi kadar doğal bir durum yok, alacağında haklı neticede.
    Bazı mülk sahipleri iyi niyet gösterip almadılar,bazıları fazlasıyla uzattı, taksitlendirdi erteledi ancak bu inisiyatif ile alakalı bir durum.
    Kanunen de hakkıdır ve haklıdır... Particilik anlaşılmasın ancak bir maddi destek yapılacaksa bunu mülk sahibi değil devlet yapmalıdır (bakın hükümet demiyorum, bugün AKP var yarın CHP olur, öbürgün X Parti) devlet yapmıyorsa insanlar bireysel olarak haklarını isterler, art niyet aramamak gerekiyor.

    Ben daha bombasını söyleyeyim size, patronlar 3/1 maaş ödedi evden çalışmaya geçti, SGK lar bu oranda yattı, ara farkı %60 oranında devlet karşıladı ancak bu patronlar 3/1 verdikleri personellerden tam iş mesai günü kadar çalışma ve rapor istediler.
    Benzer bir durum arkadaşımın başında, alacaklarını istiyor işyerinden patronu devlet verecek evden çalıştın kısıtlı çalışma ödeneği alacaksın diyor ancak dönüp 30 gün ne yaptın sabah 8 akşam 18 rapor yaz yaptığın işleri şeklinde savunma istiyor...

    Türkiye'de şaşılacak bir durum değil.
  • 09-06-2020, 16:27:39
    #47
    Aytmatov adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Mülk Allah'ın derken biraz da seyirciye oynuyorum, buradaki kitle Allah inancı olan insanlar olduğu için. Ben Allah'a inanmıyorum ama mülkiyete karşıyım. Mülkiyetin varlığı insanları hırsa sürükler. Senin de dediğin gibi daha çok çalışmaya zorlar. Oysa biz bu dünyaya çalışmaya, para kazanmaya ve tüketmeye gelmedik diye inanıyorum. Ömrümüzü para pul peşinde harcıyoruz ve sonra da torunlarımıza bırakıp göçüp gidiyoruz. Dünyanın sahibi olmaya çalışıyoruz. Oysa sahibi olmamız gereken tek şey kendimiz, kendi zamanımız. Para için zamanımızı, enerjimizi satıyoruz. Benim itirazım buna. Ha bir de, kirada oturan bir adam tutup da mülk Allah'ındır ya da ben mülkiyete inanmıyorum diyerek kirayı ödememezlik ederse sıkıntı çıkar çünkü içinde bulunduğumuz düzen bunu gerektiriyor şu an, kira ödemek istemiyorsan git başka yerde yaşa ya da düzeni değiştirmeye uğraş.

    "Mal bıraktın, mülk bıraktın üşüştük,
    Kavga ile niza ile bölüştük
    Biz üç kardeş toprak için dövüştük
    Sen mezarda huzur içinde yat, baba.

    Çocukların etsinler diye rahat
    Satmadın da geçindin kıt kanaat
    Evladından sana olsun nasihat
    O dünyada malın varsa sat, baba.”
    İroniyi yeni anladım.
    Forumda dini sohbetler çok yapıldığı için hangisi ironi hangisi gerçek anlayamıyorum artık.
    Görüşlerine saygı duyuyorum ama komünizm bir ütopyadır.
    Sebebi dünyadaki kaynaklar sınırlıyken ihtiyaçların sınırsız olmasıdır.
    Eğer o hırs olmasaydı birileri antibiyotiği keşfedemezdi. Birileri teleskopu icat edemezdi.
    O hırs olmasaydı birileri coğrafi keşifleri yapamazdı, birileri interneti icat edemezdi.
    Yani birileri daha çok çalışmasaydı ve çalıştırmasaydı maymunlardan farksız şekilde hala mağaralarda yaşıyor avcılık toplayıcılıkla geçiniyor olurduk.
    Dünyaya ne için geldiğin seni bağlar, sen dünyaya ne için geldiğine karar verebilirsin.
    Ama insanlığın dünyaya ne için geldiğine karar vermeye kalktığında tümevarım değil tümden gelim senin için daha iyi referans kaynağı olabilir.
    Eğer insanlar dünyaya daha fazlasına sahip olmaki daha çok tüketmek için gelmeselerdi çoğunluk bunu yapmıyor olurdu.
  • 09-06-2020, 16:34:57
    #48
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İroniyi yeni anladım.
    Forumda dini sohbetler çok yapıldığı için hangisi ironi hangisi gerçek anlayamıyorum artık.
    Görüşlerine saygı duyuyorum ama komünizm bir ütopyadır.
    Sebebi dünyadaki kaynaklar sınırlıyken ihtiyaçların sınırsız olmasıdır.
    Eğer o hırs olmasaydı birileri antibiyotiği keşfedemezdi. Birileri teleskopu icat edemezdi.
    O hırs olmasaydı birileri coğrafi keşifleri yapamazdı, birileri interneti icat edemezdi.
    Yani birileri daha çok çalışmasaydı ve çalıştırmasaydı maymunlardan farksız şekilde hala mağaralarda yaşıyor avcılık toplayıcılıkla geçiniyor olurduk.
    Dünyaya ne için geldiğin seni bağlar, sen dünyaya ne için geldiğine karar verebilirsin.
    Ama insanlığın dünyaya ne için geldiğine karar vermeye kalktığında tümevarım değil tümden gelim senin için daha iyi referans kaynağı olabilir.
    Eğer insanlar dünyaya daha fazlasına sahip olmaki daha çok tüketmek için gelmeselerdi çoğunluk bunu yapmıyor olurdu.
    İhtiyaçlar sınırsız değildir insan doymak bilmiyor. Halbuki yediğimiz içtiğimiz bellidir bunun dışında gereksiz tüketimler harcamalar. Dünyada sayısı bilinmeyen canlı türü ve canlı yaşıyor biz ise doğayı yok ettik.
  • 09-06-2020, 16:43:02
    #49
    abcgrup adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İhtiyaçlar sınırsız değildir insan doymak bilmiyor. Halbuki yediğimiz içtiğimiz bellidir bunun dışında gereksiz tüketimler harcamalar. Dünyada sayısı bilinmeyen canlı türü ve canlı yaşıyor biz ise doğayı yok ettik.
    Sorun ihtiyacın tanımından kaynaklanıyor. İsveç'teki bir çocuğun ihtiyacı son çıkan playstation oyunu iken afrikadaki çocuğun ihtiyacı bir tabak pilav. Afrika'daki çocuğa her gün pilav verdiğinde ihtiyacı tavuk, tavuk da verdiğinde ihtiyacı salata meyve hepsine kavuştuğunda ihtiyacı kıyafet ve playstation olur...
    Yani ihtiyaçlar gerçekten de sınırsızdır, karşılanan her ihtiyaç bir üst ihtiyacı doğurur.
    Eğer insan ihtiyaçları sadece yediği içtiği ile sınırlı olsaydı, hala ata biniyor, kağnı ile toprak sürüyor, köylerde yaşıyor olurduk.
    İnsanlığın tüm bilimsel, kültürel, demografik gelişiminin ardındaki neden sınırsız ihtiyaçlarıdır.
    Maalesef bu sınırsız ihtiyaçlar aşırı ürememiz, doğanın dengesini bozmamız ve kendi içimizdeki kaynakların eşit olmayan kullanımını da getiriyor.
  • 09-06-2020, 17:29:09
    #50
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sorun ihtiyacın tanımından kaynaklanıyor. İsveç'teki bir çocuğun ihtiyacı son çıkan playstation oyunu iken afrikadaki çocuğun ihtiyacı bir tabak pilav. Afrika'daki çocuğa her gün pilav verdiğinde ihtiyacı tavuk, tavuk da verdiğinde ihtiyacı salata meyve hepsine kavuştuğunda ihtiyacı kıyafet ve playstation olur...
    Yani ihtiyaçlar gerçekten de sınırsızdır, karşılanan her ihtiyaç bir üst ihtiyacı doğurur.
    Eğer insan ihtiyaçları sadece yediği içtiği ile sınırlı olsaydı, hala ata biniyor, kağnı ile toprak sürüyor, köylerde yaşıyor olurduk.
    İnsanlığın tüm bilimsel, kültürel, demografik gelişiminin ardındaki neden sınırsız ihtiyaçlarıdır.
    Maalesef bu sınırsız ihtiyaçlar aşırı ürememiz, doğanın dengesini bozmamız ve kendi içimizdeki kaynakların eşit olmayan kullanımını da getiriyor.
    Ne olacaktı köylerde yaşıyor olsaydık. Onları ben ihtiyaç olarak görmüyorum öyle bir tanımlama da yapamam. Kimsenin playstation'a ihtiyacı yoktur ama suya ekmeğe havaya barınmaya var. Kimsenin her yıl çıkarılan yeni model cep telefonlarına ihtiyacı yoktur. Kimsenin atom bombalarına ihtiyacı yoktur silahlara ihtiyacı yoktur. Sence gelişiyor muyuz yoksa dünyayı yok olmanın eşiğine mi sürüklüyoruz? İnsanın tütüne ihtiyacı var mı hayır ama tüketiyoruz kendimize zarar veriyoruz buna nasıl ihtiyaç denilebilir. Doğanın dengesini bozuyoruz ve bunu yaparken haklı sebeplerimiz olduğunu ileri sürüyoruz.

    Sonuçta yapıyor muyuz evet ve kendi sonumuzu hazırlıyoruz. Kendi sonumuzu hazırlarken mesela ürememizin de manası kalmamış oluyor. Belki de nüfusun azalması gerekiyordur dengenin korunması için. Ayrıca kurtarıcı gelmeyecek diyorlar bir kurtarıcı gelmeyecekse dünyanın 100 yıl daha ayakta kalacağına ihtimal vermiyorum. Binlerce yıldır savaştığımız virüs ile bugün teknoloji olmasına rağmen tek yaptığımız kumaş parçasını ağzımıza götürmek. Değişen nedir?

    En basit sorunumuz yani ondan örnek verdim. İklim değişikliği havanın kirlenmesi kuraklık radyasyon fazlalığı netice olarak aslında dünyayı yok etme sevdasına girmişiz bence. Bir kurtarıcı gelmeli ve insanlara kim olduklarını ne yaptıklarını hatırlatmalı. Kurtarıcı semboliktir ama tanımı hak eden biri, birileri olmalı. Dünyayı teknolojiyle yok ederken yine teknolojiyle kurtaramayız mümkün değil.

    Nasıl ki geçen zamanı geri alamıyoruz verdiğimiz hasarlar kalıcı olmakta ve insanoğlunun ne zekası ne bilgisi ne de vakti bunun önüne geçmek için kafi gelemez. Kurtarıcı artık uzaylılar mı olur dini bir lider mi olur orasını bilemem ama bilim camiasından kimse bizi kurtaramaz. Kurtarıcı gelecek ve götümüzü düştüğümüz durumdan kurtaracak.
  • 09-06-2020, 21:38:19
    #51
    abcgrup adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ne olacaktı köylerde yaşıyor olsaydık. Onları ben ihtiyaç olarak görmüyorum öyle bir tanımlama da yapamam. Kimsenin playstation'a ihtiyacı yoktur ama suya ekmeğe havaya barınmaya var. Kimsenin her yıl çıkarılan yeni model cep telefonlarına ihtiyacı yoktur. Kimsenin atom bombalarına ihtiyacı yoktur silahlara ihtiyacı yoktur. Sence gelişiyor muyuz yoksa dünyayı yok olmanın eşiğine mi sürüklüyoruz? İnsanın tütüne ihtiyacı var mı hayır ama tüketiyoruz kendimize zarar veriyoruz buna nasıl ihtiyaç denilebilir. Doğanın dengesini bozuyoruz ve bunu yaparken haklı sebeplerimiz olduğunu ileri sürüyoruz.

    Sonuçta yapıyor muyuz evet ve kendi sonumuzu hazırlıyoruz. Kendi sonumuzu hazırlarken mesela ürememizin de manası kalmamış oluyor. Belki de nüfusun azalması gerekiyordur dengenin korunması için. Ayrıca kurtarıcı gelmeyecek diyorlar bir kurtarıcı gelmeyecekse dünyanın 100 yıl daha ayakta kalacağına ihtimal vermiyorum. Binlerce yıldır savaştığımız virüs ile bugün teknoloji olmasına rağmen tek yaptığımız kumaş parçasını ağzımıza götürmek. Değişen nedir?

    En basit sorunumuz yani ondan örnek verdim. İklim değişikliği havanın kirlenmesi kuraklık radyasyon fazlalığı netice olarak aslında dünyayı yok etme sevdasına girmişiz bence. Bir kurtarıcı gelmeli ve insanlara kim olduklarını ne yaptıklarını hatırlatmalı. Kurtarıcı semboliktir ama tanımı hak eden biri, birileri olmalı. Dünyayı teknolojiyle yok ederken yine teknolojiyle kurtaramayız mümkün değil.

    Nasıl ki geçen zamanı geri alamıyoruz verdiğimiz hasarlar kalıcı olmakta ve insanoğlunun ne zekası ne bilgisi ne de vakti bunun önüne geçmek için kafi gelemez. Kurtarıcı artık uzaylılar mı olur dini bir lider mi olur orasını bilemem ama bilim camiasından kimse bizi kurtaramaz. Kurtarıcı gelecek ve götümüzü düştüğümüz durumdan kurtaracak.
    Kurtarıcıya gerek yok ki. Doğa hesabının görür. Bir tür aşırı çoğaldığında av bulamaz kıtlık çeker ve sayısı düşer. İnsanoğlu da doğayı mahvettikçe yaşayabileceği alanlar azalır. Açlık çeker birileri ölür. Muhtemelen fakirler ölür. Çünkü aslanlar öleceği zaman da en güçsüz, iyi avlanamayan, yaşlı, hasta ve sakat aslanlar önce ölür. Doğa hesabını her zaman görür. Sen 100 sene doğaya karbon gazı sal. Isıyı 2 derece arttır, bir süper volkan patlaması 100 saatte ağustosta kar yağdıracak kadar madde püskürtür.

    İhtiyaç dediklerinde sana göre ihtiyaç değil. O adamın ihtiyacı olmasa playstation a para vermez. Demek ki ihtiyaçlar sadece yeme içme giyinme barınma değil. Öyle olsaydı avcı toplayıcı yaşamdan bir adım ileri gidemezdik. Atom bombaları yokken de bir birimizin kafasına taşlarla sopalarla vurarak savaşıyorduk. Yani özümüzde değişen bir şey yok.
  • 09-06-2020, 23:05:01
    #52
    Aslında mal sahibi kirasını istemekte haklı fakat eğer gerçekten ders vermek istiyorsan bir kaç şeyi dikkate alarak başlayabilirsin öncelikle kira kontratı dışında başka bir kontrat imzaladın mı yani herhangi bir taahhütname imzalamadıysan mahkemeye vermen durumunda seni yasal olarak 4-5 ay hatta duyduğum kadarıyla 8 aya kadar daha çıkarması mümkün değil fakat kira kontratı ile birlikte herhangi ek bir beyannameye taahhüt verdiysen yani imza attıysan veya onayladıysan, 2 günde bütün eşyalarını dışarı atabilir hele ki bu tarz bir belge imzalattıysa ve bu belge kendi elindeyse büyük ihtimal belgede hangi gün çıkacağına kadar her şeyi yazmış ve sana bunu imzalatmıştır. Tabi bu belgede senin çıkacağın tarihide yazmış ve tarih kısmını boş bırakmıştır böylece eğer ki mahkemeye vermek davacı olmak istersen ya da zıtlaşırsan sana daha önce imzalattığı bu ek beyannameye seni çıkarmak istediği günün tarihini atarak her türlü mahkemeyi ve davayı beklemeden istediği tarihte seni çıkartabilir.
  • 10-06-2020, 16:43:33
    #53
    Platin üye
    Mal sahibi hakkını tabi ki isteyecek. Siz hedeflediğinizden fazla kazandığınızda bu ay işlerim çok iyiydi fazla kazandım, kirayı %20 fazla veriyorum diyebilecek misiniz? Ben karttan çektim ödedim valla dükkan kiramı. Sonuçta oda para kazanmak için kiralıyor o mülkü.
  • 10-06-2020, 16:50:33
    #54
    Üyeliği durduruldu
    Malesef koronadan ötürü 4 aydır kapalı iş yerimin kirasınjı eksiksiz istiyor bekletirmiyor da hala da kapalı. Üstüne de bu ay yüz de 10 zamda yapacam diyor.Bu arada mülk sahibim. Batmanın en büyük zenginlerindendirler.