digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Sorun ihtiyacın tanımından kaynaklanıyor. İsveç'teki bir çocuğun ihtiyacı son çıkan playstation oyunu iken afrikadaki çocuğun ihtiyacı bir tabak pilav. Afrika'daki çocuğa her gün pilav verdiğinde ihtiyacı tavuk, tavuk da verdiğinde ihtiyacı salata meyve hepsine kavuştuğunda ihtiyacı kıyafet ve playstation olur...
Yani ihtiyaçlar gerçekten de sınırsızdır, karşılanan her ihtiyaç bir üst ihtiyacı doğurur.
Eğer insan ihtiyaçları sadece yediği içtiği ile sınırlı olsaydı, hala ata biniyor, kağnı ile toprak sürüyor, köylerde yaşıyor olurduk.
İnsanlığın tüm bilimsel, kültürel, demografik gelişiminin ardındaki neden sınırsız ihtiyaçlarıdır.
Maalesef bu sınırsız ihtiyaçlar aşırı ürememiz, doğanın dengesini bozmamız ve kendi içimizdeki kaynakların eşit olmayan kullanımını da getiriyor.
Ne olacaktı köylerde yaşıyor olsaydık. Onları ben ihtiyaç olarak görmüyorum öyle bir tanımlama da yapamam. Kimsenin playstation'a ihtiyacı yoktur ama suya ekmeğe havaya barınmaya var. Kimsenin her yıl çıkarılan yeni model cep telefonlarına ihtiyacı yoktur. Kimsenin atom bombalarına ihtiyacı yoktur silahlara ihtiyacı yoktur. Sence gelişiyor muyuz yoksa dünyayı yok olmanın eşiğine mi sürüklüyoruz? İnsanın tütüne ihtiyacı var mı hayır ama tüketiyoruz kendimize zarar veriyoruz buna nasıl ihtiyaç denilebilir. Doğanın dengesini bozuyoruz ve bunu yaparken haklı sebeplerimiz olduğunu ileri sürüyoruz.

Sonuçta yapıyor muyuz evet ve kendi sonumuzu hazırlıyoruz. Kendi sonumuzu hazırlarken mesela ürememizin de manası kalmamış oluyor. Belki de nüfusun azalması gerekiyordur dengenin korunması için. Ayrıca kurtarıcı gelmeyecek diyorlar bir kurtarıcı gelmeyecekse dünyanın 100 yıl daha ayakta kalacağına ihtimal vermiyorum. Binlerce yıldır savaştığımız virüs ile bugün teknoloji olmasına rağmen tek yaptığımız kumaş parçasını ağzımıza götürmek. Değişen nedir?

En basit sorunumuz yani ondan örnek verdim. İklim değişikliği havanın kirlenmesi kuraklık radyasyon fazlalığı netice olarak aslında dünyayı yok etme sevdasına girmişiz bence. Bir kurtarıcı gelmeli ve insanlara kim olduklarını ne yaptıklarını hatırlatmalı. Kurtarıcı semboliktir ama tanımı hak eden biri, birileri olmalı. Dünyayı teknolojiyle yok ederken yine teknolojiyle kurtaramayız mümkün değil.

Nasıl ki geçen zamanı geri alamıyoruz verdiğimiz hasarlar kalıcı olmakta ve insanoğlunun ne zekası ne bilgisi ne de vakti bunun önüne geçmek için kafi gelemez. Kurtarıcı artık uzaylılar mı olur dini bir lider mi olur orasını bilemem ama bilim camiasından kimse bizi kurtaramaz. Kurtarıcı gelecek ve götümüzü düştüğümüz durumdan kurtaracak.