• 04-06-2020, 19:31:19
    #19
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam arz talep dengesi. Bunlar standart ürün değil. Aynı apartmanın aynı metrekaredeki giriş katı ile 3. katı aynı fiyata mı satılıyor? Ön cephe 3 kat ile arka cephe aynı fiyata mı satılıyor? Sen diyorsun ki maliyetinin üzerinde zam. Ev gayri menkuldür. Yani taşınamaz bir değerdir bir ürün değildir. Bir fabrika'nın aynı üretim bandından çıkardığı ürünlerde birim başı maliyet hesabı yapılarak her ürüne standart bir kar koyulur. Evde maliyet hesabı nasıl yapılıyor bir anlatsana bana? Aynı apartmanın farklı katları, farklı cepheleri, aynı cephelerin içi yapılı olanı olmayanı.

    Bakın bu forumda konu baltalama diye bir kural var. Yani isteyen istediği fiyatı ister. Sen yorum yapamazsın. Almama hakkın varken bir adama sen fırsatçısın, sen kazıkçısın diyemezsin. Bu fiyatlar kredilerin olduğu dönemde buralara çıkar. Sonra kredi dönemi bitince tekrar paşa paşa düşer. Evi daha çabuk satılsın isteyen daha uygun fiyat yazar. Tok esnaf olan, satılsa da olur satılmasa da olur diyen fiyatını yükseltir.

    Sen paranın ne olduğunu ekonominin ne olduğunu yanlış değerlendiriyorsun. Rezerv fiyat diye bir şey duydun mu? Alıcının verebileceği maksimum rakam ve satıcının satmaya razı olacağı minimum rakamı temsil eder. Şimdi ucuz kredi pompalanırsa, piyasada para bolluğu yaşanırsa alıcının verebileceği maksimum fiyat yükselir, bu durumun farkında olan satıcının razı olacağı minimum rakam da yükselir. Doğal olarak fiyatlar yükselir. Satıcı alıcının alım gücünün ve elindeki paranın kredi sayesinde arttığını bilerek neden daha fazla kar edebilecekken daha az kar etsin?

    Evini çabuk satmak isteyen adam bu devirde fiyatını değiştirmez hemen satar. Evini acil satmak istemeyen adam da 195 binlik evine 245 ister. İş uzarsa 220-210 a düşer satar. Neden adamların 2 ay önce kredi yokken ki ekonomik koşullarda size fiyat vermesini bekliyorsunuz? Devlet size elektriği geçen senin fiyatlarından veriyor mu?
    Hocam yazdıklarınız olması gerekenler fakat Türkiye'de işler serbest piyasa diye fırsatçılığa dönüşüyor. Mesela devlet son açıkladığı kredi paketinde şu şartı getiriyor;

    "Sosyal Hayatı Destek, Tatil Destek, taşıt kredisi ve konut kredisi kampanyalarını kapsayan ürünlerine zam yapan firmalar kampanyadan çıkarılacak. 27 Mayıs tarihinden itibaren fiyat artışı yapmış olan firmalar ürün ve hizmet fiyatlarını artış öncesi seviyeye çekerse kampanyaya katılabilecek. Örneğin kredi kapsamında gitmek istediğiniz tatile kredi paketi açıklandıktan sonra zam yapıldıysa o firma kampanyaya katılamayacak müşteri de o tur şirketi üzerinden tatile gidemeyecek."

    Devlet aslında bir ekonomi politikası gereği kamu bankaları aracılığı ile bu kampanyaları başlatıyor. Amacına ulaşması içinde bu şekilde koruma tedbirleri şartları sunuyor.
  • 04-06-2020, 19:42:32
    #20
    Fırsatçı demek kolay, zaten de fırsatçılıktır adı üzerinde fırsat kolluyorsun.

    Fırsatçılık diyen arkadaşlar pekala siz olsaydınız fırsattan istifade etmez miydiniz?
  • 04-06-2020, 19:46:23
    #21
    abcgrup adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Fırsatçı demek kolay, zaten de fırsatçılıktır adı üzerinde fırsat kolluyorsun.

    Fırsatçılık diyen arkadaşlar pekala siz olsaydınız fırsattan istifade etmez miydiniz?
    Fırsat bu krediye umut bağlamış bir çok dar gelirlinin hayalini alt üst etmek değildir. Fırsat farklı, fırsatçılık farklıdır. Bu yapılan arsızlık ve fırsatçılıktır.
  • 04-06-2020, 19:52:08
    #22
    SemihCAN adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ortada bir avantaj var ama bu alici icin mi satici icin mi diye bir kaide yok. Sizin ev alma maliyetiniz duserse ev sahibide satis fiyatini yukseltebilir.
    Avantajlar yalnızca alıcı yahut satıcı gözetilerek değil, ekonominin çıkarları gözeterek sağlanır. Düşük faizli kredide amaç alenen alıcıyı hareketlendirip daha kolay ev almasını sağlayarak ekonomiyi canlandırmak idi ancak potansiyel alıcıya alıcı olması için sunulan bu lütufun satıcılar tarafından değerlendirilmesi kötü niyettir; zorlamayın.



    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bunun gayet normal olduğunu ne zaman anlayacağız acaba.
    Bunun adı fırsatçılık değil serbest piyasa ekonomisidir.
    Alıcı az satıcı çoksa fiyatlar aşağı düşer.
    Alıcı çok satıcı azsa fiyatlar yukarı çıkar.
    Ucuz kredi meselesi ile herkes ev almaya yöneliyor.
    2 ay önce ev almayı düşünen 10 bin kişiydiniz, bugün ev almayı düşünen 100 bin kişisiniz ve aynı eve talip olanlar içinden daha fazla verebilenler satın alabilecek.
    Alıcı çoğalıyor. Haklı olarak da adamlar evlerine en çok para verenin sahip olmasını istiyorlar.
    2 ay önce bir evin 195 bin lira olmasının sebebi ne? Neden o ev 150 bin değil de 195 bin liraydı?
    Bu sorunun yanıtını verebildiğinizde neden o evin bugün 195 değil de 245 olduğunu anlayabilirsiniz.
    Ah şu serbest piyasa lafı sakız oldu ya, her türlü piyasa düzenini bozucu faaliyeti bile özgür ekonomik faaliyet diye nitelemeye başlar oldular. Bu ülkede Rekabet Kurumu ve yasaları var, önüne gelen serbest piyasa diyerek çiğneyemez. Bu kredinin çıkarılmasındaki amaç zaten fazla olan arzın talep ile dengelenmesi ve potansiyel alıcının alım gücünü yükselterek alıcıya dönüşmesini sağlamaktır. Satıcıların bu hareketi ise kredinin amacını hiçe çıkarma, alıcı sayısını aşağı çekme ve bu esnada cebini doldurmaktır ki bu ne etiktir ne de serbest piyasa. Lütfen.
  • 04-06-2020, 19:59:22
    #23
    Eyupoglu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Fırsat bu krediye umut bağlamış bir çok dar gelirlinin hayalini alt üst etmek değildir. Fırsat farklı, fırsatçılık farklıdır. Bu yapılan arsızlık ve fırsatçılıktır.
    Ucuz kredi ev alacak adam için nasıl fırsatsa ev satacak adam için de öyle fırsattır.
    Kredilere evler için üst fiyat limiti getirdiler. Yani 300-400 binlik evi satan adam da süper zengin falan değil.
    200 bin liralık ev almayı düşünen adam dar gelirli falan değil bu ülke ortalamasına göre orta direktir.
    200 binlik evi satan da zengin falan değil bu ülke ortalamasına göre o da ortadirektir.
    Dar gelirlinin bu krediler umurunda bile değil.

    Evi kredi ile ucuza kapatıp karını maksimize etmek isteyen fırsatçı olmuyor da, evini gelen krediler sayesinde biraz daha iyi bir fiyata satıp karını maksimize etmek isteyen fırsatçı mı oluyor?

    Her koyun kendi bacağından asılır.
    200 bin liraya satılabilen bir evi 170 bin liraya satan ev sahibi dürüst satıcı falan değil enayinin önde gidenidir.



    FHisamioglu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Avantajlar yalnızca alıcı yahut satıcı gözetilerek değil, ekonominin çıkarları gözeterek sağlanır. Düşük faizli kredide amaç alenen alıcıyı hareketlendirip daha kolay ev almasını sağlayarak ekonomiyi canlandırmak idi ancak potansiyel alıcıya alıcı olması için sunulan bu lütufun satıcılar tarafından değerlendirilmesi kötü niyettir; zorlamayın.




    Ah şu serbest piyasa lafı sakız oldu ya, her türlü piyasa düzenini bozucu faaliyeti bile özgür ekonomik faaliyet diye nitelemeye başlar oldular. Bu ülkede Rekabet Kurumu ve yasaları var, önüne gelen serbest piyasa diyerek çiğneyemez. Bu kredinin çıkarılmasındaki amaç zaten fazla olan arzın talep ile dengelenmesi ve potansiyel alıcının alım gücünü yükselterek alıcıya dönüşmesini sağlamaktır. Satıcıların bu hareketi ise kredinin amacını hiçe çıkarma, alıcı sayısını aşağı çekme ve bu esnada cebini doldurmaktır ki bu ne etiktir ne de serbest piyasa. Lütfen.
    Rekabet kurumu Türkiye'de bir saçmalıktır ve siyasi bir kurumdur. Bu devletten büyük fırsatçı var mı ki 1 liralık akaryakıtı 7 liraya satıyor milletine. K belgesi diye bir izin belgesine 200 lira harç almak yerine 2-3 bin takıyor.

    Bunun kötü niyetli ve serbest piyasa düzenini bozabilmesi için TEKEL, TRÖST, KARTEL gibi bir organizasyona tabi olması gerekir. Bir biri ile hiç bir alakası olmayan 100 bin emlakçı ve ev sahibinin genel ekonomik durumda kendi beklentilerine göre fiyatları yükseltmesi serbest piyasadır. Bunun organize olması, fiyatını yükseltmeyene baskı yapılması gibi bir şekli olsaydı o zaman serbest piyasayı bozan bir tutum olurdu.

    200 bin liraya 3 odalı ev bakarken gider 2 odalı alırsın. Birileri fiyatını yükseltiyor diye piyasada ev mi yok. Şehir içinden değil, şehir dışından alırsın. Yani ortada tüm evlerin tek elde toplanması gibi stokçuluk, piyasada ortak fiyat belirleme tröst vari bir durum yok. Birileri beceriksiz ekonomi yönetimini hep fırsatçılar diye hayali bir öcü uydurarak kapatmaya çalışıyor.

    Bu ülkede hiç bir tüccar devletin kendisinden daha büyük fırsatçı değildir.
  • 04-06-2020, 20:51:24
    #24
    Üyeliği durduruldu
    yanımızdaki ev 3 milyon tl ye satıldı bugun. geçen sene bizim evi 2 milyona koymuştuk etmez diye millet dalga geçiyordu ve 3 tanede dükkn var yanında ki boş ev dükkan vs yok müstakil bahceli 3 milyon
  • 04-06-2020, 23:36:58
    #25
    Bu sadece ev fiyatlarıyla alakalı değil. Garip bir şekilde kiralar da inanılmaz bir şekilde yükseldi. Pandemi sürecinde ev sahibimle yaşadığım bir sorundan dolayı ev değiştirmeye karar vermiştim ve kiraların makul olabileceğini düşünmüştüm ancak maalesef ki İzmir'de kiraların inanılmaz boyutlara ulaştığını fark ettim. Ne oluyor neden oluyor bilmiyorum ama durum gerçekten bu anlamda kötü, Allah herkesin yardımcısı olsun...
  • 05-06-2020, 01:59:24
    #26
    Normal hocam. Deprem sonrası kira fiyatlarını absürt rakamlara çeken bir milletimiz var, şaşırmıyorum bu tür durumlara. Sonumuz hayır olsun