Sayın Yetkili,
Şikayet hakkı; ifade özgürlüğü çerçevesinde, hukuka ve ahlaka aykırı olmadığı müddetçe ne muhatabı ne de herhangi bir başkası tarafından engel olunamayan, Anayasa ile güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerin başında gelir. Elbette Şikayetvar aleyhinde yargıya müracaat etmenize hiç bir engel bulunmamaktadır. Nitekim sizler gibi düşünen pek çok firmanın ve şahsın gerek yasal gerek yasadışı teşebbüslerine rağmen; Şikayetvar, 18 yıldır faaliyetlerini yasal zeminde sürdürmektedir. Bunlara onlarca örnek verebiliriz lakin yargı sürecinde sizlere yol göstereceğine inandığımız bir kaç emsal kararı sizlerle paylaşmak isteriz:
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından verilen 07.03.2019 tarih 2017/*** E. 2019/*** K. Sayılı kararında; "Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının internet sitesinde tüketicilerin girdiği şikayetlerin yayınlandığı, *** markası ile ilgili 35 şikayet bulunduğu, bir çoğunun hastalar tarafından ya da hasta yakınları tarafından yapıldığı, davalının bu şikayeti yazanlarla ilgili çalışma yapmasının mümkün olmadığı, yazışma yapılsa dahi bu yazışma ile ilgili davalıya herhangi bir bildirim yapılmadığı takdirde teknik inceleme yapılmasının da mümkün olmadığı, davacının üç adet e-posta göndererek içeriklerin silinmesini istediği, ancak davacının gönderdiği e-postalar genel ibareler içerdiğinden ve hangi içeriğe yönelik talepte bulunulduğu belirtilmediğinden, başka bir deyişle talebin somut olmadığı anlaşıldığından, davalı yanın bu talebi karşılamaması fiilinin markaya tecavüz olamayacağı gibi haksız rekabet oluşturmasının da mümkün olmadığı, davalı fiilinin 556 sayılı KHK'nın 12. maddesi kapsamında dürüst kullanım istisnası kapsamında kaldığı, dolayısıyla fiilin markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir"... Kararı Davacı Vekili temyiz etmiştir... Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, Davacı Vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir... Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, Davacı Vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, oy birliği ile karar verildi...
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından verilen 10.09.2018 tarih 2016/**** E. 2018/**** K. Sayılı kararında; "Davacı vekilinin yine aynı talep ve gerekçelerle yargıya müracaat ettiği, tarafımızca aynı savunmanın yapıldığı, Mahmekece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin "www.sikayetvar.com" adlı internet sitesinin yer sağlayıcı olduğu, yer sağlayıcılarının internet sitesinde yayınlanan içeriği kontrol etme veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırma yükümlülüklerinin bulunmadığı, ancak davalının 5661 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca yer sağladığı hukuka aykırı içeriği hakkında haberdar edilmesi halinde yayından çıkarmakla yükümlü olduğu ve davacı tarafından davalıya ihtarname gönderildiği, fakat dava konusu internet sitesindeki içeriklerde tüketicilerin almış oldukları hizmetler ile ilgili karşılaştıkları olumsuzlukları ve sorunları belirttikleri, bu durumun ifade özgürlüğü kapsamında olduğu ve TTK uyarınca kötüleme yoluyla haksız rekabet teşkil etmeyeceği ve ayrıca dava konusu içeriklerin gerçeği yansıtmadığının da davacı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, Kararın davacı vekilince temyiz edildiği, Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının yerinde olmadığı"... DAVANIN REDDİ yönündeki ilk derece mahkemesi kararının ONANMASINA,
İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ****/*** E. ****/*** KGereği Düşünüldü: ...Davalı tarafın https://www.sikayetvar.com isimli sitesinde yer alan üyelik sayfası incelendiğinde hem şikayetçi hem de marka sahiplerine üye olma imkanı verildiği... Davacı tarafın da ifade ettiği üzere şikayetlere cevap vermek için kullanıcı adı veya şifreye ihtiyaç bulunmamaktadır... Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu kapsamında davalı internet sitesinde davacı tarafın markasına yer verilmiş olmasının marka hakkının ihlali olarak nitelendirilemeyeceği... davacı yanın bundan doğan zararlarını ispat edemediği bu nedenle tazminata hak kazanamadığı anlaşılmıştır.
İstanbul 32. Sulh Ceza Mahkemesi ****/*** D.İş
Gereği Düşünüldü: Yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde talep edenin ticari itibarını zedelediğini iddia ettiği içeriğin, www.sikayetvar.com adlı sitenin kayıtlı olan kullanıcı üyeleri tarafından talep edenin sahibi olduğu ticari işletmeden aldıkları hizmetler ile ilgili eksiklikleri dile getirdikleri forum yazıları olduğu, ilgili internet sitesinin tarafımızca internet üzerinden yapılan denetleme ve gözlemlenmesinde de sitenin tüketicilerin aldıkları hizmetlerle ilgili memnuniyetsizliklerini dile getirdikleri bir platform olduğu, sadece talepte bulunan ticari işletmeyle ilgili değil, talep edenlerle aynı alanda faaliyet gösteren başka ticari işletmelerle ilgili şikayet yazı ve yorumlarının da bulunduğu, talepte bulunan ile ilgili talebe konu şikayetin incelenmesinde bunların eleştiri ve Anayasa'nın 74. Maddesinde tanımlanan şikayet hakkının kullanımı sınırlarını aşar nitelik ve içerikte, yani talep edenin ticari itibarını zedeleyici nitelikte olmadığı; şikayet yorumunu yazan kimsenin tespiti ile gerçeğe aykırı yorumlar veya isnatlar var ise bunlarla ilgili kanuni yollara başvurma imkanının her zaman var olduğu, ayrıca sitede cevap hakkı kullanmanın da mümkün olduğu, talep eden **** 'a hakaret içeren herhangi bir yazı içeriğinin de bulunmadığı, bu nedenle talebin 5651 sayılı kanunun 9. Maddesine göre yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla, talebin reddine dair aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi ****/*** D.İş
Esas yönünden inceleme: www.sikayetvar.com isimli sitede yayınlanan şikayetlerin resmi anlamda kesinlik kazanmış hususlar olmadığı, sadece kişilerin şahsi görüş ve düşünceleri olduğu, içeriğin yayından çıkarılması ve cevabın yayınlanması talebinde bulunanın, müvekkili aleyhine yapılan şikayetlerin çıkartılmasına yönelik talebinin haberleşme, düşünce ve ifade özgürlüğü yapılanması karşısında eleştirilerin çıkartılmasının uygun olmayacağı anlaşılmakla 18. Sulh Ceza Mahkemesinin "İçeriğin yayından çıkarılması ve cevabın yayınlanması talebinin kabulüne ilişkin" değişik iş kararına yapılan itirazın kabulüne, kararının kaldırılmasına dair karar vermek gerekmiştir.
Bu örneklerden de anlaşılacağı üzere; hizmet verenler açısından bu tür şikayetlerle mücadele etmenin yöntemi hiç bir şekilde şikayetçilerin yakınma haklarını ellerinden almak veyahut şikayetlerinin yayınlandığı platformları hukuken tehdit etmek değildir. Eksik inceleme neticesinde hatalı verilen ve henüz kesinleşmemiş tek bir karara dayanarak hareket etmenizin tarafınıza bir faydası olmayacaktır.
Sonuç olarak talep ettiğiniz hususlarda yardımcı olamayacağımızı üzülerek bildirmek zorundayız. Ancak talep etmeniz halinde şikayetçilere ait iletişim bilgilerini sizlerle paylaşabiliriz. Yine bizlere ulaştıracağınız cevap metninizi şikayetin altında yayınlayabiliriz. Son olarak gerekçesini ayrı ayrı belirtmek suretiyle her bir şikayete itiraz etme ve kaldırılmasını talep etme hakkınızın da bulunduğunu hatırlatmak isteriz. Belirttiğiniz gerekçenin değerlendirilmesi neticesinde şikayetin kaldırılıp kaldırılamayacağına Hukuk Departmanımız tarafından karar verilmektedir.
İyi çalışmalar.
zulte adlı üyeden alıntı:
mesajı görüntüle


