• 26-01-2020, 18:18:13
    #1
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Merhaba, deprem ile alakalı aklımdan geçenleri bir yere dökme ihtiyacı duyduğum için bu konuyu açıyorum. Öncelikle bunu okuyan kişinin hangi siyasi partiyi desteklediği umurumda değil, siyasi partilerin ve politikacıların hepsinden eşit derecede tiksiniyorum. Bazılarından daha çok tiksiniyorum, orası ayrı.

    Nihayetinde siyasi partiler de, devlet kademelerindeki kişiler de, dil-din-ırk-mezhep-düşünce vb... ayırmadan vatandaşlara hizmet etmekle yükümlüdür. Onları o kademelere getiren halktır.

    Ben de sizin gibi, deprem anından itibaren birçok yazılı ve görsel yayın organlarından gelişmeleri takip ediyorum. Her yayın organı durumu kendi görüşüne göre aktarıyor. Kimisi, devletimiz bütün imkanlarıyla burada şöyle iyi çalışıyor, böyle iyi çalışıyor derken,

    Kimisi de bazı şeyleri abartarak hükümete yükleniyor.

    Şimdi ben bunlara değil de kendimize kızıyorum. Çünkü asıl sorulması gereken soruları sormayıp, adeta kendimizi bölgedeki trajik sahnelere kaptırmış durumdayız.

    Şimdi benim aklımdaki sorulara geçmeden önce bu depremde hayatını kaybedenlere Allahtan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyorum. Bölgede arama-kurtarma çalışmaları yürüten ekiplerin de Allah yardımcısı olsun.

    Şimdi benim aklımdan geçen sorular şunlar :

    1) Depremde yıkılan binaları kim yaptı ? bu binaları yapan firma / kişiler ile, bunların yapımına izin veren yetkililerin çalışmaları / görevleri devam ediyor mu ?

    2) Bölgenin risk durumu göz önüne alınarak inşaattan önce, yapının depreme dayanıklılığı gibi durumlar göz önüne alındı mı ?

    Aklıma gelen daha birçok soru var ancak uzatmak istemiyorum. Bu sorulardan dolayı belki vatan haini, belki de provokatör damgası yiyeceğim bilmiyorum. Ancak bu soruları sormadığımız ve her zaman mantığı ile değil de duygularıyla hareket eden bir millet olduğumuz için Japonya’da depremden dolayı kimse ölmezken, biz 5 ve 5’in üstündeki depremlerde yerimizden hopluyor, sokaklara çıkıyor, travmalar yaşıyoruz.

    Bir de bazı yayın organlarını anlayamıyorum ; sanki devlet böyle durumlarda vatandaşının yanında olmak zorunda değilmişte, yabancı bir ülke gibi hayrına gelmiş gibi haberler yapılıyor.

    Yanlış anlamayın, hükümete yakın kanalları takip ederken gördüklerimden ve dinlediklerimden yola çıkarak bunları düşünüyorum.

    Düşünün bir afet oluyor, ve devlet vatandaşlarına yardım için koşuyor. Aslında olması gereken ve normali bu değil midir ? Tersi olması haber niteliği taşırdı bence.

    Şimdi belki bana kızgınsınız, belki vatan haini deyip sövüyorsunuzdur. Bilmiyorum...

    Ancak dostlar, kızgın olmanız ve sövmeniz gereken kişi ben olmamalıyım diye düşünüyorum. Çünkü ne bu dandik binaları yapan kişi benim, ne de izinlerini veren kişiyim.

    Benim tek derdim gerekli soruların sorulması, sorumluların hesap vermesini istememdir.

    Bugün Elazığ’da olan, Allah gecinden versin yarın İstanbul’da da olacak. Belki Elazığ’da malzemeden çalarak inşaat yapan bir kişi / firma, şu an aynı çalışmalarına İstanbul’da devam ediyordur ? Kim bilebilir...
  • 26-01-2020, 18:25:27
    #2
    Ben Türkiyede hiçbir yapının yada zeminin sağlam olduğuna inanmıyorum.
    Çünkü mütahitlere güvenmiyorum.
    Özellikle istanbulda bilgi , eğitim, iş ahlakı açısından büyük eksikler var.
    Herkezin aklı çakallığa çalışıyor.
  • 26-01-2020, 18:26:29
    #3
    Soracaksak eğer şunları sormak lazım:
    - 1999 afeti sonrasında belirlenen acil toplanma alanları kimler tarafından neden birilerine AVM rezidans olarak peşkeş çekildi?
    - O büyük afetten bugüne kadar 21 yıl geçti. Ben kendi adıma o gün 10 yaşındaydım. Bugün halen eğitim ve hazırlık adına bir milli çaba gösterilmediğini görüyoruz.
    - Allah göstermesin, ama bilim insanlarının uyarıları görmezden gelinerek, beklenen büyük İstanbul depremine hazırlık olarak ne yapılıyor?
    - Beklenen büyük İstanbul depreminde en az 150.000 yurttaşın hayatını kaybedeceği ön görülüyor. Gerçekten ne kadar hazırlıklıyız?

    Son olarak, o parti bu parti değil ama son 18 yıldır başta tek hükümet olduğu için doğal olarak bu soruların ve endişelerin muhatabı kendileridir.
  • 26-01-2020, 18:29:48
    #4
    Ne kadar süre düşünmemiz gerekiyor linç etmeden önce. Saat kaç gibi başlar az bir işim var da
  • 26-01-2020, 18:39:07
    #5
    samsunweb adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ne kadar süre düşünmemiz gerekiyor linç etmeden önce. Saat kaç gibi başlar az bir işim var da
    Ben herkesin her dediğine itimat göstermiyorum. Sırf bir insan sizden farklı düşünüyor diye içinizden sövmek geliyorsa sövebilirsiniz. Korkmayın başkaları gibi farklı düşünüyorsunuz diye dava etmem sizi.
  • 26-01-2020, 18:40:30
    #6
    Burda tek sorun devlette değil biz vatandaşlar ne yapıyoruz.
    Örneklerle başlayalım şimdi a belediye veya b belediye sorun değil otobüs durağı yapmış modern camı kırıyorlar kimse oralı olmuyor olmadığı gibi yapanı görüpte şikayette etmiyor.
    Adam yol yapmış iyi veya kötü taş töşemiz adam imam yeni döşenen taşı sen kazmayla kaldır altındaki kumu boşalt neymiş su geliyormuş tabi birde akıl vereni var.
    Şehirler arası yol yapılıyor kim ne yapar bilmem 3 gün sonra yol bozuluyor kimse 2 satır yazı yazmıyor durumu belirtmiyor.

    Hastane olsun, yol olsun, çeşme olsun, cami olsun , eğerki bişeylere vatandaş veya bişeyler zarar veriyorsa müdahele ve şikayette bizim yapmamız gereken işler çünkü tüyü bitmedik çocuğun hakkıyla yapılıyor milli servetten gidiyor.

    Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın dersin gün gelir o yılan seni sokar Fatih Sultan Mehmed

    Son birşey daha
    Adalet herkese lazım kim ne olursa olsun çıkarı için doğruya eğri diyen Allah'ından bulsun beni bu yüzden pek fazla sevmezlerde olsun doğruyu birtek mezarda konuşacak değilim.

    Ayrıca şöyle birde durum var ben büyük firmalar için demiyorum ama vatandaşın iyi kötü bir arsası var başını sokacak bir evim olsun istiyor.
    Ruhsat almaya kalksa 40 bin TL civarında tutuyor
    Mimar mühür parası, jeloloji mühür parası, inşaat mühendisi mühür parası belediye ev ruhsatı vs derken 7-8 yere para vermesi gerekiyor 40 bin tl yerine 4bin Tl olsa vatandaşta gider bina ruhsatına mürcat eder mühendisler kontrolünde evini yapar neden devlet bu olaylara el atmıyor. Belediye bünyesinde çalışan hepsi var neden belediye kendisi kontrolünde yaptırmıyor belediye için. Hal böyle olunca çoğu bina kaçak yapılıyor yokki vatandaşın parası belli ne yapsın....

    Diğer büyük yapılar için neden dürüst denetlemeciler devletin bakanlığı adına adam gibi iş yapmıyor bu olmuşsa olmuş olmamışsa olmamış denmiyor. Şimdi böyle bir durumda örneğn kim nasıl izin vermiş gel bakalım denmiyor. Suçluysa atacaksın kardeşim içeri çekecek cezasını.
  • 26-01-2020, 18:45:43
    #7
    MergenTech adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben herkesin her dediğine itimat göstermiyorum. Sırf bir insan sizden farklı düşünüyor diye içinizden sövmek geliyorsa sövebilirsiniz. Korkmayın başkaları gibi farklı düşünüyorsunuz diye dava etmem sizi.
    Tebrik ediyorum epeyce anlayışlı ve demokrat bir insansınız.
  • 26-01-2020, 18:49:38
    #8
    Beklenen İstanbul depremi için ne yapıldı bunuda sormak lazım birşeyler yapıldıysada vatandaşa gereken bilgiler verildimi ? istanbulda yaşayan biri olarak benim niye haberim yok toplanma alanı neresi ? 29 yıldır park olarak bildigim yer otopark yapılmış beton heryer cok soru var daha ama icraat yok
  • 26-01-2020, 19:12:04
    #9
    Misafir
    Ben ömrü hayatım boyunca Türklerin ciddi bir iş yaptığını görmedim. Bu ülkede kurallara uyana ve çok çalışana enayi derler, hep bir kestirme ve kolay yol vardır kimse işini tam yapmaz. Her sektörde bu böyledir.

    Beni bilenler bilir muhalif bir çizgide olduğumu ve deprem konusunda muhaliflerin tüm suçu mevcut hükümete yıktığını görüyorum bu yanlıştır çünkü 1950'den sonra gelen tüm hükümetlerin ortak suçudur. Gerçekçi olalım 2 tane atom bombası yiyen ve ABD'ye teslim olan bir Japonya kadar olamadık.
    • MergenTech
    • karagul
    • sizdeyiz
    MergenTech, karagul, sizdeyiz ve 2 kişi bunu beğendi.
    5 kişi bunu beğendi.