Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
Merhaba, deprem ile alakalı aklımdan geçenleri bir yere dökme ihtiyacı duyduğum için bu konuyu açıyorum. Öncelikle bunu okuyan kişinin hangi siyasi partiyi desteklediği umurumda değil, siyasi partilerin ve politikacıların hepsinden eşit derecede tiksiniyorum. Bazılarından daha çok tiksiniyorum, orası ayrı.
Nihayetinde siyasi partiler de, devlet kademelerindeki kişiler de, dil-din-ırk-mezhep-düşünce vb... ayırmadan vatandaşlara hizmet etmekle yükümlüdür. Onları o kademelere getiren halktır.
Ben de sizin gibi, deprem anından itibaren birçok yazılı ve görsel yayın organlarından gelişmeleri takip ediyorum. Her yayın organı durumu kendi görüşüne göre aktarıyor. Kimisi, devletimiz bütün imkanlarıyla burada şöyle iyi çalışıyor, böyle iyi çalışıyor derken,
Kimisi de bazı şeyleri abartarak hükümete yükleniyor.
Şimdi ben bunlara değil de kendimize kızıyorum. Çünkü asıl sorulması gereken soruları sormayıp, adeta kendimizi bölgedeki trajik sahnelere kaptırmış durumdayız.
Şimdi benim aklımdaki sorulara geçmeden önce bu depremde hayatını kaybedenlere Allahtan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyorum. Bölgede arama-kurtarma çalışmaları yürüten ekiplerin de Allah yardımcısı olsun.
Şimdi benim aklımdan geçen sorular şunlar :
1) Depremde yıkılan binaları kim yaptı ? bu binaları yapan firma / kişiler ile, bunların yapımına izin veren yetkililerin çalışmaları / görevleri devam ediyor mu ?
2) Bölgenin risk durumu göz önüne alınarak inşaattan önce, yapının depreme dayanıklılığı gibi durumlar göz önüne alındı mı ?
Aklıma gelen daha birçok soru var ancak uzatmak istemiyorum. Bu sorulardan dolayı belki vatan haini, belki de provokatör damgası yiyeceğim bilmiyorum. Ancak bu soruları sormadığımız ve her zaman mantığı ile değil de duygularıyla hareket eden bir millet olduğumuz için Japonya’da depremden dolayı kimse ölmezken, biz 5 ve 5’in üstündeki depremlerde yerimizden hopluyor, sokaklara çıkıyor, travmalar yaşıyoruz.
Bir de bazı yayın organlarını anlayamıyorum ; sanki devlet böyle durumlarda vatandaşının yanında olmak zorunda değilmişte, yabancı bir ülke gibi hayrına gelmiş gibi haberler yapılıyor.
Yanlış anlamayın, hükümete yakın kanalları takip ederken gördüklerimden ve dinlediklerimden yola çıkarak bunları düşünüyorum.
Düşünün bir afet oluyor, ve devlet vatandaşlarına yardım için koşuyor. Aslında olması gereken ve normali bu değil midir ? Tersi olması haber niteliği taşırdı bence.
Şimdi belki bana kızgınsınız, belki vatan haini deyip sövüyorsunuzdur. Bilmiyorum...
Ancak dostlar, kızgın olmanız ve sövmeniz gereken kişi ben olmamalıyım diye düşünüyorum. Çünkü ne bu dandik binaları yapan kişi benim, ne de izinlerini veren kişiyim.
Benim tek derdim gerekli soruların sorulması, sorumluların hesap vermesini istememdir.
Bugün Elazığ’da olan, Allah gecinden versin yarın İstanbul’da da olacak. Belki Elazığ’da malzemeden çalarak inşaat yapan bir kişi / firma, şu an aynı çalışmalarına İstanbul’da devam ediyordur ? Kim bilebilir...