• 05-09-2019, 12:10:37
    #37
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kusura bakma hocam hata yapmışsın.
    Sen bir ticarethane yönetiyorsun, hayatta öncelikler vardır. Bence siz yanlış bir öncelik hiyerarşisi belirlemişsiniz.
    Bence doğru hiyerarşide BEN ve BENİM ŞİRKETİM adalet hukuk ve insanlıktan daha önce gelir.
    Kusura bakma bu konuda sana helal olsun diyen arkadaşlar var ya, bu insanların %99'u aynı durumda kalsalar senin yaptığını yapmazlar.
    Tıpkı sana gaz verip sonra dava sürecinde arkandan kaybolan mağdur firmalar gibi.
    Adalet, hak hukuk'tan önce firmanda çalışan insanlara karşı ve kendi geleceğine karşı sorumluluğun var, 1,5 milyon lira harcamışsın ve küçülmeye gitmişsin 8 kişiyi işsiz bırakmışsın bu hareketin ile.
    Toplumumuzun en önemli özelliklerinden biri insanları gazlayarak kendileri arkadan sıvışma gayreti içinde olmaları.
    Senin yapman gereken 1 milyon şartını sağlamak ve sana gaz veren ve haklarını savunmak için uğraştığın firmalara bayilik vermek olmalıydı.
    Ticari olarak doğru adım buydu, böylece küçük rakiplerinden sıyrılıp büyümeye devam edecektin ve hatta onları kendine bayi yapacaktın.
    Ayrıca minimum sermaye belirlemekte devlet son derece de haklı, bazı işlerde minimum sermaye belirlemek gerekiyor ki merdiven altı işletmeler insanları mağdur etmesin.
    Yaptığın hareket sadece 1,5 milyon liraya değil aynı zamanda 3 yıl süren bir zaman kaybı, devlet kurumlarından iş kaybı, para kaybı yaratmış.
    Hak hukuk adalet uydurma kavramlardır maalesef. Hala orman kanunları ile yönetiliyoruz.
    Sadece artık salt şiddet gücü değil, network gücü olan, yani siyasi, ekonomik, sosyolojik olarak güçlü olan güçsüzü eziyor.
    Dost acı söyler.
    Hayatın boyunca Don Kişotluk yapmaya devam edersen zararlı çıkmaya devam edeceksin.
    Sana aferin diyenler çıkacaktır ama onlar da Timur'un Fillerinden şikayet edip Nasrettin Hoca'yı gazlayan köylülerdir.
    Timur'un karşısına çıktığında arkanda kimseyi bulamayacaksın.
    Aslında söylediklerinize kısmen katılıyorum.

    Asıl bu davanının kazanılmasına ihtiyacı olanların geri durması doğru değildi. Benim sizin tabirinize göre donkişotluk yapmam ticari olarak belki doğru değildi. Fakat bir şeylerin düzelmesi için birilerinin çomak sokması gerekmez mi ? Bize demokrasiyi,hak ve özgürlükleri boşuna mı öğrettiler ?

    ALINTI:
    "Ticari olarak doğru adım buydu, böylece küçük rakiplerinden sıyrılıp büyümeye devam edecektin ve hatta onları kendine bayi yapacaktın." Tam olarak ben davayı bu sebeple açtım kimse kimsenin bayisi olmasın. İşini yasalara uygun yapan işletmeler faaliyetlerine devam edebilsin diye. Kurum zaten basın açıklamasında yetkilendirme aldığı halde faaliyet göstermeyen işletmeler var biz bu sebeple böyle bir yönetmelik düzenledik dediler. Madem tespit ettiler gidip onları kapatsalardı.

    İtiraz ettiğimiz kısım davayı incelerseniz 1 Milyon Lira kısmı değildi. Kazanılmış bir hakkın alınması,yasal metinde açık olması v.s vs..

    Yetkilendirme alacak ve almış işletmelere bu yönetmeliği uygulaması ve sermaye şartının net olmaması. Yasal açık vardı sözlerde. Kurumsa tarafından belirlenen! Kısacası kurum yarın isterse 10 20 50 milyon diyebilir.

    ( Türk Ticaret Kanunu bilenler olumsuz bir durumda 10 milyon sermayeli bir şirketi tasfiye etmenin zor olacağını biliyorlardır. Bu devasal bir risk! )

    Tam olarak'ta toplum olarak burada kaybediyoruz. Şunu demiyoruz devlet hata yapmaz mı ? Aman devlet böyle bir kanun çıkardı bizde uyalım.Özellikle bu karar Binali Yıldırımın Ulaştırma bakanı olduğu dönemde alınmış bir karardı.Binali beyin dönemimde TRKCELL'in nasıl alt yapısını büyüttüğünü takip edin.
    AKP'li belediyeler TRKCELL'in alt yapı kazıları yapması için izin vermek için birbiri ile yarışıyordu. Hatta babalarının malı gibi belediyelere ait rögar kapaklarını TRKCELL'in hizmet sağlaması için kullanıyordu. G.ANTEP, BALIKESİR, BURSA bu illeri net örnek verebilirim.

    Ve FETÖ olayları sırasında kurumun %75'i görevden alındı. Yani bu adamlar vatan haini idi. Bunların aldığı bir karar nasıl işletildi.

    3 büyük operatör bundan memnun olduğu için susuldu. NETGSM ise alternatif telekom firmalarını temsil ediyordu. Adem beyler o sıralar TRKCELL ile ortaklık yapıp sanal gsm operatörü olmayı istediği için, baş kaldıran kim varsa sesinizi çıkarmayın deme derdindeydi. ( Bu kısım oldukça uzun daha 10 sayfa yazılabilir ama şimdilik yazmaya gerek yok sanırım )

    AKK olayını yıllar önce gündeme getirdiğimde kimse dinlememişti. Dedim ki AKK kalkınca faturalar kol gibi olacak. Ne oldu ? Şimdi sesini çıkarmayan herkes isyan etmeye başladı. 3 Büyük operatör ipte fare oynatır gibi kafasına göre BTK ya tarife onaylatıyor. Bizlerde kuzu gibi gidip istedikleri paraları ödüyoruz.

    Daha fazla örnek vermem gerekirse. Burası çok önemli!

    TÜRKSAT kurumunun internet servisi sağlaması voip adı altında telefon hizmeti vermesi yasal değil. Bunu yıllar önce BTK yetkilendirme daire başkanı ile toplantımda ona söyledim. Ve bunu kabul etti. Kendince işte TT devlete ait iken TT ile aralarında al sat sözleşmesi oldu için bu hizmeti verebiliyor falan diye kıvırmıştı.



    https://twitter.com/halil10uk/status/848283996823924736



    https://yetkilendirme.btk.gov.tr/Yet...ci-arama.xhtml ( Türksat diye arayın aldığı yetki kapsamına bakınız.)
    18/05/2005



    Uydu ve Kablo TV HizmetleriTÜRKİYE

    Şimdi kendimi avuttuğum kısma gelirsek. Bu ülkede bu kadar adaletsiz işler var iken ben susup sermayemi arttırıp ona buna bayilik vererek faaliyet gösterebilirdim.Ama bunu vicdani olarak ret ettim. Çünkü haksızlık karşısında susmak benim kabul edebileceğim bir durum değildi.

    Saygılarımla.
  • 05-09-2019, 12:31:25
    #38
    Databir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Aslında söylediklerinize kısmen katılıyorum.

    Asıl bu davanının kazanılmasına ihtiyacı olanların geri durması doğru değildi. Benim sizin tabirinize göre donkişotluk yapmam ticari olarak belki doğru değildi. Fakat bir şeylerin düzelmesi için birilerinin çomak sokması gerekmez mi ? Bize demokrasiyi,hak ve özgürlükleri boşuna mı öğrettiler ?

    ALINTI:
    "Ticari olarak doğru adım buydu, böylece küçük rakiplerinden sıyrılıp büyümeye devam edecektin ve hatta onları kendine bayi yapacaktın." Tam olarak ben davayı bu sebeple açtım kimse kimsenin bayisi olmasın. İşini yasalara uygun yapan işletmeler faaliyetlerine devam edebilsin diye. Kurum zaten basın açıklamasında yetkilendirme aldığı halde faaliyet göstermeyen işletmeler var biz bu sebeple böyle bir yönetmelik düzenledik dediler. Madem tespit ettiler gidip onları kapatsalardı.

    İtiraz ettiğimiz kısım davayı incelerseniz 1 Milyon Lira kısmı değildi. Kazanılmış bir hakkın alınması,yasal metinde açık olması v.s vs..

    Yetkilendirme alacak ve almış işletmelere bu yönetmeliği uygulaması ve sermaye şartının net olmaması. Yasal açık vardı sözlerde. Kurumsa tarafından belirlenen! Kısacası kurum yarın isterse 10 20 50 milyon diyebilir.

    ( Türk Ticaret Kanunu bilenler olumsuz bir durumda 10 milyon sermayeli bir şirketi tasfiye etmenin zor olacağını biliyorlardır. Bu devasal bir risk! )

    Tam olarak'ta toplum olarak burada kaybediyoruz. Şunu demiyoruz devlet hata yapmaz mı ? Aman devlet böyle bir kanun çıkardı bizde uyalım.Özellikle bu karar Binali Yıldırımın Ulaştırma bakanı olduğu dönemde alınmış bir karardı.Binali beyin dönemimde TRKCELL'in nasıl alt yapısını büyüttüğünü takip edin.
    AKP'li belediyeler TRKCELL'in alt yapı kazıları yapması için izin vermek için birbiri ile yarışıyordu. Hatta babalarının malı gibi belediyelere ait rögar kapaklarını TRKCELL'in hizmet sağlaması için kullanıyordu. G.ANTEP, BALIKESİR, BURSA bu illeri net örnek verebilirim.

    Ve FETÖ olayları sırasında kurumun %75'i görevden alındı. Yani bu adamlar vatan haini idi. Bunların aldığı bir karar nasıl işletildi.

    3 büyük operatör bundan memnun olduğu için susuldu. NETGSM ise alternatif telekom firmalarını temsil ediyordu. Adem beyler o sıralar TRKCELL ile ortaklık yapıp sanal gsm operatörü olmayı istediği için, baş kaldıran kim varsa sesinizi çıkarmayın deme derdindeydi. ( Bu kısım oldukça uzun daha 10 sayfa yazılabilir ama şimdilik yazmaya gerek yok sanırım )

    AKK olayını yıllar önce gündeme getirdiğimde kimse dinlememişti. Dedim ki AKK kalkınca faturalar kol gibi olacak. Ne oldu ? Şimdi sesini çıkarmayan herkes isyan etmeye başladı. 3 Büyük operatör ipte fare oynatır gibi kafasına göre BTK ya tarife onaylatıyor. Bizlerde kuzu gibi gidip istedikleri paraları ödüyoruz.

    Daha fazla örnek vermem gerekirse. Burası çok önemli!

    TÜRKSAT kurumunun internet servisi sağlaması voip adı altında telefon hizmeti vermesi yasal değil. Bunu yıllar önce BTK yetkilendirme daire başkanı ile toplantımda ona söyledim. Ve bunu kabul etti. Kendince işte TT devlete ait iken TT ile aralarında al sat sözleşmesi oldu için bu hizmeti verebiliyor falan diye kıvırmıştı.

    https://yetkilendirme.btk.gov.tr/Yet...ci-arama.xhtml ( Türksat diye arayın aldığı yetki kapsamına bakınız.)
    18/05/2005



    Uydu ve Kablo TV HizmetleriTÜRKİYE

    Şimdi kendimi avuttuğum kısma gelirsek. Bu ülkede bu kadar adaletsiz işler var iken ben susup sermayemi arttırıp ona buna bayilik vererek faaliyet gösterebilirdim.Ama bunu vicdani olarak ret ettim. Çünkü haksızlık karşısında susmak benim kabul edebileceğim bir durum değildi.

    Saygılarımla.

    Değerli hocam mücadelene saygı ve hayranlıkla ile bakıyorum.
    Ben senin kadar idealist değilim, ben pragmatistim.
    Çünkü maalesef ülkemizde az bulunan 2 kültürel eylem var.
    1) Haklı olduğunda hakkını arama. Biz genelde haklıyken susar, haksızken karşı tarafı bastırmak için tepki gösteririz.
    2) Örgütlenme ve örgütlü eyleme saygı gösterme.

    Teşbihte hata olmaz. Sana Don Kişot dememin sebebi aslında bu mücadeleni bireysel yapman.
    Yapılması gereken, sektör aktörlerinin bir dernek, federasyon, meslek örgütü kurması ve hukuk mücadelesini bu örgüt üzerinden vermesiydi.
    Bu sayede devlet ile davalık olan bireysel olarak sen olmazdın. Ve devletle davalık olduğun için kamu kurumları işlerini kesmezlerdi.
    Ayrıca davayı meslek örgütü sürdürseydi işin maliyeti de bölüşülürdü, tüm yük senin üzerine kalmazdı.

    Yani değerli hocam demokrasilerde hak hukuk mücadelesi örgütlü şekilde verilir.
    Eğer hakkı elinden alınan adamlar senin mücadelene destek vermekten kaçıp, gidip komisyonla bayilik peşinde koşuyorlarsa bu adamlar için mücadele zaten değmez.
    Ticarette idealizm olmaz. Kapitalist sistemdeyiz. Sana özgürlüğünü, gücünü veren paran yani kapitalinin gücü.
    Kendi kapitaline doğrudan tehdit olmadığı sürece muhtemel tehdit için ve sektörde hakkı yenenleri savunmak için mücadele etmek mantıklı bir hareket değil.

    Farklı karakterlere sahibiz. Ben pragmatist bir yapıdayım, sen idealist bir tutumdasın.
    Ben tek başıma dünyayı değiştiremeyeceğimi farkettim, kendimi, işimi, hayatımı var olan koşullara göre ayarlamayı önceliğe alıyorum.
    Sen bireysel olarak dünyayı değiştirmek için idealistçe mücadele verip zaman ve para kaybediyorsun.
    Demokrasilerde bireysel mücadeleler genelde sonuç vermez, örgütlü mücadele gerekir.
    Hele bizim ülkemiz gibi hukuk ile alakası olmayan guguk devletlerinde don kişotlar çok zarar görürler.

    İnşallah bu kadar çabanın ardından bir sonuca ulaşırsın.
    Saygılar Sevgiler.
  • 05-09-2019, 18:12:55
    #39
    Haklıyken dava açtığınız için kaybedeceksiniz. Haksız olup acsaydiniz kazanırdiniz. Ne yazikki ülkemizde adalet böyle işliyor.
  • 05-09-2019, 18:20:14
    #40
    benimde kendi memleketimde yapmak istediğim projedir bu.

    kablosuz wifi.

    herkese bir numara şifre vericem wifiden bağlanacaklar .
    sigara içmiyorum ama yakın bi sigara yinedüşüncelere daldım
  • 05-09-2019, 19:05:38
    #41
    Dışlanmış ve yıpratılmışsınız adeta çok yazık adalet nerede ?
  • 05-09-2019, 19:32:50
    #42
    bu memlekette dogru iş yapan kazanamaz oldu hırsız kazanıyor
  • 05-09-2019, 19:40:14
    #43
    @DatabirÖnceki sermayeniz ne kadardı? Geçen 3 yıllık süreçte mevcut 1m sermayede değişiklik oldu mu?
  • 05-09-2019, 20:11:37
    #44
    Math adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    @DatabirÖnceki sermayeniz ne kadardı? Geçen 3 yıllık süreçte mevcut 1m sermayede değişiklik oldu mu?
    Herhangi bir artış yapmadılar.Fakat dava sonucuna göre bir artış düşündükleri yönünde söylenti var.
  • 05-09-2019, 20:58:15
    #45
    Databir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba arkadaşlar.

    Belki aranızda kurumsal bir kimlik ile bu adam neden böyle bir konu açtı diyenler olacaktır. (Samimiyeti seviyorum)

    Uzatmadan konuya girmek istiyorum.

    2009 yılında kurduğum bilişim şirketimizi ciddi anlamda emek harcayarak iyi bir yere getirdim. Bilişim sektörüyle uğraşım daha eskiye dayanıyor. Çocukluk yıllarımın hayali olan kablosuz internet projesini mutlaka Balıkesir'e getirmem gerekiyordu. Ve bunu yapmak için 2014 yılına kadar bekledim.

    Zemin olgunlaşınca bir yatırım yaparak Veri merkezleri hizmetlerimizin yanı sıra kablosuz İnternet hizmeti için yatırım yapmaya başladım. Ciddi yatırımlar yaptım Balıkesir merkezinde 2 si şirketimize ait olmak üzere 19 verici istasyonu kurdum. ( Artık Balıkesir'in her yerinde Kablosuz İnternet vardı.)
    İlk 4 ay içinde 900 farklı binaya alt yapı götürdük! Talep o kadar çoktu ki her gün 9 bin TL yatırım yapmam gerekiyordu. Ve bunu yapıyorduk.. Balıkesir bize yetmedi İstanbul/Silivri'ye kuleyi diktik! Manisa,Bursa için proje oluşturmaya başladık.

    Deli gibi büyüyorduk.
    Bir sabah ofise BTK'dan bir zarf geldi. Zarfın açtığımda bir yönetmelik değişikliği vardı. Diyordu ki yetkilendirme alacak işletmeler yatırılmış sermayesini 1 Milyon TL yapsın. ( Bunu yapabilirdim). Burada davaya konu olan kısım tam olarak buydu bunu kabul edemiyordum.
    (Yetkilendirme alacak işletmelerin sermayesi en az kurum tarafından belirlenen asgari tutar kadar olması! Yani kurum 1 milyon 10 milyon 100 milyon da diyebilir ileride.)

    Tabi bu sırada ISS gruplarında bu işi merdiven altı yapmaya çalışan arabasını satıp bu işe yatırım yapan abartmıyorum ağlayan arkadaşlarımız vardı.

    Bir an dedim ki ulen Halil dava aç bu yapılan hukuki değil.

    Bu ülkede adalet var kazanırız bu davayı ve seninle birlikte 365 farklı internet servis sağlayıcısı var bu davaya sahip çık dedim kendime.
    Bir yanımda diyordu ki ulan dünyanın parsını bu işe gömdün bırak git 1 milyon sermaye yap bak işine.

    Ama deli kan var ya durmadı.Gittim dava açtım.

    Bu davayı açtıktan sonra birden bazı şeyler değişmeye başladı. Hizmet verdiğim devlet kurumları ve belediyeler hizmetlerini iptal etmeye başladı. Özellikle AKP tarafından yönetilen belediyeler! Vergi dairesinden gelen denetimler. ( Her şey şeffaf inceleyip gittiler )

    Netgsm sahibi Adem bey resmen beni arayarak bu davayı geri çek dedi. Biz bir bayilik modeli yapacağız deyince ben dahada hırslandım. ( İsmimi açık yazıyorum ki verecek cevabı varsa gelsin versin )

    Tabi biz davayı açtık diğer firmalar davaya müdahil olacaklardı. Hepsine mailleri yolladık işte dilekçeler şu şekilde. BTK bazı firmaları sözlü olarak tehdit etti. Databir'in açtığı davaya müdahil olmak isteyenler varmış. Bunları denetlemeye geleceğiz! Bunu duyan beni gaza getirip dava açtıran arkadaşlarımız yok oldular. Gidip ordan burdan %20 25 komisyonlar'la bayilik aldılar.

    Bizden habersizce sadece 1 firma davaya müdahil oldu. Oda sermaye artırma ile hiç bir sorunu olmayan Veriteknik.

    Ben davayı açalı 3 yıl oldu. Halen sonuçlansın diye bekliyoruz.

    1.5 milyon lira harcayarak öğrendim ki düşene ağlama düştüğü yerden kendi kalksın. Ve kendime dedim ki sen kötü bir yöneticisin şirketinin geleceğini düşünmeden kendini riske attın.

    Bu konuyu açmamda ki sebep şu;
    • Sermaye şartı geldiğinde lanet olsun alın size sermaye mi demeliydim ?
    • Yoksa hukuksuz olduğuna inandığım bir davanın peşinden milyonluk yatırımı riske atarak doğru olduğunu inandığım şeyimi yapmalıydım ?
    Davaya göz atmak isterseniz.

    http://vatandas.uyap.gov.tr/danistay...yap?param=user

    13.Daire 2017/577

    Özel mesaj atanlar için ekliyorum ( Databir hosting kısmını etkileyen bir durum oluşmadı. 2009 yılından bu yana aynı kalite ile hizmet vermeye devam ediyoruz )

    Kral benim şahsi görüşüm şu, eldeki hazır şirketi riske etmek yerine bu şirkete 1 milyonu daha gömüp yoluna devam edebilirdin.

    Yoluna devamı garanti altına aldıktan sonra belki paravan belki de bir akrabana kurduracağın minik bir şirketle bu davayı açardın. Ha sonuçlanır mıydı ya da şirketi bugün açtım gittim dava açtım yapabilir miydin bunları bilemeden bu aklı kuruyorum. Ama eğer söylediklerim olabilitesi olan şeylerse, hem işleyen bir çarkı riske etmezdin, hem de altta kalmayıp hakkını arardın. 1 Milyon yatırım yaptığında da sonuçta senin bir zararın yok tahmin ettiğime göre. İşler belki daha da büyür yatırımını misliyle alırdın. Çünkü internet sektörü bizimkisi gibi bir ülkede henüz zarar ettirecek yerlere kadar gelmedi. Halen ivmelenerek büyüyerek gidiyor.