Aslında söylediklerinize kısmen katılıyorum.
Asıl bu davanının kazanılmasına ihtiyacı olanların geri durması doğru değildi. Benim sizin tabirinize göre donkişotluk yapmam ticari olarak belki doğru değildi. Fakat bir şeylerin düzelmesi için birilerinin çomak sokması gerekmez mi ? Bize demokrasiyi,hak ve özgürlükleri boşuna mı öğrettiler ?
ALINTI:
"Ticari olarak doğru adım buydu, böylece küçük rakiplerinden sıyrılıp büyümeye devam edecektin ve hatta onları kendine bayi yapacaktın." Tam olarak ben davayı bu sebeple açtım kimse kimsenin bayisi olmasın. İşini yasalara uygun yapan işletmeler faaliyetlerine devam edebilsin diye. Kurum zaten basın açıklamasında yetkilendirme aldığı halde faaliyet göstermeyen işletmeler var biz bu sebeple böyle bir yönetmelik düzenledik dediler. Madem tespit ettiler gidip onları kapatsalardı.
İtiraz ettiğimiz kısım davayı incelerseniz 1 Milyon Lira kısmı değildi. Kazanılmış bir hakkın alınması,yasal metinde açık olması v.s vs..
Yetkilendirme alacak ve almış işletmelere bu yönetmeliği uygulaması ve sermaye şartının net olmaması. Yasal açık vardı sözlerde. Kurumsa tarafından belirlenen! Kısacası kurum yarın isterse 10 20 50 milyon diyebilir.
( Türk Ticaret Kanunu bilenler olumsuz bir durumda 10 milyon sermayeli bir şirketi tasfiye etmenin zor olacağını biliyorlardır. Bu devasal bir risk! )
Tam olarak'ta toplum olarak burada kaybediyoruz. Şunu demiyoruz devlet hata yapmaz mı ? Aman devlet böyle bir kanun çıkardı bizde uyalım.Özellikle bu karar Binali Yıldırımın Ulaştırma bakanı olduğu dönemde alınmış bir karardı.Binali beyin dönemimde TRKCELL'in nasıl alt yapısını büyüttüğünü takip edin.
AKP'li belediyeler TRKCELL'in alt yapı kazıları yapması için izin vermek için birbiri ile yarışıyordu. Hatta babalarının malı gibi belediyelere ait rögar kapaklarını TRKCELL'in hizmet sağlaması için kullanıyordu. G.ANTEP, BALIKESİR, BURSA bu illeri net örnek verebilirim.
Ve FETÖ olayları sırasında kurumun %75'i görevden alındı. Yani bu adamlar vatan haini idi. Bunların aldığı bir karar nasıl işletildi.
3 büyük operatör bundan memnun olduğu için susuldu. NETGSM ise alternatif telekom firmalarını temsil ediyordu. Adem beyler o sıralar TRKCELL ile ortaklık yapıp sanal gsm operatörü olmayı istediği için, baş kaldıran kim varsa sesinizi çıkarmayın deme derdindeydi.
( Bu kısım oldukça uzun daha 10 sayfa yazılabilir ama şimdilik yazmaya gerek yok sanırım )
AKK olayını yıllar önce gündeme getirdiğimde kimse dinlememişti. Dedim ki AKK kalkınca faturalar kol gibi olacak. Ne oldu ? Şimdi sesini çıkarmayan herkes isyan etmeye başladı. 3 Büyük operatör ipte fare oynatır gibi kafasına göre BTK ya tarife onaylatıyor. Bizlerde kuzu gibi gidip istedikleri paraları ödüyoruz.
Daha fazla örnek vermem gerekirse. Burası çok önemli!
TÜRKSAT kurumunun
internet servisi sağlaması voip adı altında telefon hizmeti vermesi yasal değil. Bunu yıllar önce BTK yetkilendirme daire başkanı ile toplantımda ona söyledim. Ve bunu kabul etti. Kendince işte TT devlete ait iken TT ile aralarında al sat sözleşmesi oldu için bu hizmeti verebiliyor falan diye kıvırmıştı.
https://yetkilendirme.btk.gov.tr/Yet...ci-arama.xhtml ( Türksat diye arayın aldığı yetki kapsamına bakınız.)
18/05/2005
Uydu ve Kablo TV HizmetleriTÜRKİYE
Şimdi kendimi avuttuğum kısma gelirsek. Bu ülkede bu kadar adaletsiz işler var iken ben susup sermayemi arttırıp ona buna bayilik vererek faaliyet gösterebilirdim.Ama bunu vicdani olarak ret ettim. Çünkü haksızlık karşısında susmak benim kabul edebileceğim bir durum değildi.
Saygılarımla.
Değerli hocam mücadelene saygı ve hayranlıkla ile bakıyorum.
Ben senin kadar idealist değilim, ben pragmatistim.
Çünkü maalesef ülkemizde az bulunan 2 kültürel eylem var.
1) Haklı olduğunda hakkını arama. Biz genelde haklıyken susar, haksızken karşı tarafı bastırmak için tepki gösteririz.
2) Örgütlenme ve örgütlü eyleme saygı gösterme.
Teşbihte hata olmaz. Sana Don Kişot dememin sebebi aslında bu mücadeleni bireysel yapman.
Yapılması gereken, sektör aktörlerinin bir dernek, federasyon, meslek örgütü kurması ve hukuk mücadelesini bu örgüt üzerinden vermesiydi.
Bu sayede devlet ile davalık olan bireysel olarak sen olmazdın. Ve devletle davalık olduğun için kamu kurumları işlerini kesmezlerdi.
Ayrıca davayı meslek örgütü sürdürseydi işin maliyeti de bölüşülürdü, tüm yük senin üzerine kalmazdı.
Yani değerli hocam demokrasilerde hak hukuk mücadelesi örgütlü şekilde verilir.
Eğer hakkı elinden alınan adamlar senin mücadelene destek vermekten kaçıp, gidip komisyonla bayilik peşinde koşuyorlarsa bu adamlar için mücadele zaten değmez.
Ticarette idealizm olmaz. Kapitalist sistemdeyiz. Sana özgürlüğünü, gücünü veren paran yani kapitalinin gücü.
Kendi kapitaline doğrudan tehdit olmadığı sürece muhtemel tehdit için ve sektörde hakkı yenenleri savunmak için mücadele etmek mantıklı bir hareket değil.
Farklı karakterlere sahibiz. Ben pragmatist bir yapıdayım, sen idealist bir tutumdasın.
Ben tek başıma dünyayı değiştiremeyeceğimi farkettim, kendimi, işimi, hayatımı var olan koşullara göre ayarlamayı önceliğe alıyorum.
Sen bireysel olarak dünyayı değiştirmek için idealistçe mücadele verip zaman ve para kaybediyorsun.
Demokrasilerde bireysel mücadeleler genelde sonuç vermez, örgütlü mücadele gerekir.
Hele bizim ülkemiz gibi hukuk ile alakası olmayan guguk devletlerinde don kişotlar çok zarar görürler.
İnşallah bu kadar çabanın ardından bir sonuca ulaşırsın.
Saygılar Sevgiler.