• 21-07-2019, 01:28:46
    #28
    Allah sabır versin öncelikle, bundan 1 buçuk yıl önceye kadar bende çok şansız ve bitik olduğumu düşünürdüm hocam. İnanın karşıdan karşıya geçerken sırf ben adım attım diye trafik ışığının tersine yandığını düşünürdüm olurdu da yani. Dost, arkadaş, sevgili, iş hayatıyla ilgili konularına girmiyorum bile bi o kadarda bunlar var. Ailevi konularımız neredeyse aynı sayılır fakat bunları görüp asla kendimi daha çok üzmedim. Daha çok çalışma öğrenme becerisi kattım kendime. Üzülmek yerine öğrenmeyi tercih ettim. Şu şekilde düşünün, bir çok insan problemlerini sigara, alkol içerek geçirmeye çalışıyor. Bunun yanlış olduğunu görüp asla bunları yapmadım. Size de kesinlikle tavsiye ederim asla bunlara yönelmeyin. Kendinizi rahatlatabilecek şeyler bulun örneğin ben deniz kenarına gidip oturduğum zaman tüm stresim gidiyor. Önce kendimi çözmeye karar verdim sonra problemlerimi. (Seni rahatlatan ne onu çözsen yetiyor fazlasıyla)

    Yemek konusunda bende senin gibi yapıyordum. Neredeyse 1 öğün yiyordum. Ailemle teyze, amca vs. bunlardan hep uzak durdum. (Zarar gördüğüm için) Bana zarar veren her şeyden uzak durmaya çalıştım (eski sevgilim hariç). İş ile ilgili her konu bazı insanlar için maalesef ki çok fazla stresli olabiliyor. Örneğin yine kendimden örnek vereceğim en son kendi işimi yapmaya karar verdiğimde 2 yılım gitti maalesef. Girdiğim iş yerlerinde genellikle karaktersiz patronlara denk geldim. Bu yaşıma kadar sadece 1 aylık sigortam yatırıldı ve genellike 3 kişilik işleri yapmaya programladım kendimi. Sırf 2. 3. insanlar beni kaybettiklerinde ne kadar aciz olduklarını öğrensinler diye. Dost ve çevre bakımından da bu şekilde gelişti hep. Asla kendini bırakma. Eğer din ile ilgili bir problemin yoksa 1 kez olsun dua veya ibadet et. Bende zamanında çok dua edip asla hiç bir şeyin değişmediğini söylerdim, sinirlenirdim, ağlardım. Yine de ederdim. Kendimi kötü olan her şeyden uzak tutmaya çalıştım. Elimden geldiğince yardım ettim, bunun için yurt dışına çıktım (ücretsiz olarak). Yurt dışı deneyiminden sonra projelere o kadar çok istenildim ki ah o yanlış kızlar yok mu. 10 aylık tüm masraflar projeye dahil bir çok AB ülkesine çağrıldım yine (ahhhhh o yanlış seçenekler, yanlış kızlar yok mu). Açıkcası biz yalnız yaşadığımız için ve bizi en derin etkileyen zaafımız, bize küçük bir sevgi gösterene annemiz, babamız, kardeşimiz gibi sevdiğimiz için doğru olan her şeyi yanlış yapmaya müthiş bir şekilde yönlendiriliyoruz. Bunu acı bir gerçek olarak görüyorum. Anne ve baba kavramını yaşayamayan insanların en uç noktası küçük bir sevgi hissetmek. Anne ve baba sevgisini başkasında hissetmek. Bunun uğruna maalesef ki yapamayacakları hiç bir şey yok. Allah insana da insanın iyisini nasip etsin. Eminim yalnız kalan insanların oturup yazmaya çalıştıklarında hayatlarının gerçek anlamda bir kitaba dönüşeceğini biliyorum.

    Şuan yine hayatım çok yolunda sayılmaz. Yine sigortam yatmıyor, fakat bazı şeylerin yavaş yavaş yoluna girdiğini hissediyorum. Sende kendine biraz zaman tanı. Askerlik konusunda 2014 yılında gitmiştim bende, 1 yıl boyunca tatil yaptım açıkcası. Şansız olduğumu düşünüyordum hep askerden sonra bile. Şansızlığı o kadar hayatımın içerisine sokmuşum ki şanslı olduğum konularda bile kendime "şanşa bak, şanslısın olum" demiyordum çünkü niye? ben şansızdım. Bu yanılgıya asla düşmemelisin. Bazı arkadaşlarımın benden çok daha iyi durumları olmasına rağmen kendime ayırabildiğim paralarla istediğim her şeyi aldım. İstediğim dediğim telefon, bilgisayar, elektrikli motor gibi şeyler. Çünkü ben asla paramı boşa harcamayı sevmem. Küçüklüğümden beri herkes çikolata alırken ben peynir ekmek alırdım. Kendini asla bırakma, aynanın karşına geçip gözlerinin içine bakıp düşün. Kendini sevdiğini söyle. Kendine gülümse. Kendini motive edecek bir şeyler bul. Hayatını kendini kandırmadan gerçekten bulduğun bir dostla paylaş. Sevdiğin kişi seni sadece mutlu etmek değil, hayatını yoluna koyuyursa, hayatında yaptığın hataları düzeltiyorsa paylaşmalısın bence. Kapanmaz bir konu ama yazımı İnşirâh Suresi 7. Ayetle kapatıyorum. "Öyleyse, bir işi bitirdiğin zaman derhal başka bir işe giriş. İş bitti diye rahata düşüp kalma; bir görevi bitirir bitirmez, biraz dinlendikten sonra bir başkasına yönel! İşte ancak bu şekilde zorluklar kolaylığa, sıkıntılar rahmete dönüşür. Fakat bunu yaparken, Rabb’inle gönül bağını bir an olsun koparma".
    Edit not: Kesinlikle şükretmelisin. Son zamanlarda olmadığı kadar bunu çok yapmaya başladım diyebilirim.

    Okuyan kişilere teşekkür ederim. Bende bir nebze olsa bu şekilde içimi döktüm.
  • 21-07-2019, 01:37:01
    #29
    Üyeliği durduruldu
    zUser adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Allah sabır versin öncelikle, bundan 1 buçuk yıl önceye kadar bende çok şansız ve bitik olduğumu düşünürdüm hocam. İnanın karşıdan karşıya geçerken sırf ben adım attım diye trafik ışığının tersine yandığını düşünürdüm olurdu da yani. Dost, arkadaş, sevgili, iş hayatıyla ilgili konularına girmiyorum bile bi o kadarda bunlar var. Ailevi konularımız neredeyse aynı sayılır fakat bunları görüp asla kendimi daha çok üzmedim. Daha çok çalışma öğrenme becerisi kattım kendime. Üzülmek yerine öğrenmeyi tercih ettim. Şu şekilde düşünün, bir çok insan problemlerini sigara, alkol içerek geçirmeye çalışıyor. Bunun yanlış olduğunu görüp asla bunları yapmadım. Size de kesinlikle tavsiye ederim asla bunlara yönelmeyin. Kendinizi rahatlatabilecek şeyler bulun örneğin ben deniz kenarına gidip oturduğum zaman tüm stresim gidiyor. Önce kendimi çözmeye karar verdim sonra problemlerimi. (Seni rahatlatan ne onu çözsen yetiyor fazlasıyla)

    Yemek konusunda bende senin gibi yapıyordum. Neredeyse 1 öğün yiyordum. Ailemle teyze, amca vs. bunlardan hep uzak durdum. (Zarar gördüğüm için) Bana zarar veren her şeyden uzak durmaya çalıştım (eski sevgilim hariç). İş ile ilgili her konu bazı insanlar için maalesef ki çok fazla stresli olabiliyor. Örneğin yine kendimden örnek vereceğim en son kendi işimi yapmaya karar verdiğimde 2 yılım gitti maalesef. Girdiğim iş yerlerinde genellikle karaktersiz patronlara denk geldim. Bu yaşıma kadar sadece 1 aylık sigortam yatırıldı ve genellike 3 kişilik işleri yapmaya programladım kendimi. Sırf 2. 3. insanlar beni kaybettiklerinde ne kadar aciz olduklarını öğrensinler diye. Dost ve çevre bakımından da bu şekilde gelişti hep. Asla kendini bırakma. Eğer din ile ilgili bir problemin yoksa 1 kez olsun dua veya ibadet et. Bende zamanında çok dua edip asla hiç bir şeyin değişmediğini söylerdim, sinirlenirdim, ağlardım. Yine de ederdim. Kendimi kötü olan her şeyden uzak tutmaya çalıştım. Elimden geldiğince yardım ettim, bunun için yurt dışına çıktım (ücretsiz olarak). Yurt dışı deneyiminden sonra projelere o kadar çok istenildim ki ah o yanlış kızlar yok mu. 10 aylık tüm masraflar projeye dahil bir çok AB ülkesine çağrıldım yine (ahhhhh o yanlış seçenekler, yanlış kızlar yok mu). Açıkcası biz yalnız yaşadığımız için ve bizi en derin etkileyen zaafımız, bize küçük bir sevgi gösterene annemiz, babamız, kardeşimiz gibi sevdiğimiz için doğru olan her şeyi yanlış yapmaya müthiş bir şekilde yönlendiriliyoruz. Bunu acı bir gerçek olarak görüyorum. Anne ve baba kavramını yaşayamayan insanların en uç noktası küçük bir sevgi hissetmek. Anne ve baba sevgisini başkasında hissetmek. Bunun uğruna maalesef ki yapamayacakları hiç bir şey yok. Allah insana da insanın iyisini nasip etsin. Eminim yalnız kalan insanların oturup yazmaya çalıştıklarında hayatlarının gerçek anlamda bir kitaba dönüşeceğini biliyorum.

    Şuan yine hayatım çok yolunda sayılmaz. Yine sigortam yatmıyor, fakat bazı şeylerin yavaş yavaş yoluna girdiğini hissediyorum. Sende kendine biraz zaman tanı. Askerlik konusunda 2014 yılında gitmiştim bende, 1 yıl boyunca tatil yaptım açıkcası. Şansız olduğumu düşünüyordum hep askerden sonra bile. Şansızlığı o kadar hayatımın içerisine sokmuşum ki şanslı olduğum konularda bile kendime "şanşa bak, şanslısın olum" demiyordum çünkü niye? ben şansızdım. Bu yanılgıya asla düşmemelisin. Bazı arkadaşlarımın benden çok daha iyi durumları olmasına rağmen kendime ayırabildiğim paralarla istediğim her şeyi aldım. İstediğim dediğim telefon, bilgisayar, elektrikli motor gibi şeyler. Çünkü ben asla paramı boşa harcamayı sevmem. Küçüklüğümden beri herkes çikolata alırken ben peynir ekmek alırdım. Kendini asla bırakma, aynanın karşına geçip gözlerinin içine bakıp düşün. Kendini sevdiğini söyle. Kendine gülümse. Kendini motive edecek bir şeyler bul. Hayatını kendini kandırmadan gerçekten bulduğun bir dostla paylaş. Sevdiğin kişi seni sadece mutlu etmek değil, hayatını yoluna koyuyursa, hayatında yaptığın hataları düzeltiyorsa paylaşmalısın bence. Kapanmaz bir konu ama yazımı İnşirâh Suresi 7. Ayetle kapatıyorum. "Öyleyse, bir işi bitirdiğin zaman derhal başka bir işe giriş. İş bitti diye rahata düşüp kalma; bir görevi bitirir bitirmez, biraz dinlendikten sonra bir başkasına yönel! İşte ancak bu şekilde zorluklar kolaylığa, sıkıntılar rahmete dönüşür. Fakat bunu yaparken, Rabb’inle gönül bağını bir an olsun koparma".
    Edit not: Kesinlikle şükretmelisin. Son zamanlarda olmadığı kadar bunu çok yapmaya başladım diyebilirim.

    Okuyan kişilere teşekkür ederim. Bende bir nebze olsa bu şekilde içimi döktüm.
    Hocam emin olun benim kadar şanssızlıklar başınıza gelmiyordur ozaman bu kadar güçlü duramazdınız
  • 21-07-2019, 01:59:27
    #30
    iposeidon adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam emin olun benim kadar şanssızlıklar başınıza gelmiyordur ozaman bu kadar güçlü duramazdınız
    Öyle demeyin hocam herkesin hayatında bir takım şansızlıklar gelip geçmiştir. Sizin verdiğiniz şansızlık örneklerini dost, sevgili, arkadaş, aile tarafından darbe aldığınızda diğerleri önemsiz kalıyor kendimden iyi bilirim. Kendinize biraz değer verin, zaman verin. Oturun, ağlayın rahatlayın. Yarın olduğunda umudunu kaybetmiş biri olarak kalkmayın. Hayata yeni başlamış şansız değil, şanslı bir günün sizi beklediğini düşünerek kendinizi motive edin. Kötü bir olay olduğunda, iyi ki daha kötüsünü yaşamadığınızı söyleyin kendinize. Kendinizi meşgul edecek aktiviteler bulun. Spor, koşu, dizi, ders. vs... Kendinizden kaçın demiyorum sadece hayatın şansızlık ve kötülük üzerine olmadığını hissedin. Örneğin ellerinizde ve parmaklarınızda bir problem olmadığı için şükür edin, içinizdekileri az da olsa klavyeyle yazdığınız için şanslı olduğunuzu düşünün... Umarım hayatın yoluna girer. Senin için burada tanımadan düşünen ve dua eden insanlar şanslı veya iyi bir insan olduğunu için yoluna çıkıyordur. En basitinden vardır bunda bir hayır diye düşünmelisin.
  • 21-07-2019, 18:42:43
    #31
    https://www.youtube.com/watch?v=I-XP91lHGBg


    Hayat kimisine doğuştan kolaydır varlıklı ailede doğar zorluk görmez, kimisinde yokluk içinde doğar hayatta hiçbir şey yüzüne gülmez. Bugün belirli yerlere gelen bazı insanların kimisi çok zorluk çekip bu belirli yerlere gelmiş insanlar var. Hayatta her zaman umut vardır ve senin hayat dersin daha erken başlamış ve bu sınavla yüzleşmek zorunda kalmışsın inşallah bu zorlukları atlattığın zaman hayatın bir gün düzene girecek mutlu olacaksın. Hatta ilerde dönüp baktığında bu konuyu gördüğünde yüzünde bir tebessüm olacak. Kim sana ne derse desin, bunu yapamazsın o olamazsın, bilmezsin diyenlere İdris ustanın dediği gibi cevap bile vermeyin. Yaşlarımız aynı Canın sıkıldığında konuşmak istediğin birine ihtiyacın olduğunda bekliyorum. Belki seneye bir yaz tatili yaparız birlikte arkadaş arkadaşa
  • 21-07-2019, 19:03:44
    #32
    Platin üye
    Her yazılan yoruma hep dertlerinizden şanssızlığınızdan yakınmışsınız. Biraz pozitif olun, benim başıma gelenler eminim ki sizin başınıza gelmemiştir. Gelmiş olsa hala manita derdinde olmazdınız. Geleceğinizi düşünmeyip hala manita diyorsunuz kendi kendinize ediyorsunuz. Kimse kendinizden önemli değil.
  • 22-07-2019, 10:01:45
    #33
    iposeidon adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kafamda okadar çok soru varki anlatamam yazsam belkide sıgmaz buraya. içimdekileri anlatacak hiçkimsem yok bende buraya dökmek istedim. Ben hep tek başıma mücadele ettim kimse bana destek olmadı yanımda olmadı hep babalarından destek alan arkadaşlarıma imremdim babasıyla arkadaş gibi olan arkadaşlarıma imremdim yaz tatillerinde çalışmayıp ailesiyle tatil yapanları kıskandım çogu zaman, çünkü ben hiç öyle bir hayat yaşamadım babam yok sayılır yani keyfine düşkün umursamaz biriydi zaten yıllardır görüşmüyorum konuşmuyorum. Annem zaten diger kardeşlerime vakit ayırmaktan kendiyle bile ilgilenemiyor ben hep ailemden uzaktaydım yani yaz tatilllerinde şehir dışında falan hep çalıştım okul varkende part time çalışıyordum çogu zaman. Üniyi dışarda okudum baya zorlandım paraya ihtiyacım oldugunda isteyebilecek babam olmadı, amcam dayım dedem nenem falan yok gibi birşey hepsi düşüncesiz paragöz insanlar. Akrabalarla bile görüşmeyeli yıllar oldu anlayacagınız kimsem yok. Annemde artık yoruldu hiç sormuyor son zamanlarda. Bu yıl üniden mezun oldum iş bulma olanagı çok düşük bir bölüm ve şuan son paramla apart kiraladım şimdi iş arıyorum ama henüz bulamadım. Hayatımda biri var 5 ayımız oldu ciddi düşünüyorum çok seviyorum onu ama benim hayatım yokken ona bir hayat veremem. Kıza meslegim ilgili yalan söyledim neden söyledin derseniz çünkü onun çevresi var ve şuan çalıştıgı firmada ana sorumlu gibi bişey benim maaşımdan fazlasını alıyor belkide gururuma yediremedim ondan yalan söyledim ama düzeltecem umarım beni affeder bu yalan için. Yaklaşık 5 ay sonrada askerligim var. Anneme para lazımdı kredi kartı alıp 1500 çekip ona gönderdim yani hayatım git gide kötüye gidiyor son kalan paramıda aparta verdim iş bulana kadar idare etmeye çalışıyorum fazla yemekte yemiyorum zayıfladım hemde baya zayıfladım. Buraya yazamadıgım okadar çok şeyim varki düşününce bile canımı sıkıyor ne yapacagımı şaşırdım artık hiçbirşeye hevesim kalmadı hiçbirşey yapmak istemiyorum herşeyden okadar çok yoruldumki artık birşeyler yapmak için gücüm kalmadı gibi hissediyorum daha 22 ama sorsanız ömrümün son günleri derim okadar yaşlı hissediyorum. İşte böyle bu hayatta hep yalnızdım kimse yanımda olmadı bütün sorumlulugu tek başıma yüklenmekten yoruldum.
    OKUYAN HERKESE TEŞEKKÜR EDERİM. Sizinde canınızı sıktıysam kusura bakmayın böyle yazıp içimi dökmek istedim biraz
    Edit:unutmuşum biraz şansımdan bahsedeyim hayatta görip görebileceğiniz en şanssız insan sayılırım elime neye atarsam hep Ters gidiyor. Günlük hayatta bile başıma gelmeyen yok örnegin bugünümden bahsedeyim sabah iş görüşmesine gittim asansöre bindim bozuldu yarım saat bekledim anca çözdüler bu sürede randevuyu kaçırdım daha sonra tekrar başvurdum akşam yine aynı yere gittim merdiven kullandım fakat bu seferde bu konuyla ilgilenen arkadaşın işi çıktı gitti şimdide beni aradılar babamın sabıkası varmış ondan dolayı reddetmişler alamayacaklarını söyledi. Ne yapayım insana mücadele etmesi heves bırakmıyorlar
    Hocam bende Diyarbakır'lıyım ve muhtemelen ailelerimiz üç aşağı beş yukarı aynı şekildedir. Sizin hayatınıza benzer belkide daha ağır şeylerle karşılaştım. Aile olarak sizin aileden farksız bir hayatım yok ki 10 yıldır farklı şehirlerde lise üniversite ve iş amaçlı gidip geliyordum. Günlerce yalnız tek başıma, yarı aç ve ramazan ayında ekmek üzüm ile orucumu açtığımı bilirim.. Arkadaş desen kafa dengi olup tüm sırrımı anlatacağım 1 kişi var onun dışında arkadaş çevresinden de umudum yok. Ki bu çevrenin geneli kendi toz pembe dünyalarıyla gün geçirmektedirler ve onlarla olunca çoğu zaman daha çok bunalıyorum.. Benim sizden farklı çekingenlik + son günlerde sağlık sorunlarım oluştu.

    25 Yaşında bir genç olmama rağmen 25 yıldır hayatı saçma span bomboş yaaşadığımı düşünüyorum. Çünkü bana göre hayat yemek, içmek, çalışmaktan ziyade birilerinin hayatına dokunmaktır. Fakat ben kendi hayatıma bile dokunamamışken birilerine dokunmayı hayal etmem acizliğimi gösteriyor. 25 Yıldır bir mucize bekliyorum.. Zira geçtikçe gücümün tükendiğini ve bir baltaya sap olamadığımı düşünüyorum. Okul, İş, evlilik çağında olduğumuz için evlilik, aile..vs. her konuda eksilerdeyim.. Ve bir mucize beklerken sanki and içilmiş gibi her geçen günüm daha zorlu bir hale geliyor.. Önceden aileyi, işi veya diğer konuları çok sıkıntı ederdim fakat sağlığın önemini anlayınca hepsine şükrettim ve sağlık dışında insan herşeyin üstesinden geleceğini anladım.. Şuan büyük bir yalnızlık ve hayal kırıklığından ötürü artık birşeyleri başarmanın farz olduğuna kendimi ikna ettim.. Dediğiniz gibi Diyarbakır ve çevre bölgede işçiler kölelerden daha aşağı durumda çalıştırıldığı için işimden istifa ettim şuan kodlamaya ağırlık veriyorum az çok alt tabanım var fakat evde olduğum için ne kadar istesem de yoğunlaşamıyorum bu nedenle yeni arayışlar içindeyim ve hayalimi gerçekleştirme peşindeyim.. Biliyorum ki maddi olarak bir düzene soksam kendimi aile de, kız arkadaşta, arkadaş çevrende tümü peşinden gelecektir. Yalnızlıktan bunalan kişi bu durumda sürekli ilgi görmekten sıkılacaktır.

    Kısacası tüm yönüyle anlatırsam benim durumum sizden daha berbat durumda olduğuna hak verirsiniz. Ben pek paylaşmayı sevmediğim için detaylara girmek istemiyorum. Ve kendimce dini yaşamaya çalışıp dünyadan umudumu kesen biri olarak ahirete de yönelmeyi gaye edinen biri olarak zaman zaman hatalar, şükürsüzlüğe düşüyorum.. Ben bu hatalarımı son dönemlerde anladım, özellikle sağlık sorunları olup hastane köşelerinde gün geçirdikten sonra anladım. Size tavsiyem sizde şükredin ve sürekli kendinizden yüksek kişilere bakmak yerine bazen hastanelere gidip daha aşağıdaki kişilere bakın kendinizi onlarla kıyaslayın. Genç yaşta kanserle mücadele eden kişilerin sedyeler üzerindeki çırpınışlarıyla kendinizi kıyaslayın işte o zaman tüm yalnızlığın Allaha has olduğunu ve tüm sıkıntıların birgün muhakkak geçeceğini anlarsınız.. Emin ol sağlık dışında tüm sıkıntılar birgün geçecektir, yeterki bizler şükredip mücadele edelim.. Ve hastane dışında mezarları da ziyaret etmenizi öneririm, 100 yıllardır sıkıntı, savaş, hastalık, zulüm ve adaletsizliklerle geçen bu dünya hayatındaki kişilerin son uğrak yerlerinin mezarlar olduğunu düşünün. Bir zamanlar 7 köye hükmeden ağaların bile şuan o toprak altında olduklarını düşünün. inançlı mısınız değil misiniz bilmiyorum ama dünyaya dalarken dünya için mücadele ederken ibadete de yoğunlaşıp sürekli tefekkür etmeli, dua etmeliyiz. Ahiret yurdunu da düşünmeli ve dua etmeliyiz. Emin olun dualar sayesinde o anki Allahı tefekkür etmek sayesinde siz Allahı kendinize şah damarınızdan daha yakın görürsünüz ve o zaman gerçekten yalnız olmadığınızı anlarsınız. Haftaya hastane için Diyarbakır'a gideceğim dertleşmek konuşmak istersen whatshapptan numaranı verebliirsiniz. Allah yardımcımız olsun.
  • 16-08-2019, 02:13:15
    #34
    teknohaberci adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bir kişiye değil bir amaca tutunun. Tutunun ki başarın. Kişiler gider. Amaç kalıcıdır. Bu öğüdümü şimdi değil 20 sene sonra anlayacaksınız. Ama ne demişler... bir müsibet bin nasihatten iyidir.

    Hayata bir kişiye tutunarak tutunamazsınız. Bunu asla unutmayın. İnsanlar gözünüzün yaşına bakmadan gider. Her gidenin peşinden hayattan kopacak mısınız? Zayıflığın lüzumu yok. Acı çekseniz de çok da zor olsa önce kendinizi düşünün. Aşkla meşkle vakit kaybedecek lüksünüz yok. Sizin güçlü olup meslek sahibi olmanız lazım. Bu motive etmeli. Kıza çok güvenmeyin. O benim her şeyim dersiniz bi gider bu sefer tam düşersiniz. He felaket tellalı kötü sözlü biri olabilirim. Doğru. Ama dediklerim bir bir olacak ve ne yazık ki ben demiştim diyeceğim. Falcı değilim. Sadece yaşlıyım 😔 insana değil, amaca tutunun...
    İlk olarak bu abimizin yazdıklarını defalarca okuyup hayat felsefesi haline getirmelisin, sen de ben de getirmeliyiz !
    Neden mi ben ? Bende seninle aynı durumdayım, hangi dala elini atsam kurur hesabı, ama artık çaresizliğe düştüğüm zaman bir köşesinden tekrardan kalkmak için çabalıyorum! Böyle yaparak ancak karanlıklar aydınlığa çıkacaktır.