Allah sabır versin öncelikle, bundan 1 buçuk yıl önceye kadar bende çok şansız ve bitik olduğumu düşünürdüm hocam. İnanın karşıdan karşıya geçerken sırf ben adım attım diye trafik ışığının tersine yandığını düşünürdüm olurdu da yani. Dost, arkadaş, sevgili, iş hayatıyla ilgili konularına girmiyorum bile bi o kadarda bunlar var. Ailevi konularımız neredeyse aynı sayılır fakat bunları görüp asla kendimi daha çok üzmedim. Daha çok çalışma öğrenme becerisi kattım kendime. Üzülmek yerine öğrenmeyi tercih ettim. Şu şekilde düşünün, bir çok insan problemlerini sigara, alkol içerek geçirmeye çalışıyor. Bunun yanlış olduğunu görüp asla bunları yapmadım. Size de kesinlikle tavsiye ederim asla bunlara yönelmeyin. Kendinizi rahatlatabilecek şeyler bulun örneğin ben deniz kenarına gidip oturduğum zaman tüm stresim gidiyor. Önce kendimi çözmeye karar verdim sonra problemlerimi. (Seni rahatlatan ne onu çözsen yetiyor fazlasıyla)
Yemek konusunda bende senin gibi yapıyordum. Neredeyse 1 öğün yiyordum. Ailemle teyze, amca vs. bunlardan hep uzak durdum. (Zarar gördüğüm için) Bana zarar veren her şeyden uzak durmaya çalıştım (eski sevgilim hariç). İş ile ilgili her konu bazı insanlar için maalesef ki çok fazla stresli olabiliyor. Örneğin yine kendimden örnek vereceğim en son kendi işimi yapmaya karar verdiğimde 2 yılım gitti maalesef. Girdiğim iş yerlerinde genellikle karaktersiz patronlara denk geldim. Bu yaşıma kadar sadece 1 aylık sigortam yatırıldı ve genellike 3 kişilik işleri yapmaya programladım kendimi. Sırf 2. 3. insanlar beni kaybettiklerinde ne kadar aciz olduklarını öğrensinler diye. Dost ve çevre bakımından da bu şekilde gelişti hep. Asla kendini bırakma. Eğer din ile ilgili bir problemin yoksa 1 kez olsun dua veya ibadet et. Bende zamanında çok dua edip asla hiç bir şeyin değişmediğini söylerdim, sinirlenirdim, ağlardım. Yine de ederdim. Kendimi kötü olan her şeyden uzak tutmaya çalıştım. Elimden geldiğince yardım ettim, bunun için yurt dışına çıktım (ücretsiz olarak). Yurt dışı deneyiminden sonra projelere o kadar çok istenildim ki ah o yanlış kızlar yok mu. 10 aylık tüm masraflar projeye dahil bir çok AB ülkesine çağrıldım yine (ahhhhh o yanlış seçenekler, yanlış kızlar yok mu). Açıkcası biz yalnız yaşadığımız için ve bizi en derin etkileyen zaafımız, bize küçük bir sevgi gösterene annemiz, babamız, kardeşimiz gibi sevdiğimiz için doğru olan her şeyi yanlış yapmaya müthiş bir şekilde yönlendiriliyoruz. Bunu acı bir gerçek olarak görüyorum. Anne ve baba kavramını yaşayamayan insanların en uç noktası küçük bir sevgi hissetmek. Anne ve baba sevgisini başkasında hissetmek. Bunun uğruna maalesef ki yapamayacakları hiç bir şey yok. Allah insana da insanın iyisini nasip etsin. Eminim yalnız kalan insanların oturup yazmaya çalıştıklarında hayatlarının gerçek anlamda bir kitaba dönüşeceğini biliyorum.
Şuan yine hayatım çok yolunda sayılmaz. Yine sigortam yatmıyor, fakat bazı şeylerin yavaş yavaş yoluna girdiğini hissediyorum. Sende kendine biraz zaman tanı. Askerlik konusunda 2014 yılında gitmiştim bende, 1 yıl boyunca tatil yaptım açıkcası. Şansız olduğumu düşünüyordum hep askerden sonra bile. Şansızlığı o kadar hayatımın içerisine sokmuşum ki şanslı olduğum konularda bile kendime "şanşa bak, şanslısın olum" demiyordum çünkü niye? ben şansızdım. Bu yanılgıya asla düşmemelisin. Bazı arkadaşlarımın benden çok daha iyi durumları olmasına rağmen kendime ayırabildiğim paralarla istediğim her şeyi aldım. İstediğim dediğim telefon, bilgisayar, elektrikli motor gibi şeyler. Çünkü ben asla paramı boşa harcamayı sevmem. Küçüklüğümden beri herkes çikolata alırken ben peynir ekmek alırdım. Kendini asla bırakma, aynanın karşına geçip gözlerinin içine bakıp düşün. Kendini sevdiğini söyle. Kendine gülümse. Kendini motive edecek bir şeyler bul. Hayatını kendini kandırmadan gerçekten bulduğun bir dostla paylaş. Sevdiğin kişi seni sadece mutlu etmek değil, hayatını yoluna koyuyursa, hayatında yaptığın hataları düzeltiyorsa paylaşmalısın bence. Kapanmaz bir konu ama yazımı İnşirâh Suresi 7. Ayetle kapatıyorum. "Öyleyse, bir işi bitirdiğin zaman derhal başka bir işe giriş. İş bitti diye rahata düşüp kalma; bir görevi bitirir bitirmez, biraz dinlendikten sonra bir başkasına yönel! İşte ancak bu şekilde zorluklar kolaylığa, sıkıntılar rahmete dönüşür. Fakat bunu yaparken, Rabbinle gönül bağını bir an olsun koparma".
Edit not: Kesinlikle şükretmelisin. Son zamanlarda olmadığı kadar bunu çok yapmaya başladım diyebilirim.
Okuyan kişilere teşekkür ederim. Bende bir nebze olsa bu şekilde içimi döktüm.