• 25-06-2018, 16:23:54
    #1
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Merhaba kardeşim, bugün senin için Oyun Konsolu Yapma Düşüm'den bahsedeceğim. Yazı biraz hayal dünyamdan ve birazcıkta gerçek dünyamdan baz alarak yazacağım. Bu yazıda Japonya Kültürü olacağı için anlamakta zorluk çekersen, lütfen yazıya mesaj yazıp gönderin.


    Artık yazıya geçeyim, üstteki sağlık sorununu alattım. Konuya gireyim ve hemen oyun konsolu hakkında bilgiler sunayım. Oyun konsolu derken aklına Game Boy geliyorsa sende benim gibi 90'ların çocuğusun, eğer aklına Play Station 4 geliyorsa sen maalesef çok şey kaçırmışsındır. Oyun konsolunun amacı video oyunlarını sorunsuz bir şekilde oynatması ve oyuncununda konforunun çok önemli olduğunu bilen alandır. Aynı zamanda oyun konsolu ciddi büyük bir pazardır ve o konsol için oyunlar geliştirilip satılmaktadır.


    Ben bir oyun konsolu yapsaydım, kesinlikle geriye uyumluluğu ve işletim sistemi de mutlaka Linux temelli Koniq.HD yani kendine has bir işletim sistemi bulunurdu. Oyunları, genellikle Nintendo Entertainment System ve ya Family Computer oyun konsolundaki gibi kaliteli ve kullanışlı oyunları yapardım ya da yaptırırdım. Oyunların yayınlanma sistemiyse, kesinlikle demosunu koymasını sağlardım hatta sistemin çekirdeğinde 80-IN-1 serisini bedava olarak entegre ederdim.



    Oyun konsolumun görünüşünden bahsedecek olursam, genişlik ve yükselik Nintendo Entertainment System gibi olacak ama görünüş bazındaysa, kendine has bir sistem olacaktır. Oyunlar Flash Disk, K.HD Kartuşu ve DVD sistemlerin hepsinde çalışacaktır. Ayrıca oyunların hepsi 60 FPS olacak.


    Oyunlar genellikle 2 boyutlu olacağı için sistemin donanımında çok fazla beklentin olmasın, belki maksimum 4 GB ram verip ve ekran kartına da OpenGL 3 destekleyecek şekilde ayarlanacaktır. Sistemin içindeki hard-diskin boyutuysa 60 GB hayli hayli yetecektir, zaten bu sisteme çıkacak tüm oyunların boyutlarıysa en fazla 8 GB olacaktır. Sistemin kendisindeki 80-IN-1'in boyutu dahil değildir, bu yüzden sistemin dışına yüklenen oyunları ilgilendirir.



    Son olarak K.HD Kartuş sisteminden bahsedeyim. Bu sistemin hafızası 6 GB'a kadar destekler ve kayıt sistemin içerisinde yer almaktır ama sadece 2 adet hafızası yer almaktadır. Geri kalan sistemindeyse oyunun kendisini barındıracaktır ama kopya koruması olacaktır. O kısımdaysa, bölge koruması yok ama dil koruması yer alacaktır. Şöyle ki, ABD diline sahip değilse konsol o oyunu açamayacaktır ama dil korumasını kapatabilmen mümkün olacaktır.

    Yazıyı bitirirken, yazıdaki kullanılan resimler sadece sistem için birer örnekten ibarettir ve yazıyı okuduğun için teşekkür ederim.

    Alıntıdır ve bu yazı kişisel günlüğümden olduğu gibi eklenmiştir.
  • 25-06-2018, 17:23:39
    #2
    Keşke bu bir düş olarak kalmasaymış. Düş olunca içi boş bir hayâl olmaktan öteye gitmiyor çünkü. Büyük firmalarımız bunu üretemiyorken insanımız için bence rüyasında bile görmesi zor bir iş. Baksana, hayallerin bile "şunun kasasına benzetirim, şu konsoldaki gibi oyun yaparım, 60fps olur" vb... Özgün hiçbir yenilik yok. Bir buluş yok. Böyle olunca harcanacak parayı geçtim; yenilik, özgünlük getiren firmalarla nasıl başa çıkacaksın? Derdiniz de bu değil gerçi. Sadece bir hayal... Buna rağmen en azından konu özgün, ülkemiz insanının aklından bile geçmeyen, geçemeyen bir konu. Milletimiz ay sonunu getirme derdinde. Bir ABDliden, bir Avrupalıdan 4.5-5.5 kat fazla çalışmalı ki onun kazandığı paraya erişebilsin. Ve bunun her geçen gün daha kötüye gittiğini düşün. Neyse, ben de böyle hayal kuruyorum, benimkiler biraz gerçekçi maalesef... Tebrikler yazı için.
  • 25-06-2018, 17:26:26
    #3
    Onur89TR adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Keşke bu bir düş olarak kalmasaymış. Düş olunca içi boş bir hayâl olmaktan öteye gitmiyor çünkü. Büyük firmalarımız bunu üretemiyorken insanımız için bence rüyasında bile görmesi zor bir iş. Baksana, hayallerin bile "şunun kasasına benzetirim, şu konsoldaki gibi oyun yaparım, 60fps olur" vb... Özgün hiçbir yenilik yok. Bir buluş yok. Böyle olunca harcanacak parayı geçtim; yenilik, özgünlük getiren firmalarla nasıl başa çıkacaksın? Derdiniz de bu değil gerçi. Sadece bir hayal... Buna rağmen en azından konu özgün, ülkemiz insanının aklından bile geçmeyen, geçemeyen bir konu. Milletimiz ay sonunu getirme derdinde. Bir ABDliden, bir Avrupalıdan 4.5-5.5 kat fazla çalışmalı ki onun kazandığı paraya erişebilsin. Ve bunun her geçen gün daha kötüye gittiğini düşün. Neyse, ben de böyle hayal kuruyorum, benimkiler biraz gerçekçi maalesef... Tebrikler yazı için.
    Özgünden ziyâde, denenmiş şeyler gibi görünüyor ama eskiye özlemden dolayı böyle bir düş kurdum.

    * Düş: Hayal anlamındadır.
  • 25-06-2018, 17:41:47
    #4
    agg1401 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Özgünden ziyâde, denenmiş şeyler gibi görünüyor ama eskiye özlemden dolayı böyle bir düş kurdum.

    * Düş: Hayal anlamındadır.
    Haklısın, bak o yönden düşünmemiştim. Eskiye özlem kimde yok ki? Annemle babamla NES (klasik Atari) oynarken aldığım zevk... Annemle az contra oynamadım. Babamla hem sokakta hem Ataride az futbol maçı yapmadım. Şimdiki gibi Ataride aaa tipe bak hiç benzemiyor demiyorduk o zamanlar. Veya oradaki 16 renklik pikselleri yadırgamıyorduk. Online falan zaten hak getire... Lode Runnerda kendi bölümümü az tasarlamadım. Tasocuda çalışan tanıdığım vardı, tüm taso çeşitlerini (her birinden birkaç tane olmak üzere 1000in üzerinde) bana vermişti. Taso kralıydım yani. Kral TVmiz vardı o zamanlar. Şarkılar duygu yüklü, anlamlıydı. Türk Sanat Müziği kültürü vardı, insanlar meyhaneye gider, edebiyle içer, hem de kulaklarının pasını o şarkılarla sildirirdi. KÜLTÜR MESELESİ... Çok zor artık o günlerin geri gelmesi.
  • 25-06-2018, 18:03:06
    #5
    Onur89TR adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Haklısın, bak o yönden düşünmemiştim. Eskiye özlem kimde yok ki? Annemle babamla NES (klasik Atari) oynarken aldığım zevk... Annemle az contra oynamadım. Babamla hem sokakta hem Ataride az futbol maçı yapmadım. Şimdiki gibi Ataride aaa tipe bak hiç benzemiyor demiyorduk o zamanlar. Veya oradaki 16 renklik pikselleri yadırgamıyorduk. Online falan zaten hak getire... Lode Runnerda kendi bölümümü az tasarlamadım. Tasocuda çalışan tanıdığım vardı, tüm taso çeşitlerini (her birinden birkaç tane olmak üzere 1000in üzerinde) bana vermişti. Taso kralıydım yani. Kral TVmiz vardı o zamanlar. Şarkılar duygu yüklü, anlamlıydı. Türk Sanat Müziği kültürü vardı, insanlar meyhaneye gider, edebiyle içer, hem de kulaklarının pasını o şarkılarla sildirirdi. KÜLTÜR MESELESİ... Çok zor artık o günlerin geri gelmesi.
    Zor amâ imkânsız değil.