• 13-11-2014, 22:01:38
    #10
    Böyle olaylarla ilgiliyseniz, mantığa ve bilime dayalı bir çok bilgiyi öğrenmek için Fringe isimli diziyi izlemenizi tavsiye ederim. Akla mantığa uyabilecek ya da uyamayacak her türlü şeyi deneyip yapıyorlar.
  • 13-11-2014, 22:02:56
    #11
    uzayda oksijen yok. eğer dünyada belli bir hızı aşarsan yanıp alev topuna dönersin. iki dakkada çürüttüm tezi
  • 13-11-2014, 22:05:47
    #12
    Duran cisim hareket eden cisime göre daha az sürede hareket etmektedir buna zaman zafiyeti denir üniversitelerde modern fizik dersi ile gösterilir. Modern fizikte zafiyet konusuna ilgi duyan arkadaşlar bakarsa uzaya gidip gelen kişi 40 yıl sonra gelince ikiz kardeşi 40 yas yaşlanmış olur bu konuda ikizler paradoksu yazarsanız detaylı bilgi alabilirsiniz
  • 13-11-2014, 23:23:15
    #13
    AnSaNeRi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam o dediğin öyle olmuyor işde.

    Boşver sen kafanı yorma bu işlere .
    Bu kafa yapısıyla toplumca bi halta yaramayız
    Adam bir şey merak etmiş bir şey düşünmüş söylüyor ne var bunda?
    Sanarsınız siz her şeyi biliyorsunuz
  • 13-11-2014, 23:45:38
    #14
    Zaman da yolculuk konusunda sadece görüntü görebilirsiniz. Çünkü ses atomlar arası titreşimler ile taşınır ve bir süre sonra kaybolur. Fakat ışık bir enerjidir. Ayrı bir fazdır ve yok olmaz sadece dönüşür. Uzayda boşluk olduğundan ışık ilerliyor ama nasılki güneş tutulması oluyorsa sizin burdan çıkan ışıklarınız uzayda başka nesnelere çarparak kaybolabilir. Aynı şekilde bulutlar ve yoğun gaz kütlelerine çarparak yok olabilir. Eğer biz ışık hızından daha hızlı giebilrsek ve geçmişte çıkan ışını yakalamaya çalışırsak net bir görüntüye hiç ulaşamayadabiliriz. Zaten ışık hızına ulaşmışsak bizde bir enerji olmuşuz demektir hadi geçmiş olsun
  • 14-11-2014, 00:51:05
    #15
    utku1 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu kafa yapısıyla toplumca bi halta yaramayız
    Adam bir şey merak etmiş bir şey düşünmüş söylüyor ne var bunda?
    Sanarsınız siz her şeyi biliyorsunuz
    Bak dalgana yaa...

    O işler öyle basit değil dedik bişey mi dedik.

    harcadığı zamana yazık onları düşünmesi gerekenler düşünüyorda yatırımını yapıp deneyliyorda
    bizim işimiz değil onlar.

    Kendi geleceğini düşünüp onun hakkında kafa yorması daha hayırlı..

    --R10.NET; Flood Engellendi -->-> Yeni yazılan mesaj 00:51:05 -->-> Daha önceki mesaj 00:49:31 --

    Cankat adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Böyle olaylarla ilgiliyseniz, mantığa ve bilime dayalı bir çok bilgiyi öğrenmek için Fringe isimli diziyi izlemenizi tavsiye ederim. Akla mantığa uyabilecek ya da uyamayacak her türlü şeyi deneyip yapıyorlar.
    Şu an Fringe izliyorum kaç gündür bırakamadım.

    Fringe de Fizikde konusu geçen teori hipotez ne varsa akla gelen konusu geçiyor yapıyor adamlar..

    Zaten Fringe de bahsedilenlerin binde biri şu an gerçekte yapılıyor olsa bu dünya bitmiş demekdir !

    Bir tek ışınlanmaya çok yaklaşıldı Philedelpia deneyi , Tesla felan
  • 14-11-2014, 01:37:58
    #16
    Hepsini açıklayayım. Birincisi uzaya bakıp dünyanın 5.000 yıl öncesini görmek zamanda yolculuk değil, sadece ışığın geç ulaşması. Yani ben tepe bir yere çıkıp 1 kilometre ötedeki birisine bağırsam ve sesim 5 saniye sonra ulaşsa (tahmini) ben 5 saniye zamanda yolculuk yapmış mı oluyorum?

    Dünyaya çevrili bir ayna olduğunu ve bu aynanın 1 milyon ışık yılı uzaklıkta olduğunu düşün, tüm evren hareketliyken mümkün değil böyle birşey ama sabit varsay, işte o zaman 2 milyon yıl öncesini görürüz oraya bakarsak eğer. Olay sadece bundan ibaret. Zamanla alakalı bir kavram değil, ışığın anlık iletilmemesinden ötürü.



    2.si ise zaman sadece dünyada geçerli değil herşeyde geçerli, yukarıda açıkladım zaten. Sadece ışığın geç ulaşması meselesi bu.


    3.sü ise ışık hızını geçemezsin. İstediğin kadar enerji ver o hızı geçmenin imkanı yok. Çünkü ışık hızı sanki bu dünyaya koyulmuş bir limit gibi, şöyle ki ışık hızının %99'u bir hız düşün. Bu hızda giden bir insan ışık hızını yine ışık hızında görüyor. Yani görecelilik kavramı çöküyor burada. Işık hızına c dersek, duran bir adam da c hızında görüyor ışığı, 0.2 c hızıyla giden de c hızında görüyor, 0.999999 c ile giden de c hızında görüyor ışığı.
    Yani bu hız limit gibi birşey bana kalırsa, bırak insanı bir foton yada elektron için bile aşılmasının imkanı mümkünatı yok.

    Kaldı ki ışık hızına çıkan bir cisim demek o cismin enerjiye dönüşmesi demek. Yani sen ışık hızına çıktığında enerjiye dönüşüyorsun, kaldı ki benim buradan anladığım bir insanın toprakta çürümesinden farkı yok, enerjiye dönüşmesi demek ışınlanma değil yani kısaca ölüm demek oluyor bana kalırsa. Tabi filmlerden alışkınız insanların ölmemesine felan, örneğin mutasyon olunca normalde kanser vs. olur, filmlerde adam Wolverine oluyor, Örümcek Adam oluyor. Gerçek hayat böyle değil tabi, ufak bir sıkıntı --> game over.

    Zamanda yolculuk diye birşey yok, sadece kendin için zamanı durdurabilirsin, bu da yolculuk olmaz. Yani örnek vereyim şuan 22 yaşındasın.
    Belirli bir hız düşünelim, ışık hızına çok yakın bir hız, senin için zaman izafi olarak yavaşlasın. Bu durumda eğer sağ kaldığını varsayarsak, ve yarına kadar o aracın içinde kaldığını varsayalım, o araçtan yarın 60 yaşında olarak çıkabilirsin. Yani ikimiz de eşzamanlı yaşarız ama sen daha çabuk yaşarsın. Kısaca demem o ki zamanı kendin için durdurabilirsin, ama yolculuk imkanı yok. Yani sınav olurken 1 saniye içinde 1 yıllık kopya çekebilirsin, ama 1 salise ileriye yada geriye gidemezsin.

    Solo Türk pilotları demişsin, tamam adamlar sağlıklıdır bir lafım yok ama pilot olmanın tek şartı sağlıklı olmak değil. Benim tahminim halterciler iyi dayanabilir G kuvvetine. Bunun sebebi de birincisi sporcu olmaları, ikincisi G kuvvetine dayanma konusunda kısa boyluların daha avantajlı olmaları. Kısa boylu ve sporcu (sağlıklı manasında) olarak aklıma ilk halterciler geldi, Solo Türk pilotları değil.

    Çok uzun yazdım, bu meseleyi ben de çok düşünürdüm de şuan kafamda oturdu diyebilirim, o yüzden siz de faydalanın diye yazdım. Ve evet işsizim, yarın sabah okulum var ama yemek yedim karnım çok şiş, uyuyamayacağım için yazayım dedim. Hadi hayırlı işler.
  • 14-11-2014, 03:03:23
    #17
    İnsan sadece yıldızlara bakarken değil her zaman geçmişe bakar. İnsan gözü ve beynin algılama düzeyinin bir zaman süreci vardır. Işık gözünüze ulaştığı anda yine aynı ışık hızı ile düşünceye dönmez. Gözdeki optik sinirlerden sinyale dönüştürülür, bu sinyaller sinir sistemi ile beyne iletilir, beyinde alınan sinyaller görüntü oluşturur, ve algı ile bu görüntü yorumlanır.

    Yani her zaman ortalama saniyenin 25'te biri kadar geçmişe bakarız.

    Ayrıca bugüne kadar izlediğiniz zaman yolculuğu filmlerindeki tek problem uzaya çıkılması mı?

    Zaman manipülasyonu için gereken sınırsız enerji. Zaman büyük patlama ile başlar. Durağan evrende zaman yoktur. Varlık veya yokluk konuşulabilir. Ama hareket başladığı andan itibaren zaman işler. Zamanın göreceliği de kendi hayatınızda da görebileceğiniz bir konudur. Daha hızlı düşünüp hareket ederseniz 24 saat içinde daha çok iş yapabilirsiniz. Yani siz daha hızlı hareket ettiğinizde 24 saat yavaş hareket ettiğinizden daha uzun bir süre gibi gelir. Bundan 500 sene önce insanlar dünyanın çevresini dolanmak için aylarca zaman harcıyorlardı. Ben bugün 1 haftada dünyanın 7 kıtasında yürüyüş yapabilirim. Yani 500 sene öncesine göre zaman daha yavaşlamış durumda. Bakın zaman diyorum, biz hızlandık, biz daha hızlı daha çok şey yaşıyoruz. Ve aynı insan ömrü süresinde daha fazla mekan, daha fazla hareket sığıyor. Zaten görelilik de bunu söyler, zaman mekan ve hareket bir birinden ayrı değildir, bir birine etki eder.

    Bu mantığı kozmik ölçeğe uyguladığında görürsün ki ne kadar hızlı hareket edersen senden yavaş hareket edenlere göre zaman yavaşlar. Bu teoriyi kanıtlayan çok hassas ölçümler yapıldı.

    Buradaki zaman yolculuğu fikri ışık hızını aşarak mümkün gibi görünse de aslında bir kısır döngü ile sınırlanıyor. Madde ve enerji bir birine çevrilebilen formlar. Işık hızına çıkması için bir kütlenin büyük bir enerjiye ihtiyacı var. Ama siz bir maddeye ne kadar büyük bir güç verirseniz verin, verdiğiniz enerjinin bir kısmı kütleye dönüşecek ve maddeyi yavaşlatacaktır. Siz yavaşlayan maddeyi hızlandırmak için daha fazla güç verdiğinizde verilen güç yine kütleyi arttıracaktır. Bu bir maddeyi ışık hızına çıkarmak için sınırsız enerjiye ihtiyaç olduğu gerçeğini doğuruyor ve bizim sınırsız bir enerji kaynağımız yok Olsa Tanrı olurduj zaten.

    Yani pratikte ışık hızına kütleli olarak çıkılamıyor. Kütleden feragat etmemiz gerekiyor. Yani atom altı parçaları bile büyük hızlandırıcı mıknatıslarda ışık hızına getiremiyoruz yaklaştırabilsek de. Çünkü atom altı bile olsa parçacığın bir kütlesi var. Işık hızına ulaşabilmesi için kütleyi enerji haline çevirmeliyiz. O zaman da zaten gerçekten ışık hızı oluyor, çünkü kütleyi enerjiye çevirdiğinizde bir dalga boyu bir enerji boyutu olarak hareket ediyor. Bu da kütlenin yok olmasına yani aslında gönderdiğimiz maddeyi yok ettiğimiz anlamına gelir. Eğer maddeden enerji, enerjiden madde üretme teknolojisi üretemezsek. Bu teknolojiyi ürettiğimizde de yine Tanrı oluruz. Enerjiden kütle yaratmak demek, istediğin canlı cansız maddeyi üretebilme anlamına gelir.
  • 14-11-2014, 04:02:18
    #18
    Interstellar filmini izlerseniz burada anlatılan herşeyi görsel olarak izleyebilirsiniz. Film zaten 100 yılın en iyi filmi olarak gösteriliyor.