5 Sene üniversite okudum, bunun 4 yılını devlet yurdunda geçirdim. KYK 'da sabah kahvaltısı ve akşam yemeği verilir ancak öğlen yemek yoktur. Benim genelde 2-3 günüm boş olurdu ve gider öğle yemeklerini dışarıda yerdim. Özellikle tabldotçular bu konuda çok işe yarıyor. 5-6 tl gibi bir ücretle çorba-et-pilav-tatlı-içecek gibi bir karışım alabiliyorsunuz.
Sabah kahvaltılarında alternatif olarak sıcacık çorba öneririm. Örneğin hasta ya da kötü hissettiğiniz bir kış günü çorbacıdan mercimek içip çıktığınızda daha bir hoş geçiyor gününüz. Fast food kötüdür demiyorum, yeri geldi biz de abandık öğrenci olduğumuzdan. Yeter ki abartıya kaçmayalım.
Yemek düzenimiz mi değişiyor ? Amerikalılaşıyoruz.
24
●1.501
- 03-11-2014, 23:10:59
- 04-11-2014, 17:28:13Burada bahsedilen konu aslında son yıllarda dünyanın gündeminde olan ve kapitalist sistemle çok alakalı bir konudur. Yukarda arkadaşlar neden hazır yemekleri seçtiğimizi ve neden bu noktaya geldiğimizi belirtmişler. Ben size asıl daha büyük bir tehlikeden bahsedeceğim.
Bahsedeceğim değişim küçük şehirlerde ağır ilerliyor fakat büyük şehirlerde ve başkentlerde farkında olsanız da olmasanız da yemek kültürü gittikçe değişmektedir. Ben 18 yıldır İstanbul'da yaşıyorum ve ilk geldiğimde lahmacun salonu, ızgara salonlarından geçilmiyordu. Sabahları poğaça, simit yemeyeni döveceklerdi nerdeyse. McDonalds vb. fast food zincirleri için 1-2 saat uzaklıktaki avmlere gittiğimizi hatırlıyorum. Yemek endüstrisinin gelişimi, kapitalist sisteminin iyice yayılmasıyla artık İstanbul'da onlarca fast food markası hizmet veriyor. Lahmacun ve ızgara artık moda değil. Artık pizza, steak house ve özellikle son zamanlarda türk markası olmasına rağmen döneri, tavuğu fast food şeklinde pazarlanması başladı. İnsanlar ucuz, basit ve ulaşılması kolay yemekleri seçmek istiyor. Bunların yanında da hangi yemek popülerse ona ulaşmak istiyorlar.
Ben bu yukarda yazdıklarımı ekonomiye, kapitalist sisteme vs. herşeye bağlı olduğunu düşünüyorum. Son zamanlarda asıl gördüğüm tehlike ise büyük şehirlerde yerel kültürün yok olması gibi yerel yemeklerin de yok olduğunu fark ediyorum.
Avrupa'da bazı büyük şehirlerde artık heryerde dönerci, pizzacı, asya mutfağı hakim. Siz o ülkeye gittiğinizde yerel yemekleri büyük şehirlerde zor buluyorsunuz. O ülkelerin mutfağı yok mu sanıyorsunuz. Adamların da zengin mutfağı var ama büyük şehirlerde hayat hızlı aktığından bahsettiğim dönerciler, asya mutfağı ürünler tercih ediliyor. Bi alkol konusunda yerel ürünlere sahip çıkıyorlar. Yakında İstanbul'u da aynı gelecek bekliyor. Merkezi yerlerde türk yemeklerini bulmanız zorlaşacak. AVM'lerde bile daha çok çalışanlara yönelik olan ev yemeklerinin azaldığını fark edeceksiniz. Şuanda İstanbul'da avrupaya oranla çok daha az yabancı yaşamaktadır. Fakat ekonomi geliştikçe malesef bizde sisteme ayak uyduracağız ve özlediğiniz çoğu yemeği memleketinizde yemek zorunda kalacaksınız. - 05-11-2014, 00:34:00Amerikalaşmakla pek alakası yok ama sağlık açısından ele alırsak sağlığımızı çok olumsuz etkilediği konusunda herkes hemfikir olacaktır.Eskiden hastalıklar bu kadar yaygın değildi.Kanser,kalp damar hastalıkları vs.. son yıllarda oldukça yaygınlaştı.Bunda bu tür sağlıksız beslenmenin rolü oldukça fazla.
- 05-11-2014, 08:13:25Konuyu acan arkadas cok hakli ama kendim icin aciklayacak olarak olursam, universite ogrencisiyim, annem yok benim o yuzden sabah kahvaltimi kendim hazirliyorum oglen yemekhanede ev yemegi yiyorum 2 tl karsiliginda 4 cesit yemek fakat canim bir sey istediginde mesela manti, borek, corek, kek vs. yapilmasi zahmetli olan seyler icin mecbur bim, a101 gibi yerlere gidiyoruz cunku onlari yapicak kimse yok bide arkadaslarin dedigi gibi hayat cok hizli akiyor ve calisma hayatina kadinlarin da girmesiyle artik yemeklerimiz (secimlerimiz) degismeye basladi.
iPhone 4S ile Tapatalk kullanilarak gonderilmistir. - 05-11-2014, 10:04:00Kendi yaşadıklarını genele yaymışsın. Bim sonuçta arz talep meselesi olarak hizmet veriyor ALMA.
Toz içeceklerin hepsi yasaklandı artık nerde nazo reklamları?
Ben sabah geç kalkan bir insanım, eşim sağolsun sabah kalkar kahvaltıyı hazırlar saat 6:40 da ben kalkarım kahvaltı yaparız ben sofrayı kaldırırım eşim de hazırlanır sonra birlikte evden çıkarız. Öğle yemeği yemeyi pek sevmiyorum yapım gereği bilmiyorum sadece sevmem akşam da eşim az çorba içer bende ne var ne yok süpürürüm
Dün akşam güveç yapmıştık birlikte, tarhana da vardı onu yedik. Sofrada yufka ekmek vardı, köyden gelen yoğurt.
Şimdi söyleyenler olacak bize ne senin yaşantından. Öyle demeyin ben bilinçli bir tüketiciyim. Hazır gıda almıyorum. Şimdi benim açımdan olay güllük gülistanlık.
Kusura bakmayın da o BİM'de domates de var tavuk da var et var biber de var. ne duruyorsun tavuk sote yapsana
Hemen tarifini vereyim; Soğanı uzun uzun doğra tavada sıvı yağda az kavuz, ardından biberleri doğra onları da kavur birlikte. Sonra domatesleri at (bunun yerine salça da olabilir) ardından pul biberi de içine at kavur sonra bir diş sarımsak doğa (bütün de olur) hafif kekik. Sonra kuşbaşı tavuğu at içine salça varsa yarım kaşık salçayı suda çöz dök kavurmaya devam et. İlave çok az sıcak su katabilirsin. Ardından yeterince tuz, bir çay kaşığı şeker sonrasında sıcak suyu az geçecek şekilde kat (domatesi çok atma acı olur).
Sonrasında acı toz biber veya acısız oooo yanında ayran yada yoğurt. Bir de pilav yaptın mı on numara beş yıldız.
Yemek kültürümüz değişmiyor SEN ÜŞENGEÇSİN.
Canımı steakhouse çektirdiniz