Milli değerler göreceli değildir sözünüze katılmıyorum. Bütün sosyal kavramlar görecelidir. Herkesin milli değeri farklıdır. Sizin için bayramda amca teyze bütün büyüklerin elini öpmek ziyaret etmek milli değerdir, başkası için nikah düşen bayanların ellerini öpmemek milli değerdir. Bir başkası için el öpmek şekilci feodal bir saygı göstergesidir, ziyaret yeterli der. Yani herkesin değerleri farklıdır. Bunların hepsi de bizim milletimizin insanlarıdır, şöyle yapan bizden değildir diye yargılamak bize düşmemeli.
Diğer yandan size katıldığım noktalar da var. Her ne kadar iletişim çağında da yaşasak bir ailenin tüm bireyleri ile gerçek hayatta toplanması gerektiğine inananlardanım. Bu aile üyelerinin kopmadan bir birleriyle sosyalleşmesine olanak sağlar. Hıristiyanlar bunu paskalyada yapıyorlar. Bizim için de ramazan bayramı çok iyi bir fırsat. Dededen toruna tüm ailenin bir arada olması çok güzel bir buluşma.
Ama ben bayramda bu ziyaretleri yapan ama elden ayaktan düşünce anasına babasına sahip çıkmayanları da gördüm. her bayram amcasına teyzesine gidip sonra miras kavgası yaşayıp görüşmeyi tamamen kesenler de hiç az değil. Yani ne bayramda tatile gidenler milli değerlerini kaybetmiş yozlaşmış insanlardır diyebiliriz, ne de bayramda kapı kapı dolaşıp el öpenler milli değerlerimize çok bağlıdırlar diyebiliriz.
Ama şurası kesin. Her jenerasyon kendi çocukluğundaki bayramların daha güzel olduğunu iddia edecektir.
"Sizin için bayramda amca teyze bütün büyüklerin elini öpmek ziyaret etmek milli değerdir, başkası için nikah düşen bayanların ellerini öpmemek milli değerdir. Bir başkası için el öpmek şekilci feodal bir saygı göstergesidir, ziyaret yeterli der."
Aslında bu farklı bir olay. Evet bazı mezheplerde bayanlara dokunmak günahtır. Abdest bozulacağına dair sözler duydum. Olabilir de. Bunu yargılamak benim haddime değil. Fakat benim demek istediğim, el öpmekten ziyade, hatırlamak, birlikte geçirmek.
Sadece bayramlarda hatırlayıp diğer günler unutmak, bu da farklı bir durum. Çünkü söz konusu bayramlar burada. Siz çocuklarınızı nasıl yetiştirirseniz, öyle karşılık görürsünüz. Kısa bir hikaye yazayım hemen.
Eski zamanlarda Padişah köyün birini geziyormuş. Tarlada çalışan bir çiftçiyi görmüş ve yanına çağırmış :
- Ne kazanıyorsun buradan ?
Çiftçi kazandığı parayı söylemiş.
- Peki bu kadar parayla geçinebiliyormusun ?
-- Çok şükür Padişahım. Buradan kazandığım parayla hem borçlarımı ödüyorum, hem ileriye yatırım yapıyorum hemde ailecek yeme içmemizi karşılıyoruz.
- Bu kadar az parayla nasıl yapıyorsun bunları ?
- Kazandığım parayla anneme ve babama bakıyorum. Zamanında onlarda bana bakmıştı. Yani borcumu ödüyorum. Ayrıca 2 tane çocuğum var. Onlara bakıyorum. Büyüyünce onlarda bana bakacak. Arta kalanla da hanım ve ben geçinip gidiyoruz.
Hikaye biraz daha uzundu ama kısalttım. Çocuklarımıza bizler bu özellikleri aşılarsak, kaybolan değerlerimizi tekrar kazanabileceğimizi düşünüyorum.
Konu gayet güzel gidiyor. Seviyorum böyle tartışmaları
Dün gideceğim dedim gittim. Uzun yıllardır görmüyordum aile tarafını.
Arabadan indim. Şöyle uzunca, saçları sarı ile beyaz arasında dev gibi biri adımı seslendi. Tabi şaşırdım, baya keskin mavi gözleri(daha önce görmediğim türden) vardı adamın, korkuttu tabi
"Gel bagayum dorun, kec habiriya" demesiyle bastım kahkahayı

tabi o da güldü, böyle güzel bir anıydı.
Demek istediğim, zamanınız varken gidin görün. Yarın bir gün ya onlar ölecek, ya sen. Hala zaman varken git.
Aynen öyle. İnsan elindekinin değerini kaybettikten sonra anlıyor. Eski topraklar bir başka oluyor zaten
Yaş ilerledikçe bayramların tadıda pek bi' çakıyor sanki

Ben gencim oradan biliyorum.
Sen şimdiki bayramları gördüğün için böyle düşünüyorsun kardeşim. İşte benimde anlatmaya çalıştığım buydu aslında..
Küçükken kapı kapı dolaşıp hangi komşu şeker yerine bayram harçlığı veriyor diye arkadaşlar arasında bilgi alışverişi yapardık sonra gidip 1-2 lira almanın mutluluğu ile bakkala koşardık

Konuyu görmesem hiç aklıma bile gelmeyecekti.
Hep unutuyoruz zaten. Fakat bazen tek bir cümle, tek bir şarkı o günleri hatırlamaya yetiyor..
Hem bayram olsun hem çocukluk zamanları olsun o şansı yakalayan son nesildik biz maalesef 90dan sonraki nesil bu konuda bizim yaşadıklarımızı yaşayamadı.
Maalesef yaşayamadı. Şimdi onlar belki de " Off ne o öyle kapı kapı dolaş şeker al. Markete giderim en iyi çikolatayı alırım " diyorlardır. Fakat işte nasıl anlatacaksın ki ? Onlarda haklı.