• 04-11-2012, 23:06:37
    #19
    Nativity adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bence iyi yazar sözcüklerle dans etmeyi bilen kişidir. Siz sözcüklerle dans ederken pist ister Google arama motoru olsun, ister bir deneme kitabı, sizin işiniz bastığınız zeminin bulunduğu mekanla değil, kelimelerin melodisi iledir. Ayağınız yere basabiliyorsa ve özgürce dans edebiliyorsanız üç dar duvar arasında, iyi yazar tanımını "kendi yeteneğinizin aynası" olarak ifade etmeniz mümkündür.

    Buyurun size "iyi yazar" anahtar kelimesi ile kısacık bir örnek. Hem SEO için gereken anahtar kelime içerisinde bulunmakta, hem de anahtar kelime yoğunluğu okuyanı baymadan gözetilmekte. Yazma yeteneği konusunda edebi arayış isterseniz o da "özgürce dans edebiliyorsanız üç dar duvar arasında" derken yapılan ironide saklanmış "Ce-eee" diye fırlamayı beklemekte
    İyi bir yazar, sizin pistinizde dans etmez. Siz iyi bir yazarı bir piste koyarsanız sadece sizin "kafanızda" çizdiğiniz alanlarda iyi bir şekilde dans eder. Oysa dünyada, 7 milyar insanın her birinin bir pisti var. Ve bir yazarın kafasında 7 milyar pist var...

    Dans etmeye gelince. Ben başkalarının koyduğu kurallara göre oynamayı sevmem. Kuralları kendim koyarım, kendi istediğim gibi dans ederim...
  • 04-11-2012, 23:15:45
    #20
    Üyeliği durduruldu
    conewar adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İyi bir yazar, sizin pistinizde dans etmez. Siz iyi bir yazarı bir piste koyarsanız sadece sizin "kafanızda" çizdiğiniz alanlarda iyi bir şekilde dans eder. Oysa dünyada, 7 milyar insanın her birinin bir pisti var. Ve bir yazarın kafasında 7 milyar pist var...

    Dans etmeye gelince. Ben başkalarının koyduğu kurallara göre oynamayı sevmem. Kuralları kendim koyarım, kendi istediğim gibi dans ederim...
    Noktasına virgülüne ünlemine kadar tebrikler çok başarılı bir açıklama
  • 04-11-2012, 23:44:14
    #21
    İroniler ile pek samimi değilsiniz sanırım. Kişi yazmak istedikten sonra futbol anahtar kelimesi sınırlandırmasına sadakatini bozmadan oturup güzel bir aşk motifini, bir dini içeriği, seri katilleri, felsefecileri ve aklınıza daha ne geliyorsa işleyebilir makalesinde.

    Yazarlık muhasebecilik gibidir. Önce vergileri ve hesaplamalarını öğrenirsiniz, sonra da müşterilerinize o vergiyi ödetmemenin yollarını. Siz gene rakamlarla ve hesaplarla uğraşırsınız, ama işin neticesine baktığımızda müşterinizin yüzünde kocaman bir gülümseme vardır. Bir diğer pencereden baktığınızda ise kaçırılan bu vergilerle vatana ihanet etmektesinizdir. İşte yazmak için yazarlık değil de, maddi beklentiler doğrultusunda yazarlık da böyledir. Bir yandan sizin ve müşterinizin simbiyotik ilişkisi sağlıklı şekilde yürüse de, siz ilham perileriyle dolup taşan yetenek dünyanıza ihanet etmenin vicdanını koyarsınız terazinin bir yanına. Peki ya yazmak için yazmak diyorken, yazar kişinin kendi hazzını kalemi ile tatmin edişi olmadan özgür bir yazar olamayacağını savunuyorken, bizi o "pis adam" yapan bakış açısını ne kadar kâle almalıyız bu herkesin kullandığından farklı cümleler bulup bir araya getirebilme bulmacasını çözerken?

    Ayrıca kurallara bağlı kalmayıp, kuralları kendinizin koyduğunu belirtmişsiniz. Peki sormak istiyorum size edebiyatın da kendi kuralları yok mudur
  • 05-11-2012, 00:25:57
    #22
    Makale gönderen kişi sayısı 2 oldu. Bu konuda yazan arkadaşların biliyorlarsa moderasyondan birilerinin nickini yazmalarını rica ediyorum forumda fazla zaman geçiremiyorum çünkü
  • 05-11-2012, 02:59:05
    #23
    mesajım bulunsun, katılabilirim.
  • 05-11-2012, 05:10:18
    #24
    Bu başlık altında yine çok düzgün bir dil ile, güzel yorumlar yapılmış. Zevkle okudum.
    "Google için yazmak" denilen ve bence çok abartılan konuda yazılanlar da çok güzel.
    Ancak, bence "Google için yazmak" sözü, kompozisyon sınavında yazılı kâğıdını doldururken, "Edebiyat öğretmeni için yazmak" gibi, pek de gerçekçi olmayan bir "mazerete" benziyor. Edebiyat öğretmeni, yazınızın nasıl olması gerektiğini belirler, nelere bakacağını bildirir, bunlar doğru. Ancak, öğretmenin bu beklentileri, bizim yazmamızı zorlaştırıyorsa, bu biraz Nativity'nin ince dokundurmasındaki "yerim dar" bahanesi gibi olur.

    Google bizden ne istiyor?
    Yazının özgün ve düzgün olmasını istiyor. Zorluk burada olabilir mi? Hayır.

    Google, yazının konusunun ne olduğuna bağlı olarak, o konudaki bazı sözcüklerin yazıda belli oranda kullanılmış olması gerektiğini söylüyor. Bu, zaten olması gereken birşey değil mi? Evet.

    Google, ana "keyword" dışında, onunla ilintili bazı sözcüklerin de yazıya serpiştirilmiş olarak bulunması gerektiğini söylüyor. Google olmasaydı, zaten öyle yazmayacak mıydık? Google'den önceki yazarlar veya örnek verilen Mehmet Akif, bu konuda yetenekli biri değil miydi?

    Şöyle diyelim:
    "Türk kahvesi nasıl yapılır?" konulu bir yazı yazacağımız zaman, yazının içinde "kahve" sözcüğünün 7-8 kez geçmesi, Google istemese de doğal ve olması gereken bir durum. Ayrıca yazıda, fincan, cezve, telve, köpük, ocak gibi sözcükler büyük olasılıkla geçecektir. Google istemiş olsa da, olmasa da...

    Kısacası, bir internet yazarının dikkat edeceği şey öncelikle düzgün yazmaktır, güzel bir anlatımdır. Google'ın pozisyonu, o yazının düzgünlüğünü denetleyen bir edebiyat öğretmeninden farklı değil. Öğretmen yazıyı beğenmezse düşük not verir, Google beğenmezse de aynısını yapar. Mehmet Akif de, gazete yazarı da aynı ölçütlere göre yazar, internet yazarı da...

    İnternet yazarının belki fazladan yapacağı şey, yazı bittikten sonra, Google'ın gözüyle de bakıp, eksikleri görmeye çalışmak. Çünkü Google'da yazıları insanlar değil, "sayısal kodlamalı" botlar okuyor, o yüzden güzel yazı ölçütü de bazı sayılara bağlanmış. Hepsi bu...

    Google, düzgün, yazım kurallarına uygun, güzel bir anlatım istiyor.
    Bunu, güzel yazmanın önünde bir engel gibi görmek, nasıl desem...
    Neyse Nativity demiş zaten...




    .
  • 05-11-2012, 09:37:51
    #25
    Ekonominin tabldot gibi işlediği bir ortamda arkadaşların dedikleri için "yanlış ifadeler" olmadıklarını, buradaki amacın ve burasının edebiyat sitesi olmadığını zaten belirtmiştim.

    Gerçek bir yazar bukalemun değildir. Tablonun içerisinde nerede durursa dursun oraya uyum sağlamaktansa o tabloyu kelimelerle usta bir ressam gibi çizen kişidir.

    Ya kelime peşinde koşar ona göre yazı yazarız yada yazdığımız yazıları okuyacak sadık okuyucu kitleleri oluştururuz.

    Unutmayın ve çok iyi dikkat edin, Mehmet Akif veya ona benzer günümüz şair ve yazarları, Google için mi yazıyorlar yoksa Google onlar için ekrana arama sonuçlarını mı yazıyor ?
  • 06-11-2012, 00:18:53
    #26
    Değerli bilgiler ve seviyeli aynı zamanda faydalı tartışmalarınız için her ikinize de teşekkür ederim. Ben aslında kriterleri belirlerken SEO'ya uyumlu yazmıştım ancak bu o kadar da önemli değil. Benim için en önemlisi giriş-gelişme-sonuç bütünlüğü içerisinde bilgilendirici makalelerdir. Bu ister otorite olarak yazılsın isterse okuyucu ile konuşur gibi olsun, önemli olan hitap edebilmesidir. Dolayısıyla, her ne kadar henüz sadece 2 kişi katılmışsa da, katılmayı düşünen arkadaşlardan ricam güzel anlatım, anlam bütünlüğü ve biraz nesnel yazılar göndermeleridir.

    Katılım için en az 20 makale demiştim. Az kişi yazdığına göre herhalde bir yerlerde yanlış yaptım. Açıkçası ben de makale yazabiliyorum ancak bazı konularda zaman zaman kendimi tekrar etmeye başladım o nedenle de bu yarışmayı düzenlemek istedim.

    Son olarak, makaleler rewrite olabilir benim açımdan sorun teşkil etmez. Bunu kopya içerik olarak görmüyorum. Ama 400 kelimelik bir makale için sadece 2 kişinin makale göndermiş olması da düşündürücü. Demek ki sadece 2 kişi kalemine gerçekten güveniyor.
  • 24-12-2012, 00:07:01
    #27
    arkadaşlar, sadece 2 kişi makale gönderdi. Gönderilen makale sayısı yarışma koşullarını sağlamadığı için maalesef iptal oldu. Makaleleri isteyenleri geri gönderebilir ya da imha edebilirim.