• 18-04-2020, 23:08:55
    #28
    Evde kalmak zorundayız çünkü henüz kesin bir tedavisi yok. Aşısı yok. Bunlar temin edilene kadar evde kalıp bu lanet virüsün bulaşıcı gücünü kırmalıyız.
    Başka çaremiz yok. 40 gün oldu. 2-3 kez toplu alışveriş için markete çıktım o kadar. Ekmeği bile artık evde yapıyoruz. Çok mu eğlenceli? Bunalıma girdik. Ama ne yapalım?

    Tepkiniz çok doğru. Hükümetin bu aşamada desteği olması lazım. En azından faturalar ödenseydi topluma moral olurdu.
  • 18-04-2020, 23:19:49
    #29
    Uzaktan hikaye gibi geliyor fakat yakınlarınızdan birinin hastalığa yakalandığını duyduğunuzda evdekalmanın değerini daha iyi anlıyorsunuz.
  • 19-04-2020, 00:33:30
    #30
    TR de bu politikayı uygulayamazsın her ülkenin sürü psikolojisi çok farklıdır bizde çok suistimal ve sürdürülebilirliği imkansız en net örneğide geçen haftaki sokağa çıkma yasağı sonrası yaşananlar.
    mesela almanyada bir disiplin var çok rahat uygulanır veya g.kore yani ülkelerin kültürel farklılıkları olduğu için bir ülkede uygulanan politika diğer ülkede ters tepki yaratıyor.
    zor bir süreçten geçiyoruz ALLAH esnafımızın yardımcısı olsun devletimizin esnaflara vergi kolaylığı gerekirse bir süre almaması ve diğer konularda destek vermesi bu süreci kurtarabilir gibi duruyor ama işte söylemeklede olmadığı için umarım esnaflar için kurtarma paketleri yapılır.
  • 19-04-2020, 01:11:44
    #31
    [/COLOR]
    6 haftadır evde kalan, her evden sadece günde 1 kişinin yarım saat markete çıkabildiği ve onda da sosyal mesafenin tamamen korunduğu İtalya'da neden hala yeni vakalar aynı düzeyde devam ediyor peki, madem evde kalmak bulaşı kesiyor. Fabrikalar dahi kapalı orada.[/QUOTE]


    1- Dünyadaki tüm devletler evde kalmanın bulaş riskini azalttığını teyit ediyor.
    2- Evde kalmanın ülke yönetimlerine de milyarlarca dolarlık maliyetleri var
    3- Acından kola kolay ölen olmaz ama hastalık hergün binlerce kişiyi öldürüyor.
    4- Sizi de anlıyorum, tüm esnafı, tüm vatandaşları anlıyorum, evde kalmak hem sıkıcı, hem de tüketim devam ederken üretim yok, kazanç yok, borçlanma artıyor, ileride ödeme sıkıntıları baş gösterecek.
    5- Farklı bir çözüm yöntemi henüz dünyada yok, en uygun çözümün bu olduğu kanaati hakim. (tıbbi çözüm bulunana kadar)
    6- Ben dünyanın değişik yerlerinden gelen ve tıp dünyasının da tahmin üzerine söylediği 3-5 ayda bitirme düşüncesine çok uzağım, bu işin minimum 1 yıldan önce çözümünün olmadığına inanıyorum. 1 Yıl evde kalma nasıl olacak bilmiyorum.
    7- Uzun vadede temizliği, hijyeni sağlayacağız derken bünyemizin ihtiyacı olan yararlı bakteri ve mikropları bünyemizden uzak tutarak bağışıklık sistemimizi iyice zayıflatıp coronavirüsten kaçınırken basit gripten, nezleden ölebilecek duruma gelme ihtimalimiz de var.
    8- Hijyeni, temizliği sağlayacağız derken doğal su kaynaklarımızı daha kısa sürede bitirip, yazın susuz kalma riski yaşayacağız, Bunu ülkemizde birçok ilde yaşayacağız.
    Saymakla bitmez, yazmak istemiyorum ama Allah sonumuzu hayır etsin, Sizin için de, işsizler için de, devletler için de zor bir süreç, geçmişte yaşanan kıtlıkların bir benzerini de yaşayabiliriz, Rabbim hakkımızda hayırlısını versin.
  • 19-04-2020, 01:17:56
    #32
    Virüsün yayıldığı ilk andan itibaren sağlığımı değil borcumu düşünüyorum... Ayrıntıya gerek görmedim...
  • 19-04-2020, 01:32:40
    #33
    Devlet çalışanları ve gelirleri garanti olan kişiler, sizin bu dediklerinizi anlamazlar malesef, keyfinizden evinizden çıkıyorsunuz sanarlar.
    Yokluğun ne demek olduğunu bilmeyenler nereden bilsinler garibanın halini.

    Esnaf bu ülkenin can damarıdır, esnafın borçlanması ve iflasa sürüklenmesi büyük bir milli sorundur.
    Dediğiniz gibi, esnaf gelir elde edip, vergi veremezse devlet de çalışanlarının maaşlarını ödeyemez.

    Çocuk oyuncağı, bir kaç esnaftan bahsetmiyoruz. Top yekün bir tükenmeden bahsediyoruz.

    Bu ülkede kim ne derse desin, çıkar meselesi oldu mu kimse devletini tanımaz, bunu emin bir şekilde söylüyorum.

    Memurlar bir ay maaş alamasın, ayaklanma çıkarırlar çünkü çuvaldız onlara değmiş olacak. Ondan sonra terhis olamayan karadenizli adam müsveddesi gibi başlarlar “Allah bu devletin belasını versin!” diye (haşa)
  • 19-04-2020, 04:20:38
    #34
    PastaMalzeme adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Evde kalma olayının bulaşı önleyiciliğini tartışmanın vakti gelmedi mi sizce?

    45 gündür tam sokağa çıkma yasağı uygulanan ve her türlü tedbirin harfiyen uygulandığı İtalya'da halen her gün 600 ölüm gerçekleşiyor. Bunun 14 gün kuluçka süresi var diyor bilim kurulu 3 kere 14 gün geçmiş ama halen her gün binlerce yeni vaka ve aynı düzeyde ölüm var İtalya'da. Evde kalarak bu bulaş kesilseydi şimdiye İtalya'nın bu işi 4 hafta önce halletmiş olması gerekirdi.

    Şöyle bir bakıyorum evde kal diyenlerin büyük bölümü tv kanalları ve o kanallarda fır dönen 10-15 tane profesör. Tv kanalları evde kal aman sokağa çıkma 24 saat tv izle bizde reklam yayınlayıp parayı kıralım derdindeler, profların derdi ise aman çok hasta yığılmasın yavaş yavaş bakalım. Hükümet de bunlara teslim olmuş zaten, bu medya ve proflar neyi körüklerse onu uyguluyorlar.

    1 aydan uzun süredir kapalı olan berber, kuaför, kafe, kreş vs binlerce esnaf ve milyonlarca çalışan bunlar en fazla 15-20 gün daha dayanabilir sonrası toplumsal yıkım olur. Faturalar, kiralar, çekler, kartlar cayır cayır geliyor günü gününe ödenmesi isteniyor. Bilmem kaç milyon kişiye yardım gitti deniyor bende esnafım ne iş çevremde ne özel çevremde tek kuruş yardım gören yok. Mhp li Cemal Enginyurt'un da dediği gibi özel kıyafetler vs bi şekilde berberler falan açılmalı yavaş yavaş yoksa büyük bir çöküş yaşayacağız toplumca. Hepimiz aynı gemideyiz kimse de bana bir şey olmaz diye düşünmesin yanınıza düşen ateş sizi de yakar elbet.

    Evde kal evdekal nereye kadar.
    Evde kalmak azaldıyor büyük ölçüde, çin kapıları kaynak makinesiyle kapattı balkonlardan aldılar ihtiyaçlarını. Elbet bunalıyoruz hocam ama evde yaşlı olunca onları düşünüyor insan. Hadi bizim bir ihtimal şansımız var diyelim yaştan, eee anne baba 70 yaş napacan, bunaldım deyip çıkacan okadar korumuşken birinden bulaşsa aileye bulaştırsan vicdan azabı yeter insana. Önlemi alalımda olacağı varsa olur, ama isteyen çıksın tabiki, ingiltere başkanıda çıkın diyodu bulaşınca şimdi nerde göremiyoruz Hiçbirimiz o durumu yaşaamdık, yaşayıp anlatanlar şuanda evden çıkmayı geç odalarından bile çıkmıyorlar.

    Burada sorun olan şey geçimini gündelik sağlayan, işçi kesimi olan insanlar, Allah onların yardımcısı olsun onlar karantina uygularsa aç kalıyorlar onları düşünen bir devlet yok çünkü.
  • 19-04-2020, 04:52:23
    #35
    Üyeliği durduruldu
    Konuyu açarken "taşıyıcı" faktörünü düşünmediniz sanırım. Örneğin bana virüs bulaştı ama hiçbir belirtisi yok, fakat virüs bünyemde. 2 hafta boyunca kendi karantinamı uyguladım. Sonra tak ailemin yanına gittim onlara bulaştırdım.
    Virüsü kontrol altına aldık demek için iyileşen sayısının vaka sayısından fazla hatta katı olması lazım ki böylece aktif vaka sayısında hızla düşüş yaşansın. Son birkaç günkü istatistik gösteriyor ki ortalama 1 ay daha minimum süre var.
    Ki bir çok otorite de ikinci dalganın geleceğini söylüyor.
  • 19-04-2020, 09:23:42
    #36
    Hahaha hangi devlet desteğinden bahsediyorsun?
    İnsanlar diyor ki para? ailem var zaten ucu ucuna ayı getiriyordum birikmiş param yok aç kalacaz çalışacaz diyor. Esnafın yüzde kaçı odalara üyede sadece odaya üye olanlar kredi çekecek.

    Birikmiş param var ama diyorum ki olmayanlar? Her ay devlet ayın 26 sında benden tıkır tıkır vergisini aldı ee nerede paralar? Güzel, işletmeler batsın, sonrasında ki psikolojik çöküntüleri, intiharları da aynı bu şekilde yorumlarsın.

    VBuMaSTeR adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Evde kalmanın cehaleti artırdığını kesin kanıtı oldu bu konu. Bu kadar profesörler, bilim kurulları, laboratuvarlara kapanan bilim insanları bilmiyor da siz biliyorsunuz bu işi belli ki. Kusura bakmayın ama ölüm oranları artacağına işletmeler batsın (devlet desteğine rağmen tutunamayanlar için söylüyorum.) Çünkü insanlar ölünce bu işletmelerin zaten müşterisi olmayacak. Müşterisi olmayan bir işletme olur mu onu da bir sorgulamak lazım...

    Özellikle berberler açılmamalı. Büyük çoğunluğu hijyen kurallarına uymadan işlem yapıyor. Aynı makas tarakla bütün günü geçiriyor.
    Havluları yıkamadan sırayla bir sürü müşteriye kullanıyor.
    Berberler şuanda bu ülkenin en çok virüs gezdiren işletmeleri. Yinede açılacaksa herkesin kendi ekipmanı ve havlusu ile berbere gitmesi ve berber içerisinde kesim harici kimse bulundurulmaması gibi önlemler getirilmeli. Tabi ki eldiven maske gibi koruyucu ekipmanların kullanımı gibi klasik konulara girmeyeceğim. Ve tabiki berberler sadece hafta içi ve randevu ile müşteri kabul etmeli.
    Kendi adıma söyleyecek olursam minumum 1 seneden önce berbere uğramayı düşünmüyorum. Aynı şekil oğlumuda götürmeyeceğim.