• 21-01-2008, 16:04:01
    #10
    Misafir
    Aldığı işleri neticelendiren iyi bir arkadaşımızdır banada banner yapmıştı ve hala kullanıyorum
  • 21-01-2008, 16:10:24
    #11
    Teşekkür ederim Ahmet abi (:
  • 21-01-2008, 16:17:52
    #12
    Şimdi öncelikle amacım konuyu baltalamak değil fakat yukarıdaki konuda referans verilen konularda "özgün makale" kavramına uymayan bazı durumlar var. Copy-Paste takniği gibi. Elbette yanılıyor olabilirim ki yanılıyorsam şimdiden özür dilerim.

    Şu linkteki bLeedCry nickli arkadaşımızın hazırladığı makalede herhangi bir paragraftan bir cümle Google'da aradım. O cümle de sondan üçüncü paragrafta olan şu cümle idi:

    "Pek öyle sayılmaz. Öncelikle fazladan megapiksel'e sahip olmak demek, resimlerinizi kesmek gibi önemli bir işlem için fazlasıyla yardımcı olacak bir unsur."

    Bu cümleyi aradım ancak bu cümle ile başlayan bütün paragrafın CHIP dergisinde yayınlanmış olduğunu öğrendim. Şu linkte aynı paragrafı görebiliriz ve bu yazı CHIP Dergisi'nde yayınlanmış.

    CHIP, bu arkadaşımızdan alıntı yapamadığına göre sanırım bu arkadaşımız CHIP'ten copy-paste yapmış.

    İnanın diğer hiçbir cümleye bakmadım. Umuyorum sadece bu paragrafta dediğim olumsuz durum vardır da diğerleri tamamen özgündür.

    Unutmayın ki "özgünlük" daha önce denenmemiş olan yani kişinin ilk yaptığı, yazdığı şey anlamına gelmektedir.

    Bu mesajımın tamamı hakkında yanılıyor da olabilirim eğer yanılıyorsam, yanılgılarımı açıklarsınız.

    Saygılarımla
  • 21-01-2008, 16:25:15
    #13
    Ben zaten belirttim dostum , araştırmamı yapıyorum , cümleyi bağlayabilmek için bir kaç kelime alıyorum ya da bir kaç cümle , hoş yazdığım makalelerin tamamını aratabilirsin..
    Ayrıca evet , yanılmıyorsunuz , ama 900 , 1000 kelimeyi bir araya getirmek , düşünmek , araştırmak vs. her yiğidin harcı değil ne yazık ki. Ve yine şunu söylemeden geçmek istemiyorum , yazdığım yazıların 750 800 Kelimesinin bana ait olduğuna Namusum ve Şerefim üzerine yemin edebilirim.

    Alnım Açık Her Zaman ((:

    Saygıyla..
  • 21-01-2008, 16:30:39
    #14
    Kardeşim, özellikle yanlış anlamamanı ilk yazımda da yazdım. Nihayetinde diğer cümlelerine de baktım ancak o cümleleri herhangi bir yerden almadığını, kendin yazdığını gördüm.

    Benim ilk baktığım cümlenin CHIP dergisinde yayınlanmış olduğunu ve o cümlenin bulunduğu bütün paragrafı CHIP dergisinden alıntı yaptığını görünce "özgünlük" kavramını sorgulamak istedim.

    Açtığın konuda "İçerik tamamen kendime ait" demişsin ya işte buraya takıldım ben. Ufak tefek de olsa başka yerlerden alıntı yapıyorsun ama elbetteki senin çalışma stilindir, çalışma edebindir. Sen nasıl istersen öyle yap.

    İnan ki şu an konuyu baltalamış gibi gözükmek istemem nitekim baltalamıyorum, burdan arkadaşlara da söylüyorum o paragraf dışındaki bütün paragraflar arkadaşın "özgün" çalışmalarıdır. Sadece o belirttiğim paragrafta "copy-paste" yapmış. Bu durumu da değerlendirenler olacaktır elbet.
  • 21-01-2008, 16:30:52
    #15
    Dünya’da Yaşayan Melekler..

    “ Dünya’da melek yaşar mı yahu ? “ sorusunu bir Anne – Baba yanıtlarsa cevabı “ - Evet , Yaşar “ olur , ama sokakta ki çocuk sahibi olmayan , düşünmemiş , hiç içli dışlı olmamış bir insana sorarsak “ - Saçmalamayın “ diyecektir.. Kimine saçma , kimine garip , kimine dünya’nın en heyecanlı şeyi gelir , aslında “ yaşamayan nerden bilsin “ teorisini doğrular niteliktedir Anne-Baba olmak… Büyük sorumluluklar yükler kiminin omuzlarına , kimininse bütün sorumluluklarını alır gider , bir kuş gibi hafifletir o ameliyat odasından çıkan hemşirenin sesi… Bir melek gelmiştir dünya’ya , artık bir melek sorumluluğu almışsınızdır. Kimselerle paylaşamaz , kimselere göstermek istemezsiniz. Yada kimsenin öpmesine izin vermezsiniz , yanaklarını sıkmasına , sokakta oynarken oyuncağının elinden alınmasına.. Büyük çok büyük sorumluluklar yükler , dünyanızdan vazgeçer , ömrünüzü O’na adarsınız..

    İnsanlar tabiat olarak üremek zorundadırlar bilindiği gibi , iki’den üç olmak bizim tabiatımızın vazgeçilmez gerçeği. Peki ya üremek nasıl oluyor da bir insana bu kadar sorumluluk yüklüyor bunların yanıtını vermeye çalışalım konuyu biraz daha irdeleyip.

    Anne – Baba olmak için hazır mıyız ? En azından bunun sorumluluğunu taşımaya hazır mıyız ? Karşılıklı oturup iyiden iyiye inceledik mi bu konuyu ? Getirdiklerini , götüreceklerini , nasıl , ne şekilde yaşayacağını ince eleyip sık dokuduk mu ? Bu soruların bir çoğuna elimden geldiğince yanıt vermeye çalışacağım , umarım birkaç satır da olsa faydalı bir şeyler yazabilirim..

    Anne Olmak ;

    Haftalık yada aylık günlerinizi unutmakla başlayabilirsiniz bu sorumluluğu taşımaya. Ardından öğleden sonraları gittiğiniz üst komşu sohbetlerini unutmalısınız yada asgari surette en aza indirgemelisiniz. Ayrıca eve gelen misafirlerinizden “ Meleğin “ bulunduğu ortam da sigara içmemelerini , yüksek sesle konuşmamalarını Anne olarak rica etme sorumluluğu da sizin omuzlarınızda… Yine çok dikkat etmeniz gereken bir nokta da şurada ; Beslenmenize , Sağlığınıza çok ama çok dikkat etmelisiniz ki “ Meleğin “ sağlığı da size bağlı olarak gelişim göstersin.. Peki ya bütün sorumluluk size mi düşüyor ? Elbette ki hayır.. Buyurun , biraz da babalarımıza düşen görevleri irdeleyelim..

    Baba Olmak ;

    “ Meleğin “ sağlığını biraz da olsa düşünüyorsanız yüksek sesle telefon görüşmelerini unutun! Daha sonra bağıra çağıra ulaşamayacağınız noktada ki futbolculara sinirlenmeyi de unutun. Ardından , gelen misafirleriniz ile oturup “ Meleğinizin “ odasında tavla oynama gibi bir lükse de sahip değilsiniz , yada arkadaşlarınızla gece 11 12’lere kadar dışarıda sohbet etme , ortamlara takılma gibi bir lüksünüz de alınıyor elinizden… Yada hanımefendiye “ – Toplantım Var , Geç geleceğim “ diye bir bahane üretme lüksünüz de olmuyor evde sizi yalnızca hanımefendi beklemiyor artık “ Meleğiniz “ var.. Kavgalarınızı , yüksek sesli tartışmalarınızı , arada ki negatif elektiriği hiçbir şekilde yaymamalısınız Meleğin bulunduğu ortama.. Şimdi isterseniz genel geçer sorumlulukları baz alalım buna göre hayatımızı şekillendirmeye çalışalım..

    Aktif olarak çalışan Anne-Babalar için belki de hayatta karşılaşabilecekleri en büyük sorun ve mutluluktur. Bir Anne doğum iznine ayrıldığı andan itibaren bir Baba da mutlaka Anne ile birlikte ücretsiz izin dediğimiz iznini kullanmalıdır fırsat buldukça. Asla ve asla yalnız bırakılmamalıdır Anne adayı.
    Eğer ki oldu da izin alamadı Baba adayımız günün belirli saatlerinde Anne adayımızı arayıp gönlünü hoş tutan sözcükler sarfetmeli.. En azından çaba göstermeli gelecek olan “ Melek “ ve getirecek olan “ Hanımefendi “ adına… Durup durup düşünmeli gelecekte karşılaşacaklarını , sorumluluklarını , mutluluklarını , heyecanlarını… Anne adayımız izine ayrıldıktan sonra Baba adayımız daha çok titremeli üzerine , hissettirmeden de olsa hiçbir isteği geri çevrilmemeli.
    Anne adayımızın sorumlulukları bu dönemde en aza indirilmeli ki aklı bir şeylere takılıp da üzülmesin , “ Melek “ sizin yaşadıklarınızı iyi yada kötü mutlaka hissedecek ona göre şekillenecektir gelişimi..

    Mutlaka sigara vb. şeylerden uzak durulmalıdır , doğum öncesi ve doğum sonrası. Bunlar aslında birçoğumuzun çevremizden aldığı öğütler ama tekrar tekrar hatırlatmak da fayda görüyorum.

    Şimdilik yazabileceklerim , bunlardan ibaret , umuyorum ilerleyen dönemlerde tekrar birlikte olabilir , beraber şekillendirebiliriz kafamızda ki soru işaretlerini .

    Saygılar.
    A.Buğrahan GÜNGÖR.
  • 21-01-2008, 16:32:22
    #16
    Yukarıda ki makaleyi yazdığım Abimden izin almadım fakat bu işi alnımın akı ile yaptığıma inanıyorum hala..

    Saygıyla..
  • 21-01-2008, 16:32:24
    #17
    Misafir
    Dünyanın en özgün makalesinide yazsanız, günlük hayatta hiç kullanılmayan kelimeleride bir araya toplasanız bunu noterede tescil ettirseniz yinede 50 cümlelik bir makalede en az 10 cümlenin google da çıkma sonucu vardır, örneğin paris hilton un hapse girdiğini google da hiçbir cümlenizin daha önce indexlemediği kelimelerden makaleye dökün bakalım mümkünmü acaba..?
  • 21-01-2008, 16:36:28
    #18
    ahmeteroglu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Dünyanın en özgün makalesinide yazsanız, günlük hayatta hiç kullanılmayan kelimeleride bir araya toplasanız bunu noterede tescil ettirseniz yinede 50 cümlelik bir makalede en az 10 cümlenin google da çıkma sonucu vardır, örneğin paris hilton un hapse girdiğini google da hiçbir cümlenizin daha önce indexlemediği kelimelerden makaleye dökün bakalım mümkünmü acaba..?
    E elbette ki Google'da Paris Hilton ile lgili bir cümle aratırsanız bolca yazıya, habere rastlarsınız ancak benim verdiğim örnek "özgünlük" ile alakalı ve koskoca bir cümle. Şimdi zaten arkadaş da CHIP'ten alıntı yaptığını kabul ediyor

    Yani yazdığın bu mesaj bir anlam teşkil etmiyor.

    Ben yine de arkadaşın işini hakkıyla yaptığını düşünüyorum nitekim az önce de belirttim ki diğer paragraflar CHIP'ten alıntı filan değil, kendi yazısıdır.