Kuruluşunun 15. Yılını tamamlamaya doğru giden video paylaşım platformu Youtube ilk kurulduğunda, kurucularının aklında bambaşka şeyler vardı: Amerikan Futbol Karşılaşmasını tekrarını izlemek gibi. Bugünse, Youtube, kanalları, reklamları ve izleyici sayısıyla, artık dünyayı ve biz kullanıcılarını şekillendiren bir araç konumunda. Peki, 3 arkadaşın kurduğu bir video paylaşım uygulaması, nasıl oldu da bu hale halde? Bu ilginç hikâyeye kuruluşundan başlayabiliriz.

Youtube’un Doğumu: Dikkat Çekmeyen Platformun Yükselişi

Jawid Karim, Steve Chen ve Chad Hurley. 2020 itibariyle 2 milyarın üzerinde kullanıcıya sahip olan video paylaşma platformunun üç kurucusu. 15 Şubat 2005 yılında San Bruno, Kaliforniya’da kurulan şirket, bir yıl gibi kısa bir süre içinde değerini kanıtlayarak Kasım 2006’da Google’a 1.65 milyar dolara satıldı. Kurucularından Jawid Karim aynı zamanda Youtube’a video yükleyen ilk kişi. Ağustos 2020 itibariyle 110 milyon izlenmeyi geçen video yalnızca 18 saniye ve 9 milyonu aşkın yoruma sahip. Karim’in 23 Nisan 2005’te yüklediği ‘’ Hayvanat Bahçesinde Ben’’ adlı videoyla başlayan şeyse, bundan çok daha uzun süreli bir etkiye işaret ediyor.

Daha önce Paypal’da çalışan üçlü, Youtube’u kurarak aslında geleceğin şekillenmesinde de önemli bir adım atmış oldular. Sitenin nasıl kurulduğuysa hala tam olarak bilinmiyor. Çünkü kurucular bile bu süreçle ilgili farklı hikâyeler anlatıyor. Bunun yanında kuruluş hikâyesinin dışında kesin olan bir şey varsa o da Youtube’un şu anda teknolojik kapsama gücüyle dünyaya yön verdiği gerçeği. Sebebiyse 8 milyara yaklaşan dünya nüfusunun 2 milyarının Youtube’u kullanıyor olması ve bu rakam gün geçtikçe artıyor.

Youtube’la Kendi İşimin Patronuyum- Peki, gerçekten öyle mi?

Teknolojinin günden güne gelişmesiyle beraber, iş dünyası da hızlı bir değişim geçiriyor. Artık eskiden ‘’garanti’’ olarak görülen mesleklerin yanında, ‘’youtuber’’, ‘’ içerik yazarı’’, ‘’ influencer’’ gibi yeni iş kolları da var hayatlarımızda. Bu yeni işlerdeki çalışma saatlerinin diğerlerine göre daha serbest görünmesi de, özellikle gençlerin bu yola yönelmesine sebep oluyor. Bir önceki nesillere göre, hayatlarını youtube gibi sitelerden kazanmak yeni nesil için akla yatkın geliyor. Bunun da gerçekçi bir sebebi var. Youtube’un CEO’su Susan Wojcicki, 2019’da günlük youtube izleme saatinin 250 milyon saat olduğunu belirtmişti.

Her yıl artan rakamlarla birlikte rekabet de artıyor. Bu sebeple, youtuber olmak göründüğü kadar kolay olmamakla beraber, çalışma saatleri serbest ama oldukça fazla. Abone sayısının artması için; düzenli bir şekilde video yüklemek, youtube trendlerini takip etmek ve bu işi ciddiyetle yapmak gerekiyor. Böylece, daha özgür bir platform olmasına rağmen, başarılı bir youtuber olmak ve bu işten para kazanmak da, belli koşullara bağlı hale geliyor.

Tüm bu değişimler, beraberinde yeni kurallar ve yeni bir düzeni de getiriyor. Youtube’da çalışan biri olmanın bundan 20 yıl sonra ( belki daha da kısa bir sürede) oldukça normal bir hale gelmesi şaşırtıcı olmaz. Zira bu değişim başladı bile.


KAYNAKLAR
Variety.com
https://www.youtube.com/about/press/
https://www.worldometers.info/tr/

-----

Diğer Makaleler:

https://www.r10.net/instagram-ticari...post1074205488

-----