• 05-08-2009, 10:49:10
    #37


    Dolardaki değer kaybı MB’yi harekete geçirdi

    Dolar yerlerde sürünüyor. Bu yazıyı yazdığım saatlerde piyasalarda 1.458 TL üzerinden işlem görüyordu. İster istemez insanın aklından ekonomimiz çok mu iyi ki TL dolar karşısında değer kazanmaya devam ediyor; peki doların değer kaybı nereye kadar gider diye geçiyor. Bu soruya doğru cevap verebilmek için iyi bir analize ihtiyaç var.

    Dolardaki değer kaybının en önemli nedeni döviz arzındaki artış. Yani dolar bol, talepse düşük. Durum böyle olunca da dolar değer kaybediyor.

    Peki dolar nasıl bollaştı? Turizm gelirlerimiz mi olağanüstü arttı, yoksa ihracatta mı patlama yaşandı? Bana kalırsa turizm gelirlerimizde öyle ahım şahım bir artış olmadığı gibi ihracatımızda da kayda değer bir artış yok. Yani bu sektörlerden kaynaklanan bir dolar girdisi yok.

    Merkez Bankası bilançosuna bakıyoruz. Net hata noksan kaleminde kaynağı henüz açıklanmayan 18.5 milyar dolar girdisi var. Nereden, niçin geldiği belli değil. Ancak belli ki bir yerlerden ülkemize dolar yağıyor. Peki bu kötü mü derseniz, cevabım hayır. Ülkeye döviz girişi iyi, ancak doğrudan yatırıma gelseydi çok daha iyi olurdu. Görünen o ki bu dolarlar serseri para olarak şu anda ülkemizde park etmiş durumda.

    Bu dolarların menşei konusunda çeşitli söylentiler var. Bir iddia, İran ve Suriye kaynaklı olduğu yönünde. Bir diğer iddia da Türk halkının yurt dışındaki bankalarda bulunan paraları olduğu, iş adamlarının ülkedeki sermaye ve işletme kredisi sıkıntısı üzerine yavaş yavaş ülkemize gelmeye başladığı. Ancak kesin bir şey söylemek mümkün değil.

    ***

    Doların değerindeki düşüş ihracatımızı olumsuz yönde etkilemeye başlayınca, düşüşü önlemek için Merkez Bankası kolları sıvadı ve Ekim 2008’den bu yana ara verdiği dolar alım ihalelerine yarından itibaren başlama kararı aldı. Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamaya göre, her gün 30 milyon ABD doları ihale ve 30 milyon ABD doları da opsiyon hakkı olmak üzere 60 milyon ABD Doları alımı yapılacak.

    Merkez Bankası’nın opsiyon dahil, günde 60 milyon dolar alması dolar fiyatını yukarı çekmeye yeterli olur mu? Bence biraz zor. Merkez Bankası’nın ve bankaların kasalarından dolar fışkırdığı bir dönemde bu alımlar dolar fiyatını yükseltmez, belki düşüşü az miktarda önleyebilir. Ancak sonbaharda turizm mevsiminin bitmesi ile döviz girişi azalma eğilimine girerse o zaman belki dolar fiyatında bir miktar artış olabilir. Dünya ekonomisinde olağanüstü bir gelişme olmadığı takdirde kısa dönemde dolar fiyatında bir artış beklenmiyor.


    ***

    Bazı göstergeler düzelmenin işareti gibi yorumlanabilse de ekonomide henüz köklü bir düzelme yok. Ancak dövizin gerilemesiyle birlikte enflasyonda da düşüş devam ediyor. ÜFE’deki düşüşün altında yatan en önemli nedenlerden biri de TL’nin ABD doları karşısındaki değer kazanması.

    TÜİK dün aylık ve yıllık enflasyon oranlarını açıkladı. TÜİK açıklamasına göre, temmuzda tüketici fiyatlarında yüzde 0,25 artış olurken, üretici fiyatları yüzde 0,71 oranında düşmüş.

    Temmuz ayı itibarıyla yıllık enflasyon TÜFE’de yüzde 5,39 artış, ÜFE’de yıllık yüzde 3,75 gerileme var.

    Enflasyon düşüşü elbette iyi. Ancak düşüş ekonominin iyi gitmesinden kaynaklanmıyor. Vatandaşın durumu iyi değil, para bulamadığı için mal ve hizmet satın alamıyor, onun için enflasyon düşüyor. Yatırım hiç yok, üretimde düşüş var, ihracat yok ve işsizlik artıyor. Buna rağmen dolar TL karşısında değer kaybediyor. Bu pek hayra alamet değil. Korkarım günün birinde acısı yine Türk halkından çıkar.

    http://haber.gazetevatan.com/haber.v...ryid=4&wid=153
  • 05-08-2009, 11:32:37
    #38
    Misafir
    Abicim türkiyede yaşıyoruz bırakın bu teknik analizleri falan kimsenin aklına uymayın yarım saat sonra olumsuz bir iç gelişme olsa,hükümet dağılsa vs.vs. herhangi bir olumsuz iç gelişmede görürüm ben doları anında 1.70 oluyormu olmuyormu.

    Olmaz olmaz demeyin burası türkiye...
  • 05-08-2009, 11:35:13
    #39
    bakalım daha neler olacak
  • 05-08-2009, 11:45:50
    #40
    Döviz.com ~ Amerikan Doları Kurları

    Koptu gidiyor. 1,46 kırıldı.
  • 05-08-2009, 11:55:38
    #41
    Misafir
    mener adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Döviz.com ~ Amerikan Doları Kurları
    Koptu gidiyor. 1,46 kırıldı.
    1.40 a falan düşsede eşe dosta aldırsak ama sanmam düşmeye başladıkça merkez alım yapacak ve yeniden yükselecek.
  • 05-08-2009, 13:57:21
    #42
    Xman adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Elbette kalıcı olmayacak 1.40 lardan toplayıp 1.70 lere getirecekler ordanda boşaltacaklar haliyle 1.50 lere gevşeyip oralarda dengelenecek.
    katılıyorum
  • 05-08-2009, 14:34:47
    #43
    Üyeliği durduruldu
    en sonunda tiwaly arkadaşında dediği gibi tam sırası dolar almanın
  • 06-08-2009, 10:34:13
    #44
    IMF anlaşması abesle iştigal

    Sonbaharda olabileceği söylenen IMF anlaşması bağlamında iki gündemi bir arada okumak gerekiyor.

    Birincisi şu aşamada dünya neyi tartışıyor, Türkiye bu tartışmanın neresinde? İkincisi, ekonominin birçok cephesinden gelen verilere göre bir IMF anlaşması gereği artıyor mu, azalıyor mu?
    Dünyada tartışılan kısaca şu: Ekonomik krizde dibi gördük. Çıkış başladı. Kriz üssü ve küresel beklentileri olumlu yönde tetikleyecek olan ABD'de düzelme süreci birçok veriye yansımış durumda. Tüm verileri içinde barındıran en önemli gelişme ise ikinci çeyrek büyümenin beklentilerden iyi gelmesi. Konut sektöründeki canlanma emareleri de hastalıklı organda tedaviye bir tepkinin geldiğini gösteriyor. Şimdi bu cuma günü istihdam alanında bir kıpırdama haberi daha gelirse beklentiler çok daha düzelir. Ben ikinci bir kriz dalgası da beklemiyorum.
    Dünya şimdi kriz esnasında aşırı bozulmuş olan kamu maliyesinin nasıl toparlanacağını ve enflasyonist dalganın nasıl durdurulacağını tartışıyor. Burada ABD Doları'nın aşırı bir hızla çökme ihtimalini de hesaba katmak gerek. Unutmayın, bu son kriz esas çıkması gereken yerden çıkmadı. Kriz ABD'nin ikiz açıklarından (tasarruf-bütçe açıkları ile cari açıklar) ve buna paralel olarak dolarda sürüp giden erozyondan çıkmalıydı.
    ABD başarıyla olayın eksenini saptırdı, ipotekli konut sektörüne ve dünyanın ABD'ye akıttığı paraların adresi olan yatırım bankalarına kaydırdı. Tasarruflar burada iç edildi. Çinlinin, Arap'ın, Rus'un, Türk'ün parası kazan dairesinde yanmadı, ABD'ye geçti. Ancak, 'Obama gazına' rağmen ABD'nin kangren olan sorunu kaldığı yerden devam ediyor. Bunu not ediniz.
    Süreç 'reel getiri potansiyeli' yüksek ve 'riski düşük' gelişmekte olan ülkelere hızla yansımaya başlıyor. Bu, önce para piyasalarına akan fonlarla başlar. Öyle de oluyor. Ardından küresel talebe göre diğer alanlara da kayacak.
    Türkiye'de çok kötü gelen (%13,9) birinci çeyrek büyüme verilerinden sonra ikinci çeyrek küçülmesi, yine kötü, ancak ilk çeyreğe göre çok daha düşük kalacak.
    Türkiye'nin cari açığı ocak-mayıs döneminde %80'in üzerinde daralma kaydetti. Yıllık açık geçen yılki 42 milyar bareminden bu sene sonunda en fazla 12 milyar dolara gerileyecek. Öte yandan Türkiye'ye sermaye girişi de başladı. Hele net hata ve noksan kalemindeki 18,2 milyar dolarlık "adresi şimdilik belli olmayan" (ben biliyorum) kaynak Türkiye'ye olan bir 'minnet ve vefa borcu' kadar güveni de ifade ediyor. Cari açık fazlasıyla finanse ediliyor. Kriz ortasında sermayenin vadesinin kısası-uzunu ya da sıcağı soğuğu tartışılmaz. İşe yarasın, açığı kapasın yeter.
    Keza Türk bankaları yılın ilk altı ayında açıkladıkları 11 milyar TL'ye varan kârlarıyla 2003'ten beri kaydettikleri en yüksek rekorlarını yakaladılar. Krizde kâr rekoru iyi mi? Peki, helâl mi? Haşa!
    Bankaların ve şirketlerin kısa vadeli dış borç yükümlülüklerini yerine getirmede şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da bir sıkıntı gözükmüyor.
    Halen %100 oranında dolaşan Hazine borç döndürme eğilimlerine ve önceki günkü büyük ihalede uzun vadeli faiz oranlarındaki katılık kırıldı ve tek haneye 'merhaba' dedik. Deutche Bank'ın yerli müritleri 'Türkiye dış açıklarını finanse edemeyecek, iflas etmeden IMF'ye teslim olalım' diyordu değil mi? Küresel köyün çağdaş marabaları bu teslimiyet üzerinde Ergenekon hesabını dürecekti. Enflasyondaki düşüş ve faiz indirimleri devam ediyor. Bu süreç üçüncü çeyrek daralmasının da tehlikeli boyutta olacağını gösteriyor. Bütçede yılın ilk altı ayında ortaya çıkan erozyona hükümet, siyasi riskini üstlenip erken müdahale etti. Batılıların mali dengeleri nasıl toparlayacaklarını kara kara düşündükleri bir ortamda bizde IMF'siz acı reçete devreye sokuldu. Yılın sonuna doğru bir ikinci türbülans olmaz ve mali disiplin askıya alınmazsa mali tamirat netice verecektir. Bize göre IMF anlaşmasının gereği gittikçe artmıyor, tersine azalıyor. Hele durgunluk içinde olan, bütçe tedbirlerini alan ve dış denge sorunu olmayan bir ülke için IMF anlaşması abesle iştigal.

    İbrahim ÖZTÜRK - IMF anlaşması abesle iştigal*-* ZAMAN GAZETESİ [İnternetin İlk Türk Gazetesi]
  • 07-08-2009, 14:39:39
    #45
    1,4830 şu anki kur. Dolar toparladı gibi.