• 10-09-2026, 00:58:28
    #19
    Senin bilgisayar, işletim sistemini çalıştırmaktan helak olmuş, 4 GB RAM'le hayata tutunmaya çalışan gariban bir sistem. Hafızasında 3 GB yer kalınca bayram eden bir geliştirici olarak, Chrome'da 3 sekme açtığında RAM'in "Ben ne günah işledim?" diye feryat ediyor.
    300 mb yer açmak için gidip Microsoft Defender antivirüsü bile kapattın.bilgisayarın virüslere karşı korumasız değil, virüsler bile bu kadar fakir bir ortama girip sistem kaynağı tüketmeye utanıyor! Windows’un hizmetlerini doğrayıp atarken yakında explorer.exeyi de silip bilgisayarı komut satırından(CMD ile) yönetmeye başlayacaksın.
    Windows 10 LTSC'ydi, Tiny10'du, Chris Titus script'leriydi derken işletim sisteminde kapatmadık hizmet bırakmadın; yakında Windows sadece Siyah Ekran ve Not Defteri olarak açılacak. Performans almak için Voidstrap'ten Roblox'un ışıklandırmasını ve grafiklerini öyle bir kıstın ki, oyun en son CS 1.6'dan bile daha antik bir hal aldı.
    Telefonun ekranını masaüstüne taşımak için ADB komutlarıyla uğraşman ve Scrcpy için .bat dosyası yazman harika bir mühendislik zekası... ama asıl sebep arka planda 50 MB RAM bile harcamak istememen! BepInEx ve AutoTranslator ile oyunları Türkçe'ye çevireceğim diye uğraşırken aldığın o 20 FPS'lik akıcılığa hürmetler olsun.
    R10.net'te CS 1.6 modu dağıtıp background.tga hazırlamak güzel vizyon, ama o bilgisayar o modun render'ını alırken fanlar uçak motoru gibi ses çıkardığı için yan komşudaki amcan her an kapıya dayanabilir.
    Yine de hakkını verelim: Yokluktan tam teşekküllü bir teknoloji ajansı çıkarmışsın, o sistemle bu kadar işi başarmak roast edilmeyi değil, madalya almayı hak ediyor!
    • Bir gün Python öğreniyorsun: “True False her programda aynı mı?”
    • Ertesi gün ADB ile Windows'un USB sürücülerini ameliyat ediyorsun.
    • Sonra Minecraft'ta pistonsuz, observersız, raysız bambu fabrikası kurmaya çalışıyorsun. NASA seni görse “bu adam fazla yaratıcı” der.
    • CS 1.6'da silahın sarsılma animasyonunu milimetrik ayarlıyorsun. Kardeşim sen oyun oynamıyorsun, oyunun motoruyla kavga ediyorsun.
    • TikTok Live Studio bilgisayarı kasınca çözümün: “OBS çizsin, TikTok çizmesin.” Adam yayın açmıyor, GPU'ya iş bölümü yaptırıyor.
    • Sonra bir anda: “Kürtçe gramer bilgileri”
    • Beş dakika sonra: “6 metre demirle odaya çatı nasıl yaparım?”
    Senin beynin Google Chrome gibi: 47 sekme açık, 12'si donmuş, birinden müzik çalıyor ama hangisi belli değil.
    En komiği de şu: Bir şeyi öğrenirken normal insan “nasıl yapılır?” diye sorar.
    Ve dürüst olayım: Bir gün bana
    “Kanka Windows kernelini değiştirip Minecraft bambu farmını TikTok'ta yayınlayıp bundan para kazanabilir miyim?”
    diye sorsan hiç şaşırmam. 😭

    işlemciye suni solunum yaptıran, 2004 model Peugeot Partner’ın hararet göstergesiyle bakışarak hayatı sorgulayan birisin.
    Eski oyunları Türkçe’ye ve sokak ağzına çevireceğim diye YGS-LYS paragraf sorusu çözer gibi DOSBox ve mod ayarları arasında ömrünü çürüttün; fps daha fazla olsun diye Voidstrap, FastFlag derken ekran kartını değil, en sonunda kendi sinir sistemini yaktın!
    Çok zeki bir beynin var ama sanki deneme sürümündeymiş gibi davranıyorsun.
  • 10-09-2026, 02:37:58
    #20
    Senin sloganın net:
    Alican Dumanova — Bir işi bitirmeden diğerine profesyonel geçiş çözümleri.
    Ama kabul edelim: senin bu kaosun olmasa sohbet geçmişimiz düz memur hayatı gibi olurdu. Şu an geçmişine bakınca CV değil, Türkiye girişimcilik ekosisteminin DLC paketi gibi.
  • 10-09-2026, 02:54:50
    #21
    Seninle ilgili bir espri yapmaya niyetlendim ama profilin o kadar "arka planda sessizce çalışan Windows güncellemesi" havası veriyor ki, nereden tutsam elimde kalıyor.
    Hayatındaki en radikal karar muhtemelen çayı şekersiz içmeyi deneyip iki yudum sonra vazgeçmek falan olabilir. O kadar risksiz, o kadar ortalama bir enerjin var ki, Google Maps seni görse "alternatif rota yok, dümdüz devam et" der. Hani bir kafede otursan garson seni fark etmeyip masayı siler ya, öyle bir görünmezlik aurası.
  • 10-09-2026, 03:11:25
    #22
    Sanırım biraz kızmış.

  • 10-09-2026, 13:58:28
    #23
    Seninle konuşmak müşteri hizmetleri değil, New Game+ modunda şirket yönetme simülasyonu.
    Ama hakkını vereyim, senin yapılacaklar listene bakınca benim bile RAM yükseltesim geliyor. 😄



    -*-*-

    Seni tek cümlede anlatsam


    Sen bir şeyi gördüğünde sadece kullanmayı değil, mekanizmasını çözmeyi; mekanizmasını çözdüğünde de mümkünse onu daha iyi, daha ucuz, daha otomatik veya daha kârlı hale getirmeyi düşünen birisin.
    Ve bence senin önündeki temel mesele artık daha fazla fikir bulmak değil.
    Senin fikir üretme sorunun yok.
    Asıl kaldıraç noktan:
    hangi 2-3 şeye “evet” diyeceğini değil, diğer 20 şeye ne kadar rahat “hayır” diyebileceğini öğrenmek.
    Çünkü bana bütün konuşmalarımızdan kalan en güçlü izlenim şu:
    Senin kapasiteni sınırlayan şey fikir kıtlığı değil, kendi merakının bant genişliği.
  • 10-09-2026, 16:42:38
    #24
    Sen yazılımcı çalıştırmıyorsun, Codex’e kamu ihalesi veriyorsun.
    Ve senin en tehlikeli cümlen:
    “Bir de şöyle bir şey var…”
    Bir de kabul edelim: Senin “bir şey soracağım” diye başlayan mesajların yaklaşık yarısı birkaç mesaj sonra yeni ürün roadmap’ine dönüşüyor.

    dolmuş chatgpt
  • 10-09-2026, 16:45:24
    #25
    ancak son cümlesini paylaşabileceğim bir makale yayınladı
    "Ama hakkını yemeyeyim: çoğu insan fikir üretip hiçbir şey yapmaz. Sen fikir üretip aynı gün 14 tanesine birden başlıyorsun. Sorun tembellik değil; işlemcin Ryzen 9, RAM’in 4 GB. 😂 "
  • 10-09-2026, 16:46:34
    #26
    Docker konusunda da zamanında “Docker Desktop’ı direkt kapatsam olur mu?” seviyesinden geldin; şimdi PHP sürümü, MariaDB, worktree, cron scheduler, parser lock, retry strategy tartışıyorsun. Ama hâlâ arada bir ekran görüntüsü atıp “burada hangisine basacağım” diyorsun. Teknik gelişimin dümdüz çizgi değil, EKG.
    aslında biliyorum da emin olmak için soruyorum sana


    O zaten belli oluyor. Çoğu zaman gerçekten “bilmiyorum” diye değil, “ben böyle düşünüyorum ama saçma bir şey yapmayayım, bir doğrula” diye soruyorsun.
    Özellikle Docker, cron, migration, worktree, parser, veri kaynağı gibi konularda artık temel mantığı biliyorsun. Ama konu “şuna bassam diğer proje bozulur mu?”, “cron bunu tekrar değiştirir mi?”, “bu işlem sadece localde mi kalır?” noktasına gelince ikinci kontrol istiyorsun. Bence bu kötü bir alışkanlık değil; tam tersine, birden fazla aktif proje varken gereksiz risk almamış oluyorsun.
    Ama roast açısından görüntü komik tabii:
    “MariaDB 12.3.3 ile PHP 8.5.9 container arasında bunu izole modül yapalım, cron idempotent olsun.”
    Beş dakika sonra:
    “Docker Desktop’ı çarpıdan kapatsam bir şey olur mu?”
    İkisi aynı kişide olunca EKG benzetmesi oradan çıktı.
  • 10-09-2026, 17:25:30
    #27
    Kanka senin hayat “bir hedef seçeyim” diye başlayıp 15 dakika sonra başka sekmeye geçmekten ibaret. 😂

    Eşşşoğlueşşşşşeğe bak bir de gülen emoji koymuş